"Yeni Osmanlı"nın Yeni Haçlılara Yardım Tezkeresi

Metin BOSNAK

26-04-2022 01:49

 

“Yeni Osmanlı”nın “Yeni Haçlılara” yardım tezkeresi

 

1 Mart tezkeresi hatırlardadır.

Onca yalan dolandan sonra, ABD “kitle imha silahları” yalanlarıyla Irak’ın petrol ve tarihsel mirasına el koymak ve bu arada İsrail’i rahatlatmak istemişti. Irak krizi konusunda hükümet tarafından 25 Şubat 2003'de TBMM'ye bir tezkere sunuldu:"Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması için Hükümet'e yetki verilmesine ilişkin başbakanlık tezkeresi".

Sıkıntı vardı tabii.

Referandum için zaman da yoktu o zaman, niyet de.

Ömer Seyfettin’in “Diyet” hikâyesini okumayan çoktu. İlk yoklama sonuçlarına öfkelenen Erdoğan kürsüye çıktı ve demişti ki: “Ben sizden fire vermeden bunu geçirmenizi istiyorum. Bakın bunu mutlaka çıkartacaksınız... Yoksa sonuçlarına katlanırsınız...”

Saat 14.00'te TBMM toplandı. İlk kriz, tezkerenin metninde yaşandı. Çünkü bakanların imza attığı tezkere ile Meclis'e getirilen tezkere arasında “çok önemli bir cümle farkı” olduğu ortaya çıktı. Meclis'e getirilen tezkerede, “yabancı hava ve deniz kuvvetleri ile özel kuvvetlerin muhtemel bir harekâtta kullanılmaları” cümlesi vardı. Ama bu cümle bakanların imzaladığı tezkerede yoktu. CHP şiddetle itiraz etti. Çünkü bu cümle, “ABD'nin yanı sıra, örneğin İngiliz askerleri, uçakları ve gemilerine de kapıyı açıyordu...”

İtiraza rağmen “kapalı oturuma” geçildi. Oylama yapıldı. 264 “evet”, 250 “ret”, 19 “çekimser” oy çıktı. AP, Reuters gibi yabancı ajanslar hemen “kabul edildi” haberi geçti. CNN ve BBC de, yayınlarını keserek, “kabul edildi” haberi verdiler. Ama büyük bir hata yapıyorlardı. Ve en büyük hatayı Türkiye Cumhuriyeti'nin haber ajansı Anadolu Ajansı yaptı. Çünkü Anadolu Ajansı bile 'tezkere kabul edildi' haberini vermişti.

Hâlbuki tezkerenin kabul edilmesi için “salt çoğunluk” gerekiyordu. Salt çoğunluk, oylamaya katılan milletvekili sayısının, yarısından bir fazlası anlamına geliyor. Yani, 267 rakamının bulunması gerekiyordu. Bulunamadı... Tezkere kabul edilmedi.

Erdoğan birden “değişim” rüzgârıyla kanatlandı o zaman. Günlerdir milletvekilleri üzerinde baskı kuran Başbakan, oylamanın sonucunu öğrenince, gazetecilere, “İşte demokrasi budur” demek zorunda kaldı. Anlaşılan “demokrasi” kazanmıştı…

Muhalefet tezkereye zaten baştan karşıydı. Önder Sav, yaptığı konuşmada tezkereye karşı çıkmış ve Amerikan gemileri için “düşman gemileri” ifadesini kullanmıştı. Tezkerenin reddedilmesi Amerikalılarda hayal kırıklığı yarattı. Türk hava sahasını, liman ve topraklarını kullanamayan ABD Irak işgali sırasında büyük bir başarısızlığa uğramış ve ağır bir ekonomik ve sosyal fatura ödemek zorunda kaldı.

Sonrasında faturanın bir kısmını Türkiye’de kademe kademe ödetme çabasına girdi ABD.  Fil, ebabil, sicil havası esti ülkemizde. Torba krizi, Torbalı’dan taşınan araba fabrikası krizi, sonra özürlenme krizleri birbirini izledi. İşin ilginç tarafı, Özal “tatbikat yaparken” Ermenistan tarafına birkaç top düşerse ne olur?” diye sorunca onu topa tutan medya organları bu sefer yine rakkase gibi dönmüşlerdi. Rakkaselerin bir kısmı da sema gösterisi yapıyorlardı. Sonra acayip “değişimci” oldular. Hayyam’dan rubailer eşliğinde eyyamdan nasiplerini aldılar.

“Değişime karşı durulmazdı!”

Zaten durmadılar, 720 derece kendi eksenleri etrafında dönüp 180 derecede karar kıldılar.

Yine değişim arayışlarındayız.

Yine tezkere geldi önümüze ve bu sefer “işittik ve itaat ettik!” dediler.

Obama dışarıda “değişim” dedi.

“Change. Yes, we can!” diyordu.

Bizimkiler tüyoyu kaptılar.

Değişim, değişim, değişim mehteranı Ankara’da ve Babıâli’de arz-ı endam etti.

Obama sadece Amerika’da biriken zenci ve Hispanik hıncını değiştirdi, erteledi biraz.

“Bizim oğlan” hatırına onca sorunu biraz daha içlerine attılar.

Bizimkilerse üç tarafı denizlerle çevrili ülkede denizcilik merakına saldılar kendilerini.

“Medeniyetler ittifakı” belagati tutmadı.

Çünkü zaten Batı ile Doğu’nun medeniyet algısı farklıydı.

Hikmet ile zulüm arasında fark kadar farklıydı.

Hükümet algısı da öyle.

Ya iç siyasetin korkusu ağır basıyor.

Ya dış diplomasinin zaafları.

Kuzey Afrika tarumar.

Tam diplomaside reaksiyoner değil aksiyoner olacağız derken.

Tam Arap ülkelerinde ve Rumeli’de Yeni Osmanlı’nın silueti beliriyorken.

Kazara Irak Katliam Tezkeresi TBMM’den geçmediği için--Başbakan’ın madem öyle “sonuçlarına katlanırsınız” tarzında konuşmalarına rağmen--sonra ülke ayakları üzerinde duracak gibiyken.

Irak’taki senaryolar şimdi de Libya’da.

Şemayı biraz değiştiren Fransa oldu.

Önce adı Birleşmiş Milletler olan Amerika Birleşik Devletlerinin emir-komutası olacaktı.

Sonra, zaten ABD’nin kurduğu hedef onaylatma noterliğini yapacaktı BM temsilcileri.

Sonra, “bunu en iyi kim yapar?” diye soracaklardı.

Tabii ki cevap koro halinde “NATOOO!” olacaktı.

Arkasından “NATO görev dağılımı” adı altında demokrasi bombaları atılacaktı.

Fransa’nın parsa kapmak ve Sarkozy’nin iç siyaset cambazlığı bozdu biraz paradigmayı.

Bizimkilerin kızdıkları nokta sadece bu!

“Yani bu süreç işlemeden Fransa neden uçaklarını gönderdi?” demek istiyorlar.

Türkiye’nin müdahil olduğu aşama bundan ibaret.

Şiş ile kebap arasında, ABD’nin askerlerine ne sunacağımız tartışması bu.

O nedenle, bu “hata” tashih edildi.

AB-D’nin Kuzey Afrika’yı karıştırması değil.

30-40 yıldır Arap diktatörleri “demokratik lider” diye yutturması değil.

Onlar vasıtasıyla bölge haklarını en ucuz ve kolayından sömürmesi değil.

Obama’nın daha iki yıl önce Mısır’daki demokrasiye ve Mübarek’e övgüler yağdırması değil.

Demokrasi diye yeni sömürgeci zorbalığı tüm dünyaya yutturmaya çalışıyorlar.

Paradigmanın dışında kalıp itiraz eden Rusya ve Çin var sadece.

Onların hesabı da Afrika ve Ortadoğu’daki kapmak istedikleri sırtlan payları.

Bush 9/11 olaylarından sonraki ilk konuşmasında “haçlı seferi” başlattığını açıklamıştı.

Şimdilerde Libya gündemde ya!

Yine Amerika’dan Fransa’ya, Fransa’dan Rusya’ya kadar bir “haçlı seferi” lafı dönüyor.

Türkiye’ye gelince…

Diplomasimiz hâlâ iç siyasetin etkisinde ve sahte kabadayı görünümünde.

Davos’taki “van münütz” (ne demekse!) krizinden sonra Osmanlı damarımız kabardı.

Mağlup Osmanlı Sultanlarına methiyeler düzenler vardı eski dönemde.

Yeni dönem Babıâli meddahları Davos krizini hükümet tellallığına dönüştürdüler.

Mesele Tayyip Erdoğan meselesi değildi ve anlamsız şahsi çıkışı milli duruşa dönüştürdüler.

Sonra arkasından Mavi Marmara gemisi krizi patlak verdi.

İsrail zerre kadar hakkı ve yetkisi yokken, beynelmilel karasularda Türk yardım gemisine saldırdı. Başbakan aylarca bu olayı gündemde tuttu. Bir tek dümdüz gitmediği kaldı İsrail’e. Tevrat’tan ayetler, Talmut’tan lanetler okudu. Haklı davasını yersiz bir üslup içinde anlamsızlaştırdı. Yetmedi, bunu iç siyasetin temel malzemelerinden biri kıldı.

Sonra Fethullah Gülen Mavi Marmara olayının yanlış olduğunu kendi şahsi hesapları doğrultusunda ifade etti. İsrail baktı, gülümsedi. “Otoriteden izin alınması” gerekiyordu bunları yapmak için. Ve o otorite İsrail’di. Yani Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milleti İsrail’den “izin alarak” zaten her şeyinden mahrum kılınmış, zulüm üstüne zülüm gören Filistin halkına yardım gönderecekti. Ve tabi İsrail’de tebessümle karşılayacaktı. Üstelik Bülent Arınç Fethullah Gülen’in dediklerinin doğru olduğunu ve onun her zaman doğruları” söylediği dil ile ikrar, kalp ile tasdik etti. Yani tek parti iktidarı aslında bir koalisyon gibiydi.

Hâsılı, bu sefer tezkere geçti…

Eğer bu yeni tezkere eski 1 Mart “kahramanlık” tezkeresini iptal etmiyorsa,

Mavi Marmara Gemisi dokuz şehitle döndüğünde onu Kâbe gibi görenler hala yaşıyorsa,

Eskiden kalan bir “diyet” borcunu ödeme amacı taşımıyorsa,

Eğer hükümet üyelerinin gemicilik meraklarını anlatmıyorsa,

Eğer Muavenet Zırhlısının nasıl batırıldığını unutmuşsanız,

Eğer tam Osmanlı’yla Türkiye Cumhuriyeti artık barışıyor derken, Osmanlı’nın sandukasına kurşun sıkanlarla bugünkü Libya’ya “demokrasi” getirenler aynı değilse,

O zaman "Yeni Osmanlı" ile Yeni Haçlılar “medeniyet ittifakını” gerçekleştirdi demektir.

Tezkereniz hayırlı olsun!

 

DİĞER YAZILARI MUHSİN BAŞKAN 01-01-1970 03:00 Mum Titrer Hanemizde 01-01-1970 03:00 Ülkücülük 01-01-1970 03:00 CHP'yi Ne Zaman Sevdim 01-01-1970 03:00 İSLAMCILIKLA MÜSLÜMANI, TÜRKÇÜLÜKLE TÜRKÜ YABANCILAMAK 01-01-1970 03:00 SOSYAL MEDYANIN SOS'LARI 01-01-1970 03:00 PARALEL YAPI 01-01-1970 03:00 Bosna'daki Türk Üniversitesi: IUS 01-01-1970 03:00 DER SPİEGEL "BOYUN EĞME" DİYOR 01-01-1970 03:00 DEVRİM Mİ DEDİNİZ? 01-01-1970 03:00 BİRLİK VE BERABERLİK NEDİR? 01-01-1970 03:00 DİL TARİH VE İDEOLOJİ 01-01-1970 03:00 AYNAYI ARAMAK... 01-01-1970 03:00 MAKULLER AKİLLERE KARŞI 01-01-1970 03:00 VEDA HUTBESİNİ OKURKEN 01-01-1970 03:00 HİNLİK VE HAİNLİK ÖTESİNDE TARİHE BAKMAK 01-01-1970 03:00 ALPEREN OLMAK 01-01-1970 03:00 BİR HİLAL BİR İHTİLALDİR 01-01-1970 03:00 DELİLİĞE ÖVGÜ 01-01-1970 03:00 AŞK'A DAİR YAKLAŞIMLAR 01-01-1970 03:00 BİLİM, İDEOLOJİ VE DARVİNİZME DAİR 01-01-1970 03:00 YALAN DÜNYADA GERÇEK TARİH OLUR MU? 01-01-1970 03:00 DELİ DUMRUL'UN KÖPRÜSÜ 01-01-1970 03:00 ORTAYA KARIŞIK HALLERİMİZ 01-01-1970 03:00 EFKAR VE HERZELER 01-01-1970 03:00 YUSUF, ŞEHİR VE TABUYA DAİR 01-01-1970 03:00 EĞİTİME NEDEN HAYIR? 01-01-1970 03:00 EFKAR VE HERZELER 01-01-1970 03:00 "ADAMLARIN" PLANI HER ZAMAN TUTAR MI? 01-01-1970 03:00 İNGİLİZ'CE KONUŞMAK... 01-01-1970 03:00 BEN ÖLÜNCE KİM KALIR? 01-01-1970 03:00 BİLMENİN MALİYETİ NEDİR? 01-01-1970 03:00 BU ÜLKEYİ ANLAMAK... 01-01-1970 03:00 NİYET TAVŞANLARI VE TARİH 01-01-1970 03:00 ŞERİF MARDİN VE CUMHURİYETİN GETTOLARI 01-01-1970 03:00 FERMAN VE FETVA 01-01-1970 03:00 BAYRAMLARDAN BAYRAM BEĞENMEK 01-01-1970 03:00 AŞKIN BAR/KODU 01-01-1970 03:00 MEVSİM SONU İNDİRİMLİ LİBERALCİLİK 01-01-1970 03:00 YOL DA İÇİMİZDE SEYYAH DA! 01-01-1970 03:00 OSMANLI NE ZAMAN ÖLDÜ? 01-01-1970 03:00 SÜRGÜN 01-01-1970 03:00 KAYIP MEDENİYETİ ARARKEN... 01-01-1970 03:00 KÜRDİSTANA DAHA NASIL YARDIMCI OLABİLİRİZ? 01-01-1970 03:00 İKİNCİ YEŞİL KUŞAK PROJESİ 01-01-1970 03:00 MHP NEREYE GİDİYOR? 01-01-1970 03:00 NASIL BİR GENÇLİK? 01-01-1970 03:00 KİM KORKAR EBU ZER'DEN? 01-01-1970 03:00 MEHDİ NE ZAMAN GELECEK? 01-01-1970 03:00 "GÜZEL VE YALNIZ ÜLKE"YE 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik ve Kürtler 01-01-1970 03:00 İLETİŞİM VE PROPAGANDA 01-01-1970 03:00 BATILILAŞMAK 01-01-1970 03:00 TWITTER'DA KENDİMİZİ OKUMAK 01-01-1970 03:00 "DANIMARKA ÜLKESİNDE KOKUŞAN ŞEYLER" 01-01-1970 03:00 BİSİKLETİN İSLAMİ OLANI 01-01-1970 03:00 FİRAVUN VE HİÇ'LİK 01-01-1970 03:00 KAMUSAL ALAN DÖNÜŞTÜ MÜ? 01-01-1970 03:00 KADIN, ŞEYTAN VE ÖLÜM 01-01-1970 03:00 ÇEVRİM İÇİ AHLAK 01-01-1970 03:00 ÖLÜM VE YAŞAMA KORKUSU 01-01-1970 03:00 KISKANÇLIĞIN KISKAÇLARI 01-01-1970 03:00 11 Eylül ve ABD 01-01-1970 03:00 YA 12 EYLÜL SONRASI? 01-01-1970 03:00 Korku ve alkışlar arasında Ortadoğu 01-01-1970 03:00 AYDIN, MÜNEVVER VE ENTELEKTÜEL 01-01-1970 03:00 ORTADOĞU'DA OLANLARI ANLAMAK 01-01-1970 03:00 KAVGA NEREDE? 01-01-1970 03:00 KAVGA NEREDE? 01-01-1970 03:00 ORTADOĞU'NUN YENİDEN TASARIMI 01-01-1970 03:00 SUSMAK, PUSMAK VE BİRLİK 01-01-1970 03:00 DİL VE TARİH KAVGAMIZ 01-01-1970 03:00 HOLİGARŞİ 01-01-1970 03:00 Said Nursi ve Cemaat algısı 01-01-1970 03:00 Size “İslamî alt-çevre” diyebilir miyim, “abi”? 01-01-1970 03:00 MUHAFAZAKÂRLIK NEDİR? 01-01-1970 03:00 TÜRK LİBERALİZMİ 01-01-1970 03:00 AŞK MI MAŞUK OLAN? 01-01-1970 03:00 DİN'ERCİLİK 01-01-1970 03:00 SİVİL İTAATSİZLİK NEDİR? 01-01-1970 03:00 NEDEN KÜRT ÇALIŞMALARI ENSTİTÜSÜ? 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM İDEOLOJİSİ VE LİBERAL PROPAGANDA 01-01-1970 03:00 12 EYLÜL SONRASI UZLAŞMA 01-01-1970 03:00 LİBERAL STATÜKOCULUK 01-01-1970 03:00 UYKUYU ÖLDÜRMEK 01-01-1970 03:00 "EKSİK ETEK" 01-01-1970 03:00 BABİL, DİL VE PROPAGANDA 01-01-1970 03:00 DENKTAŞ'IN ÖLÜMÜ 01-01-1970 03:00 AİKİDO VE "KÜRDİSTAN" 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM 01-01-1970 03:00 TÜRKÇE VE İDEOLOJİ 01-01-1970 03:00 "KASIMPAŞALI" BAŞBAKAN 01-01-1970 03:00 "İBRAHİMİ DİNLER" 01-01-1970 03:00 BİLİMLE DİNİ UYUŞTURMAK 01-01-1970 03:00 KOLTUĞA OTURAN VE KOLTUĞUN OTURDUĞU İNSAN 01-01-1970 03:00 TEMCİT PİLAVI VE YENİ OSMANLI 01-01-1970 03:00 RODRİGEZ NEDEN LİBERAL OLAMAZ? 01-01-1970 03:00 BEN'SİZLİĞE ŞİİR 01-01-1970 03:00 TOPKAPI'DAN DOLMABAHÇE'YE DÜŞERKEN 01-01-1970 03:00 ERBAKAN'I ÖZLERKEN 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMAN VE İSLAMCI 01-01-1970 03:00 İSLAM VE FEMİNİZM 01-01-1970 03:00 KAÇIRILAN GÜNDEM 01-01-1970 03:00 BIDEN NOTLARI 01-01-1970 03:00 DEMOKRASİDE KİM KİM ÖPÜYOR 01-01-1970 03:00 ARAF'TA 01-01-1970 03:00 TARİHLERDEN TARİH BEĞENMEK 01-01-1970 03:00 İKİNCİ YEŞİL KUŞAK PROJESİ 01-01-1970 03:00 ARAFTAKİNİ ÖZLEMEK 01-01-1970 03:00 Hayatta Sürgün Olmak 01-01-1970 03:00 AKADEMİSYENLİK 01-01-1970 03:00 KÜRESEL KARADUL TEFRİKALARI 01-01-1970 03:00 GÜNCELLENEN MESİHİ BEKLERKEN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 KOLTUK, TURNUSOL VE KİMLİK 01-01-1970 03:00 BOSNA'DA BİR TÜRK ÜNİVERSİTESİ 01-01-1970 03:00 KOVBOY MEHTERANLA JAZZ ÇALARKEN 01-01-1970 03:00 Amerika ve Anti-Amerikan Kimlikler 01-01-1970 03:00 AMERİKAN KİMLİĞİ VE ŞEYTANLARI 01-01-1970 03:00 DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKUNDAYIZ 01-01-1970 03:00 KUTLU VEDA 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİMİN TÜRKÇESİ VE UYANIŞ 01-01-1970 03:00 TANRI, İNSAN VE TAKVİM 01-01-1970 03:00 ÖDLEK ÖCÜNÜ ALDI MI? 01-01-1970 03:00 Millet Olabildik mi? 01-01-1970 03:00 Zaman, medeniyet ve din 01-01-1970 03:00 Zaman, medeniyet ve din 01-01-1970 03:00 Mehdi’yi beklerken 01-01-1970 03:00 ORTADOĞU VE YENİ İNSAN 01-01-1970 03:00 Kediler, Fareler ve Vatan 01-01-1970 03:00 Kürşat olma vaktidir 01-01-1970 03:00 Gülün Adı, Kadın ve Takva 01-01-1970 03:00 İslamo-Amerikancılık 01-01-1970 03:00 EBCET, CİFR VE TARİH 01-01-1970 03:00 SÜBJEKTİF OLMANIN FAZİLETİ 01-01-1970 03:00 DİPLOMASİMİZ NEREYE? 01-01-1970 03:00 İSTİKLAL MARŞI YENİDEN YAZILABİLİR Mİ? 01-01-1970 03:00 KOKUŞAN BİR ŞEYLER VAR! 01-01-1970 03:00 KÜRESEL KARADULUN AĞLARINDA 01-01-1970 03:00 KATLİAMERİKA 01-01-1970 03:00 MAHALLE, BASKILAŞIM VE FİKİR NAMUSU 01-01-1970 03:00 YARASANIN ÇIĞLIĞI VE DİPLOMASİ 01-01-1970 03:00 Ay lav yu, Cani! 01-01-1970 03:00 AŞKIN HALLERİ 01-01-1970 03:00 DOKUZ HECELİLER 01-01-1970 03:00 FİRAVUN... 01-01-1970 03:00 Kadın'ım... 01-01-1970 03:00 28 Şubat ve Erbakan 01-01-1970 03:00 KADDAFİ'DEN KESESİ 01-01-1970 03:00 Ve Yine Karşınızda Renan, Sykes ve Picot 01-01-1970 03:00 Democoupracy mübarek olsun! 01-01-1970 03:00 FULL'er Yapalım mı, Abi? 01-01-1970 03:00 Ortadoğu'da Sezaryen 01-01-1970 03:00 Mısır'da Karaoke Devrimi 01-01-1970 03:00 Mısır'ı Okurken 01-01-1970 03:00 Obama ve ikinci yeşil kuşak projesi (I) 01-01-1970 03:00 Bir Ortadoğu Masalı 01-01-1970 03:00 Mutlu Oligarşiden Kutlu Oligarşiye 01-01-1970 03:00 Ey zahit, şaraba eyle ihtiram! 01-01-1970 03:00 Bilinç ve Sürgün 01-01-1970 03:00 İbrahim, devir içimdeki putları! 01-01-1970 03:00 İdeolojik dil ve Teolojik Tarih 01-01-1970 03:00 Pardon, Size Demokrasi Diyebilir miyim? 01-01-1970 03:00 Paralel Evren, Küresel İslamcılık 01-01-1970 03:00 Erkekler ne zaman "adam" olur? 01-01-1970 03:00 "Millî" Küreselleşme? 01-01-1970 03:00 AK'Kışşş 01-01-1970 03:00 Kimliklerin Kurdu 01-01-1970 03:00 “Hiç” i öğrenmek 01-01-1970 03:00 GELENEK VE MANKURT 01-01-1970 03:00 Küresel tapınak, yerel rahipler ve Hipnoz 01-01-1970 03:00 Çift-düşün, yeni-konuş! 01-01-1970 03:00 Batı'yı ararken... 01-01-1970 03:00 Aforoz’malar… 01-01-1970 03:00 Halife Ömer Hayek’i ne zaman okumuştu? 01-01-1970 03:00 AĞLAMAKTAN ÇAĞLAMAYA DOĞRU 01-01-1970 03:00 KÜRT'AJ 01-01-1970 03:00 Shalom, Kürdistan! 01-01-1970 03:00 İstiklal marşını yeniden yazmak 01-01-1970 03:00 İslam, Millet, Hilafet ve Siyaset 01-01-1970 03:00 Amerika düşmansız olabilir mi? 01-01-1970 03:00 Mustafa Reşit Paşa'ya Mektup 01-01-1970 03:00 Keşif... 01-01-1970 03:00 Babil’in dil’beri 01-01-1970 03:00 Medeniyetlerin neyi çatışıyordu? 01-01-1970 03:00 Tarihi hangi hikâyeci yazar? 01-01-1970 03:00 Zihin Kontrolü ve Kült 01-01-1970 03:00 YUMURTANIN AK'I, SARISI 01-01-1970 03:00 Ebu Zer’in günlüğü 01-01-1970 03:00 Her şey zıddı ile mi kaim? 01-01-1970 03:00 Melamilik “marka” mıdır? 01-01-1970 03:00 Melâmilik 01-01-1970 03:00 Bir ayrılık, bir yalnızlık, bir ölüm 01-01-1970 03:00 AŞKA DAİR NE VARSA 01-01-1970 03:00 Medya medyumluğu ve wikisızmalar 01-01-1970 03:00 Türkiye, İran ve Dünya Barışı 01-01-1970 03:00 Muhafazakârlık “marka”sı? 01-01-1970 03:00 Füze ümütz! “Van münütz!” 01-01-1970 03:00 Çin'in hafızası ve küresel sistem 01-01-1970 03:00 Kutlu veda 01-01-1970 03:00 Öznellik Öz’neliktir! 01-01-1970 03:00 Hz. İnsan, Hz. Peygamber ve emanet 01-01-1970 03:00 Said Nursi ve tesettür 01-01-1970 03:00 İmam, Örtünme ve Nur Suresi 01-01-1970 03:00 Din duble “yol” mu demekti? 01-01-1970 03:00 Gelenek, mankurt ve reform 01-01-1970 03:00 Aylardan şubat günlerden cuma 01-01-1970 03:00 Alaturkalıktan Kolaturkalığa gelenek 01-01-1970 03:00 Gelenek mürtedi ve kimlik 01-01-1970 03:00 Namus, Kanun ve Fazilete Dair 01-01-1970 03:00 İman "terakkiye" destek midir? 01-01-1970 03:00 Yılmayacağız... 01-01-1970 03:00 ÜÇ TARZ-I MAHALLE VE HAL 01-01-1970 03:00 Hoş geldin, Şeytan! 01-01-1970 03:00 OSMANLI VE NEO-OSMANLI 01-01-1970 03:00 DAYILAR VE DAYILANMALAR 01-01-1970 03:00 Türkiye’de muhafazakârlık ve Dr. Faustus 01-01-1970 03:00 Tesettür neyi örtüyor? 01-01-1970 03:00 Milat oluşturmak 01-01-1970 03:00 Yahudilik bir din mi yoksa ırk mıdır? 01-01-1970 03:00 Tarih satrancını asıl kim oynuyor? 01-01-1970 03:00 Mahalle ve getto 01-01-1970 03:00 Tanrı, totem ve muta nikahı 01-01-1970 03:00 Orta Doğu’mların ebesi 01-01-1970 03:00 ŞOFÖR MAHALLİ BASKISI 01-01-1970 03:00 KÜRESEL İSLAMCILIK 01-01-1970 03:00 RENAN'I VE KENDİMİZİ AŞMAK 01-01-1970 03:00 Medine Vesikası 01-01-1970 03:00 Türk solculuğu ve İslamcılığı 01-01-1970 03:00 Batı’k düşüncelerin Doğu’şu 01-01-1970 03:00 BATI'NIN DEĞERLERİ EVRENSEL MİDİR? 01-01-1970 03:00 NEO-MUHAFAZAKÂRLIK VE YİN-YANG 01-01-1970 03:00 Karadul 01-01-1970 03:00 KEDİLER VE FARELER 01-01-1970 03:00 “Erkekliğin” yasası, “kadınlığın” tasası 01-01-1970 03:00 ON ADIMDA LİBERAL OLMA TÜYOLARI 01-01-1970 03:00 Neden Federasyon? 01-01-1970 03:00 Kaburga kemiklerimdeki sızı? 01-01-1970 03:00 Ortadoğu ve Darbeler 01-01-1970 03:00 "Küreselleşme "millet"e neden karşıdır? 01-01-1970 03:00 TURNUSOL 01-01-1970 03:00 Ya 12 Eylül sonrası? (II) 01-01-1970 03:00 Ya 12 Eylül sonrası? 01-01-1970 03:00 12 Eylül darbesine nasıl gelmiştik? (II) 01-01-1970 03:00 12 Eylül darbesine nasıl gelmiştik? (I) 01-01-1970 03:00 Kim ne der? 01-01-1970 03:00 Ne zaman ki… 01-01-1970 03:00