Cumhuriyet Üniversitesi Haberleri
Giriş Tarihi : 19-06-2013 12:56

REKTÖR KOCACIK KAMU, ÜNİVERSİTELER, SANAYİ İŞBİRLİĞİ BÖLGESEL TOPLANTISINA KATILDI…

Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Faruk Kocacık Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının düzenlediği 26 kalkınma ajansı bölgesinde düzenlenen ''Kamu-Üniversite-Sanayi İş Birliği Bölgesel Toplantıları''nın Kayseri ayağına katıldı.

REKTÖR KOCACIK KAMU, ÜNİVERSİTELER, SANAYİ İŞBİRLİĞİ BÖLGESEL TOPLANTISINA KATILDI…

 

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ün de katıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, uzaya fırlatılan füzelerin en büyük enerjiyi çekimden kurtulurken harcadığını belirterek, "Türkiye son 10 yılda çok enerji harcadı. Daha ileri gidebilirdi. Ama enerjisinin büyük bölümünü yer çekiminden kurtulmak için harcadı. İkinci zorluk ise, atmosfere çıkarken yaşanır. Şimdi Türkiye atmosferden çıkıyor” dedi.

 

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Kayseri OSB tarafından düzenlenen, Kayseri, Sivas ve Yozgat illerinden bürokrat, sanayici ve üniversite temsilcilerinin yer aldığı ‘Kamu, Üniversite, Sanayi İşbirliği’ toplantısına katıldı. Bakan Ergün, açılış konuşmasında, Türkiye’nin son 10 yılda önemli yol katettiğini, bunu görmek istemeyen, bilmek istemeyenler bir kenara konulduğunda bütün dünyanın Türkiye’nin kat ettiği mesafeyi konuştuğunu ve takdir ettiğini söyledi.

 

EĞİTİM, BİLİM VE TEKNOLOJİ

 

Bakan Ergün, “Nereden nereye geldiğimiz görmek için son 10 yılın muhasebesini iyi yapmamız, geçtiğimiz aşamaları da hatırlamamız gerekir. Bu süreçte ne kadar ilerlediğimizi konuşursak konuşalım, gelir seviyesinde, ekonomide, demokratikleşmede bilim ve teknolojide henüz geldiğimiz seviye orta seviyedir. Düşük standartlardan orta standartlara, düşük gelir düzeyinden orta gelir düzeyine yükselmiş olan ülkeyiz. Yükselişimiz devam etmektedir, devam etmelidir. Ama sadece rutin yürüyüş şeklinde olması bizi tatmin etmez. Biz sıçrama yapmak mecburiyetindeyiz. Mesafeyi ancak böyle kapatabiliriz. Normal adımlarla yürüyerek seviyeyi yakalayamayız, sıçrama yapmalıyız. Bu ülkenin daha iyilerine layık olduğuna inanıyorsak, geleceği daha fazla odaklanmamız lazım. Birçok farklı alanlardaki hedeflere ulaşmak için önem vermemiz gereken mesele; eğitim, bilim ve teknolojidir. Öne çıkan konu ise üniversite-sanayi işbirliğidir” diye konuştu.

 

DAHA NİTELİKLİ İŞBİRLİĞİ ŞART

 

Üniversite sanayi işbirliğinin daha nitelikli olması için bakanlık olarak çalışmalar yaptıklarını ve bu tür toplantılarda da üniversite-sanayi işbirliğini sağlamayı amaçladıklarını belirten Bakan Ergün şöyle devam etti:

 

“Ülkemizin problemlerin çözümü, rekabet gücünün artırılması, yeni teknolojilerin, yeni ürünlerin gelişmesinden söz ediyoruz. Bunun için üniversite sanayi işbirliğinden söz ediyoruz. Üniversitedeki bilginin ürün ve üretime dönüşmesi için işbirliğinden söz ediyoruz. İşbirliğinin niteliği düzeyi gelişmeli daha geniş, daha derin anlamda iş birliği olmalı. Ülke olarak zirveye adaysak bunu, bütün kurumlarımızla, elbette üniversitelerimizle birlikte yapmalıyız. Üniversitedeki bilgiyi sanayi içinde kullanmalıyız. Sanayinin ihtiyaçlarına duyarlı üniversitenin araştırma alanları da genişleyecek, yeni alan açılacaktır. 1980’e kadar ihracat ağırlıklı sanayi vardı. Özal’la birlikte ihracata dönük ekonomi politikası geldi. ‘Ne üretiyorsak satacağız, bütün dünya bizim pazarımız olacak’ düşüncesi geldi. Düşünsenize, bir anda insanın dünyası değişiyor. Sana sıçrama yaptıracak bir anlayışa yönelmiş oluyorsun. Türkiye’ye mesafe aldıran budur. Yoksa bugün aynı model arabaları almak için sıraya giriyor olurduk. Ama üniversite-sanayi işbirliğini bugüne kadar tam anlamışla gerçekleştiremedik. Çok basit düzeyde kaldı. Bir sıçrama daha yapmak için bunu gerçekleştirmemiz gerekiyor. Üniversite, sanayi ve kamu kurumlarını bir araya getirmek ve sıçrama yapmak; önümüzdeki hedefimiz budur. Ağırlıklarınızı atacaksınız, zihniyetinizi değiştireceksiniz her şeye takılmayacaksınız her şeye takılırsanız, ağırlıklarınızı atmazsanız zihniyetinizi değiştirmezseniz, sıçrama da yapamazsınız.”

 

TÜRKİYE SIRTINDAKİ YÜKLERİ ATTI

 

Türkiye’nin son 10 yılda sıçrama yaptığını, ancak bunu yaparken zor bir süreçten geçtiğini de vurgulayan Bakan Ergün, “Uzaya fırlatılan füzeler en büyük enerjiyi çekimden kurtulurken harcar. Türkiye son 10 yılda çok enerji harcadı. Daha ileri gidebilirdi. Ama enerjisinin büyük bölümünü yer çekiminden kurtulmak için harcadı. 2003-2004 yılları Türkiye’nin darbe teşebbüslerini atlattığı yıllardır. 2006-2007 yılları cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle ağır baskılar altında kaldığı, parlamentonun kamuoyunun ‘darbe yaparız ha’ tehditleriyle meşgul olduğu dönemdi. 2007 provokasyonlar dönemidir. 2008 yılını ‘kapatırız haa' tehditleriyle geçirdiği, koskoca iktidar partisine kapatma davası açıldığı dönemdir. Bunlar az yükler değildir. Türkiye bu ağır yükleri de taşıyarak sürükleyerek orta gelir, orta demokrasi, orta teknoloji seviyesine ulaşmıştır. Bu ağırlıkların çoğu kenarda kaldı ve yolumuza devam ediyoruz. İkinci zorluk da atmosfere çıkarken yaşanır. Atmosferden çıkmak da kolay değil. Daha az enerjiyle daha çok yol alacak aslında. Orada öyle bir imkan var. Şimdi Türkiye atmosferden çıkıyor. Atmosferden çıkarken de büyük enerji harcanır. Bazen ateş topuna döner. Ama Türkiye’nin demokrasisi, ekonomisi, toplumsal yapısı bütün bu süreçleri açmaya muktedir yapıdadır. Türkiye şimdi üzerindeki yeni yükleri de atmaktadır. 30 yıldır çözülemeyen, üzerimizde yük olarak duran, terör, sosyal meseleler entegrasyonu tamamlanmamış kesimlerin entegrasyonunu tamamlayacak mekanizmanın kurulması, gelir seviyesi, teknolojik sıçrama noktasında olan Türkiye’dir. Bunun zorlukları var. Atmosferden çıkarken de kolay olmuyor. Ama Türkiye siyaseti, ekonomisi, toplumsal yapısı, makro ekonomik dengeleri ile sağlam bir yapı oluşturmuş yoluna emin adımlarla devam edebilecek ülkedir” dedi.

 

MENDİLİ ÜNİVERSİTE SALLAYACAK

 

Anadolu’nun her yerinden bütün üniversite ve sanayi kuruluşlarından bu sıçrama sürecine katkı sağlamalarını isteyen Bakan Ergün, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sanayiye muhtaç üniversite, üniversitedeki bilgiye muhtaç bir sanayi istiyoruz.

 

Daha fazla üretmekten ziyade, ürettiğimizi ürünlerin içine bilgi, yenilik katmamız lazım. Katma değeri artıracak olan şey Ar-Ge’dir, yeniliktir, markalaşmadır, tasarımdır. Bunları katarsak ürünlerimizin değerini artırabiliriz. Bu, sanayinin tek başına yapabileceği bir şey değil, üniversitelerin sanayicilerimize katı vermeleriyle başarabiliriz. Üniversiteler bu ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınmasının başrol oyuncuları olmalıdır, yardımcı eleman değil. İçinde biz de olalım değil, içinde olun ama mendili siz sallayın. Mendili üniversite sallayacak. Bilginin bilimin peşinden gideceğiz. Bu atı arabanın önüne koşmaktır.”

 

REKABET ÖNCESİ İŞBİRLİĞİ KONUSUNDA HİÇ PROJE GELMEDİ

 

Türkiye’nin Ar-GE desteği veren bir ülke olduğunu ancak bunların yatırıma dönüşmesinde bazı eksikleri bulunduğunu anımsatan Bakan Ergün, “Kamu olarak; üniversite sanayi işbirliğiyle ilgili destek programlarını çok iyi takip edin. Çok başvurun, başvuru azlığı nedeniyle TUBİTAK bütçesinin bir kısmını iade ettik. Ya bilinmiyor ya da başvurulmuyor. Türkiye kaynakları olan bir ülke. Bunlara ayıracak paramız var. Kullanacak adam, kullanacak üniversite, sanayici arıyoruz. İşbirliği projesi arıyoruz. Hiç proje gelmeyen alan, rekabet öncesi işbirliği. Bugüne kadar, birbirine rakip olan benzer sektörlerde alışan 2-3 firma ortak sorunlarını çözmek için proje yapıp bize başvurmadı. Oysa dünyada ‘dev’ firmaların bile başvurduğu mekanizmadır. Bizde KOBİ’ler bile yapmıyor, bir araya gelmiyor. Oysa şöyle düşünmek lazım; futbol takımlarına bakın. Herkesin hocası, kalecisi, santraforu var ama hepimiz bir sahada, stadyumda oynuyoruz. Rekabet öncesi işbirliği projesi şu; sahayı birlikte yapalım, iyi oynayan kazansın. Rakiplerinizle de işbirliği yapmasını bilmek lazım. Bu önemli eksiklik. Burada toplantımıza katılan Kayseri, Sivas Yozgat’ta 6 üniversite, bin 400 öğretim üyesi var. Yani, büyük bir bilgi birikimi var. Az bir şey değil bu. Bundan yararlanmasını bilmemiz lazım. 2 teknopark var, sayısını artırmak lazım. 100 firma faaliyet gösteriyor. 7 OSB var. Demek ki, üniversite kültürü de, sanayi kültürü de var. İyi bir ekonomik kadro ve sanayi altyapısı var. Üniversite sanayi işbirliği sözü burada havada kalmaz. Ama bu üç şehirdeki yapılan üretime baktığımızda Türkiye ortalamasına göre daha düşük teknolojilerde. Türkiye orta teknolojiye gelmiştir ama üç şehir ortalaması biraz düşük kalıyor.”

 

Bakan Ergün'ün konuşmasının ardından düzenlenen panelde ise, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Prof Dr. Ersan Aslan moderatörlüğünde OSB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hasyüncü, Abdullah Gül Üniversitesi Prof. Dr. İhsan Sabuncuoğlu, Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Kocacık ve Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Uçar Estaş, Enstantrik Sanayi Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Döner ve AHK Robotik Genel Müdürü Ahmet Hidayet Kiraz, üniversite sanayi işbirliği konusunda konuştu.

AdminAdmin