Egemen Gazetesi Gerçeklerin Sesi
ÖNEMLİ BİR BİLİM ADAMI SİVAS’T
Asil, nezaketli, alçak gönüllü, bir kişiliğe, duruşa sahip olan, Sivas’ta önemli
SOYBAYRAKTAR’IN ACI GÜN܅
Sivas Sağlık Müdürlüğü Basın Birimi Sorumlusu, İnternet Gazeteciler Derneği (İGD
BAŞSAĞLIĞI DİLERİZ...
İnternet Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu’nun Başsağlığı mesajı...
Sivas'ta "ByLock"çu iş adamlar
Sivas'ta Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yöneli
Sıra kamudaki kripto FETÖ'cüle
FETÖ'nün devlet içindeki yapılanmasına yönelik yürütülen operasyonlar devam eder
İKİ ŞEHİT BİR ADEM YAVUZ!

İKİ ŞEHİT BİR ADEM YAVUZ!

  Bu yazı 14 KASIM 2011, Pazartesi 09:32:27 eklenmiştir. 5075 kez okunmuştur.
Yazar : Kürşat TECEL
Adının yaşatıldığı birçok sokak, birçok çeşme, birçok park-bahçe vardır, lakin kaderiyle mütevellit olanı sanırım Bizim YİBO olmuştur.


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

Bayramdan sonra haberim oldu.

Benim de hayatımda çok önemli bir yeri olan, Hafik Adem Yavuz Yatılı İlköğretim Bölge Okulu Hayvan Pazarı olmuş!

Ne diyelim? Vatana, Millete hayırlı uğurlu olsun…

Adem Yavuz’u bu memlekette kim bilir ki, kim tanır?

Eski tüfek gazeteciler, birde Hafik YİBO mezunları…

Kıbrıs Stratejik Araştırmaları Dergisi’ne yazdığım “Haber Gazetesi’nin Penceresinden Kıbrıs Barış Harekâtı”  başlıklı makalemin araştırma ve hazırlanma aşamasının birçok yerinde adına defalarca rastladığım bu kahraman gazetecinin iç burkan hikâyesi aynı zamanda çalışmamın her safhasında aklıma hep YİBO’yu getirdi.

Adem Yavuz Hafikliydi, okula da onun adı verilmişti.

Adem Yavuz’un trajik bir sonu vardı.

Adının yaşatıldığı birçok sokak, birçok çeşme, birçok park-bahçe vardır, lakin kaderiyle mütevellit olanı sanırım Bizim YİBO olmuştur.

Hafik Adem Yavuz YİBO-Namı diğer Yatılı  İ.Ö. Bölge Okulu; yüzlerce-binlerce çocuğun/gencin umudunun sığındığı yerdi.

İmkânsızlık içerisinde ki babaların, daha da önemlisi anaların, evlatlarını teslim ettiği, devletin asil bağrı, emin elleriydi.

Her şeyden önemlisi kimsesizlerin sokağa atılmaktan kurtulduğu, sıcak aş’a, iki dilim ekmeğe, ayakkabıya,  pantolona, kazağa, gömleğe kavuştuğu yerdi.

En küçüğünden en büyüğüne kadar, bütün yatılı öğrencilerin kaderine binaen “Askeri” bir hiyerarşi vardı okulda, Küçük olan erken kalkar, erken soyunurdu mutlak olan “toplamın” gündelik ihtiyaçlarına.

Bu yönüne mazur, birazda sıkıntılıydı.

Okulun Eğitim Binası, Erkek Yatılı Binası, Kız Yatılı Binası vardı. İki apartmandan iştirak lojmanı,  top sahası, çamlığı, oyun bahçesi vardı.

Yanında mezarlık, harabe halinde ki tarihi gıda deposu ve şehitlik vardı…

Kimisi ilkokul 1. Sınıfta gelirdi YİBO’ya, kimisi 3’te, kimisi 5’ten sonra. Ne zaman gelmiş olursa olsun Adem Yavuz, en unutulmaz hatıraların yaşandığı yerdi.

Hasretin, Vuslatın, Korkunun, Cesaretin bire bir yaşandığı yerdi.

Hayatın çetrefilli yokuşlarının çocuk bünyelerinde en alasının yaşandığı yerdi.

 

...

 

Her şeye rağmen Hafik’in, Zara’nın, İmranlı’nın, Suşehri’nin Şarkışla’nın, Altınyayla’nın ve Sivas Merkez Köylerinin çocuklarının devlet kapısıydı.

Adem Yavuz, ilçe yatılı okulu değildi, Adem Yavuz, il yatılı okulu da değildi, Adem yavuz çok az okula has bir yücelikte “Ulusal” bir yatılı okuldu.

Çünkü…

Tunceli’nin Mazgirt ilçesinden de gelen vardı, Erzincan’dan da.

Çocuklar sadece şubat tatilinde tel örgülerin dışına çıkabilirdi, evlerine gidebilir, sevdikleriyle hasret giderebilirdi.

Tuncelililer ulaşım zor olduğu için gidemezdi. Az sayıda durumu çok kötü olan ailelerin çocukları ve kimsesizler de köylerine gidemezdi.

Bundan dolayıdır ki kalanlar büyük bir İsyan başlatır ve tatil sonu, okul büyük bir yağmadan çıkmış gibi yeniden dizayn edilirdi.

Okulda az sayıda da olsa, ilköğretim yaşının oldukça üzerinde öğrencilerde olurdu, iş gücünü artırmak ve tempoyu yükseltmek için görevlendirilmiş asker de…

Aşçısı, müstahdemi, şoförü, memuru, öğretmeni birçok insanın nafakasını temin ettiği yerdi.

Adem Yavuz’a yolu düşen herkesin mutlaka hayatının en önemli hatırlarından kesitler vardır.

Ben o zamanın ifadesiyle ortaokul ikide katıldım YİBO ailesine.

Tam olarak katılmışta sayılmam, çünkü  “Gündüzlüydüm”

Gündüzlü’nün en kestirme izahı okulun yatılı bölümünde gecelemeyen, yemekhanesinde yemeyen ve hamamında banyo etmeyendir ki, biz de o bahtiyarlığı yaşamaktan maruzduk!

Büyük bir hevesle okulun yemek hanesinden iki kere yemek yiyebildim. Birisinde babam Sivas’a gitmişti, diğerinde de okul nöbetçisiydim yakalandım, tabii Babama.

Babam bu konuda çok katıydı.” Memleketin evlatlarının yemeğine ortak olamazdık” okulun iaşesi öğrenci sayısına göre geliyordu, doğrusu iaşe de biraz kıttı.

Zaten öğrenciler de doğru dürüst doymazdı...

Türk tarihinde yiğitler gösterdikleri kahramanlıklarla yücelirdi, YİBO’da da bu gelenek devam ettirilirdi yani Okulda erkekliğin arenası “ekmek çalma” yarışıydı.

Aslında erkekliğin yaşının olmadığını ben o zaman öğrendim, çünkü Adem Yavuz’da 1. Sınıftan, 8. Sınıfın sonuna kadar, bu konuda başarılı yiğitler vardı…

 

 

YİBO cumartesileri ( etütleri saymazsak) tam anlamıyla muhteşemdi.

Günün büyük kısmını top oynayarak geçirir, sınıf maçları yapardık.

Kesintisiz maçlarımıza yemek saatlerinde ve yemekhanede topluca izlediğimiz tarihi filmlerde ara verirdik.

Fatihin Fedaisi Kara Murat, Estergon Kalesi, Battal Gazi…

O zamanlar maçlar gündüz oynanırdı ve maçları da sadece TRT verirdi, özel kanallar yayında değildi henüz.

Okul olarak maçları yemekhanede topluca izlerdik, Galatasaray’ın çıkışa geçtiği yıllardı.

Çıkışa da geçse Rıdvanlı Fenerbahçe’ye karşı tutunamazdı, Fenerbahçe de MAF’lı ( Metin Ali Feyyazlı) Beşiktaş’a karşı koyamazdı.

Galatasaray’ın Nöşetel’i rövanşta 4-0 yendiği maçı da topluca izledik, Beşiktaş’ın Şampiyonluk maçını da… Mesele Milli maç olunca Fenerlisi, Beşiktaşlısı, Tuncelilisi, Zaralısı en az Galatasaraylılar kadar Galatasaraylıydı YİBODA.

 

 

Okulun etrafına ağaçlar diktik… Babamla birlikte…

İlköğretim öğretmeni babam Ali Tecel, aynı zamanda Tarım Dersi’nin de öğretmeniydi. Okulda tarım dersi en ağırlıklı derslerden birisiydi. Çünkü okulun mevcudiyetini köylü çocukları oluşturuyordu.

Biz topu topu iki sene kaldık Adem Yavuz’da.

Nihat Devrim, Ömer Kasapoğlu, Suzan Kekül, Suzan Şeyhoğlu, Mehmet Kaya, Orhat Karataş aklıma ilk gelen isimler.

 Tabi birde okulun müdürü vardı; Hamdi Demirel… Futbol hastası, argo tabirle futbol manyağı  (Wordün dil bilgisi imla hatırlatması da Argo veya Kaba sözcük diye uyarıyor ama geç kaldı J)

Hamdi Hoca beni beğenmezdi, ama iyi oynardım, Hamdi Hoca’da iyi oynardı ama ben de ondan iyi oynadığımı düşünürdüm.

Ben küçüktüm, cılızdım, bu günün Galatasaraylı Servetin ebadında arkadaşlarımızdan kuruluydu takım.

Hamdi Hocam benim oynayabileceğimi tahmin edememişti ilk maçta, ben babamın torpiliyle oynayabilmiştim, sonra kendimi kanıtladım ve takım kurarken de söz sahibi olmayı başardım…

Yukarıda öğretmenlerimiz arasında ismini zikretmediğim biri daha var, çünkü benim hayatımda  oldukça önemli bir yere sahip!

İsmail İrez … Fen Bilgisi öğretmeni…Genç ve heybetli birisi!

Zaten okul bir İsmail İrez’den tırsardı, bir de Kasapoğlu’ndan. Kasapoğlu’da harbi kasaptı…

Kulakları çınlasın, İsmail İrez benim futbol hayatımı bitiren adamdı! Şimdi nerededir bilmem.

8/A sınıfının etüt hocasıydı, etütte sınıfta yok sandığım için İsmail Çerez dedim ve hayatım, kaderim değişti J

Ayakkabıcı tanıdığı mı varmış, ayakkabıcılık mı yaparlarmış ne, babam bana krampon sipariş etmişti kendilerinden, o çocukça şımarıklığımdan dolayı almadı kramponu…

Sivas’a taşındığımızda birkaç ay amatör olarak Hafik Sporda oynadım ve bıraktım futbolu…

YİBO’dan sonra Sivas’ta okudum Kongre Lisesi’nde.

 Biz taşındıktan kısa süre sonra Suzan Kekül’ün eşi Saygıdeğer Ahmet Kekül ebediyete intikal etmiş.

2003 yılı, 2 Haziran tarihinde de tanıdığım en büyük vatansever, en büyük idealist en fedakâr baba olan Kıymetli Babam Cennetmekân Ali Tecel Tanrının “Gel buyruğuna” ram oldu.

 

 

Benim bu gün Hafik Adem Yavuz Yatılı İlköğretim okulunda olan hatıralarımın menşe-i çocukluğumda orada geçirdiğim iki yıldan mülhemdir.

Hayata gerçek manası ile gözünü orada açmış yüzlerce, binlerce insanımız mevcuttur.

 Hafik Belediye Başkanı’na ve Kaymakam Bey’e buradan sesleniyorum, feryadımızı duymalarını istirham ediyorum.

YİBO iki sebepten dolayı çok önemlidir, birincisi adıyla maruf köklü ve şerefli bir maziye sahiptir, ikincisi orada binlerce insanın hatırları emekleri vardır.

Belli ki o koca çınar yorulmuş, depreme ve diğer tabii afetlere dayanamaz hale gelmiş, kullanılamıyor olması anlaşılır bir sonuç da, O müthiş hatıralarımızın celeplerin ayakları altında inlemesi vicdanımızı kanatmaktadır.

Birçok bürokrat, siyasetçi, avukat, doktor, mühendis, memur, muhtar, çiftçi yetiştiren bu şanlı tarihe hiç mi sahip çıkan yok?

 Buradan konu ile alakalı yetkililere seslenmek istiyorum; Hayvan ticaretine/borsasına uygun başka bir yer bulmak mümkün olmadı mı?

Adem Yavuz YİBO’yı  ismine ve misyonuna yakışır bir hale getirmek, hiç olmazsa Sivas’ın ve Hafik’in ortaklaşa kullandığı, yanıbaşından geçen yolcuların durup dinleneceği, bir tas su içebileceği bir mesire alanı yapmak mümkün değil midir?

 

 

 

 


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us twitterTwitter
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!
SELAMİ ÇOLAK
YÜREĞİNİZE SAĞLIK
DEĞERLİ KARDEŞİM YİBO'YU İYİ ANALİZ ETMİŞSİNİZ BURADA SORGULANMASI GEREKEN MİLLİ EĞİTİM İLÇE MÜDÜDRLÜĞÜ VE HAMDİ DEMİREL VE NİHAT DEVRİM DENİLEN (ÖĞRETMEN DEMİYORUM) KİŞİLERİN O OKULUN İSMİNE YAKIŞMAYAN KENDİ NEFSİ HEVESLERİ VE EGOLARINI TATMİN ETMEKTEN BAŞKACA BİR HEDEFİ OLMAYAN KİŞİLERİN GÖREV YAPMALARIDIR. İNŞAALLAH ONLARDA ETTİKLERİNİ ÇEKECEKLERDİR. 1976-1983 YILLARINDA GÖREV YAPAN ÖĞRETMENLERİM NİYAZİ KELKİT-SUZAN ŞEYHOĞLU- SUZAN KEKÜL-İSMAİL İREZ-H.İBRAHİM KIRCA- ÖMER KASAPOĞLU-HİKMET KARAKÖSE'YE SAYGILARIMI SUNUYOR ELLERİNDEN ÖPÜYORUM
salim sülük
HAYYİBO
KÜRSAT BEY ALLAH RAZI OLSUN TEKRAR TEKRAR OKUYORUM SIZ ISTANBULDAMISINIZ AYDIGINIZ HOCALARIN HEPSINI TANIRIM VE ONLARDA OKUDUM HELE OMER KASAPOĞLUNUN BAYRAK HASSASIYETINI HIC UNUTMAM ISTIKLAL MARSINDA BAYRAK ACILINCA ozenle actırı yare değdırmezdi allah razı olsun kı ıyıde yapmış allah bayraksuzları bayrağı anlamayı nasıp etsın
idris erdem
hiç unutulmayacak yıllar
kürşat tecel bey yazdıklarınız çok doğrudur ismail irezile o lafı ancak bir gündüzlü söyleyebilirdi benim okul hayatım boyunca nefret ettiğim tek öğretmen bu arada seninle sınıf arkadaşıyız 8 a mehmet kaya seninle bol bol siyaset tartışırdık yazılarını beğenerek okuyorum son olarak diyorum ki, söz konusu vatansa gerisi teferuattır
idris erdem
hiç unutulmayacak yıllar
kürşat tecel bey yazdıklarınız çok doğrudur ismail irezile o lafı ancak bir gündüzlü söyleyebilirdi benim okul hayatım boyunca nefret ettiğim tek öğretmen bu arada seninle sınıf arkadaşıyız 8 a mehmet kaya seninle bol bol siyaset tartışırdık yazılarını beğenerek okuyorum son olarak diyorum ki, söz konusu vatansa gerisi teferuattır
hasan yıldz zaradan
özledim ogünleri ardasları hemde çok
bendde 85 86 mezunuyum ismai irez hem mudür mavini fen vesınıf hocamızdı cok disinlınlıydi çok korkarkdık ama bize çok nasihatetti bagırdı resmen bize oyasda askerlik yaptırdı zopa attı yinede insan ozluyor yorumunu gorunce aklıma boyle geldi guzel okulumuzu ozluyorum hocalrımıda
SALİM SÜLÜK
NE GÜZEL ANLATMIŞSINIZ
VALL KAÇ SENE SONRA BENI OKADAR DUYGULANDIRDINIZ Kİ ALLAH RAZI OLSUN BEN SUZAN KEKÜLDE OKUDUM HEPSININ DÖNEMINDE VARDIM KENDIM GEVRELİYİM ŞU AN İSTANBULDAYIM AMA BUINSANLARA ULAŞMAK ISTIYORUM NASIL BULURUM
Şadi ERCAN
Hey Gidi Günler
Eskiye dair birşey bulabilirmiyim diye ararken yazınıza rastladım. ağzınıza sağlık. Aynı dönemleri yaşamışız ve bir daha o duyguları yaşatacak bir okul yok. Gerçi GÖL tarafına yenisini yaptılar ama çok ruhsuz duruyor. Eski dostlara selamlar...
Durmuş DEVRİM
Merhabalar
KÜrşat bey beni tanıdınızmı bilmem ama sanırım ben Hafikten ayrıldıktan sonra gelmiştiniz siz Hatta Ali Amcayla babamın eskiye dayanan bir arkadaşlığı var diye biliyorum. "Hayvan Pazarı" Tabelasını ben sık sık görüyorum ve çok acı geliyor benim ve bütün çocukluk,okul,sınıf arkadaşlarımın büyüdüğü yer dilerim ilgililer bu konuda gerekli hassasiyeti gösterirler.selamlar (Bu arada Mehmet Şahin arkadaşım yorum yazmış sanırım sınıf arkadaşım kendisi görüşmek isterim)
Mehmet ŞAHİN
Eski Anılar
Kürşat Kardeşim Ağzına Kalemine sağlık ben 1985 mezunuyum. Bu hocaların hepsininde öğrencisiydim. Yazını Okurken adeta o yıllara gittim aynı olayları yaşadım.sen den farkım ben yatılı okudum sen ise gündüzlü okumuşsun. Ben hele hele o sınıf maçlarını hiç unutamıyorum.


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
 

Diğer Kürşat TECEL Yazıları
 
Tüm Cumhuriyet Üniversitesi Haberleri Için Tiklayiniz.
 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ GERİLEMEYE DEVAM EDİYOR!
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ ARAÇSIZ KALDI!..
AHAT TÜRKMENOĞLU SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF.DR. İLYAS DÖKMETAŞ'A VERDİ VERİŞTİRDİ...
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ SİVAS'IN GERİLEMESİNİNDE ÖNEMLİ PAY SAHİBİ Mİ OLMUŞ ?
C.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünün Alkollü Gezisi
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
© Copyright Gazi SOFT Haber Yazılimı V1.0.5
Her hakki saklıdır.
Bu Site haber scripti Sistemi kullanilarak Gazi Soft Tarafindan Hazirlanmistir.