Egemen Gazetesi Gerçeklerin Sesi
“ÜNİVERSİTEYİ, CEMAAT YURDU SA
CHP İl Başkanı Ulaş Karasu; “Üniversiteyi bir cemaat yurdu, bir tarikat yurdu sa
SANAT DÜŞMANI ÜNİVERSİTE YÖNET
Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığı tarafından d
ÜNİVERSİTE YÖNETİMİ ÖĞRENCİ AR
Birçok olumsuz, hukuksuz, kötü, kayırmacı uygulama, skandallarla ve yaşattığı pe
"NE MUTLU !!!! BİZE" KARS'DAN
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi "KARS'DAN EDİRNE'YE" HERKESİN DİLİNDE ! Eğitim-İş’
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ SONDAN
Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Enformatik Enstitüsü bünyesinde yer alan "UR
'...RECEP PALAVRACI VE BASKICI...'

'...RECEP PALAVRACI VE BASKICI...'

  Bu haber 22 KASIM 2011, SALI 10:36:29 eklenmistir.
'...RECEP PALAVRACI VE BASKICI...' CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin konuları değerlendiriyor...

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin konuları değerlendiriyor...

İşte konuşmasından satırbaşları;

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dersim” ile ilgili sözlerine yanıt verdi.

“Sayın Başbakan Dersim’i sömürü aracı yapma, eğer dediklerinde samimiysen, her türlü imkan, her türlü yetki senin elinde, Başbakansın, ne gerekiyorsa yap, hesap mı soracaksın, sormazsan namertsin” diye seslenen CHP Genel Başkanı, “Kısacası kendi kişisel tarihinden utanç duyan bir Başbakan dönüp CHP’ye tarihinle yüzleş diyor. Yüzleştik. Şanımız şerefimiz arttı. Dersim’den de Dersimliden de sana ekmek yok. Başka kapıya Sayın Başbakan, başka kapıya” dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun hedefinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan vardı. Başbakan’ın Dersim ve CHP’ye yönelik sözlerine tepki gösteren CHP Genel Başkanı, Başbakan’ı eleştiri yağmuruna tuttu.

 

-“BİZİM MÜFLİS BAŞBAKAN”-

“Sorunları çözüm üretmesi gereken Başbakan içine düştüğü acizliğin, beceriksizliğin gözlerden kaçırılması çabası içinde” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:
“Müflis tüccar eski defterleri karıştırır. Bizim müflis Başbakan’da hiç vazife olmadığı halde tarihi karıştırıyor. Birazcık tarih bilse gerçekten gam yemeyeceğim. Kendi 50 yıllık geçmişini kirli bir gömlek gibi sırtından çıkarıp atan Başbakan, CHP’ye diyor ki, ‘tarihinle yüzleş’. O çıraklık dönemimdi bu kalfalık dönemimdi, diyerek iktidarın 9 yılını bile inkar eden adam CHP’ye dönüp 'tarihinle yüzleş' diyor. Kısacası kendi kişisel tarihinden utanç duyan bir Başbakan dönüp CHP’ye tarihinle yüzleş diyor. Yüzleştik. Şanımız şerefimiz arttı.”

-BAŞBAKAN’I SERT SÖZLERLE ELEŞTİRDİ-

“O onursuzluğu yapan egemen güçleri karşısında benim işimi bitirmeyin, beni deliğe süpürmeyin, beni kullanın diyen bir onursuzluk CHP tarihinde yoktur. Olmamıştır da” diye konuşan Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“CHP’nin tarihinde Türk askerinin başına çuval geçirtilirken sessiz kalmak gibi bir olumsuzlukta yoktur. CHP’nin tarihinde 7 düvele kafa tutarak bir milletin namusunu bağımsızlığını söke söke alma mücadelesi vardır. Kuvayi Milliye vardır. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir vardır. Senin tarihin ise İngiliz muhitlerine dayanıyor. Amerikan mandacılarına dayanıyor. Sen dün de mandacıydın bugün de taşeronsun.

Buradan sesleniyorum. Kendine gel Başbakan. Ne zaman pusulan şaşsa CHP’nin tarihi ile ilgileniyorsun, CHP’nin geçmişine saldırıyorsun. Senin başka işin yok mu, senin başka hesabın yok mu, senin tarihinle ne alıp veremediğin var, sen hangi rövanşın peşindesin, sen hangi intikamın peşindesin. Aslında ben bunu çok iyi biliyorum, Sen Mustafa Kemal’a ulaşmak ve onu eleştirmek istiyorsun. Senin düşünceni biliyorum ben.
Senin hedefin Atatürk ile hesaplaşmak. Senin hedefin Cumhuriyeti tasfiye etmek.”
Kılıçdaroğlu’nun sözlerine salonda bulunan ziyaretçiler de “Yuh” sesleriyle karşılık verdi.

-“BAŞBAKAN BENİM ÜZERİMDEN BÖLÜCÜLÜK YAPIYOR”-

Geçmişte yaşanmış acıların, dertlerin, ızdırapların, doğruların ve yanlışların öğrettiği bir şey olduğunu ifade eden CHP Genel Başkanı, “Bu vatan değerlidir. Bu bayrak değerlidir. Tarih bu değerlerin değerini bilenler içindir” dedi.
“Tarihi geçmişte kalmış sorunları günümüze taşımanın aracı olarak kullanmaya çalışanlar ya gaflet ya da delalet içindedir” diyen Kılıçdaroğlu, “Ya da bu değerlerle görülecek hesapları vardır. Hatırlatmak isterim Cumhuriyet bu milletin yeniden mayalanma projesidir. Bu maya tutmuştur. Yaraları kaşıyarak zor dönemlerin, sancılı dönemlerin sorunlarını bugüne taşımaya çalışanlar ne yaparlarsa yapsınlar geriye dönüş olmayacaktır” dedi. "Başbakan benim üzerimden bölücülük yapıyor” diye seslenen Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:

“Israrlı bir şekilde bu nezaketsizle bu edepsizliğe iştirak etmemi istiyor. Bu öyle bir fitneye cevap vermek o fitneye alet olmak anlamına geliyor. Ben sustukça Başbakan zıvanadan çıkıyor. Evet ben Dersimli bir ailenin çocuğuyum. Bu Ulusun çocuğum, bu ülkenin çocuğuyum, 3 tane pırlanta evlat yetiştirdim bu ülke için. Gönüllerinde Kuvayi Milliye ve Mustafa Kemal var. Dersimliyim şimdi de CHP’nin Genel Başkanıyım. Onur duyuyorum, gurur duyuyorum. Yarın da inşallah Allah nasip ederse Başbakan olacağım.”

Kılıçdaroğlu’nun sözlerinin ayakta alkışlanması da dikkat çekti.

-BAŞBAKAN İLE İLGİLİ ŞOK İDDİA-

Başbakan’ı sert sözlerle eleştiren CHP Genel Başkanı, “Bu ülkenin Başbakanı’nın zihin haritası Ermeni diasporasının zihin haritası ile aynıdır” dedi. Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:
“Türkiye Cumhuriyetinin büyüklüğü işte budur. Ama kafasında fındık kadar beyin taşıyanlar bunun değerini bilemez. 7’den 70’e bütün Dersim halkının demokratik laik cumhuriyetimizle hiçbir sorunu yoktur. Hiçbir Dersimli Sayın Başbakan gibi bu ülkenin birliği ile rövanş peşinde değildir. Bu ülkenin Başbakanı’nın zihin haritası Ermeni diasporasının zihin haritası ile aynıdır.

Birlik ve beraberliğe en çok muhtaç olduğumuz dönemi yaşıyoruz. Birlik ve beraberliği korumakla sorumlu olan Başbakan ucuz hesaplar üzerine çaba harcıyor, toplumda yeni bölünmeler yeni fay hatları yaratmaya çalışıyor. Başbakan kamplaşmalar yaratarak çıkar sağlamayı düşünüyor. Öyle bir gözü dönmüş ki bu Başbakan yakın bir gelecekte bu millete Ermeni soykırımı iddialarını da dayatırsa hiç şaşırmam.”

-BAŞBAKAN’A SESLENDİ-

Başbakan’a seslenen CHP Genel Başkanı, şöyle dedi:
“Buradan açıkça söylüyorum. Sayın Başbakan Dersimi sömürü aracı yapma eğer dediklerinde samimiysen her türlü imkan her türlü yetki senin elinde, başbakansın ne gerekiyorsa yap, hesap mı soracaksın, sormazsan namertsin. Kimi kime şikayet ediyorsun sen. Dersim’de acı çekenlerin sözcülüğünü yapmak sana kalmadı. Dersimli bunu kendisine hakaret sayar. Çünkü sen ikiyüzlülük yapıyorsun. İkiyüzlüğü Dersimlinin anlamadığını mı sanıyorsun. Sayın Başbakan’a bir tavsiyem var. Kendine birazcık saygın varsa bu milletin birliğine biraz değer veriyorsan bulunduğun makamamın sorumluluğuna birazcık sahipsen bu kışkıştırkıcı ve bölücü üslubundan vazgeç. Görüyorsun ki Dersim’den de dersimliden de sana ekmek yok. Başka kapıya Sayın Başbakan, başka kapıya."
“Bir kişinin tek adamlık hırsı demokrasi tecrübemizin önüne geçmiştir, hukukun önüne geçmiştir” diyen Kılıçdaroğlu, “Anayasal kurumlar siyasallaşmıştır. İktidar partisiyle organik bir bütünlük içine sokulmuştur. Hukuk siyasallaşmıştır” şeklinde konuştu.


KADINA ŞİDDET

Onlar şiddetin kurbanı olmak istemiyorlar. Onlar Mustafa Kemal'in Türkiye'sinde özgür bir birey olmak istiyorlar. Kadın erkek eşitliğini istiyorlar. Biz kadın erkek eşitliği dediğimiz zaman, Sayın Başbakan, 'Ne eşitliğinden bahsediyorsunuz' demiş. Hayır diyecek olan sizlersiniz. Kadın için bu toplumda özgür bir alan yaratmak zorundayız. Toplumun yarısını baskı altına almak ve şiddet uygulamak bize yakışır mı? CHP tüm kadınların evidir ve evi olmak durumundadır.

Özellikle son yıllarda kadına yönelik şiddette yüzde bin 400'lük artış olmuştur. Bunun toplumsal olarak sorgulanması lazım. Bu yapıyı Türkiye kaldıramaz. Her gün gazetelerde bu haberlerle karşılaşıyoruz. Kadını korumalıyız. Yasal güvenceliğe almalıyız.

Yeri geldiği zaman derler ki, Cennet anaların ayağı altındadır. O zaman sormak lazım. Bu şiddetin sebebi ne?

BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ - İZMİR BİZİMDİR BİZİM KALACAK

Bu sabah aldığım ilk telefon İzmir Belediyesi'ne yapılan baskınla ilgili. Şunun altını çiziyorum. Eğer temiz belediye aranacak ve örnek gösterilecekse, o da İzmir Anakent Belediyesidir. Baskıyla İzmir'i nasıl elegeçirebiliriz?

Eğer kadınlar söylüyorsa baskılar bizi yıldıramaz diye. Hiç kimse bizi yıldıramaz. Şuanda 52 tane vergi müfettiği belediyenin hesaplarını inceliyor. 20'ye yakın bilirkişi İzmir'e karabasan gibi çökmüş. Hesap vermekten kokrmayız ama baskıya asla izin vermeyiz.

İzmir üzerinde oynlar oynanaıyor. Her İzmirli'nin bunu bilmesini isterim. Sizin seçtiğiniz belediyeye baskı uyguluyorlar. Bilgi istiyorsanız her türlü bilgi verilir. Sabahın 06:00'sında belediyeye baskın yapacaksınız. Bu anlayış nedir? Bu çağdışı kafa hangi anlayıştadır? Baskılar daha gelecek ama her baskı bizi daha da bileyecektir.

Herşeyi yakından takip ediyoruz. Bir Genel Başkan Yardımcımız İzmir'e gittiler. O savcının nereden ve hangi gerekçeyle oraya getirildiğini de çok iyi biliyoruz. Gün gelecek devran dönecek. Birileri bunun hesabını verecek.

 


VAN DEPREMİ

Türkiye'nin pek çok sorunu var. Bir deprem acısı yaşadık. Erciş ve Van'da insanlarımız binaların altında kalarak hayatlarını kaybettiler. Beni sevindiren bir olay var. Biz tasada ve kıvançta beraber olduğumuzu bu acı dolayısıyla gösterdik. Tüm Türkiye'nin kalbi Erciş ve Van için attı. Birileri bölmek istedi ama Türkiye Van'a kilitlendi.

Olayın hemen ertesinde, hiç kimse yokken iki tane CHP Merkez Yönetim Kurulu üyesi, Genel Başkan Yardımcısı Erciş ve Van'daydı. CHP ne yaptı diyorlar? CHP'li belediyeler tek yürek çalıştı. Kadın kollarımız gitti. Türkiye'nin her tarafından yardımlar geldi. Ama CHP olarak bizler ayrı depo oluşturduk. Hiç bir kargaşa çıkmadı.

Sayın Cumhurbaşkanı'nın gidip kaldığı çadırı Kartal Belediyemiz kurdu. Biz deprem olayına gerçekten yüreğimizi koyduk. İlk arama kurtarma ekibini özel uçakla gönderen İzmir Anakent Belediyesidir. 55 kişiyle oraya gitmiştir. Biz bunların reklamını yapmıyoruz. Neden? Bizim yüreğimizde insan sevgisi var.

Deprem olmuş, insanlar enkaz altında pek çok yerden acil arama kurtarma ekipleri gönderelim. Bizim hükümet diyorki, Kendi potansiyelimizi görelim, göndermeyin. Bunu söyleyen kişi de Küstebek namına maruz olan bir bakanımız. O arama kurtarma ekiplerini bekletip, o insanları enkaz altında bırakan bakana, sorumlu sizsiniz deme hakkımız yok mu? Bunlar için hayatın önemi yoktur, depremzede ölmüş enkaz altında, hiç önemi yok. Onların derdi rant. Başka dertleri yok.

Japonya'da deprem oluyor. İmardan Sorumlu bir bakan şöyle diyor, 'Ben depremzedeler için herşeyi yapmaya hazırdım. Ancak felaket zedelerin kalbini kırdığım için görevi bırakıyorum'... Srf kalbini kırdığı için... Bizde bırakın kalp kırmayı... Enkazın altında kalıyor... Ölüme terk ediyorsunuz ama çivilenmiş gibi koltuğunuzda oturuyorsunuz.

KİM PALAVRACI?

Burada ben bir çağrı yapmıştım. Yine ayakları yerden kesildiği zaman bizim CHP'li belediyeleri suçlamıştı. CHP'li belediyeler aracılığıyla PKK'ya para aktarılıyor demişti. Açıkladı mı? Kim palavracı şimdi? Açıklamazsan gensoru vereceğiz dedim. Gensoru verdik. Şimdi sesleniyorum Başbakan'a, o gensoru görüşülürken gel de söyle bakalım hangi belediye o CHP'li belediye. Eğer söylemezsen sen palavracı Recep'sin kusura bakma.

 


BEDELLİYİ REFERANDUMA GÖTÜRELİM

Biz kolay askerlik konusunda bir şey söyledik seçim meydanlarında. Durumu iyi olan ailelerden para alınacaktı. Bizim bu önerimize Recep Tayyip Erdoğan, fakir çocukları var nasıl bedel ödeyecekler dedi. Ardından da ben Tayyip Erdoğan olarak böyle bir sorumluluğun altına giremem. Parası olan var olmayan var. Seçimden sonra referanduma götürürz. Şimdi açıklandı 30 bin TL galiba. Parası olmayan askere gidecek. Parası olan bastırıp parayı kurtulacak. Garibanın çocuğu askere, varlıklının çocuğu 30 bin karşılığında al teskere. Adam gibi adamsan, palavracı değilsen, doğru konuşuyorsan, bu yasayı referanduma götürelim. Milletin iradesine gidelim. Millet evet diyorsa sorun yok.

Referanduma götürebilir mi? Eğer referanduma götürmezsen senin ünvanın palavracı Recep'tir. Kusura bakma.

SİLİVRİ TOPLAMA KAMPI

Ben Silivri toplama kampı deyince Recep Tayyip Erdoğan kızmış, 'Vay efendim Kılıçdaroğlu'nun dedeleri bunu iyi bilir'... iyi biliyorum ki toplama kampı diyorum.

Az önce Van depremi ile ilgili bakanların tutarsızlığını açıkladı. Silivri toplama kampında da eski bir bürokrat. Eski değil aslında fiilen çalışan bir bürokrat. Sayın Koznoğlu arandığını duyunca yurt dışından gelmiş. Tutuklamışlar. Yaşamını yitirdi bu toplama kampında. Oraya gittiğimde Sayın Haberal dedi ki, buranın revirinde bir steteskop var bir de tansiyon ölçme aleti var. Başka da bir şey yok. Ama bunlar herşey var, tam donanımlı hatta uçak ambulans bile var dediler.

Kozinoğlu fenalaşıyor ve hastaneye ulaşıncaya kadar yaşamını yitiyor. Adalet Bakanlığı ile Sağlık Bakanlıüını açıklamalarını yan yana getirdik. 112 saat kaçta arandı? Adalet Bakanlığı, 18:18 diyor... Sağlık bakanlığı 18:32... Ambulans hastaneye saat kaçta ulaştı? Adalet bkanalığı 19:15 diyor... Sağlık Bakanlığı ise, 19:30'da diyor...

Siz hiç yalaka medyanın bu olayın üzerine gittiğini duydunuz mu? Halkımızın ağır sorunlar altında ezildiği bir süreçteyiz. Yakın çevremizde derinleşen krizlerin insanımızı endişeye sürüklediği bir dönemdeyiz. Kaygıları gidermesi gereken bir Başbakan, içine düştüğü acizliği gözlerden kaçırma çabasında.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bildiri açıklayan milletvekillerine, “Parti içi rekabet adına göz göre göre partiye zarar vermek halka yapılmış en büyük ihanettir. Herkes aklını başına alacak. Birilerinin parti disiplini dışında yok basın toplantısı, yok bilmem şu bu, izin vermeyeceğim bundan sonra” diyerek sert çıktı.

-“CHP HER TÜRLÜ DÜŞÜNCENİN ÖZGÜRCE TARTIŞILDIĞI PARTİDİR”-

Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün sözlerine karşı 9 milletvekilinin bildiri açıklamasıyla başlayan tartışmaya yanıt verdi. “Birbirimizi kırıp dökmek gibi lüksümüz yoktur” diye seslenen CHP Genel Başkanı, şöyle dedi:

"Bizim partimizde her zaman parti için demokrasi işleyecektir. Bizim partililerimiz düşüncelerini özgürce dile getirecektir. Çünkü biz özgüveni olan bir siyasal partiyiz. CHP her türlü düşüncenin özgürce tartışıldığı bir partidir. Kemal Kılıçdaroğlu’nu, Recep Tayyip Erdoğan’dan farklı kılan budur. CHP farklı fikirlerden korkmaz.

Bu kadar köklü parti her türlü düşünceyle yüzleşecek cesaret ve özgüvendedir. Özgüvenimiz vardır, cesaretimiz vardır, her türlü düşünceyi cesaretle tartışırız. Biz iktidara yürüyen bir partiyiz. İçimizdeki farklı seslere izin vermezsek, o zaman şu soruyu sormayacak mı bizim partililerimiz, siz Türkiye’yi nasıl yöneteceksiniz. Çünkü Türkiye’de her düşünceden insan var. Her gruptan insan var, herkese eşit yakalaşacağız, kimseyi ötekileştirmeyeceğiz.”

-ELEŞTİRİLERE YANIT VERDİ-

İsim vermeden Aygün’ün sözlerine gönderme yapan Kılıçdaroğlu, “Katılalım veya katılmayalım, bir arkadaşımın sözlerinden ötürü CHP’nin ideolojik duruşuyla ilgili duruşlar çıkarmak CHP’ye saygısızlık” olacağını belirterek, “Birisi böyle konuştu diye yok zemin kaydı. Yok öyle bir şey. CHP’nin zemini Kuvayi Milliye’dir. Bunu bahane ederek birilerinin parti disiplini dışında yok basın toplantısı, yok bilmem şu bu, izin vermeyeceğim bundan sonra. Yok öyle bir şey” dedi.

Hiçbir partinin kapalı grup toplantısı yapmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

“Biz yaparız. Ama grup yönetmeliğine aykırı olarak öyle izin almadan basın toplantısı yapacağım, olmaz. Parti disiplini var. Parti içi farklı görüşler evet başımın üstüne. Biz kitle partisiyiz. Bu kitle partisi olarak Türkiye’yi yönetmeye talip olan bir partiyiz . Biz her yerde ve her zaman kendi ideolojimize inanıyoruz, onun arkasındayız. Gideceğimiz yol bellidir, çağdaş uygarlık, hedefimiz Mustafa Kemal koymuştur.”

-“HERKES AKLINI BAŞINA ALACAK”-

“Herkes aklını başına alacak” diye seslenen CHP Genel Başkanı, şöyle dedi:

“Parti içi tartışmaya evet, kapalı oturumda her arkadaşımız düşüncesini söyler. Özgürlüğe evet, herkes özgürdür, bizde baskı yok, bizde biat kültürü yok. Ama parti içi rekabet adına göz göre göre partiye zarar vermek halka yapılmış en büyük ihanettir. Herkes aklını başına alacak. Bu parti içinde hiç kimsenin halkın moralini bozmaya halkın gücünü kırmaya hakkı da yoktur, yetkisi de yoktur. Kimse kusura bakmasın ben buna izin vermem.

Ben düşüncelerimi açıkça söyleyen birisiyim, kimseyi kırmak dökmek istemem. Ama bana zarar verebilirsiniz ama hiç kimsenin CHP’ye zarar vermesine izin vermem. Dostça kardeşçe demokratik kurallar içinde kim seçilip gelmişse benim başımın tacıdır. Demokrasi de zaten budur. Genel Başkanınız olarak ben partimizi iktidara taşıyacağımıza kesinlikle inanıyorum.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a, bedelli askerlik konusunun referanduma götürülmesi için çağrıda bulunarak, "Adam gibi adamsan palavracı değilsen, doğru konuşuyorsan çıkacaksın, bu yasayı parlamento kabul ederse, senin milletvekillerin kabul ederse referanduma götürelim. Millet 'evet' diyorsa mesele yok. Götürmezsen senin unvanın bundan sonra palavracı Recep’tir" dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ”Kolay askerlik konusunda seçim meydanlarında bir şeyler söylemiştik” dedi.

-"PALAVRACI RECEP"-

Başbakan’ın da o dönemde bedelli askerlik ile ilgili dile getirdiği sözleri hatırlatan CHP Genel Başkanı, Başbakan tarafından açıklanan bedelli askerlik düzenlemesiyle ilgili şöyle dedi:

“Bastır parayı kurtul, garibanın çocuğu askere, varlıklının çocuğu 30 bin karşılığında al tezkere. Adam gibi adamsan palavracı değilsen, doğru konuşuyorsan çıkacaksın, bu yasayı parlamento kabul ederse, senin milletvekillerin kabul ederse referanduma götürelim. Millet 'evet' diyorsa mesele yok. Referanduma götürebilir mi, onun için diyorum, götürmezsen senin unvanın bundan sonra palavracı Recep’tir."

-İZMİR BELEDİYESİNE YAPILAN OPERASYON-

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yapılan operasyona da değinen Kılıçdaroğlu, “Şunun altını çiziyorum; eğer temiz belediye aranacak ve örnek gösterilecekse o, İzmir anakent belediyesidir" dedi. CHP Genel Başkanı, şöyle dedi:
“İzmir Belediyesi üzerindeki baskıları veriyorum. Şu anda 52 tane vergi müfettişi İzmir Büyükşehir’in hesaplarını denetliyor. 5 Sayıştay denetçisi, 2 mülkiye müfettişi, 20’ye yakın bilirkişi İzmir’e karabasan gibi çökmüş. Hesap vermekten korkmayız. Hesap vermeyi onurlu görev sayarız. Ama baskıya hayır ama yandaşlığa asla izin vermeyiz.”

-“BÜTÜN CHP’Lİ BELEDİYELERE BASKI VAR”-

İzmir üzerinde oyun oynandığına da dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “İzmir üzerinde oyunlar oynanıyor. Baskı uyguluyorlar belediyeye. Baskılar daha gelecek, her baskı bizi daha fazla bileyecektir. Bütün CHP’li belediyelerde baskı var” dedi.

Olayı yakından takip ettiklerini belirten Kılıçdaroğlu, “Oraya kimin görevlendirildiğini de çok iyi biliyoruz. O savcının nereden hangi gerekçeyle oraya getirildiğini iyi biliyoruz. Gün gelecek devran dönecek, birileri bunun hesabını verecek” dedi.

Salonda bulunanlar da “Baskılar bizi yıldıramaz” diyerek Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını kestiler.

-“PALYAÇOLAR BİLE GÜLMEZ”-

Van ve Erciş depreminden sonra yaşananları hatırlatan Kılıçdardoğlu, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in, “Biz de buraya bir çadır kuralım” diyerek depremzedelerle dalga geçtiğini belirterek, “Bu gafı yapan kişi koltukta oturabilir mi?” diye sordu.

Çevre ve Şehircilik Bakanı’nın da depremle ilgili sözlerini hatırlatan CHP Genel Başkanı, “Bu bakana bir gazeteci arkadaşımız soruyor, muhalefet istifa etmeyi düşünüp düşünmediğinizi soruyor, diyor. Verdiği yanıt şu, gülüyorum bunlara diyor. Palyaçolar bile buna gülmez. Pişkin bir insana ne diyeceksiniz. Bu kadar pişkinlik ancak AKP’de olur” dedi.

Van’da kız çocuğu Öznur’un beslenme yetersizliğinden öldüğünü ifade eden CHP Genel Başkanı, “Acaba bu bakanın vicdanı sızlıyor mu?” diye sordu.

Japonya’da deprem olduğunda imardan sorumlu bir bakanın görevi bıraktığını belirten CHP Genel Başkanı, “Biz de bırakın kalbini kırmayı, adamı ölüme sürüklüyorsunuz, seyrediyorsunuz, çivilenmiş gibi koltuğunuzda oturuyorsunuz. Bu yüzsüzlüktür, siyasi ahlaksızlıktır” dedi.

-"AÇIKLAMAZSAN, PALAVRACI RECEPSİN"-

Başbakan hakkında gensoru verdiklerini ve bu hafta görüşüleceğini ifade eden CHP Genel Başkanı, Başbakan’ın, “CHP’li belediyeler aracılığıyla PKK terör örgütüne para aktarılıyor” dediğini kaydetti. Daha önce bir çağrıda bulunduğuna işaret eden CHP Genel Başkanı, “Ben de çık açıkla arkadaşım, kimse karnından konuşmasın, açıklamazsan namertsin dedim. Açıkladı mı, kim palavracı, Açıklamazsan gensoru vereceğiz dedim. Gensoru verdik.
Şimdi sesleniyorum Sayın Başbakan'a, palavracı olup olmadığının yolu o gensoru görüşülürken gel anlat bakalım, kimmiş o belediyeler, söyle bakalım. CHP’li belediyeler hangisi, söylemezsen sen palavracı Recepsin kusura bakma”

-“SİLİVRİ TOPLAMA KAMPI”-

“Silivri toplama kampına gittim” diyen CHP Genel Başkanı, “Silivri toplama kampı 1940’ların Almanyasında kurulan toplama kampların 2010 Türkiye versiyonu olarak gündemimizde duruyor” dedi.

Silivri’de bulunanların ortak özelliğinin “iktidara karşı olmak” olduğunu belirten CHP Genel Başkanı, “Ben toplama kampı deyince Recep Bey kızmış. Vay efendim diyor, Kılıçdaroğlu’nun dedeleri bunu iyi bilir. İyi biliyorum ki onu söylüyorum zaten” dedi.

-KOZİNOĞLU-

Kozinoğlu’nun cezaevinde ölmesini de hatırlatan Kılıçdaroğlu, Mehmet Haberal ile daha önceki görüşmesi sırasında, revirde steteskop ve tansiyon ölçme aleti olduğunu belirttiğini ifade ederek, “AİHM’e verdikleri dilekçede uçak ambulans bile var, diyorlar” dedi.
Adalet Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında ambulansın kaçta geldiği, kaçta yola çıktığı konusunda farklı saat bilgileri olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, “Bunlar bu ülkeyi yönetemez. Bir kişi vefat etmiş. Allah rahmet eylesin. Bu ülkeye büyük hizmetler vermiş, çaba harcamış, uluslar arası alanda büyük mücadeleler vermiş bir kişi yaşamını yitiriyor, iki bakanlık farklı tellerden çalıyor.”

-BASINA ÇATTI-

“Siz hiç yalaka medyanın, çok özür dilerim öyle de bir medya grubumuz var” diyen CHP Genel Başkanı, “Yalaka medyanın bu olayın üzerine gittiğini duydunuz mu?” diye de sordu.

-KADINLAR DİLEKÇE VERDİ-

Grup toplantısında, CHP Kadın Kolları Genel Başkanlığının, “Kadına Şiddete Hayır” kampanyasına yönelik toplanılan 100 bin dilekçede Kılıçdaroğlu’na verildi.

Grup toplantısı başlarken CHP Genel Başkanı’nın salona girişi sırasında bir vatandaş, CHP Yenimahalle Belediye Başkan Yardımcısı tarafından işten çıkartıldığını söyledi. Söz konusu kişi görevliler tarafından salondan çıkartıldı.

 

 

Bir firma düşünün; şirketinizin profesyonel anlamda her türlü gereksinimde yanınızda olsun...'Lojistik Kurye' hizmetleri ile, her türlü iletinizi; taahhüt edilen zamanda, yerine ulaştırsın...Yetmesin; üretiminizin, hizmetinizin; aynı dağıtım ağı ile, ulaşacağı yerlere, eksiksiz ve yine taahhüt edilen zamanda ulaşmasını sağlasın...Yine yetmesin, her türlü web tasarımınızı; en son tekniklerle; tüm dünya ile paylaşsın, yeni doğacak ekranınıza siz bile şaşırın...Yetmesin, her türlü araç kiralama ve benzeri ihtiyaçlarınızda; yine oldukça profesyonel bir mantık ve süreç çerçevesinde, bu ihtiyacınızı da eksiksiz yerine getirsin...Böyle komplike bir şirket, olsa olsa; genç ve girişimci işadamı Yaşar Karakelle'nin yönetim kurulu başkanlığını yaptığı YKK HAN GRUP olabilir...www.ykkhangrup.com


 



ETÄ°KETLER : ,
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us twitterTwitter
YORUM YAPIN SOZ SIZDE!


Adiniz :
Baslik :
Yorumunuz :
 
 
Tüm Cumhuriyet Üniversitesi Haberleri Için Tiklayiniz.
 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ GERİLEMEYE DEVAM EDİYOR!
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ ARAÇSIZ KALDI!..
AHAT TÜRKMENOĞLU SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF.DR. İLYAS DÖKMETAŞ'A VERDİ VERİŞTİRDİ...
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ SİVAS'IN GERİLEMESİNİNDE ÖNEMLİ PAY SAHİBİ Mİ OLMUŞ ?
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
© Copyright Gazi SOFT Haber Yazılimı V1.0.5
Her hakki saklıdır.
Bu Site haber scripti Sistemi kullanilarak Gazi Soft Tarafindan Hazirlanmistir.