Egemen Gazetesi Gerçeklerin Sesi
HIRSIZI, DİNOZOR HIRSIZ-LAR MI
Bugün bir hikâye denemesi yapalım, göle bir maya çalalım belki tutar!
Fetö'den Aranan Eski Istihbara
Sivas'ta Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturm
Sivas Merkezli 3 İlde Fetö Ope
Sivas merkezli 3 ilde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/P
Sivas’ın hocası Samet Aybaba
Şanlıurfaspor’a 2-1 yenildikten sonra teknik direktör Mesut Bakkal’ın istifasını
Cemevinde Hazreti Ali'nin Doğu
SİVAS'ta Cem Vakfı Şube Başkanlığı tarafından Hz. Ali'nin doğum günü düzenlenen
KUMPAS ŞAHİN VE ŞÜREKASI -19-

KUMPAS ŞAHİN VE ŞÜREKASI -19-

  Bu yazı 21 Ekim 2014, SALI 16:02:25 eklenmiştir. 4380 kez okunmuştur.
Yazar : Osman Yıldız


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kumpas, ter içinde kalmış söylenenleri sessizce dinliyordu. Bilge kişi kendisine, “neden hakkına razı olmuyorsun?” dediğinde zihni bulanmış gibi oldu. Bu dünyada hakkına razı olmak, mağlup olmaktı ona göre. Bilge kişi; “neden sadece kendi yaşamını yaşamıyorsun? Bütün yaşamın başkalarının hayatına müdahale ile geçti dediğinde Kumpas, “ama ben bir doktorum” diyecek oldu. “Doktorlukla yöneticiliği birbirine karıştırdığının farkında bile değilsin. Geriye dönüp hiç baktın mı? Kaç hayatı nasıl tükettiğinin; senin yüzünden kaç yuvanın hangi acıları yaşadığının farkında mısın? Suçladığın insanları dinlemedin bile. Hep ön yargılarınla hareket ettin. Senden gözükenlerin doğru söylediklerini düşündün. Seni kullandıklarının farkına bile varamadın. Yazık sana, oysa ne kadar güvenmiştik sana. Adaletten ayrılmayacaktın. Tuttuğun kılıç bazen seni kesse de senden akan kan şerefin olacaktı. Oysa sen, gururunun ve kibrinin esiri oldun. Bir anda Tanrılaştın… Putunu kendin yaptın… İstersin ki yaptığın puta herkes tapsın. İl yönetmek, devlet olmak adil olmaktır. Ama sen, sana teslim edilen gücü kendin sandın. Tıpkı kağnı gölgesinde yürüyen itin, kendi gölgesi sanması gibi. Var git, bizim seninle işimiz olmaz. Ve senin gölgen o kadar karanlık ki, bizim dergahımızda artık sana yer yok… Var bundan sonra kendi işini kendin gör…

Kumpas,  Bilge dedenin sözlerine itiraz etmesinin mümkün olmadığını biliyordu. Gerçi dergahın kapısı yüzüne kapanmıştı ama daha oyun bitmemişti. Bu işler bilgelikle, dürüstlükle olacak şeyler değildi. Bir yandan seçim çalışmaları, bir yandan düğün hazırlıkları… Şu düğünü iyi değerlendirmek gerekiyordu. Davetliler listesini tekrar gözden geçirdi. Hiçbir şey eksik olmamalıydı.  Düğüne hükümete yakın birkaç milletvekili ve bakan çağırabilirse çevreye karşı iyi bir imaj vermiş olabilirdi. Özellikle Bakan Beyin gelmesi, seçim sürecini olumlu etkileyebilirdi. Bakan Beyle çekilmiş birkaç fotoğraf… Evet, bundan yararlanmalıydı. Sekretere,  Bakan Bey’i  telefona bağlaması için talimatını verdikten sonra bilgisayarından girdiği  Sivas Egemen Gazetesindeki bir haber dikkatini çekmişti. Haber, tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile ilgiliydi. Kumpas nedense bu üniversite ile ilgili haberleri merakla takip ediyordu.  Haberi okumaya başladı:

 

 

 

 

“TOKAT GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİNDE HUKUKSUZLUKLAR BİR SEÇİM STRATEJİSİ Mİ?…

  Bu haber 10 Subat 2014, Pazartesi 14:20:19 eklenmiştir, 2211 kez okunmuştur.

Gelen bilgilere göre Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile ilgili olarak bundan önce yapmış olduğumuz haberlerin pek dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır.

 

             Bundan önce, 2 Haziran ve 16 Haziran 2013’de Gazetemizde Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hanifi Vural’ın hukuksuz ve usulsüz uygulamaları hakkında Varan:1 ve Varan: 2 yazlarını yayınlamıştık. Fakat anlaşılan o dur ki, ne Üniversite Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin ne de başkaları gereğini yapmamaktadır. İlgili dekanın usulsüzlüklerine göz yumularak unutturulmaya çalışılmaktadır.

            Muhtemelen devam eden hukuksuz uygulamalarından dolayı, 21 Ocak 2014’de Dekanlık süresi biten Prof. Dr. Hanifi Vural YÖK tarafından ataması yapılmamıştır. Fakat Rektör Mustafa Şahin, onu yeniden vekaleten atamıştır. Rektörün Hanifi Vural üzerinde bu kadar ısrarcı olmasının nedeni bundan yaklaşık olarak yedi ay sonra yapılacak olan Rektör

ve tercih edilen bir üniversite için...’ vaatte bulunurken kitapçığın “Yönetim seçimleri ile ilgili olduğu konuşulmaktadır.

Fakat, Rektör Mustafa Şahin, “Şeffaf, katılımcı, girişimci Bundan önceki seçim kitapçığında Anlayışımız” bölümünde “Hukukun üstünlüğü esas alınacak, bireysellikten uzak, kurumsal yönetim anlayışı temel olacaktır.” Demekte idi. Vaatlerin devamında “Akademik ve idari personelin özlük hakları korunacaktır. Akademisyenlere birden fazla idari görev verilmemesine özen gösterilecektir’’ ifadeleri yer almakta idi. (sayfa 5 )

            Fakat, Rektör, 29 kasım 2010 tarihinde göreve başladığı ilk aylardan başlayarak seçim önce verdiği yukarıdaki sözleri unutarak tam tersini uygulamağa başladı. Üniversitedeki yöneticilerin ekseriyetini değiştirerek Senato ve Yönetim Kurul üyelerini kendi yandaşlarından oluşturarak rektör seçimi için esaslı zemin hazırlığına başladı.

 1. Yüksek Öğretim Kurulu tarafından 15 Kasım 2012 tarihinden itibaren Ziraat Fakültesine Dekan olarak atanan Prof. Dr. Ali Kasap, 21 .11. 2012 tarihinde göreve başladı. Üniversite Senatosu, yaklaşık 40 günden sonra, Dekan atanması nedeniyle Prof. Dr. Ali Kasap’tan boşalan Üniversite Yönetim Kuruluna Profesör Temsilcisi yerine, önceki 31.12.2012 tarih ve 12. oturum 35 nolu kararı ile üniversiteye bağlı değişik öğretim birim ve alanlarında yeterli kadar profesör öğretim üyesi olduğu halde ve Fen-Edebiyat Fakültesinden yönetim döneminde Senatoca dört yıllığına Üniversite Yönetim Kuruluna Profesör Temsilcisi seçilmesine rağmen, aynı fakülteden ikinci bir öğretim üyesi Prof. Dr. Zekeriya Altuner’i Üniversite Yönetim Kuruluna Profesör Temsilcisi olarak seçmiştir.

            2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunun 15. ve Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliğinin 6. maddesinde Üniversite Yönetim Kurulu maddelerinde Üniversite Yönetim Kurulu; rektörün başkanlığında dekanlardan, üniversiteye bağlı değişik öğretim birim ve alanlarını temsil edecek şekilde senatoca dört yıl için seçilecek üç profesörden oluşur’’ denmektedir. Üniversitede dokuz fakülte olduğu halde ve Ziraat Fakültesinde de otuzdan fazla profesör öğretim üyesi olmasına ve boşalan yerin de Ziraat Fakültesi olmasına rağmen ve Fen-Edebiyat Fakültesinden ikinci bir öğretim üyesinin seçilmesi, (üniversiteye bağlı değişik öğretim birim alanlarını ve fakülteler temsil etmediği için) hukuka aykırı ve çok manidardır.

Senatonun Rektör tarafından yenilenmiş 47 üyeden 8’i Ziraat Fakültesindedir. Bunlardan dört öğretim üyesinin ikişer görevi olduğu için 12 oya sahiptirler. Fakülteden boşalan Üniversite Yönetim Kuruluna Profesör Temsilcisinin yerine, senatodaki Ziraat Fakültesinden olan senato üyelerinin hiç birinin fakültelerinden aday göstermeye bile cesaret edememişlerdir. Senato Üyeleri, rektörlerini kırmamak için onun önerdiği adayı -hukuka aykırı olmasına rağmen- Üniversite Yönetim Kuruluna Profesör Temsilcisi olarak oy birliyi ile seçilmesini caiz bulmuşlar…

Prof. Dr. Zekeriya Altuner geçen rektörlük seçiminde aday olmuştur. Fen – Edebiyat Fakültesinde bir grup cemaati temsil ederek belli bir oy potansiyeline sahip olduğu halde adaylıktan son aşamada çekilerek Rektörün yakın rakibi (Güngör) lehine çekilerek ve bu durumu “e-mail”ler yazarak, beyan etmiştir. Sayın Rektör de bunu göz önüne alarak önümüzdeki seçim için kendisinin de mensup olduğu cemaatin oylarını önceden garantiye almak için Senatodan Prof. Dr. Zekeriya Altuner seçilmesi için hukuka aykırı karar  aldırtıldığı öne sürülüyor.

Üniversite Yönetim Kurulu üzerinden bir yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen - hiçbir üniversitede örneği olmayan- aynı fakülteden iki profesör temsilcisi ile yasal olmayan kararlar almağa devam etmektedir. Ayrıca, 21 Kasım 2012 tarihinden itibaren Ziraat Fakültesine Dekan olarak atanan Prof. Dr. Ali Kasap’tan boşalan Üniversite Yönetim Kuruluna Profesör Temsilcisi yerine, Üniversite Senatosu, yaklaşık kırk günden sonra, yasal olmayarak Üniversite Yönetim Kuruluna Profesör Temsilcisi seçmiştir. Üniversite Yönetim Kurulu kırk gün içinde aldığı kararlar iki Profesör Temsilcisinin katılımı ile gerçekleştiğinden dolayı 21 Kasım 2012 tarihinden bugüne kadar alınan bütün kararları şaibeli durumundadır. Dolayısıyla, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörlüğünün içine düştüğü bu skandal durum Yüksek Öğretim Kurulu tarafından inceleneceğini ümit ediyoruz.

            2. Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Metin Yıldırım, geçen seçimlerde başka bir rektör adayını açıktan desteklediği için, yapılan baskılar sonucu istifa etmek zorunda kalmıştı. Rektör onun yerine kendisine ve cemaate yakın bir doçenti atadı. Son dönemde kurulan üniversiteler dışında, hiçbir üniversitede örneği olmayan, (Enstitüsü Anabilim Dalarında da 60 dan fazla profesör öğretim üyesi olduğu halde ) bir doçentin Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü olarak atanması, her ne kadar rektörün yetkisinde olsa bile geleneksel ve etik bir durum değildir. Bu manidar atama sonucu, Enstitüsü Yönetim Kurullunda profesör öğretim üyesi bulunmamaktadır. Bu ise Enstitünün prestijini çok sarsmaktadır…

            Rektör’ün, Prof. Dr. Metin Yıldırım’a olan husumeti bununla bitmedi, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesinde Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı olan, Prof. Dr. Metin Yıldırım’ın eşi Prof. Dr. Zeliha Yıldırım’ı merkezden 70 km uzaklıkta bulunan Zile Meslek Yüksek Okuluna görevlendirdi. Onlara baskı yaparak, her ikisi hakkında soruşturma açtırmıştır. Bu haksızlığa ve baskıya dayanamayan, değerli hocaların başka bir üniversiteye geçmek zorunda kaldıkları öğrenildi.

             3. Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Önen, Mühendislikle ve Güzel Sanatlarla yakından ve uzaktan alakası olmamasına, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesine asaleten, Güzel Sanatlar Fakültesine ise vekaleten Dekan olarak atanmıştır. İkinci görev yetmezmiş gibi Hüseyin Önen’e, üçüncü bir görev olarak Üniversite ÖSYM Temsilciliği de verilmiştir. Vekaleten görev yapan hocanın, Güzel Sanatlarla ilgisi olmamasına ve üzerinden üç yıl geçmesine rağmen Güzel Sanatlar Fakültesinde iki araştırma görevlisi dışında bir tane bile öğretim üyesi bulunmamaktadır. Bu durumda bu fakülte bir tabela fakültesi olarak uzun süre kalacağı anlaşılmaktadır. Üniversitede 400 yakın öğretim üyesi olduğu halde bu hocaya 3 görev verilmesinin nedeni, bu hocanın, seçimde rektörün bir destekçisi ve şimdi rektör yardımcısı olan Prof. Dr. Kenan Kara’nın eniştesi olmasından başka bir açıklaması yoktur.

Ziraat Fakültesine Dekan olarak atanan Prof. Dr. Ali Kasap, rektör seçimlerinde en ılımlı adayı olduğu için -Fakültede 30 dan fazla profesör öğretim üyesi olmasına rağmen- Rektör onu Dekan olarak tercih etmiştir. Prof. Dr. Ali Kasap 1996 yılından Tarım Makineleri Bölümünde doçent olduktan 12 yıl sonra 2008 yılında profesör olarak atanmıştır. Bu yıllarda sayın ılımlı Dekanın Pakistan’da 2006 yılında ‘’Asian Journal of Plant Science’’ Uluslararası dergide yayımlanan (SCI de taranmayan) tek bir makalesi bulunmaktadır. Buna rağmen Rektör, bu hocaya üç görev vermiştir: Dekanlık, Niksar Uygulamalı Bilimler Yüksek Okul Müdür Vekilliği ve en ilginci ise, Üniversite Yönetim Kurulunun 08.05.2013 tarih 19. oturum 08 nolu kararı ile Fen ve Mühendislik Bilimleri Ödülleri Değerlendirme Komisyonu Başkanlığı. Üçüncü görevi dikkat edilirse bilimsel açıdan çok önemli ve sorumluluğu ağı bir görevdir. Bu göreve Ali Kasap’ın atanması manidardır.

            Ayrıca, Prof. Dr. Ali Kasap’ın Dekan olarak, birden fazla Anabilim Dalı Başkanları olan bölümlerde Bölüm Başkanı atamasında “Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliği’nin 14. Maddesinin hiçe sayılmıştır. Hukuka aykırı olarak Anabilim Dalı Başkanlarının yazılı görüşleri alınmadan, Bölüm Başkanlıklarına atamalarda bulunması karşısında Üniversite Yönetimi sessizliğini korumaktadır.

            Tıp Fakültesinde yeteri kadar tıp doktoru profesör öğretim üyesi olduğu halde Rektör, rektörlük seçiminde kendisine yakından destek veren, Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şemsettin Şahin’in 5 yıllık doçentlik süresinin dolmasının akabinde onun Dekan olarak atanmasını sağlamış ve bu süre dolana kadar da Dekanlık görevine Rektör kendisi vekalet etmiştir. Tıp doktoru olmayan Prof. Dr. Şemsettin Şahin aynı zamanda ikinci bir önemli göreve, Üniversite Hastanesinin Başhekimi olarak vekalet etmektedir.

Üniversite Senatosunda bulunan üyelerin 10’dan fazlasının iki görevi olduğu için oylamada oy sayısı 47’den 37’ye düşmektedir. Bu ise demokratik bir oylama ile bağdaşmamaktır. Görevlendirilen öğretim üyelerinin çoğunluğu bir grup cemaati temsil etmektedir. Ötekileşmiş ve farklı düşünce ve görüşe sahip olan hiçbir öğretim üyesine hiçbir görev teklif edilmemiştir. Önümüzdeki rektör seçimleri için bir oyun bile hesabı yapılmaktadır. Önceki rektör seçiminde rektörün en yakın rakibini destekleyen öğretim üyelerine, idari görevler verilerek onları ödüllendirmişlerdir. Örneğin son günlerde Biyoloji Bölümünden Geneler üzere uzman olan Doç. Dr. Ahmet Bursalı’nın hiç alakası olmadığı halde Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okuluna müdür olarak atanması gibi. Halbuki spor alanında deneyimli ve ulusal futbol turnuvalarında futbol maçlarında hakemlik yapan ve uzun zamandan beri Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu’nda derslere giren Prof.Dr. Uğur Kölemen’in atanması daha uygun tercih olmaz mıydı?.

            Rektörlük, birçok atamayı önümüzdeki rektörlük seçimlerine göre ayarlamaktadır. 5 yıl doçent sürelerinin dolmasına sayılı günler kala kendisine yakın kişilere hiçbir akademik kriter ve performans incelenmesi yapılmadan profesör kadrosu verilmekte ve bu şekilde oy potansiyellerini artırmaktadırlar.

            4. Sayın Rektör, geçen seçim döneminde, önceki yönetimin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesine Dekan olarak, Ziraat Fakültesinin Tarım Ekonomisi Bölüm öğretim üyelerinden birinin atanmasını şiddetle kınamıştır. Fakat kendisi, aynı bolümden olan iki öğretim üyesini, İktisat Fakültesi ile uymayan Anabilim Dalından profesörlük kadrosu açarak onlardan birini Dekan olarak atamıştır. Bu durumdan etkilenerek Fakültedeki değerli ve yetenekli iktisatçı beş profesör öğretim üyeleri Üniversiteden ayrılmak zorunda kalmışlardır. Bunun sonucunda Fakülte, profesör temsilcisi kurul üyesi olarak Fen – Edebiyat Fakültesinden iki uyumlu profesör kiralamak zorunda kaldı..

Sayın Rektörün bu türlü usulsüz yaptırımları sonucu Eğitim Fakültesinin durumu da yönetim açısından iyi değil. Bir yıldan fazladır ki, Rektör aynı zamanda Dekan görevine de kendisi vekalet etmektedir. Yapılan baskılardan dolayı Fakültede neredeyse profesör kalmamıştır. Fakültede kalan iki profesör ise kendilerine yakın olmadıkları için bunlardan yararlanılmıyor.”


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us twitterTwitter
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
 

Diğer Osman Yıldız Yazıları
 
Tüm Cumhuriyet Üniversitesi Haberleri Için Tiklayiniz.
 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ GERİLEMEYE DEVAM EDİYOR!
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ ARAÇSIZ KALDI!..
AHAT TÜRKMENOĞLU SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF.DR. İLYAS DÖKMETAŞ'A VERDİ VERİŞTİRDİ...
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ SİVAS'IN GERİLEMESİNİNDE ÖNEMLİ PAY SAHİBİ Mİ OLMUŞ ?
C.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünün Alkollü Gezisi
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
© Copyright Gazi SOFT Haber Yazılimı V1.0.5
Her hakki saklıdır.
Bu Site haber scripti Sistemi kullanilarak Gazi Soft Tarafindan Hazirlanmistir.