Bu hedeflerle yola çıktığını belirten Kocacık, gelişen ve büyüyen bir üniversite için huzurun çok önemli olduğunu belirterek, “Üniversitemizde bir heyecan eksikliği var. Üniversitemiz bir heyecan yakalayıp atılım yapmış değil. Bunu gidermek istiyoruz” dedi.
Cumhuriyet Üniversitesi rektör adayı, Prof. Dr. Faruk Kocacık, huzurlu, üretken, tercih edilen, şehirle bütünleşen bir üniversite hedeflediğini söyledi.
CÜ Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Kocacık, daha iyi bir üniversite için rektör adayı olduğunu belirterek; “Rektörlük önemli bir icra makamıdır. On binlerce öğrenciyi, öğretim üyelerini, idari çalışanları ve milyarlık bütçeleri yönetmek elbette kolay değildir. Göreve gelenler elbette elinden geleni yapmıştır. Ancak, yapılanları yeterli bulmuyorum. Üniversitemizin şu anki konumunun daha iyi olması gerektiğini düşünüyorum”
dedi.
CÜ Rektör Adayı Kocacık, 14 Haziran'da gerçekleştirilecek rektörlük seçimi öncesinde gazetemizi ziyaret etti. Gazetemizin imtiyaz sahibi Kamil Doğan ile bir araya gelen Kocacık, rektörlük görevine gelmesi halinde yapmayı planladığı bazı çalışmaları anlattı.
Kocacık, Doğan ile bir süre üniversitenin sorunları ve yapılabilecek çalışmalar hakkında sohbet etti.
HUZURLU BİR ÜNİVERSİTE…
Üniversite'nin gelişmesi, büyümesi ve hedeflenen noktalara ulaşması için, huzurun en önemli faktörlerden bir tanesi olduğunu belirten Kocacık, insanların üretebilmesi ve verimli olabilmesi için huzurun şart olduğunu söyledi.
Kocacık; “Üniversitemizde bir heyecan eksikliği var. Üniversitemiz bir heyecan yakalayıp atılım yapmış değil. Bunu gidermek istiyoruz. Bunun için yeni bir takım projelere ve iyi bir yönetime ihtiyacımız var. Bu eksiklikleri gidererek üniversitemizin iyi bir noktaya gelmesi için çaba göstereceğiz. Çevremizdeki illere bakıyoruz, her ilde 2-3 tane üniversite olmuş biz bir tane üniversiteyi istenilen noktaya getiremedik.
İlk etapta bunu yapmak istiyoruz. Bunu yaparken ben bir sosyal bilimci olarak önce insan faktörüne önem veriyorum. Her şey insan için. O olmadan, ne alet, ne bina hiçbir şey ifade etmiyor. İnsanın huzurlu, verimli ve üretken olması lazım. Kafası rahat olacak, kendisini işine verecek ki güzel şeyler yapsın. Bunlarda eğitimde, öğretimde, araştırmada olacak.
Bir üniversitenin temel dinamikleri nedir? Eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, üretim gibi faaliyetlerdir.
Bunları da kaliteli yapmak lazım. Bizim amacımız; önce huzuru sağlayıp insanların verimliliğini artırmak ardından da kaliteli eğitim-öğretim ve araştırmalar yapmak. Bunu da projelerimizle, yapacağımız uygulamalarla ortaya koymak istiyoruz. Üniversitemizin Türkiye'deki üniversite sıralamasında daha iyi yerlere gelmesi, üst sıralara çıkması mümkün olacak. Tanınan ve tercih edilen bir üniversite olacak. Bunun dışında öğretim üyelerinin gelmek isteyeceği, buradaki hocalarımızın da gitmek istemeyeceği bir üniversite olsun istiyoruz. En büyük problemlerimiz bunlar. Maalesef hocalarımız fazla kalmıyorlar, gidenler oluyor. Gelenler de oluyor ama gelenler de çok uzun süre kalmıyor. Neden? Şartlar uygun değil. Niçin geliyorlar? Çalışma yapmak için, araştırma yapmak için, huzurlu olmak için. Bunları sağlamamız lazım. Eksikliklerimizi biliyoruz. Bu eksiklikleri biran önce tamamlayarak üniversitemizin ses getiren, tercih edilen bir üniversite olmasını istiyoruz.
Bunu yaparken şehrimizi de düşünmemiz lazım. Üniversiteler toplumun öncü kurumlarıdır ama biz maalesef şuana kadar şehirle bir işbirliği yakalayamadık. Üniversitemizde TEKNO Kent birimimiz var fazla gelişmedi. Oradan hareketle, hem sanayi-toplum bütünleşmesi, bu çerçevede de üniversite-şehir bütünleşmesini sağlamak planlarımız arasında.
Bunların dışında ayrı ayrı projelerimiz de var. Araştırma-geliştirme faaliyetlerini artıracak birimler kurmak, TEKNO Kentin gelişimi için yapılacaklar var. Araştırmalara teşvik anlamında fonların kullanılması var. Uluslar arası projelere, kongrelere, festivallere katılımları teşvik etmek var. Bunları yapanlara bazı ödüller vermek ve atılım sağlamak da projelerimiz arasında" dedi.
"HOCALARIMIZA İYİ İMKANLAR SUNMALIYIZ"
Cumhuriyet Üniversitesi'ne gelen öğretim üyelerinin burada kalması için, hocaların Cumhuriyet Üniversitesi'ni tercih etmesi için, bir takım imkânların sunulması gerektiğini belirten CÜ Rektör Adayı Prof. Dr. Faruk Kocacık, bu eksiklikleri gidermek için çalışacaklarını söyledi.
Kocacık şu şekilde konuştu:
“Öğretim üyelerimizin amacı sadece ders vermek değil, araştırmalar ve yayınlarla adını duyurmak, dolayısıyla bilimsel katkı sağlamak. Araştırma işi her bölüm için mümkün olmuyor. Bazısı laboratuar bulamıyor, bazısı laboratuar malzemesi bulamıyor, bazısı proje hazırlıyor teşvik bulamıyor, bürokratik engellerle karşılaşıyor. Çocuğunun okulu, sosyal aktivite alanları, sineması, sosyal hayatı olsun istiyor, yaşadığı yerde mutlu olmak istiyor. Bunların hepsini birleştirip eksiklik duyduğu anda bunları bulabileceği bir yere gidiyor. Engel olamıyorsunuz.
Onun için biz de burada hem eğitim-öğretim ve araştırma hem de bunların dışında kendi hayatı ile ilgili, çocuğu ile ilgili tercihlerinde aradığı her türlü ortamı bulabileceği imkanlar sunmak.
Bizim kolejimiz var. Gayet başarılı ama, ilköğretim düzeyinde. Devamını binamız var mesela, fen lisesi orada da olabilirdi. Çocuğunu orada okutabileceğini bilen bir hoca daha kolay karar verebilirdi.
Mesela üniversitemizin kampüs içerisinde bir sinema, tiyatro imkânı yok. Bir tane tesisimiz var, tesiste maç seyreden de, oyun oynayan da, çay içen de bir arada. Herkes bir arada, keşmekeş içinde, yakışmıyor bu. Yani orada öğretim üyeleri ve idari personelle birlikte 4 bin kişi var. 100 kişilik bir tesis var. Bu olmaz. Spor imkânlarımız var. Bunları yaygınlaştırmamız lazım. Aktiviteleri artırmak lazım, üniversite ile ilgili etkinlikleri artırıp bunları ilgi çekici hale getirmek lazım. Üniversitede kampüse gittiğiniz zaman pek bir hareketlilik yok. Cansızlık var. Öğrenci de öyle. Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nin kampüsüne bir bakın, Cumartesi-Pazar günleri bile cıvıl, cıvıl, hareketli. Alışveriş merkezi var, kafeteryalar var. Bunlar da eğitimin bir parçası. Bir öğrenci sadece derste öğrenmiyor ki. Dersin dışında arkadaşları ile oturup çay içerken, sohbet ederken de öğreniyor. Hoca da öyle. Bunların hepsi birbirini tamamlıyor. Bu eksiklikleri gidermeyi hedefliyoruz."
ULAŞIM SORUNU
Cumhuriyet Üniversitesi'nin ulaşım probleminin mutlaka çözülmesi gerektiğini, bunun için farklı alternatiflerin değerlendirilebileceğini belirten Prof. Dr. Kocacık, 2004 yılında yine aday olduğu süreçte hafif raylı sistem konusun gündeme getirdiğini ve garip karşılandığını belirterek, bugün bütün rektör adaylarının bu konuyu gündeme getirdiğini belirtti.
Kocacık, şu ifadeleri kullandı:
“Ben 2004'ten beri hafif raylı sistemi yazdım, çizdim, söyledim. Adaylığım önceden de vardı. O zaman garip karşılamışlardı ama şimdi bakıyorum, bütün adaylarda raylı sistem projesi var. Demek ki, ben güzel bir hizmet yaptım. Daha önce ben bunu eski belediye başkanı Sami Aydın Bey ile görüştüm aday olduğumda. Koltuğa oturmadım ama oturmuş gibi nereden başlayacağımızı bilelim diye. O zaman Sami Bey'in de bir projesi vardı onu birleştirecektik. Tren istasyonu, şehirlerarası terminal, İstasyon Caddesi, meydan ve üniversite.
Bu şekilde bir raylı sistem projesi kuralım istedik. Tabi bu sadece üniversite değil, üniversite, belediye, valilik bu şekilde olması lazım. Kurumlar arası işbirliğinin olması lazım. Böyle bir proje şart, kim gelirse gelsin. Eskişehir'de var. Çok güzel. Şehre de bir hava katıyor. Hava katmaktan önce öğrenciye bir kolaylık sağlıyor.
Öğrenciler sabah okula gelirken zorlanıyor. Otobüsün önüne çıkıp da durduranlar oluyor. Dolayısıyla bu konunun şimdi acilen çözüme kavuşturulması lazım. Bu sıkındı öğrenci sayısı arttıkça daha da artacak.
Bunun dışında enerji konusunda da sıkıntılarımız var. Pamukkale üniversitesinde, şurada, burada bakıyorsunuz öğrenciler sıcak su kullanıyor her yerde. Bazı üniversitelerde güneş enerjisi sistemi kurmuşlar. Bakıyorsunuz Sivas'ta Türkiye'nin en çok güneş alan ili, böyle bir şey en çok bize yakışır. Dolayısıyla bu tip şeyleri burada kısa sürede yapmak lazım."
HASTANE BİNASI MİADINI DOLDURDU
Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi'nin miadını doldurduğunu, yeni bir hastaneye ihtiyaç duyulduğunu belirten CÜ Rektör Adayı Prof. Dr. Faruk Kocacık, kısa vadede bu mümkün olmasa bile ek binalarla bir rahatlatma planladıklarını söyledi.
Sadece hastane binasının değil teknolojik donanımın da çok önemli olduğunu belirten Kocacık, yeni tıbbi cihazların alınması gerektiğini söyledi.
Kocacık; "Hastanemiz hakikaten miadını doldurmuş durumda. Yeni bir hastane kaç liraya mal olur diye baktık, 80 ile 120 milyon lira arasında bir rakama ihtiyaç var. O da zor. Bunun için ek bütçe lazım. Ek bütçe olmaz ise yapacak bir şey yok. Ama şunu yapacağız; ilk etapta belki idari birimleri bir ek binaya taşıyarak, çocuk hastanesini ekinci bir ek binaya taşıyabiliriz. Arkadaşlarımızla yaptığımız değerlendirmede buna karar verdik. Böyle olur ise bir rahatlama olacak. Hastane bünyesinde çünkü birim açma imkânı yok. Bayağı sıkışık, her şey iç içe. Bir de binamız hakikaten çok eski. İlk etapta yeni bir bina, ama paramız yetmez ise küçük çaplı bina ile rahatlatma projemiz var.
Bir de hastanemizdeki bazı cihazların yenilenmesi lazım. Mesela MR makinemiz çok uzun sürelere randevu veriyor. 12 sene kullandık. Uzmanlarına soruyorsunuz, bir MR'ın kullanım ömrü 8-10 yıl. Biz iki sene fazladan kullanmışız. Her an her şey olabilir. Burada mantıklı olan yol şudur; Miadı dolmuş ama halen kullanılıyor ise bozulmadan yenisini almak. Onu da yedeğe koymak. Böylelikle hem randevuları daha kısa sürede verirsiniz hem de cihaz sayınız ikiye çıkmış olur.
Sadece o da değil, mesela ultrasonografi cihazı, radyografi cihazı. Bunlar da eksik, bunların da tamamlanması lazım. Hastanemizin donanım eksikliklerinin de tamamlanması gerekiyor.
'Hastanemiz üniversitemizin vitrinidir' diyoruz ama, o vitrine yakışacak şeyler koymak lazım.
Mesela Kalp Hastanesi'ni açtık, orada hocalarımız ücretsiz izin alıp gidiyor. Onları tutmak lazım. Kimseyi kaybetmek istemiyoruz, bir de üstüne adam getirmek istiyoruz. Kalp hastanemizi Cumhurbaşkanımız geldi açtı, şimdi başka birimler, fizik tedavi yerleşiyor. Bu olmuyor. Kalp Hastanesi çok farklı bir yer. Burayı başlı başına geliştirmemiz lazım.
Acil, çocuk, onkoloji, kalp hastanesi bunlar çok önemli. Onkoloji hastanesini açtık ama orada cihazlar eksik. 3 tane temel cihaz olması lazım. Tokat şuanda yeni açıyor onkolojiyi. O üç cihazın hepsi bulunursa insanlar oraya gider" ifadelerini kullandı.
"ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ ŞART"
Cumhuriyet Üniversitesi'nin bilimsel araştırmalara imza atması, yeni tedavi yöntemleri geliştirmesi için araştırma enstitüsüne ihtiyacının olduğunu belirten Kocacık, bu konunun da projeleri arasında yer aldığını söyledi.
Kocacık; "Üniversitemizde büyük bir araştırma enstitüsü şart. Burada kök hücreden KKKA Hastalığı aşısına kadar. Polimerden, genetiğe, biyokimyaya kadar her şeyin yer alacağı büyük bir enstitüye ihtiyaç var. Buna merkezi laboratuar da diyebiliriz.
Burada hem bahsettiğimiz türlerde araştırmalar yapmak, hem de bu şekilde hastalarımıza daha doğru ve yenilikçi tedavi imkânları sunmak istiyoruz. Çünkü araştırma yapmazsanız, çaba göstermezseniz bir şey olmaz. Bunun için çaba gösterilmesi gerekiyor. Bu çabanın gösterilmesi için de uygun zeminin oluşması lazım. Hem mekân olarak hem de cihaz, teknolojik donanım olarak, hem de personel olarak. Bu da projelerimiz arasında, bu şekilde bir planımız var" dedi.
REFAKATÇİ OTELİ
Refakatçi Oteli konusunu yine 2004'teki adaylığında kendisinin gündeme getirdiğini, o süreçte bazı kişilerin kendisi ile alay edip güldüğünü belirten Prof. Dr. Faruk Kocacık, son dönemde bu konunun da herkesin dilinde olduğunu söyledi.
Turizm ve İşletmecilik Yüksekokulu öğrencilerinin de uygulamalı eğitim alacağı bir uygulama oteli konseptinde bu projeyi hayata geçirmeyi hedeflediklerini belirten Kocacık, bu projenin hastaların tercihine etki edecek önemli bir konu olduğunu söyledi.
Kocacık, şu şekilde konuştu:
"Hastanemizin tercih edilen bir hastane olabilmesi için hasta memnuniyetinin de üst düzeyde olması lazım. Bu konuda eksiğimiz var. Mesela bir hasta refakatçi oteli konusu gündemde. Ben bunu 2004'ten bugüne söylüyorum. Hatta o zamanda aday olduğumda kitapçığa da yazmıştım. Bazıları benimle alay etti güldü; 'hastaneye otel mi olur' diye. Ama şimdi memnuniyetle görüyorum ki, öbür adayların hepsi bunu telaffuz ediyor.
Hasta geliyor, işlemleri tedavisi bitmiyor. Ne yapacak? Geri mi dönsün ilçeye, ya da geldiği şehre. Bu büyük bir külfet. Kalması gerekiyor. Zaten üniversite şehir dışında, şehre gitmesi de bir külfet.
Bizim Turizm ve İşletmecilik Yüksekokulumuz var. Mesela, öyle bir otel, kar amacıyla değil, öğrencilerin staj yaptığı uygulama oteli kapsamında olur ise, hem ucuz olur, şehirde 25'e kalıyor ise orada 5'e kalacak. Hem tedavi olacak, hem de buraya gelirken 'orada kalma imkânım var' diye düşünecek.
Hem mekân olarak, hem ilgi olarak, hem de önemli araştırmalarla tercih edilen bir üniversite hastanesi oluşturmak istiyoruz."
ÖĞRENCİ EVLERİ VE SOSYAL İMKÂNLAR
Cumhuriyet Üniversitesi'ni tercih eden öğrenciler için de sosyal imkânları artırmak istediklerini belirten CÜ Rektör Adayı Prof. Dr. Faruk Kocacık, bu konudaki projelerin arasında öğrenci evlerinin de yer aldığını söyledi.
Bu konuda bazı üniversiteli örnek aldıklarını belirten Kocacık, CÜ'yü tercih eden öğrencilere imkân sağlamak ve üniversitenin tercih edilebilirliğini artırmak için bu projenin önemli olduğunu söyledi.
Kocacık; "Öğrenci Evleri, Hacettepe Beytepe kampüsünde, bazı büyük üniversitelerde var. Onları model aldık. Öğrenci tercih yaparken bakıyor, kolay kalacağı ikamet edeceği imkânlar var ise ona göre tercih yapıyor.
Değişik yöntemler uygulayabiliriz bu konuda. Mesela arazimizin bir kısmını yap işlet devret modeli ile iş adamlarımıza, inşaat firmalarına verebiliriz. Diyelim ki 100 tane yaptıysak 30 tanesini iş adamlarımızın sponsorluğunda fakir öğrencilere tahsis edebiliriz.
Bir başka konu da öğretim üyelerine cazibe yaratmak. Hocalarımızın rahat bir şekilde ikamet edeceği, çocuklarının güven içinde olacağı, huzurlu bir ortam oluşturmak istiyoruz.
Mesela Malatya'ya bakın. Malatya'da kampüs içinde hocalar villada oturuyor. Villa olsun demiyoruz biz ama en azından hocalarımıza rahat oturacakları bir imkan sağlamak lazım" dedi.
"ÇOK BÜYÜK BİR ARAZİMİZ VAR"
Cumhuriyet Üniversite'nin çok geniş bir araziye sahip olduğunu bunun önemli bir avantaj olduğunu belirten Kocacık, bu avantajı en iyi şekilde kullanmak istediklerini söyledi.
Arazi mülkiyetleri ile ilgili birtakım sıkıntılar yaşandığını, bu sıkıntıların çözümü için hukukçu sayısını da artırmayı hedeflediklerini belirten Kocacık; "Üniversitemizde hukukçu sayısını artırmamız lazım. 2 tane hukukçu var, 10 tane hukukçu olacak. 2'yi 10'a çıkarırsanız, senin işin milli emlak ile ilgili sorunu çözmek, senin işin öğrenci işleri, senin işin satın alma deyip işleri daha kolay yapacaksınız.
Bizim 11 bin dönüm arazimiz var. Bu da 3 parçalı bir durumda. Hazire arazisi var, vakıf arazisi var, şahıs arazisi var. Daha kamulaştırması bitmemiş şahıs arazimiz bile var.
Sadece hazineyi değil öbürlerini de halletmemiz lazım.
Vakıf arazisini bile iyi kullansak bahsettiğim sorunları çözeriz. Hakikaten arazimiz çok geniş. Bu iyi bir avantaj ve iyi kullanmamız gerekiyor. Sadece vakıf arazisi de yeter ama şahıs arazilerinin de kamulaştırması biterse harika olur. Üniversitemizin alanı çok geniş, bir değil iki üç üniversite kampüsü sığabilir.
İleride de inşallah böyle bir görüntüyü görmek mümkün olabilir. O zaman hem ekonomiye katkısı, hem şehirle bütünleşme hem de işsizliğe çare olmak gibi birçok açıdan üniversitemiz, atılım yapmış olur. Bu araziyi ve yapılanmayı iyi planlamak gerekiyor" şeklinde konuştu.
CÜ Rektör Adayı Kocacık, konuşmasının sonunda 14 Haziran'da gerçekleştirilecek rektörlük seçiminin CÜ'ye ve ülkeye hayırlı olmasını diledi.
Sivas’ın Sesi
































