Ülkücülük

26-04-2022 01:49

Ülkücülük Böyledir!

 

Evvela eskisi, yenisi olmaz.

Ya eskiden değildir ya da yenilenen başka şeyler vardır.

Yaşına bakmadan, her ülkücüde bir onulmaz ergenlik vardır.

Onu yaşatan da öldüren de budur.

Yaşatır, çünkü kuralsız bir bozkırda at sürmektir ülkücülük.

Öldürür çünkü ata binmenin artık spor olduğu, kuralların olduğu bir âlemde trafik ışıkları var.

Bu kurallar ülke içinde de ülkeyi sıkan dışarda da.

 

Ülkücülük, IQ'dan çok EQ ile yürüyen bir kimliktir.

O nedenle, "Türk-İslam" deyince Tanrı Dağı ve Hıra Dağı akla gelir.

 İkisi de dağ olunca, doğrudan engeller ve engelleri aşmak için kendinin ufak kaldığı, dolayısıyla ya da efsanedeki Dağı eritmesi, yok etmesi lazım ya da dağın aşılmazlığı temasıyla hüzne gark olması.

Oysa dağ yerinde dursun, eritecek zaman da yok.

O halde, üzerinden ya da eteğinden bir yok bularak menzile ulaşmak lâzım.

Deli Dumrul örneğinde olduğu Azrail'e meydan okuyan ülkücü, köprüyü ovaya değil, gerekli yere yaparsa mesele tamam olacak.

 

Ülkücülük, aynı zamanda bir Narsist meyli beraberinde getirir.

Suda kendi kimliğini görüp seven ancak aslında ona ulaşmak için kendini de feda eden bir kimlik.

Bu durum farklı ekollerde de olsa da, ülkücülükte revaç bulur.

O da her ülkücünün en güzel, ideal ülkücü modelinin, hatta Türk modelinin kendinden öte olmamasıdır.

O nedenle, kendince ülkücü olanlar haricinde diğer ülkücüleri pek hazzetmez.

Ocakta pişenler kadar, ocakta yananlar kadar, ocakta kısık ateşte ham kalanlar da vardır.

Ama Ocak kemâli, bir efsane olarak, yanma adaylarına anlatılır durur.

 

Ülkücülük, vatan millet söz konusu olunca, kendini birinci dereceden sorumlu hisseder.

Vatan bilinci, o vatanda sahip olduğu tapu, ruhsatla bağlantılı değildir.

Kollektif şuuraltının, bireysel yansıması olarak ortak Ana’yı koruma kollama hissidir.

Hatta bu nedenle Devlet Baba’dan çok da dayak yediği olmuştur.

Bir şey yapması, yapabilmesi mesele değildir.

O farkında olmadan kendini cephede hissedecek, tüm heyecanı ile müdahil olacaktır.

Bu da onu Boğaç han modeline uygun kılar. 

Dahası, attığı yumruğun hasmına mı hısmına mı yaradığını anlamadan yumruğunu tüm hışmıyla sıkmıştır, dişleriyle beraber.

Arada Dede Korkut’u dinlediği olur, ancak onu başta değil, genelde sonradan haklı bulur.

Arapçanın değil, Kur’an’ın kutsal olduğuna inanır, ama Türkçe de okumaz.

 

Ülkücünün Atsız modelleri ile atlı modelleri arasında da farklar vardır.

Bazılarına göre, iki model de aslında Üsküdar’dan geçmiştir.

 

Lâkin çoğunun havsalası bunu kabullenemez çünkü ülkü varsa ülkücülük de vardır diye inanır.

Türk olmanın gururunu yaşar, ama Türk olmayı bir yandan Turan’la büyütme çabasında olur, bir yandan da Türkiye içinde küçük ve ezik bir kabile kimliği olarak görme, gösterme riskine girer. Sonra birden Orta Asya ve Çin Seddi derken, aklı “Çin’in ipeğine” takılır. Bir de ona takılanlara. Madem bu kadar büyüktür de neden büyüklükler hep mazide kalmıştır diye düşünürken, yine nedenleri maziden bir anlatıda bulur.

Sonra Tabgaçları arar etrafında; olmayan, doğru gitmediğini sandığı bir şeyler varsa mutlaka hainler vardır. Hainle kahraman arası bir belagati bir 150 yıllık sarkaç ahesteliğinde tik tak etmeyi taktik edinmiştir. Oysa hata, kusur, eksiklik, noksanlık, düşüncesizlik, atılganlık, beceri eksikliği, aşırı heyecan ya da atalet gibi kelimelerle anlatacağı çok şey olduğu gibi, kahraman yerine de belki kendi yapabileceğinin kendinden bir gün önce yapılması tanımlaması da gelebilir.

 

Ve ülkücülük zapt etmesi zor bir liderlik arzusunu, iktidar iştiyakını varlığında barındırır. Bu arzunun temelinde ille de iktidar nimetleri yoktur. Ama milletin, onun ülkücülük normlarına onay vermesi açısından önemli, “azınlık, yalnızlık” hislerine cevap olması açısından önemlidir. Rahmetli Başbuğ, bu konuya biz iktidarda değiliz, ama fikirlerimiz iktidarda” tarzında yaklaşmıştı. Rahmetli Muhsin Başkan da, “halkımız bizi sever takdir, eder, ama oy vermez” tarzında özetlemişti. Öyleydi de. MC hükümetlerinde koalisyon ortaklığı sonrasında bir kere de Ecevit’e bahşedilen hükümet başkanlığı, bir yandan fedakârlık bir yandan da ikbal beklentisi olmadığını işaret eden tavırdandı. Ancak Devlet Bey döneminde, yönetimde yaşlı model ülkücüler, genç kuşak ülkücülerin, tüketim toplumu alışkanlıklarına daha yatkın olduğu dönemleri devam etti. O nedenle, hem karizması, hem de fikirleriyle MHP’yi hem coşturan hem pusturan, bunu da bir el hareketiyle yapabilen Başbuğ yerine, meydanlarda kükreyen, TV programlarında tam bir mahcup Anadolu delikanlısı olan Devlet Bey zamanında, durumlar farklılaştı. Gerçi, Başbuğ döneminde de, bazı kararlara binaen isyan bayrağı açmalar oldu, ancak Başbuğ “lider, doktrin, teşkilat” üçlemesinin yumuşatmayı bildi. Devlet Bey, doktrinden bahsetmeyen bir teşkilatı, doktrinlere bağlı bir lider olarak götürme çabasında oldu.

 

Eski kuşak ülkücülük, komünist karşıtı olmayı, temel varlık nedeni olarak gördü. Bu şekilde hem Rus zulmü altında inleyen Türk gardaşların, garındaşların yanında olacak hem de Osmanlı’yı bitiren Rus’a karşı da tavır alacak, ateizme karşı da duracaktı. Perdenin arkasında, ABD, NATO muhipliği de bundan kazanacaktı. O nedenle, Türkiye ve Türk karşıtlığı kadar, Amerika NATO karşıtlığı da ülkücülüğün hedefi oldu.

Yeni kuşak ülkücüler, artık daha yaşı başı oturmuş, biraz daha serinkanlı bakan abilerini beğenmediği gibi, solculara olan kültürel ezikliklerini atmış, dil, yabancı kültür vs. de öğrenmiş, felsefeye filan dalmış, ayrıca Ahmet Kaya dinler olmuştu. Yetmemiş, kendi içinden Milli Ahmet Kaya modellerini de çıkarmıştı.

Ancak Turan deyince, muhayyel bir âlem orada duruyordu. Gitmesek de görmesek de oralar nasılsa bizimdi. Bir de Turan illerine gidişlerin, “Çin’in ipeği…” kadar Türkistan’ın “ipeği…” de olduğunu hatırlattı. Köklere dönmenin bir yolu da bu olmalıydı… Ve aslında Turan’ın adı da edilmez olmuş, Balkanlar ve Kafkasya ve Orta Asya yerine Türkiye Turan’ı ifade eder olmuş, eh biraz da Macar kardeşlerimizle de Atilla muhabbeti yapar olmuştuk…

 

Ancak, nerde yaşamak isterseniz dediklerinde, Türkiye o kadar da vazgeçilmez olmamaya başlamıştı. Dahası, belki “Batı” dedikleri de o kadar kötü değildi aslında. Hem Türkler de piyano filan öğrenirdi nasılsa, hatta Türk kızları da bale filan neden öğrenmesindi!  Moskova’dan o kadar korku da kalmamıştı. Hem Ukrayna zaten eskiden bizim yerlerdendi…

 

Ülkücülük, bir de seçim öncesinde lidere toz kondurmamak, ama seçim sonrasında lidere her türlü sözü reva görmektir. Vagondan, bisiklet pedalına, Ferdi Tayfur’dan klasik arabaya kadar gündeme getirip, sonrasında da varlık nedenini tam kavramadığı bazı olay ve kişiler için yine “ihanet” çözümüne sarılmaktır. Her sallanan yaprağı Matadorun elinde kırmızı pelerine hınçla hamle yapan boğa gibi algılamak, pelerini hedef görüp matadoru ıskalamak da ülkücülük şiarından olup, bir sonraki seçime kadar yine Devletin bekasını, milletin selametini düşünerek hüzne kapılmaktır ülkücülük.

 

Ülkücülük, “normal” olamayan şartlarda çok üstenci normlarla hüzün yaşamaktır. Bazen gerekli, bazen gereksiz! Nizamcı da olsa, âlemci de olsa, Bayrağının rengini kanında bilen, onun için ölmeyi, onun için yaşamaktan anlamlı gören bir kimliktir ülkücülük. Ve yavuklusuna söylemekten imtina ettiği sözleri, vatan için, bayrak için boca etmektir.

 

Ve Bayrağı gözlerinden gönlüne indirmiş, bayrak direği olmaya and içmiş, ama dalgalanan bayrak ben değilim diye de ikinci defa hüzünlenmenin adıdır ülkücülük. Atsız ile Seyit Arvasi arasında, Gökalp’e selâm çakan, Akçura’ya kucak açan, bu esnada, dağınık zihin coğrafyası içinde kendini unutmanın adıdır ülkücülük.

 

Ve başına gelen her bela ve sıkıntıyı yeterince kendisinin yeterince Türk olmadığına ya da Türkün yeterince olmadığına yoran, Türk olmanın kendi başına her fazileti üzerinde topladığını düşünen, “garip”liğiyle gurur duyan, “alp” ile “eren” arasında fark görmeyen, İslamlaşmak ile Araplaşmak arasındaki farkı gören, ancak onu da Türklerin zaten önceden de faziletli bir millet olduğuna inanan bir Kim’lik.

 

Ve tarih aynasında, kendini aramanın adıdır ülkücülük. Otağında aynası olmayan bir kimlik.Bazen kurt bazen mankurt olarak tezahür eden kocaman bir kimliktir.

Arz ederim.

 

 

 

DİĞER YAZILARI MUHSİN BAŞKAN 01-01-1970 03:00 Mum Titrer Hanemizde 01-01-1970 03:00 CHP'yi Ne Zaman Sevdim 01-01-1970 03:00 İSLAMCILIKLA MÜSLÜMANI, TÜRKÇÜLÜKLE TÜRKÜ YABANCILAMAK 01-01-1970 03:00 SOSYAL MEDYANIN SOS'LARI 01-01-1970 03:00 PARALEL YAPI 01-01-1970 03:00 Bosna'daki Türk Üniversitesi: IUS 01-01-1970 03:00 DER SPİEGEL "BOYUN EĞME" DİYOR 01-01-1970 03:00 DEVRİM Mİ DEDİNİZ? 01-01-1970 03:00 BİRLİK VE BERABERLİK NEDİR? 01-01-1970 03:00 DİL TARİH VE İDEOLOJİ 01-01-1970 03:00 AYNAYI ARAMAK... 01-01-1970 03:00 MAKULLER AKİLLERE KARŞI 01-01-1970 03:00 VEDA HUTBESİNİ OKURKEN 01-01-1970 03:00 HİNLİK VE HAİNLİK ÖTESİNDE TARİHE BAKMAK 01-01-1970 03:00 ALPEREN OLMAK 01-01-1970 03:00 BİR HİLAL BİR İHTİLALDİR 01-01-1970 03:00 DELİLİĞE ÖVGÜ 01-01-1970 03:00 AŞK'A DAİR YAKLAŞIMLAR 01-01-1970 03:00 BİLİM, İDEOLOJİ VE DARVİNİZME DAİR 01-01-1970 03:00 YALAN DÜNYADA GERÇEK TARİH OLUR MU? 01-01-1970 03:00 DELİ DUMRUL'UN KÖPRÜSÜ 01-01-1970 03:00 ORTAYA KARIŞIK HALLERİMİZ 01-01-1970 03:00 EFKAR VE HERZELER 01-01-1970 03:00 YUSUF, ŞEHİR VE TABUYA DAİR 01-01-1970 03:00 EĞİTİME NEDEN HAYIR? 01-01-1970 03:00 EFKAR VE HERZELER 01-01-1970 03:00 "ADAMLARIN" PLANI HER ZAMAN TUTAR MI? 01-01-1970 03:00 İNGİLİZ'CE KONUŞMAK... 01-01-1970 03:00 BEN ÖLÜNCE KİM KALIR? 01-01-1970 03:00 BİLMENİN MALİYETİ NEDİR? 01-01-1970 03:00 BU ÜLKEYİ ANLAMAK... 01-01-1970 03:00 NİYET TAVŞANLARI VE TARİH 01-01-1970 03:00 ŞERİF MARDİN VE CUMHURİYETİN GETTOLARI 01-01-1970 03:00 FERMAN VE FETVA 01-01-1970 03:00 BAYRAMLARDAN BAYRAM BEĞENMEK 01-01-1970 03:00 AŞKIN BAR/KODU 01-01-1970 03:00 MEVSİM SONU İNDİRİMLİ LİBERALCİLİK 01-01-1970 03:00 YOL DA İÇİMİZDE SEYYAH DA! 01-01-1970 03:00 OSMANLI NE ZAMAN ÖLDÜ? 01-01-1970 03:00 SÜRGÜN 01-01-1970 03:00 KAYIP MEDENİYETİ ARARKEN... 01-01-1970 03:00 KÜRDİSTANA DAHA NASIL YARDIMCI OLABİLİRİZ? 01-01-1970 03:00 İKİNCİ YEŞİL KUŞAK PROJESİ 01-01-1970 03:00 MHP NEREYE GİDİYOR? 01-01-1970 03:00 NASIL BİR GENÇLİK? 01-01-1970 03:00 KİM KORKAR EBU ZER'DEN? 01-01-1970 03:00 MEHDİ NE ZAMAN GELECEK? 01-01-1970 03:00 "GÜZEL VE YALNIZ ÜLKE"YE 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik ve Kürtler 01-01-1970 03:00 İLETİŞİM VE PROPAGANDA 01-01-1970 03:00 BATILILAŞMAK 01-01-1970 03:00 TWITTER'DA KENDİMİZİ OKUMAK 01-01-1970 03:00 "DANIMARKA ÜLKESİNDE KOKUŞAN ŞEYLER" 01-01-1970 03:00 BİSİKLETİN İSLAMİ OLANI 01-01-1970 03:00 FİRAVUN VE HİÇ'LİK 01-01-1970 03:00 KAMUSAL ALAN DÖNÜŞTÜ MÜ? 01-01-1970 03:00 KADIN, ŞEYTAN VE ÖLÜM 01-01-1970 03:00 ÇEVRİM İÇİ AHLAK 01-01-1970 03:00 ÖLÜM VE YAŞAMA KORKUSU 01-01-1970 03:00 KISKANÇLIĞIN KISKAÇLARI 01-01-1970 03:00 11 Eylül ve ABD 01-01-1970 03:00 YA 12 EYLÜL SONRASI? 01-01-1970 03:00 Korku ve alkışlar arasında Ortadoğu 01-01-1970 03:00 AYDIN, MÜNEVVER VE ENTELEKTÜEL 01-01-1970 03:00 ORTADOĞU'DA OLANLARI ANLAMAK 01-01-1970 03:00 KAVGA NEREDE? 01-01-1970 03:00 KAVGA NEREDE? 01-01-1970 03:00 ORTADOĞU'NUN YENİDEN TASARIMI 01-01-1970 03:00 SUSMAK, PUSMAK VE BİRLİK 01-01-1970 03:00 DİL VE TARİH KAVGAMIZ 01-01-1970 03:00 HOLİGARŞİ 01-01-1970 03:00 Said Nursi ve Cemaat algısı 01-01-1970 03:00 Size “İslamî alt-çevre” diyebilir miyim, “abi”? 01-01-1970 03:00 MUHAFAZAKÂRLIK NEDİR? 01-01-1970 03:00 TÜRK LİBERALİZMİ 01-01-1970 03:00 AŞK MI MAŞUK OLAN? 01-01-1970 03:00 DİN'ERCİLİK 01-01-1970 03:00 SİVİL İTAATSİZLİK NEDİR? 01-01-1970 03:00 NEDEN KÜRT ÇALIŞMALARI ENSTİTÜSÜ? 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM İDEOLOJİSİ VE LİBERAL PROPAGANDA 01-01-1970 03:00 12 EYLÜL SONRASI UZLAŞMA 01-01-1970 03:00 LİBERAL STATÜKOCULUK 01-01-1970 03:00 UYKUYU ÖLDÜRMEK 01-01-1970 03:00 "EKSİK ETEK" 01-01-1970 03:00 BABİL, DİL VE PROPAGANDA 01-01-1970 03:00 DENKTAŞ'IN ÖLÜMÜ 01-01-1970 03:00 AİKİDO VE "KÜRDİSTAN" 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM 01-01-1970 03:00 TÜRKÇE VE İDEOLOJİ 01-01-1970 03:00 "KASIMPAŞALI" BAŞBAKAN 01-01-1970 03:00 "İBRAHİMİ DİNLER" 01-01-1970 03:00 BİLİMLE DİNİ UYUŞTURMAK 01-01-1970 03:00 KOLTUĞA OTURAN VE KOLTUĞUN OTURDUĞU İNSAN 01-01-1970 03:00 TEMCİT PİLAVI VE YENİ OSMANLI 01-01-1970 03:00 RODRİGEZ NEDEN LİBERAL OLAMAZ? 01-01-1970 03:00 BEN'SİZLİĞE ŞİİR 01-01-1970 03:00 TOPKAPI'DAN DOLMABAHÇE'YE DÜŞERKEN 01-01-1970 03:00 ERBAKAN'I ÖZLERKEN 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMAN VE İSLAMCI 01-01-1970 03:00 İSLAM VE FEMİNİZM 01-01-1970 03:00 KAÇIRILAN GÜNDEM 01-01-1970 03:00 BIDEN NOTLARI 01-01-1970 03:00 DEMOKRASİDE KİM KİM ÖPÜYOR 01-01-1970 03:00 ARAF'TA 01-01-1970 03:00 TARİHLERDEN TARİH BEĞENMEK 01-01-1970 03:00 İKİNCİ YEŞİL KUŞAK PROJESİ 01-01-1970 03:00 ARAFTAKİNİ ÖZLEMEK 01-01-1970 03:00 Hayatta Sürgün Olmak 01-01-1970 03:00 AKADEMİSYENLİK 01-01-1970 03:00 KÜRESEL KARADUL TEFRİKALARI 01-01-1970 03:00 GÜNCELLENEN MESİHİ BEKLERKEN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 KOLTUK, TURNUSOL VE KİMLİK 01-01-1970 03:00 BOSNA'DA BİR TÜRK ÜNİVERSİTESİ 01-01-1970 03:00 KOVBOY MEHTERANLA JAZZ ÇALARKEN 01-01-1970 03:00 Amerika ve Anti-Amerikan Kimlikler 01-01-1970 03:00 AMERİKAN KİMLİĞİ VE ŞEYTANLARI 01-01-1970 03:00 DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKUNDAYIZ 01-01-1970 03:00 KUTLU VEDA 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİMİN TÜRKÇESİ VE UYANIŞ 01-01-1970 03:00 TANRI, İNSAN VE TAKVİM 01-01-1970 03:00 ÖDLEK ÖCÜNÜ ALDI MI? 01-01-1970 03:00 Millet Olabildik mi? 01-01-1970 03:00 Zaman, medeniyet ve din 01-01-1970 03:00 Zaman, medeniyet ve din 01-01-1970 03:00 Mehdi’yi beklerken 01-01-1970 03:00 ORTADOĞU VE YENİ İNSAN 01-01-1970 03:00 Kediler, Fareler ve Vatan 01-01-1970 03:00 Kürşat olma vaktidir 01-01-1970 03:00 Gülün Adı, Kadın ve Takva 01-01-1970 03:00 İslamo-Amerikancılık 01-01-1970 03:00 EBCET, CİFR VE TARİH 01-01-1970 03:00 SÜBJEKTİF OLMANIN FAZİLETİ 01-01-1970 03:00 DİPLOMASİMİZ NEREYE? 01-01-1970 03:00 İSTİKLAL MARŞI YENİDEN YAZILABİLİR Mİ? 01-01-1970 03:00 KOKUŞAN BİR ŞEYLER VAR! 01-01-1970 03:00 KÜRESEL KARADULUN AĞLARINDA 01-01-1970 03:00 "Yeni Osmanlı"nın Yeni Haçlılara Yardım Tezkeresi 01-01-1970 03:00 KATLİAMERİKA 01-01-1970 03:00 MAHALLE, BASKILAŞIM VE FİKİR NAMUSU 01-01-1970 03:00 YARASANIN ÇIĞLIĞI VE DİPLOMASİ 01-01-1970 03:00 Ay lav yu, Cani! 01-01-1970 03:00 AŞKIN HALLERİ 01-01-1970 03:00 DOKUZ HECELİLER 01-01-1970 03:00 FİRAVUN... 01-01-1970 03:00 Kadın'ım... 01-01-1970 03:00 28 Şubat ve Erbakan 01-01-1970 03:00 KADDAFİ'DEN KESESİ 01-01-1970 03:00 Ve Yine Karşınızda Renan, Sykes ve Picot 01-01-1970 03:00 Democoupracy mübarek olsun! 01-01-1970 03:00 FULL'er Yapalım mı, Abi? 01-01-1970 03:00 Ortadoğu'da Sezaryen 01-01-1970 03:00 Mısır'da Karaoke Devrimi 01-01-1970 03:00 Mısır'ı Okurken 01-01-1970 03:00 Obama ve ikinci yeşil kuşak projesi (I) 01-01-1970 03:00 Bir Ortadoğu Masalı 01-01-1970 03:00 Mutlu Oligarşiden Kutlu Oligarşiye 01-01-1970 03:00 Ey zahit, şaraba eyle ihtiram! 01-01-1970 03:00 Bilinç ve Sürgün 01-01-1970 03:00 İbrahim, devir içimdeki putları! 01-01-1970 03:00 İdeolojik dil ve Teolojik Tarih 01-01-1970 03:00 Pardon, Size Demokrasi Diyebilir miyim? 01-01-1970 03:00 Paralel Evren, Küresel İslamcılık 01-01-1970 03:00 Erkekler ne zaman "adam" olur? 01-01-1970 03:00 "Millî" Küreselleşme? 01-01-1970 03:00 AK'Kışşş 01-01-1970 03:00 Kimliklerin Kurdu 01-01-1970 03:00 “Hiç” i öğrenmek 01-01-1970 03:00 GELENEK VE MANKURT 01-01-1970 03:00 Küresel tapınak, yerel rahipler ve Hipnoz 01-01-1970 03:00 Çift-düşün, yeni-konuş! 01-01-1970 03:00 Batı'yı ararken... 01-01-1970 03:00 Aforoz’malar… 01-01-1970 03:00 Halife Ömer Hayek’i ne zaman okumuştu? 01-01-1970 03:00 AĞLAMAKTAN ÇAĞLAMAYA DOĞRU 01-01-1970 03:00 KÜRT'AJ 01-01-1970 03:00 Shalom, Kürdistan! 01-01-1970 03:00 İstiklal marşını yeniden yazmak 01-01-1970 03:00 İslam, Millet, Hilafet ve Siyaset 01-01-1970 03:00 Amerika düşmansız olabilir mi? 01-01-1970 03:00 Mustafa Reşit Paşa'ya Mektup 01-01-1970 03:00 Keşif... 01-01-1970 03:00 Babil’in dil’beri 01-01-1970 03:00 Medeniyetlerin neyi çatışıyordu? 01-01-1970 03:00 Tarihi hangi hikâyeci yazar? 01-01-1970 03:00 Zihin Kontrolü ve Kült 01-01-1970 03:00 YUMURTANIN AK'I, SARISI 01-01-1970 03:00 Ebu Zer’in günlüğü 01-01-1970 03:00 Her şey zıddı ile mi kaim? 01-01-1970 03:00 Melamilik “marka” mıdır? 01-01-1970 03:00 Melâmilik 01-01-1970 03:00 Bir ayrılık, bir yalnızlık, bir ölüm 01-01-1970 03:00 AŞKA DAİR NE VARSA 01-01-1970 03:00 Medya medyumluğu ve wikisızmalar 01-01-1970 03:00 Türkiye, İran ve Dünya Barışı 01-01-1970 03:00 Muhafazakârlık “marka”sı? 01-01-1970 03:00 Füze ümütz! “Van münütz!” 01-01-1970 03:00 Çin'in hafızası ve küresel sistem 01-01-1970 03:00 Kutlu veda 01-01-1970 03:00 Öznellik Öz’neliktir! 01-01-1970 03:00 Hz. İnsan, Hz. Peygamber ve emanet 01-01-1970 03:00 Said Nursi ve tesettür 01-01-1970 03:00 İmam, Örtünme ve Nur Suresi 01-01-1970 03:00 Din duble “yol” mu demekti? 01-01-1970 03:00 Gelenek, mankurt ve reform 01-01-1970 03:00 Aylardan şubat günlerden cuma 01-01-1970 03:00 Alaturkalıktan Kolaturkalığa gelenek 01-01-1970 03:00 Gelenek mürtedi ve kimlik 01-01-1970 03:00 Namus, Kanun ve Fazilete Dair 01-01-1970 03:00 İman "terakkiye" destek midir? 01-01-1970 03:00 Yılmayacağız... 01-01-1970 03:00 ÜÇ TARZ-I MAHALLE VE HAL 01-01-1970 03:00 Hoş geldin, Şeytan! 01-01-1970 03:00 OSMANLI VE NEO-OSMANLI 01-01-1970 03:00 DAYILAR VE DAYILANMALAR 01-01-1970 03:00 Türkiye’de muhafazakârlık ve Dr. Faustus 01-01-1970 03:00 Tesettür neyi örtüyor? 01-01-1970 03:00 Milat oluşturmak 01-01-1970 03:00 Yahudilik bir din mi yoksa ırk mıdır? 01-01-1970 03:00 Tarih satrancını asıl kim oynuyor? 01-01-1970 03:00 Mahalle ve getto 01-01-1970 03:00 Tanrı, totem ve muta nikahı 01-01-1970 03:00 Orta Doğu’mların ebesi 01-01-1970 03:00 ŞOFÖR MAHALLİ BASKISI 01-01-1970 03:00 KÜRESEL İSLAMCILIK 01-01-1970 03:00 RENAN'I VE KENDİMİZİ AŞMAK 01-01-1970 03:00 Medine Vesikası 01-01-1970 03:00 Türk solculuğu ve İslamcılığı 01-01-1970 03:00 Batı’k düşüncelerin Doğu’şu 01-01-1970 03:00 BATI'NIN DEĞERLERİ EVRENSEL MİDİR? 01-01-1970 03:00 NEO-MUHAFAZAKÂRLIK VE YİN-YANG 01-01-1970 03:00 Karadul 01-01-1970 03:00 KEDİLER VE FARELER 01-01-1970 03:00 “Erkekliğin” yasası, “kadınlığın” tasası 01-01-1970 03:00 ON ADIMDA LİBERAL OLMA TÜYOLARI 01-01-1970 03:00 Neden Federasyon? 01-01-1970 03:00 Kaburga kemiklerimdeki sızı? 01-01-1970 03:00 Ortadoğu ve Darbeler 01-01-1970 03:00 "Küreselleşme "millet"e neden karşıdır? 01-01-1970 03:00 TURNUSOL 01-01-1970 03:00 Ya 12 Eylül sonrası? (II) 01-01-1970 03:00 Ya 12 Eylül sonrası? 01-01-1970 03:00 12 Eylül darbesine nasıl gelmiştik? (II) 01-01-1970 03:00 12 Eylül darbesine nasıl gelmiştik? (I) 01-01-1970 03:00 Kim ne der? 01-01-1970 03:00 Ne zaman ki… 01-01-1970 03:00