Egemen Gazetesi Gerceklerin Sesi
301 Moved Permanently

301 Moved Permanently


nginx
Süleyman Soylu'dan İmamoğlu
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı
Ahmet Davutoğlu AKP ve MHP se
"Sizlerin nezdindeki meşruiyeti nedir bu iktidarın?"
Tam kapanma 19 Mayıs'a kadar
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "Tam kapanma süresini 19 Mayıs’a k
Nergis DEMİRKAYA açıkladı;
"Genel yaklaşım bayramdan sonra pandemi gündeminin kalkması"
Sağlık Bakanlığı'nda tabl
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın geçen haftaya göre 100 bin kişi başına
MUHSÝN BAÞKAN

MUHSÝN BAÞKAN

  Bu yaz 24 Mart 2016, Persembe 23:55:50 eklenmitir.
Yazar : Metin BOSNAK


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Üþür Muhsin, Muhsin Diye

 

Toplumlarýn hayatýnda kimi meþakkat zamanlarý vardýr. Ýnsanlarýn fýtratýný, inancýný ve hatta bizzat insanlýðýnýn usaresini sýnar. Her türlü deðer metalaþýr, iffet eprir,  fikir namusu pelteleþir. Ümitler tükenir, beklentiler karþýsýnda inancýn izzeti paspas olur ayaklar altýnda. Liyakat, adalet ve hakikati esas almayan toplumlarda önce tuluatla baþlayan süreç, zamanla maskeli baloya, sonra trajediye dönüþür. Gaflet evhama evrilir, emniyet þüpheye, sadaret ayaða düþer. Ve o anlar adýyla müsemma bir yiðidin, kendinden emin, inandýklarýyla mutlu, aklý ile kalbi bir mukaddes yolculukta erimiþ, menziline gözleri ve kalbiyle kilitlenmiþ, ihsan anlarýdýr, güzellik anlarý, hüsnün anlarý, hüznün anlarý, Muhsin Baþkanýn anlarý. Nimetlere üþüþenlere raðmen, üþümeyi göze alan Muhsin baþkanýn anlarý.

 

Yola beraber çýktýklarýn, yolda su içerken sýrtýný hançerle deþerler. Akbabalar siftinmek ister yüreðinde. O anlar, hürriyetin zihinlere ve daha zihinlerdeyken hapsedildiði. Kahraman olmak yerine kahraman alkýþlayanlarýn çoðaldýðý, krallarýn çýplaklýðýný krala raðmen, soytarýlarýna raðmen ve hatta topluma raðmen ancak bir çocuðun haykýrdýðý; Sokrat’ýn baldýran zehri içtiði, Hallac’ýn derisinin yüzüldüðü, Ýsa’nýn bilmem kaçýncý kez çarmýhta inlediði Muhsin Baþkan üþüdüðü, Muhsin Baþkan’ýn yiðitçe yaþadýðý, yiðitçe mücadele ettiði, yiðitçe ölüme gülümsediði anlardýr.  Sivas’ta baþlayan yolculuðun, Kahramanmaraþ’ta boyut deðiþtiði ve deðiþen boyutta da, Allah’ýn izniyle, þehit olarak ve yine yiðit olarak karþýlandýðý anlardýr.

 

O anlar, insan deðerinin ancak cüzdanýyla baþat gittiði; insanýn tüketebildiði kadar insan olduðu, tüketebilme kudretinin her deðerin üstüne tünediði, daha fazla tüketebilenlere fýrlatýlan kaçamak ve fettan bakýþlarýn yüreklere çöreklendiði, özdeki topraðýn çimentolaþtýðý ve toplumun kendisinden baþka her topluma özendiði, aþaðýlýk kompleksleriyle yüreklerin ihtilaca kapýlýp, kapý kullarýnýn, yanaþmalarýn revaçta olduðu, aþaðýlýklarýný tepedenliðe dönüþtürerek birbirlerine göz kýptýðý anlardýr. Ve onlar Muhsin Baþkan’ýn akýntýya kürek çektiði anlardýr. “Türkiye’yi sen mi kurtaracaksýn?” sorusuna, Necip Fazýl’ýn “kim var?” sorusuna, saðýna, soluna, arkasýna, önüne bakmadan, “elbette ki!” ve “ben varým!” diyen ve bunu söylerken zerre bir kibir hissetmeyen, sadece emanetinin aðýrlýðýnýn farkýna daha genç yaþlarda varmýþ bir Alperen’in anlarýdýr. Alperenliði tarihin sandukasýnda, hatýralarýn mezarlýðýnda saklamayan, geçmiþin halliðini, halin geçmiþliðinde bilen, tarihi kopuþlara kendisi köprü olan bir Alperenin anlarý. Geleceði, ülkenin geleceði anlamýnda gören ve geleceðini onun geleceðinde bilen bir Alperenin anlarý.

 

Hýrslarýn, potansiyel ve kapasitelerle eþ deðer olmadýðý zamanlarda yaþanan deðerler deðil, dayatýlan deðerlerin tazyikini insanlar farklý þekillerde yansýtýrlar. Haldeki çýkmazlar, eziklik ve burukluklarla maziyi çarmýha germek ve akan kanlarýyla kendi yaralarýna merhem etmek ister. Kültürün, hatta inancýn kendisi olur hedef; kimi zaman tenkit, kimi zaman tel’in, kimi zaman da intikam adýna. Ve o anlar Muhsin Baþkanýn anlarýdýr. Gözlerindeki Hamza’nýn cesameti ve ile yaþanmamýþ genliðini, çocuksu masumiyetle tevhit etmeyi bilen Nizam-ý Âlem sülûkunun anlarýdýr. Kendisine “baþkan” ya da “Reis” denildiðinde, kalbinde kibir yerine omzundaki yükün aðýrlýðýný hisseden bir yaþayan ve her zaman yaþayacak olan, üþürken bile onu bilenlerin kalbini sýmsýcak hislerle muhasara eden anlar, Türk-Ýslâm davasýnýn iki yükünü birden omuzlama cüreti gösteren anlardýr. Muhsin’ce anlardýr.

 

Dava insaný ile her zaman ve mevsimin insanýnýn belirginleþtiði zamanlardýr bunlar. Kimi deðerlerin meta, mülke ve prestije dönüþemediði bu durumlarda, vaktiyle onlarýn en ateþli savunucusu gibi görünenler, eskiden savunduklarý þiddetten bir þey kaybetmeden ayný oranda ayný deðerlerin düþmaný olurlar. Tavýr farklarý böyle zamanlarda billurlaþýr.  Ve o anlar, yolculuðun baþýndaki mertlik ve yiðitlik neyse, yolculuk esnasýnda ve yolculuðun sonuna kadar ayný olan, kâli ile hali bir, sedasýyla sevdasý bir, Bir’lik içinde birliðin anlarýdýr. Hiçliðin varlýðýný Bir’likte idrak eden, Allah’ýn ihsan anlarýdýr, Muhsin anlarý.

 

Necaþi’nin bir zamanlar asasýyla çizdiði tefrik çizgisi, Musa’nýn asasýyla deniz sularýný yarýp kara parçasýndan daha büyük patikalar çýkardýðý böyle zamanlarda kýrýlýr suda yansýrken. Sular yýðýlýr, saðlý sollu; heyula gibi dikiler sýnýrlar. Ay tutulur, yýldýzlar kavrularak dökülür. Artýk dosdoðru çizgiler, büklüm büklümdür. Araf’takilerin ýstýrabýný yaþar “münevver” olmak kadar, “aydýn” kisvesini de sýyýrýp, meydana hakikat kadar masun, hakikati her türlü beklenti--cennet dâhil--ötesinde görüp dünyasýný da cehennem de yaþarcasýna zihnindeki çengellere atarak ve onu da yaþanýlýr bulmadan yaþayanlarýn anlarý, ihsan anlarý, Muhsin anlarý.  

 

Onlar, var olmanýn hüznüne nüfuz edip, inandýklarýna yol olmayý da bir varlýk sayanlar, var olup da olmayanlardýr. Dünya kadar geniþ zihinleri ve yürekleri olup da çekirdek kadar eyvallahý olmayanlardýr. Kýsaca divanelerdir. Kendini uzaktaki cenneti beklemeyip, cenneti dünyaya indirmekle meþgul olanlarla, cehennemi reddedenler arasýnda bir yere hafifçe iliþtiren, insan aklýna uzak, insan olanýn sessiz vicdanýna yakýn olanlardýr, yakîn olanlardýr. 

 

Araf’ýn dehlizlerine ruhundan yansýyan ýþýkla bir mýzrak gibi dalabilmek ve zulmeti delme gücünü kendinde, kendine raðmen görebilmektir amacý. Aptallýðý, enayiliði, huysuzluðu, dik baþlýðý, ne idüðü belirsiz olmaya yeðlemenin künyesidir Muhsin Baþkan. Zamana raðmen alnýnda leke barýndýrmamayý ilke edinmenin adý, anakronistik olma pahasýna direnir. “Saðým solu arkam önüm sobe” oyununun çocukluk fantezisinden çýkýp bir büyüklük marazýna dönüþtüðü anlarda dost görünenlerle, düþman olanlarýn ayný terazide zerre farklarýyla yer aldýðýný görmek ve buna raðmen en üst kimlik olan insan ve fikir namusunu elden býrakmama sevdasý, cinnetin cennetine bir cenin gibi sýðýþma arzusudur. Yani Alperenlik.   

 

Ýbn-i Erkâm gibi, Allah Resulünün iman, ahlak, sabýr ve cehdini kendine rehber edinen; Yâr ile hoþ, aðyarýna nahoþ, yâran ile ser hoþtur. Kehf’in insanlarý gibi, bedeni uyusa da sevdasý uyumayan; sahte mehdi ve mesihlere uymayan; “Allah sabredenle beraberdir!” diyerek sabrýný ülküsüne katýk eden, Ebubekircesine sadýk, Ömercesine adalete vurgun, Âlicesine yiðit ve âlim ve Osman’casýna halim olmanýn, Ebu Zer gibi çölde solmanýn timsalidir Muhsin Baþkan.

 

Ve Necip Fazýl Üstadýn ifadesiyle, “kim var?” denildiðinde saðýna, soluna, arkasýna önüne bakmadan “ben varým!” diyebilendi Muhsin Baþkan. Ýthal ve dijital deðildi. Ya geri dönüþüm kutularý çok doldu ya da hafýzalar ve gönüller çok boþaldý. Esrar kalkýnca müptezel hayatlardan, eþya çeðmelendi hilâl üstüne… Üþüdü sýmsýcak, uçmaða vardý.

 

Sakýn, “nasýl bilirdiniz?” demeyin!

Ýtikadýmýzda o soru ölüler içindir.

 

 

 


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us twitterTwitter
YORUM YAPIN SZ SZDE!


Adnz (Yorumda grnecek) :
Balk :
Yorumunuz :
 

Dier Metin BOSNAK Yazlar
 
Diger anketlerimiz için tıklayın...
 
Tm Cumhuriyet Üniversitesi Haberleri Iin Tiklayiniz.
 
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
Copyright Gazi SOFT Haber Yazılimı V1.0.5
Her hakki saklıdır.
Bu Site haber scripti Sistemi kullanilarak Gazi Soft Tarafindan Hazirlanmistir.