TANRI, İNSAN VE TAKVİM

Metin BOSNAK

26-04-2022 01:49

 

Tanrı,  insan ve takvim

 

Tanrıyı, insanı, tarihi nasıl algıladığı bir medeniyetin diğerlerine göre farkını ortaya koyar. Tanrı ve insan arasındaki ilişki de bu paradigmanın bir parçasıdır. İkisi arasındaki ilişkide zamanın tarihe, tarihin takvime dökülmesi, o medeniyetin hangi insan problemine çözüm aradığını da anlatır.

 

Çoğu insan, tarihi kendi doğruluğu içinde içselleştirir. Sağlam “gerçek” ve “verilere” dayalı bir bilim dalı olarak görür. Hâlbuki tarih, ideoloji ve çıkar ilişkileri içinde kişisel tercihlerin ürünü bir anlatıdır. Öne çıkarma, geri bırakma, veri uydurma, veri çarpıtma, veri göz ardı etme gibi unsurlardan dolayı, tarih yazımı aslında bir hikâye yazımından öte değildir. İşte bu nedenledir ki, yaklaşık iki asırdır --aradaki anlam farklılaşır gibi görünse de-- “hikaye” tarihleşmektedir.

 

Batı dillerindeki “tarih” ile “hikâye” kelimesi aynı kökten gelmektedir (“history” ve “story”). Farklı disiplinlermiş gibi görünür, ama bugün de geçerli olan bir şey var ki: tarih yazarı ile anlatı yazarının söylem evreni aynıdır. Herhangi bir hikâye ile herhangi bir tarih vakası arasında gerçeklik açısından hiçbir fark olmayacağı gibi, tarihin kurgusal hikâyeselliği düşünülürse, hikâyenin gerçekçiliği daha da ağır basabilir. Hikâye edebiyatın bir alanı, yani sanat dalı iken; tarih, bilgi ve gerçekliğin, yani bir bilim dalının izlerini taşımak ister. Tarih diğer pozitif bilim ya da laboratuar bilimlerine olan komplekslerini, o bilimlere metot açısından öykünerek tatmin etme sevdasındadır. Ancak tarih yazımından, tarihsel dokümanlara kadar bir tayf içinde bu anlamsız kalır.

 

İlk tarihçi sayılan Herodot’tan beri tarihsel vesikalar, onun ve sonraki tarihçilerin yazdıkları, vakanüvisler çoğu zaman vesayet altında yazıldı. Bu vesayetin bir kısmı mitoloji bir kısmı da siyaset oldu. Sadece siyasi tarih ya da aristokrasi tarihi mahiyetindeki yazılanlar, antropologların karbon testleriyle takip etmeye çalıştıkları insanlık tarihi özelde kısa bir kayıtlı dönemi içerir. Kainatın var olma yaşıyla kıyaslandığında zaten çok önemsiz bir kesite şahitlik eder. Ve her halükarda tarih ile hikaye arasında estetik yaklaşımdan öte, fazla bir fark yoktur. İkisi de “anlatı” ve kurgu özelliklerini taşırlar.

 

Aslında Herodot’un faydalandığı kaynakların çoğu zaten edebiyat ürünleri, efsane, destan türü malzemeler olup şifahi kültürün muhayyile ile birleştirdiği bir kurgu dünyasına dayanır ve o tarihin “babasıdır.” Tarihin zaten “tarih öncesi” diye adlandırılan dönemi, kayıtlara geçmemiş olan dönem anlamında kullanılır ki, arkeolojik bulgular, karbon testleri bu tarihsel dönemi uzatmaya yönelik çabalardır.

 

Sümerlerde oluşturulan yazı ve takvim, daha sonra Akat, Mısır, Asur ve Babil ve Fenike medeniyetlerine uzanan, oradan eski Yunan ve Roma’ya sarkan bir silsileyi oluşturan tarih halkasının başlangıcıdır. Sonraki dönemlerde Tarihin başlangıcı, zaten oluşan yeni kültür ve anlayışlar doğrultusunda “yeni takvim”e göre yeniden ayarlanmıştır. Bunu yaparken de yeni takvim ilan eden kültür, diğerini, kendinden öncekini silmek ve tarihin merkezine kendini koymak amacıyla yeni takvimler ihdas etmiştir. Buna örnek olarak Hintlilerin kullandığı takvimler, Hıristiyanların kullandığı Hz. İsa’nın hayatının başlangıcını esas alan takvim, Müslümanların kullandığı Hicri takvimdir.

 

Mevcut tüm tarihler olayların vuku bulduğu zaman dilimini temel alarak yazar. İşte o zaman dilimi önceki zamana göre kendi farkını oluşturma amacını taşır. Daha sonrakilerin onlarla ilgili yorumları ise, esas yönlendirici etken olarak karşımıza çıkar.

 

Tarih, galiplerin geçmişi yargılayıp mahkum etme aracıdır çoğu zaman.  Hatta geçmişi tahrip etme silahı olur ve geleceğe yön vermede kullanılır. Sovyet Rusya’da belli bir dönem basılan gazeteler tamamen çıkartılıp yok edilmiş, yerine aynı tarihle ve farklı haberlerle o günü anlatan yeni sayılar basılmış ve bunlar sonradan “tarihsel” doküman olmuşlardır. Yakın çağ Türk tarihi de benzeri uygulamalarla inanırlık problemine dipnotlar düşmüştür.

 

Tarih elbette ki insanla başlar. İslam’da Tanrı’nın tarihselliği yoktur; O zaman ve tarih üstüdür. Dün-bugün-yarın, insanlara özgü zamanı parçalı gören, tarihi geçmişten geleceğe uzanan bir doğrusal çizgi mantığının ürünüdür. Kompartımanlara ayrılan ve müteselsil cüzlerden oluşan tarih anlayışıdır bu. Tanrının katındaki zaman ise, bütüncül bir manzara arz eder.  O’nun için yaşadığı mazi, yaşamakta olduğu hal, yaşayacağı ise istikbal değildir.  Saint Augustine ve Bergson’un buluştuğu noktalar temelde budur zamanla ilgili olarak.  İslam anlayışında Allah’ın  “Hayy” olması onu zamanlar üstü olmaklığını ifade ederken, zamanın onun varlığını bağlamadığını da ortaya koyar.

 

Zaman insanı bağlar. İnsan zamanla var olan, zamana endeksli bir süreyi doldurup ölen varlıktır. Semavi ya da mitik olsun, bilinen bütün kozmolojilerde aynı mesele, yani insanın tarihselliği üzerine yapılan aşikâr ya da ekseriya zımni ifadelerle yer alır. 

 

Zamanlar üstü olmak ilahi kitaplarda hep bir tanrısallık unsurudur. “Pagan” sayılan kozmolojilerde de aynı mantığı görmek mümkündür. Yunan mitolojisindeki Zeus ancak babası “Kronos’u—ki, zaman ve tarihsel akışı ifade eden “kronoloji” buradan gelmektedir—alt edince “tanrıların tanrısı” olur ve hâkimiyet tahtına oturur.  Tevrat’ta Yehova dünyayı altı günde yaratır. İlk yarattığı, zamanın belirleyici göstergeleri olan karanlık ve ışık, yani gece ve gündüzdür. Zaman yedinci günde istirahata çekilen Yehova’yı değil onun yarattığı kainatı ve içindekileri bağlar. 

 

Asıl zamana tabiiyet insanın cennetten kovulduğu andan itibaren “ölümü tatması” yani zamana tabi olması faslındadır. “Havva” kelimesi “hayat” sürmek kökünden gelmekte olup “Adem” kelimesi de “yokluk” anlamına gelen ve “kan” çağrışımı da yapan İbranice bir kelimedir. Ve tarihsellik bir cezadır Tevrat’ta. Havva ile tadar insan soyu ölümün ilk tohumlarını. Artık tarih üstü bir mekandan çıkarılacak ve tarihe tabi oldukları bir mekana yani dünyaya ineceklerdir. 

 

Kur’anda yine altı günde yaratılan bir kainat “göklerin ve yerin” yaratılmasıyla tarihselliğin içine gark olacaktır. Tevrat’ta özellikle İsaiah’da vurgu yapılan mahşer, tarihselliğin sonunu ilan eden bir kehanet olarak çıkar karşımıza. Hıristiyanlıktaki İsa, her iki rolü birden yani tanrısallığı ve aynı zamanda insanlığın tarihselliği sürecini birden yaşadığı için bir istisna oluşturmaktadır. “Müjdelenen İsa” olana kadar çocuk İsa, sonra tebliğci İsa--ki Yahya’nın onun vaftiz etmesiyle tevsik edilir—çarmıha gerildiğinde “normal” insan gibi acılar içinde kıvranarak “baba”sına “Ey Tanrım, niye beni terk ettin!” diye serzenişte bulunur.

 

“Ölen” İsa, öldükten sonra dirilir ve bir kısım insanlara “ben size demedim mi bak dirildim!” der ve sonra meçhul bir zaman içinde tekrar gelmek için kaybolur. Ölüleri diriltirken tarihe meydan okuyan, ölürken tarihe mağlup, dirilince tarihi Zeus gibi alt eden İsa’dır o artık. Hıristiyanlıktaki İsa’nın tanrısallığı onun ölmemişliği ile irtibatlıdır. Ve aslında Yuhanna incilindeki “iptida kelam vardı.  Kelam Tanrı ileydi.  Ve kelam Tanrıydı.” çelişkisini hem incil’in hem kendisinin şahsında yansıtan İsa figürü olarak yeni bir takvimi ifade eder.

 

Hasılı, toplumsal tarih ve takvimleri ciddiye almadan münferit tarih ve takvimleri yaşamak ve onları yazmak zamanı gelmiştir. Beyhude yaşamların tarih yalanlarından kurtulması için başka bir yol varsa onu görmek lazımdır. Aksi halde, eski ve yeni yalanlar üzerine kurulan yeni yaşamların kendisi de eskileri kadar yalan olacaktır.

 

 

 

 

 

 

DİĞER YAZILARI MUHSİN BAŞKAN 01-01-1970 03:00 Mum Titrer Hanemizde 01-01-1970 03:00 Ülkücülük 01-01-1970 03:00 CHP'yi Ne Zaman Sevdim 01-01-1970 03:00 İSLAMCILIKLA MÜSLÜMANI, TÜRKÇÜLÜKLE TÜRKÜ YABANCILAMAK 01-01-1970 03:00 SOSYAL MEDYANIN SOS'LARI 01-01-1970 03:00 PARALEL YAPI 01-01-1970 03:00 Bosna'daki Türk Üniversitesi: IUS 01-01-1970 03:00 DER SPİEGEL "BOYUN EĞME" DİYOR 01-01-1970 03:00 DEVRİM Mİ DEDİNİZ? 01-01-1970 03:00 BİRLİK VE BERABERLİK NEDİR? 01-01-1970 03:00 DİL TARİH VE İDEOLOJİ 01-01-1970 03:00 AYNAYI ARAMAK... 01-01-1970 03:00 MAKULLER AKİLLERE KARŞI 01-01-1970 03:00 VEDA HUTBESİNİ OKURKEN 01-01-1970 03:00 HİNLİK VE HAİNLİK ÖTESİNDE TARİHE BAKMAK 01-01-1970 03:00 ALPEREN OLMAK 01-01-1970 03:00 BİR HİLAL BİR İHTİLALDİR 01-01-1970 03:00 DELİLİĞE ÖVGÜ 01-01-1970 03:00 AŞK'A DAİR YAKLAŞIMLAR 01-01-1970 03:00 BİLİM, İDEOLOJİ VE DARVİNİZME DAİR 01-01-1970 03:00 YALAN DÜNYADA GERÇEK TARİH OLUR MU? 01-01-1970 03:00 DELİ DUMRUL'UN KÖPRÜSÜ 01-01-1970 03:00 ORTAYA KARIŞIK HALLERİMİZ 01-01-1970 03:00 EFKAR VE HERZELER 01-01-1970 03:00 YUSUF, ŞEHİR VE TABUYA DAİR 01-01-1970 03:00 EĞİTİME NEDEN HAYIR? 01-01-1970 03:00 EFKAR VE HERZELER 01-01-1970 03:00 "ADAMLARIN" PLANI HER ZAMAN TUTAR MI? 01-01-1970 03:00 İNGİLİZ'CE KONUŞMAK... 01-01-1970 03:00 BEN ÖLÜNCE KİM KALIR? 01-01-1970 03:00 BİLMENİN MALİYETİ NEDİR? 01-01-1970 03:00 BU ÜLKEYİ ANLAMAK... 01-01-1970 03:00 NİYET TAVŞANLARI VE TARİH 01-01-1970 03:00 ŞERİF MARDİN VE CUMHURİYETİN GETTOLARI 01-01-1970 03:00 FERMAN VE FETVA 01-01-1970 03:00 BAYRAMLARDAN BAYRAM BEĞENMEK 01-01-1970 03:00 AŞKIN BAR/KODU 01-01-1970 03:00 MEVSİM SONU İNDİRİMLİ LİBERALCİLİK 01-01-1970 03:00 YOL DA İÇİMİZDE SEYYAH DA! 01-01-1970 03:00 OSMANLI NE ZAMAN ÖLDÜ? 01-01-1970 03:00 SÜRGÜN 01-01-1970 03:00 KAYIP MEDENİYETİ ARARKEN... 01-01-1970 03:00 KÜRDİSTANA DAHA NASIL YARDIMCI OLABİLİRİZ? 01-01-1970 03:00 İKİNCİ YEŞİL KUŞAK PROJESİ 01-01-1970 03:00 MHP NEREYE GİDİYOR? 01-01-1970 03:00 NASIL BİR GENÇLİK? 01-01-1970 03:00 KİM KORKAR EBU ZER'DEN? 01-01-1970 03:00 MEHDİ NE ZAMAN GELECEK? 01-01-1970 03:00 "GÜZEL VE YALNIZ ÜLKE"YE 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik ve Kürtler 01-01-1970 03:00 İLETİŞİM VE PROPAGANDA 01-01-1970 03:00 BATILILAŞMAK 01-01-1970 03:00 TWITTER'DA KENDİMİZİ OKUMAK 01-01-1970 03:00 "DANIMARKA ÜLKESİNDE KOKUŞAN ŞEYLER" 01-01-1970 03:00 BİSİKLETİN İSLAMİ OLANI 01-01-1970 03:00 FİRAVUN VE HİÇ'LİK 01-01-1970 03:00 KAMUSAL ALAN DÖNÜŞTÜ MÜ? 01-01-1970 03:00 KADIN, ŞEYTAN VE ÖLÜM 01-01-1970 03:00 ÇEVRİM İÇİ AHLAK 01-01-1970 03:00 ÖLÜM VE YAŞAMA KORKUSU 01-01-1970 03:00 KISKANÇLIĞIN KISKAÇLARI 01-01-1970 03:00 11 Eylül ve ABD 01-01-1970 03:00 YA 12 EYLÜL SONRASI? 01-01-1970 03:00 Korku ve alkışlar arasında Ortadoğu 01-01-1970 03:00 AYDIN, MÜNEVVER VE ENTELEKTÜEL 01-01-1970 03:00 ORTADOĞU'DA OLANLARI ANLAMAK 01-01-1970 03:00 KAVGA NEREDE? 01-01-1970 03:00 KAVGA NEREDE? 01-01-1970 03:00 ORTADOĞU'NUN YENİDEN TASARIMI 01-01-1970 03:00 SUSMAK, PUSMAK VE BİRLİK 01-01-1970 03:00 DİL VE TARİH KAVGAMIZ 01-01-1970 03:00 HOLİGARŞİ 01-01-1970 03:00 Said Nursi ve Cemaat algısı 01-01-1970 03:00 Size “İslamî alt-çevre” diyebilir miyim, “abi”? 01-01-1970 03:00 MUHAFAZAKÂRLIK NEDİR? 01-01-1970 03:00 TÜRK LİBERALİZMİ 01-01-1970 03:00 AŞK MI MAŞUK OLAN? 01-01-1970 03:00 DİN'ERCİLİK 01-01-1970 03:00 SİVİL İTAATSİZLİK NEDİR? 01-01-1970 03:00 NEDEN KÜRT ÇALIŞMALARI ENSTİTÜSÜ? 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM İDEOLOJİSİ VE LİBERAL PROPAGANDA 01-01-1970 03:00 12 EYLÜL SONRASI UZLAŞMA 01-01-1970 03:00 LİBERAL STATÜKOCULUK 01-01-1970 03:00 UYKUYU ÖLDÜRMEK 01-01-1970 03:00 "EKSİK ETEK" 01-01-1970 03:00 BABİL, DİL VE PROPAGANDA 01-01-1970 03:00 DENKTAŞ'IN ÖLÜMÜ 01-01-1970 03:00 AİKİDO VE "KÜRDİSTAN" 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM 01-01-1970 03:00 TÜRKÇE VE İDEOLOJİ 01-01-1970 03:00 "KASIMPAŞALI" BAŞBAKAN 01-01-1970 03:00 "İBRAHİMİ DİNLER" 01-01-1970 03:00 BİLİMLE DİNİ UYUŞTURMAK 01-01-1970 03:00 KOLTUĞA OTURAN VE KOLTUĞUN OTURDUĞU İNSAN 01-01-1970 03:00 TEMCİT PİLAVI VE YENİ OSMANLI 01-01-1970 03:00 RODRİGEZ NEDEN LİBERAL OLAMAZ? 01-01-1970 03:00 BEN'SİZLİĞE ŞİİR 01-01-1970 03:00 TOPKAPI'DAN DOLMABAHÇE'YE DÜŞERKEN 01-01-1970 03:00 ERBAKAN'I ÖZLERKEN 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMAN VE İSLAMCI 01-01-1970 03:00 İSLAM VE FEMİNİZM 01-01-1970 03:00 KAÇIRILAN GÜNDEM 01-01-1970 03:00 BIDEN NOTLARI 01-01-1970 03:00 DEMOKRASİDE KİM KİM ÖPÜYOR 01-01-1970 03:00 ARAF'TA 01-01-1970 03:00 TARİHLERDEN TARİH BEĞENMEK 01-01-1970 03:00 İKİNCİ YEŞİL KUŞAK PROJESİ 01-01-1970 03:00 ARAFTAKİNİ ÖZLEMEK 01-01-1970 03:00 Hayatta Sürgün Olmak 01-01-1970 03:00 AKADEMİSYENLİK 01-01-1970 03:00 KÜRESEL KARADUL TEFRİKALARI 01-01-1970 03:00 GÜNCELLENEN MESİHİ BEKLERKEN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 KOLTUK, TURNUSOL VE KİMLİK 01-01-1970 03:00 BOSNA'DA BİR TÜRK ÜNİVERSİTESİ 01-01-1970 03:00 KOVBOY MEHTERANLA JAZZ ÇALARKEN 01-01-1970 03:00 Amerika ve Anti-Amerikan Kimlikler 01-01-1970 03:00 AMERİKAN KİMLİĞİ VE ŞEYTANLARI 01-01-1970 03:00 DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKUNDAYIZ 01-01-1970 03:00 KUTLU VEDA 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİMİN TÜRKÇESİ VE UYANIŞ 01-01-1970 03:00 ÖDLEK ÖCÜNÜ ALDI MI? 01-01-1970 03:00 Millet Olabildik mi? 01-01-1970 03:00 Zaman, medeniyet ve din 01-01-1970 03:00 Zaman, medeniyet ve din 01-01-1970 03:00 Mehdi’yi beklerken 01-01-1970 03:00 ORTADOĞU VE YENİ İNSAN 01-01-1970 03:00 Kediler, Fareler ve Vatan 01-01-1970 03:00 Kürşat olma vaktidir 01-01-1970 03:00 Gülün Adı, Kadın ve Takva 01-01-1970 03:00 İslamo-Amerikancılık 01-01-1970 03:00 EBCET, CİFR VE TARİH 01-01-1970 03:00 SÜBJEKTİF OLMANIN FAZİLETİ 01-01-1970 03:00 DİPLOMASİMİZ NEREYE? 01-01-1970 03:00 İSTİKLAL MARŞI YENİDEN YAZILABİLİR Mİ? 01-01-1970 03:00 KOKUŞAN BİR ŞEYLER VAR! 01-01-1970 03:00 KÜRESEL KARADULUN AĞLARINDA 01-01-1970 03:00 "Yeni Osmanlı"nın Yeni Haçlılara Yardım Tezkeresi 01-01-1970 03:00 KATLİAMERİKA 01-01-1970 03:00 MAHALLE, BASKILAŞIM VE FİKİR NAMUSU 01-01-1970 03:00 YARASANIN ÇIĞLIĞI VE DİPLOMASİ 01-01-1970 03:00 Ay lav yu, Cani! 01-01-1970 03:00 AŞKIN HALLERİ 01-01-1970 03:00 DOKUZ HECELİLER 01-01-1970 03:00 FİRAVUN... 01-01-1970 03:00 Kadın'ım... 01-01-1970 03:00 28 Şubat ve Erbakan 01-01-1970 03:00 KADDAFİ'DEN KESESİ 01-01-1970 03:00 Ve Yine Karşınızda Renan, Sykes ve Picot 01-01-1970 03:00 Democoupracy mübarek olsun! 01-01-1970 03:00 FULL'er Yapalım mı, Abi? 01-01-1970 03:00 Ortadoğu'da Sezaryen 01-01-1970 03:00 Mısır'da Karaoke Devrimi 01-01-1970 03:00 Mısır'ı Okurken 01-01-1970 03:00 Obama ve ikinci yeşil kuşak projesi (I) 01-01-1970 03:00 Bir Ortadoğu Masalı 01-01-1970 03:00 Mutlu Oligarşiden Kutlu Oligarşiye 01-01-1970 03:00 Ey zahit, şaraba eyle ihtiram! 01-01-1970 03:00 Bilinç ve Sürgün 01-01-1970 03:00 İbrahim, devir içimdeki putları! 01-01-1970 03:00 İdeolojik dil ve Teolojik Tarih 01-01-1970 03:00 Pardon, Size Demokrasi Diyebilir miyim? 01-01-1970 03:00 Paralel Evren, Küresel İslamcılık 01-01-1970 03:00 Erkekler ne zaman "adam" olur? 01-01-1970 03:00 "Millî" Küreselleşme? 01-01-1970 03:00 AK'Kışşş 01-01-1970 03:00 Kimliklerin Kurdu 01-01-1970 03:00 “Hiç” i öğrenmek 01-01-1970 03:00 GELENEK VE MANKURT 01-01-1970 03:00 Küresel tapınak, yerel rahipler ve Hipnoz 01-01-1970 03:00 Çift-düşün, yeni-konuş! 01-01-1970 03:00 Batı'yı ararken... 01-01-1970 03:00 Aforoz’malar… 01-01-1970 03:00 Halife Ömer Hayek’i ne zaman okumuştu? 01-01-1970 03:00 AĞLAMAKTAN ÇAĞLAMAYA DOĞRU 01-01-1970 03:00 KÜRT'AJ 01-01-1970 03:00 Shalom, Kürdistan! 01-01-1970 03:00 İstiklal marşını yeniden yazmak 01-01-1970 03:00 İslam, Millet, Hilafet ve Siyaset 01-01-1970 03:00 Amerika düşmansız olabilir mi? 01-01-1970 03:00 Mustafa Reşit Paşa'ya Mektup 01-01-1970 03:00 Keşif... 01-01-1970 03:00 Babil’in dil’beri 01-01-1970 03:00 Medeniyetlerin neyi çatışıyordu? 01-01-1970 03:00 Tarihi hangi hikâyeci yazar? 01-01-1970 03:00 Zihin Kontrolü ve Kült 01-01-1970 03:00 YUMURTANIN AK'I, SARISI 01-01-1970 03:00 Ebu Zer’in günlüğü 01-01-1970 03:00 Her şey zıddı ile mi kaim? 01-01-1970 03:00 Melamilik “marka” mıdır? 01-01-1970 03:00 Melâmilik 01-01-1970 03:00 Bir ayrılık, bir yalnızlık, bir ölüm 01-01-1970 03:00 AŞKA DAİR NE VARSA 01-01-1970 03:00 Medya medyumluğu ve wikisızmalar 01-01-1970 03:00 Türkiye, İran ve Dünya Barışı 01-01-1970 03:00 Muhafazakârlık “marka”sı? 01-01-1970 03:00 Füze ümütz! “Van münütz!” 01-01-1970 03:00 Çin'in hafızası ve küresel sistem 01-01-1970 03:00 Kutlu veda 01-01-1970 03:00 Öznellik Öz’neliktir! 01-01-1970 03:00 Hz. İnsan, Hz. Peygamber ve emanet 01-01-1970 03:00 Said Nursi ve tesettür 01-01-1970 03:00 İmam, Örtünme ve Nur Suresi 01-01-1970 03:00 Din duble “yol” mu demekti? 01-01-1970 03:00 Gelenek, mankurt ve reform 01-01-1970 03:00 Aylardan şubat günlerden cuma 01-01-1970 03:00 Alaturkalıktan Kolaturkalığa gelenek 01-01-1970 03:00 Gelenek mürtedi ve kimlik 01-01-1970 03:00 Namus, Kanun ve Fazilete Dair 01-01-1970 03:00 İman "terakkiye" destek midir? 01-01-1970 03:00 Yılmayacağız... 01-01-1970 03:00 ÜÇ TARZ-I MAHALLE VE HAL 01-01-1970 03:00 Hoş geldin, Şeytan! 01-01-1970 03:00 OSMANLI VE NEO-OSMANLI 01-01-1970 03:00 DAYILAR VE DAYILANMALAR 01-01-1970 03:00 Türkiye’de muhafazakârlık ve Dr. Faustus 01-01-1970 03:00 Tesettür neyi örtüyor? 01-01-1970 03:00 Milat oluşturmak 01-01-1970 03:00 Yahudilik bir din mi yoksa ırk mıdır? 01-01-1970 03:00 Tarih satrancını asıl kim oynuyor? 01-01-1970 03:00 Mahalle ve getto 01-01-1970 03:00 Tanrı, totem ve muta nikahı 01-01-1970 03:00 Orta Doğu’mların ebesi 01-01-1970 03:00 ŞOFÖR MAHALLİ BASKISI 01-01-1970 03:00 KÜRESEL İSLAMCILIK 01-01-1970 03:00 RENAN'I VE KENDİMİZİ AŞMAK 01-01-1970 03:00 Medine Vesikası 01-01-1970 03:00 Türk solculuğu ve İslamcılığı 01-01-1970 03:00 Batı’k düşüncelerin Doğu’şu 01-01-1970 03:00 BATI'NIN DEĞERLERİ EVRENSEL MİDİR? 01-01-1970 03:00 NEO-MUHAFAZAKÂRLIK VE YİN-YANG 01-01-1970 03:00 Karadul 01-01-1970 03:00 KEDİLER VE FARELER 01-01-1970 03:00 “Erkekliğin” yasası, “kadınlığın” tasası 01-01-1970 03:00 ON ADIMDA LİBERAL OLMA TÜYOLARI 01-01-1970 03:00 Neden Federasyon? 01-01-1970 03:00 Kaburga kemiklerimdeki sızı? 01-01-1970 03:00 Ortadoğu ve Darbeler 01-01-1970 03:00 "Küreselleşme "millet"e neden karşıdır? 01-01-1970 03:00 TURNUSOL 01-01-1970 03:00 Ya 12 Eylül sonrası? (II) 01-01-1970 03:00 Ya 12 Eylül sonrası? 01-01-1970 03:00 12 Eylül darbesine nasıl gelmiştik? (II) 01-01-1970 03:00 12 Eylül darbesine nasıl gelmiştik? (I) 01-01-1970 03:00 Kim ne der? 01-01-1970 03:00 Ne zaman ki… 01-01-1970 03:00