Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ak Parti kongresinde son kez aday oldu ve herkesle helalleşti. "Bu bir veda değil bir es'tir. Partim bana ne görev verirse onu yaparım" dedi.
Erdoğan, Ankara Arena Stadı'na eşi Emine Erdoğan'la birlikte geldi. Girişte kongreyle ilgili soruları cevaplayan Erdoğan, "Bu bir milat değil. Bizim miladımız, 14 Ağustos 2011'dir" dedi. Erdoğan şöyle konuştu:
"Yola çıktık, hep beraber ve 16 ayda bu aziz millet, bu sevgili millet Ak Parti'yi iktidara taşıdı. Dere tepe demeden dolaştık. Hep beraber dolaştık. Hepinizin bu yolculukta emeği var. Kimse bunun istisnası değil. Çünkü biz bu millete sevdalıydık. Bu millete aşıktık. ve bu millet kendine sevdalı olanları yalnız komadı"
İSRAİL'E, TERÖR ÖRGÜTÜNE VE CHP'YE SERT MESAJLAR
2023 hedefinin yanı sıra gençlere, Malazgirt'in binici yıldönümü olan 2071'i hedef gösteren Erdoğan, konuşmasında İsrail'le ilişkilerden Kürt sorununa pek çok konuda net ve sert mesajlar verdi. İsrail özür dilemeden, tazminat ödemeden ve ablukayı kaldırmadan ilişkilerin normalleşmeyeceğini belirten Erdoğan Kürt vatandaşlara da "Teröristlerle değil sizinle kucaklaşanlardan yana olun" diye seslendi.
Erdoğan CHP'ye de "Gitsin, Sosyalist Enternasyonel'le, İsrail'le ilişkilerini gözden geçirsin" diye çıkıştı.
İşte kongreye dair tüm ayrıntılar:
KARAKOÇ'UN ŞİİRİYLE BAŞLADI
Erdoğan, konuşmasına Sezai Karakoç'un "Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine" şiiriyle başladı.
İşte Erdoğan'ın konuşması:
"Rabbime bize bu coşkuyu, heyecanı yaşattığı, direnmeyi, sebatı öğrettiği için hamdediyorum, halka ve Hakk'a hizmet aşkını veren Allah'a hamdediyorum. Hepsinden öte bize böyle bir muhabbet bahşettiği, böyle yol arkadaşları nasip ettiği, şu büyük salonun içinde ve dışındaki tüm kardeşlerime yol yürümeyi mukadder kıldığı için Rabbime sonsuz hamdediyorum.
"BU SALONDAN DÜNYAYA UMUT VERİYORSUNUZ"
Bu salonda Türkiye var. Dışında Türkiye var. 7 bölgesi, 81 vilayeti, tüm renkleriyle bu salonda 75 milyon var, Ortadoğu var, Balkanlar var, Kuzey Afrika var, Kafkasya var, Avrupa, Asya, Afrika var. Sizin coşkunuz, engin yüreğiniz, bugün buradan tüm dünyaya umut veriyor. Bu salondan Türkiye'yi selamlıyorum"
EN ÇOK TEZAHÜRAT, HALİD MEŞAL'E
Erdoğan daha sonra tek tek yabancı konuklarını, isimlerini zikrederek selamladı. Bu isimlerin arasında en çok Hamas lideri Halid Meşal, alkış ve ıslıklarla tezahürat aldı.
NEŞET ERTAŞ JESTİ
Erdoğan, konuşmasının arasına geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz ve kendisinin de cenazesine katıldığı büyük ozan Neşet Ertaş'ın meşhur, konserde ceketini çıkarmak için izleyicilerden izin istemesini hatırlatır biçimde "Müsaade ederseniz ceketimi çıkarabilir miyim?" dedi, salonda alkış tufanı koptu.
Erdoğan şöyle devam etti:
"KADIN KOLLARIMIZI HASSATEN SELAMLIYORUM"
"14 Ağustos 2001'den bu yana görev almış tüm gönüldaşlarımı selamlıyorum. Bu teşkilat her türlü övgüyü hak ediyor. Kadın kollarımızı hassaten selamlıyorum. Onlar yaz kış gece gündüz demeden fakiri fukarayı, garibi gurabayı arayıp buldular, onların dertleriyle hemhal oldular.
Gençler; sizleri umutmak mümkün mü? Bu teşkilatın alnı ak, bahtı ak, yüreği ak gençleri; bir kez daha sizleri gönülden selamlıyorum"
Erdoğan, ardından da asker ve polisleri selamladı, şehitlere rahmet diledi ve şehit anne babalarına, Atatürk'ün sözlerini hatırlatırcasına "Onlar sizin evlatlarınızdı, artık bizim evlatlarımız" dedi. Erdoğan, "Onların yüzü suyu hürmetine vatan için millet için çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
"ALLAH'TAN BAŞKA SULTAN YOKTUR"
"Bundan yaklaşık 11 yıl önce 14 Ağustos 2001'de Ak Parti'yi kurarken uzun soluklu bir mücadelenin içine girdiğimizi biliyorduk. Ak Parti'nin mücadelesi bir adalet, medeniyet, kalkınma projesidir. bundan 950 yıl önce 26 Ağsutos 1071'de Sulatan Aplarslan, Malazgirt ovasında, şöyle seslenmişti:
Ey kumanadanlarım, ey askerlerim, bütün Müslümanlar'ın minberlerde bizim için dua ettiği şu saatlerde kendimi düşman üzerine atmak istiyorum. Ya muzaffer olur gayeme ulaşır ya şehit olur cennete girerim.
İşte atımın kuyruğunu bağladım, bir mefer gibi savaşa gireceğim. Üzerimde sultanlığa dair alamet yok. Şehit olursam üzerimdeki beyaz elbise kefenim olsun. Benimle birlikte savaşmakta ya da benden ayrılmakta serbestsiniz. Yarabbi sana tevekkül ediyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin için harbe giriyorum. Allah'tan başka sultan yoktur. Emir ve kader O'nun elindedir.
İşte bu inanmışlık, adanmışık ve tevazuyla savaşa giren Alparslan, yüzelrce yıllık bir sevgi medeniyetinin kapılarını araladı. O medeniyet; Osman Gazi'de bir filize, fidana, büyük bir çınara dönüştü. Bu büyük çınarın Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet devletleri hep bu çınarın gölgesinde hep geleceğe yürüdü.
Bu çınarın gölgesinde ayrımcılık, zulüm, baskı, kan dökme yoktur; Süleymaniye vardır, Selimie vardır, Mostar vardır. İşte biz Ak Parti olarak bu çınarın kollarından biriyiz"
"CHP'NİN CEMAZİYELEVVELİNİ İYİ BİLİRİZ"
Erdoğan konuşmasında yine CHP'ye ağır yüklendi. Tek parti ve CHP dönemlerini hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:
"Bunların cemaziyelevvelini iyi biliriz. Ezanı aslına döndürdüğünde Menderes, camilerin kapılarındaki kilitleri söktüğünde şükür namazı kıldılar, Kuran'ın öğretilmesinin önünü açtığında göz yaşlarıyla mushaflarına sarıldılar. Biz bu izdeyiz, bu yüzden kendimize muhafazakar demokrat dedik. Değişimin odağına temel hak ve özgürlükleri yerleştirdik. Biz Menderes'le başlayan değerlerle siyaset yapıyoruz.
"MUHAFAZAKAR DEMOKRASİMİZ, DİĞER MÜSLÜMAN ÜLKELERE ÖRNEK OLDU"
Halkı Müslüman olan bir ülkede demokrasinin en ileri şekilde yaşatılabileceğin iiçeride ve dışarıda herkese gösterdik. Bu anlayış Müslüman ülkelere adeta örnek oldu. Biz Alparslan gibi kefenimizi giyerek bu yola çıktık. Özel gibi, Allah'ın verdiği canı sadece Allah alır diye inanarak bu yola çıktık. Çetelerden korkmadık, tehditlere boyun eğmedik. Ak Parti'yle birlikte siyaset artık ikbal kapısı değil, millete hizmet vasıtasıdır. Seçkinci, statükocu siyaseti millet tasfiye etti. Bugün siyasetin sahibi millettir.
"ASALAKLARLA MÜCADELE EDİYORUZ"
Bu ülkede artık kimse devleti arkasına alıp cinayet işleyemez, faili meçhullerin üzerini örtemez, hiçkimse kendine kutsallık izafe edip vatandaşa tepeden bakamaz. Makbul vatandaş- tehlikeli vatandaş ayrımını ortadan kaldırdık. Milletin ekmeğinden artırarak kurduğu imam hatipler tekrar açıldı. Kuran, siyer-i nebi öğrenmenin önünü tekrar açtık, başörtülü kızlarımızın eğitim görmesinin önünü biz açtık. Biz dışlanan kesimleri özgürleştiriyor, eşit vatandaşlık anlayışını tesis ediyoruz. Bu milletin enerjisini tüeketen asalaklarla mücadele ettik, ediyoruz.
"DARBELER DÖNEMİ KAPANDI"
Ak Parti'yle bu ülkede darbeler dönemi kapanmıştır. Demokrasiye müdahale eden, etme girişiminde bulunan herkes er ya da geç milletin mahkemelerine çıkacak, millete hesabını verecek"
Erdoğan'ın konuşmasının arasında Aşık Veysel'in kendi sesinden "Gündüz gece" türküsü yayınlandı.
Erdoğan daha sonra şöyle devam etti:
"Türkiye'de terörün piyasası oluşmuştur. Terör maalesef sadece dışarıdan değil hiçkimse kusura bakmasın, içerideki çevrelerden de destek alıyor. terör, devletin derinlerine sirayet etmiş çetlereden, kendi şahsi çıkarlarının peine düşen çevrelerden destek alıyor. Bunlar, terörle mücadelede asla yanımızda olmadılar. Terör üzerinden bizi yıpratmak gibi insanlık dışı işlerin içinde oldular. Ana muhalefet partisi terör örgtünün servis ettiği bilgiyle, onun diliyle konuşabiliyor.
Eğer samimiyseniz adımı beraber atalım, diyorum. Tüm milletim buna şahit olsun. Biz gözü yaşlı analar babalar görmek sitemiyouz.
"ARTIK KÜRT KARDEŞLERİMİN ADIM ATMASINI BEKLİYORUZ"
Son zamanlarda güvenlik güçlerimize saldırı var. Biz terörün estiği yerleri çok iyi biliriz. Orada kıyasıya bir mücadele var. Biz bunun için Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'ni ortaya attık. Buna bile tahammül edemediler. Bunun içinde ihanet var, dediler. Ama biz bunu devam ettiriyoruz.
Biz sadece güvenlik güçleriyle olmayacağını bildiğimiz için tüm sosyo ekonomik ve psikolojik adımalrı attık. 35 katrilyonu bulan yatırım yaptık bölgeye. Fakat terör örgütü, adımların önünü kesmeye kalktı. Müteahhit, mühendis kaçırdı, iş makinelerini yaktı. Biz inadına bu hizmeti gerçekleştireceğiz. Hakkari'de havaalanı yapılacağına kim inanırdı? Yüksekova'da havaalanı açacağız.
Van depremi için gelen polisi, sabah namazına gidem imamı şehit eden bu müsveddelerle benim Kürt kardeşimin hiçbir ilgisi yoktur. Kürt kardeşlerime sesleniyorum; bizi sevsin veya sevmesin, elini vicdanına koysun, cumhuriyet tarihi boyunca hangi hükümet bu kadar cesur adım attı, bu kadar samimi oldu, kardeşlik için bu kadar çaba gösterildi? Red, inkar ve asimilasyon politikalarına Ak Parti son verdi. Artık Kürt kardeşlerimin bir adım atmasını bekliyoruz. Gelin; bu sorunu, teröristlerle değil sizinle kucaklaşanlarla çözelim. İnadına demokrasi, inadına barış, inadına kucaklaşma, inadına kardeşlik diyorum.
"İSRAİL'LE NORMALLEŞME MÜMKÜN DEĞİL"
Türkiye'nin dünyada 35 şehitliği var. Oralarda ne işiniz var? demeye kimsenin hakkı olamaz. Bizim ecdadımız oralara ne için gittiyse onun için oradayız. Dünyanın sessiz kaldığı Filistin meselesine her alanda destek vermeye devam edeceğiz. Mısır'ın da katkılarıyla Gazze başta olmak üzere tüm Filistinli kardeşlerimizin huzura kavuşması için elimizden geleni yapacağız. İsrail bizden özür dilemedikçei şehitlerimize tazminat ödemedikçe, ablukayı kaldırmadıkça İsrail'le ilişkilerimizde normalleşme mümkün olmayacak. Kıbrıs ve Karadağ'da da aynı şekilde. Azeri kardeşlerimizin durumunda bir değişiklik olmadıkça bizim de Ermenistan için tutumumuzda bir değişiklik olmayacak.
"İSLAMOFOBİ NEFRET VE İNSANLIK SUÇU OLMALI"
Bir dine, dinin mensuplarına, kutsal değerlerine hakaret etmek, asla ve asla düşünce özgürlğü kapsamında ele alınamaz. İslamofobi bir nefret suçudur, insanlık suçudur. Hele hele Hz. Peygamber'e saldırma cüretinde bulunanı savunmak, özgürlüğe tahammül olamaz. Bu özgürlükçü anlayışa saldırıdır. Bu işi dünya platformunda farklı bir yere taşıyacağız. Antisemitizmi insanlık suçu sayan Batı'nın İslamofobiye sessiz kalması kabul edilemez.
Suriye'deki zalim iktidar, halkını katlediyor. 30 bini aştı. 250 bini aşkın göç var, 90 bini misafirimiz. Biz kardeşliğimizin gereğini yapacağız. Ama Rusya, Çin ve İran'a sesleniyoruz; Lütfen tavrınızı gözden geçirin. Bu zalim yönetimlerin yanında olanları tarih, affetmeyecektir.
"CHP, İSRAİL'LE İLİŞKİLERİNİ GÖZDEN GEÇİRSİN"
CHP bunu çelişki sanıyor. 1945 öncesi Hitler'e, Mussolini'ye, faşizme övgüler düzen, Stalin'e yaranmak için kendisine sığınan Azeri kardeşlerimizi idam edileceklerini bildiği halde Stalin'e teslim eden zihnyet, bu CHP zihniyetidir. CHP gitsin, İsrail'le ilişkilerini gözden geçirsin. Gitsin; terör örgütünü, Filistin direnişine benzeten Sosyalist Enternasyonel'le ilişkilerini gözden geçirsin.
Biz kendi başbakanına hain damgası vuran bu adamlarla nereye gidebiliriz? Abuk sabuk bir kitap parçası almış eline, başbakanına yalan yanlıi haberlerle saldırma cüretinde bulunan bu zatla nereye gidilir? Durmadan tazminat alıyorum ondan. Kayseri belediye başkanıma taktı, belediye başkanım arka arkaya tazminat alıyor, Kayserili kardeşlerime sucuk dağıtıyor o parayla.
EKONOMİK VERİLER
Milli gelirimiz 230 milyar dolardı şimdi 774 milyar dolar.
2011'de küresel finansta Türkiye yüzde 8,5 büyüdü. Bilinçli bir terch olarak cari açığı düşürmek gayretiyle dördüncü çeyrekten itibaren yeniden yükselişe geçeceğiz. Hedefimiz yüzde 5.
Kişi başına milli gelir 2002'de 3 bin 500 dolardı, bugün 10 bin 500 dolar.
Enflasyon yüzde 30'du, ağustos itibariyle yüzde 8,9
Esnafın kullandığı faiz oranı yüzde 47'ydi bugün yüzde 5.
İhracat 36 milyar dolardı 2002'de, bugün 135 milyar dolar, 144 milyar dolara gidiyor.
Turizm gelirleri 8 buçuk milyar dolardan 23 milyar dolara yükseldi.
Merkez Bankası rezervi 27,5 milyar dolardan 110 milyar dolara çıktı
IMF'ye 23,5 milyar dolar borç vardı. 1,3 milyar dolar borcu nisan'da sıfırlıyoruz inşallah. IMF'ye 5 milyar dolar borç vereceğiz şimdi.
"VEDA DEĞİL,ES. BU DAVA YERDE KALMAZ"
Pınarhisar Cezaevi'nde giderken evimin önünde toplanan kardeşlerimize "Bu şarkı bitedi, es veriyoruz" dedim. 13 yıl önce yaptığım bu konuşma, bir hayaldi, bir duaydı. Rabbim benimle birlikte kardeşlerimin yaptığı o duayı kabul etti. O es'in ardından Ak Parti'yi kurarak birlikte mücadele ettik. Bir söz verdik kurarken; biz, bizden öncekiler gibi koltuğa yapışıpp kalanlardan olmayacağız, dedik. Gençlerin önünü açanlardan olacağız, dedik.
İşte bugün burada bu sözümüzün gereğini yerine geitiriyoruz. Bu bir veda değil, bu bir es'tir, bir duraktır. Bu, yorgunluğun molası değil bir ilkenin, bir sözün yerine getirilmesidir.
Bizim molamız dahi millet içindir. Bu molada yine milletimizin hizmetinde olacağız. Partim ne görevi verirse o dava şuuru içinde onu yerine getireceğiz. Hayatımın her safhasında dava, millete hizmet davası, benliğimin önünde oldu. Eşim, çocuklarım beni affetsin; önce onlardan helallik diliyorum. Millete hizmet davasında onları bile ihmal ettiğim odu. Anacığım, anarşinin en sıcak zamanlarında balkonda beni beklediği zamanları unutamıyorum. O bizi beklerdi, biz duvarlara afiş yapıştırır, gelirdik. Onların dualarıyla bugünlere geldik. Bu davada 'ben'e hiçbir zaman yer olmadı. Üstad Necip Fazıl'ın ifadesiyle "Kim var diye seslenilince sağına soluna bakınmksızın, fert fert ben varım cevabını verici bir dava ahlakı" oldu. Tüzüğümüz gereği, yerlerimizi arkadaşlarımıza bırakacağız.
Herkes şunu bilsin; bu davayı omuzlayacak çok sayıda arkadaşımız var. Kardeşlerim, hiç endişeniz olmasın; bu dava yerde kalmaz. Benliğini bir kenara koyup kendini bu davaya adayacak nice arkadaşımız var. Ak Parti siyasi bir oluşum olduğu kadar bir okul oldu. Bugünkü kadroyu hiç aratmayacak nice arkadaşım, dava taşını gediğine koymak için canhıraş çalışacak. Bu davada nifak olmaz, olmamalı kardeşlerim.
Bu davaya fitne fesat sirayet edemez. Ne manşetler ne karanık senaryolar, bu davaya ikilik sokamaz. Biz bu manşetere şerbetliyiz. Biz manşetlerle çarpışarak bugünlere geldik. Ama onların nasıl hesabı varsa milletin de Allah'ın da bir hesabı var. Allah'ın takdiri neyse o olur. Nifak için yapılan her girişim, milletin ve Rabbimin tuzağında eriyip gidecektir. Her darbe bizi güçlendirir. Biz 'yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer'le bugüne geldik. Nefsimizi ayaklarımızn altına alıp yürüyüeceğiz. Kişiler fani, eserler bakidir.
Son kez genel başkanlığa aday oluyorum. Partim görev verirse 3 yıl partimin başındayım. İnşallah farklı görevler, ünvanlar altında yine bir olacağız, beraber olacağız. Partim bana Ağrı'ya git derse Ağrı'ya gideceğim, koferans ver derse vereceğim, ne derse onu yapacağım. Tüm teşkilatımdan helallik diliyorum. Ben hepinizden razıyım, sizin de benden razı olmanızı, hakkını helal etmenizi istiyorum. Üzdüğüm kardeşlerim varsa hakkını helal etmesini istiyorum. Hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun"
TEK ADAYLI, TEK LİSTELİ KONGRE
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, genel başkanlığa son kez aday olduğu ve bin 490 delegenin katıldığı, Ak Parti'nin 4. Olağan Kongresi tek adaylı ve tek listeli.
Kongrede Divan Başkanlığı'na 81 il başkanının imzasıyla Karabük milletvekili Mehmet Ali Şahin seçildi.
METNİ 15 KİŞİ YAZDI
Erdoğan, kongre öncesindeki bir hafta boyunca 'manifesto' olacağı söylenen konuşması ve A takımını belirlenmek için çalıştı. Erdoğan'ın konuşma metninin 54 sayfa olduğu ve metni, 15 kişinin hazırladığı öğrenildi.
Erdoğan, dün saat 22.30'da kongrenin yapılacağı salona gelerek incelemelerde bulundu. Kongreye katılacak yabancı konuklarına verdiği yemeğin ardından Ankara Spor Salonu'na gelen Erdoğan, salondaki görevlilerden hazırlıklar hakkında bilgi aldı ve salonu gezdi.
TEK RENK; MAVİ
* Kongre için 'Ak Parti burada' isimli bir şarkı hazırlandı. Şarkıyı, Özhan Eren yazdı.
* Kongrenin ana sloganı "Büyük millet, büyük güç, hedef 2023"
* Kongrenin ana rengi, mavi. Sadece Türk bayrağı ile Ak Parti bayrağı kullanıldı.
* 160 ülkenin siyasetcileri ve parti başkanlarına davet gönderilen kongreye yaklaşık 200 konuk katıldı. Katılanlar arasında Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Atambayev, Irak Meclis Başkanı Usame Nuceyfi, Hamas lideri Halid Meşal, Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani, eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder ve Pakistan eski Başbakanı Gilani vardı.
* Kendisini yakarak Arap Baharı'nı başlatan Muhammed Bouazizi'nin annesi ve kız kardeşi ile Nobel Barış Ödülü sehibi Yemenli aktivist Tüvekkül Karman da kongreye onur konuğu olarak katıldı.
* Salonda Erdoğan'ın konuştuğu kürsünün arkasına dev bir dünya haritası konuldu.
* Salonda engelliler için özel bir bölüm ayrıldı. Engelliler, salona VIP kapısından alındı.
* Salonun dışında geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz büyük ozan Neşet Ertaş'ın "Yalan Dünyada" türküsü çalındı.
2 BİN 500 POLİS KORUYOR
Ak Parti'nin 4. Olağan Büyük Kongresi için Ankara Emniyeti alarma geçti. Ankara Emniyeti, kongre güvenliğini yaklaşık 2 bin 500 polisle sağlıyor. Salon içinde Erdoğan'ın güvenliğini sağlayacak korumaların yanı sıra 200'e yakın sivil polis görev yapıyor. Ayrıca salon ve çevresinde özel harekâtçı polisler görevlendirildi.
Yankesicilik olaylarına karşın da sivil polisler alarma geçti. Ankara'ya gelen 200 yabancı misafirin korunması için de özel koruma ekipleri oluşturuldu.
AKREDİTASYON KRİZİ
Ak Parti Olağan Büyük Kongresi'ni; Cumhuriyet, Sözcü, Birgün, Aydınlık ve Evrensel gazetelerinin izelemesine izin verilmedi. Cumhuriyet gazetesi yetkilileri, "Önce isimler istendi; bildirdik. Sabah, isimlere ait kartları almaya giden arkadaşımıza, 'sizin akreditasyonunuz yok' demişler. Ak Parti Genel Başkan yardımcısı Hüseyin Çelik nezdinde girişimlerimiz oldu, ancak bize, 'yukarının kararı bu' yanıtı verildi" dedi.
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Başkanı Ahmet Abakay, "İlkelliğin açık örneği" dediği uygulama için "Kararın derhal düzeltilmesini, basın özgürlüğüne saygı gösterilmesini, bu kararı alanların özür dilemesini diliyor ve bekliyoruz" diye konuştu.





























