Politika
Giriş Tarihi : 11-08-2026 11:33   Güncelleme : 11-08-2026 23:02

Ersoy: “Bir ülkeye dayatılan en tehlikeli pazarlık, zayıf anında dayatılan pazarlıktır”

Zafer Partisi Genel idare kurulu üyesi Sivas Cumhuriyet Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Ersoy çerçeve yasa hakkında bir değerlendirme yaptı.

Ersoy: “Bir ülkeye dayatılan en tehlikeli pazarlık, zayıf anında dayatılan pazarlıktır”

Ersoy; “Bugün masaya konulan çerçevenin barışla ilgisi yoktur. Bu düzenleme, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik sıkışmanın, siyasi belirsizliğin ve sınırlarımızdaki savaş riskinin yarattığı baskı ortamında gündeme getirilmiştir. Bir terör örgütünün kırk yıldır silahla elde edemediği hedefler, tam da devletin en çok manevra alanına ihtiyaç duyduğu bir anda müzakere konusu haline getirilmiştir. Buna barış denmez. Bunun adı, konjonktürün silahlı örgüt lehine kullanılmasıdır Karşımızdaki tablo açıktır: Bölünmeyi hedefleyen bir örgütün, etnik temelli bir ayrışmayı siyasi kazanıma dönüştürme çabası, devletin kendi eliyle meşrulaştırılmaktadır. Silahla alınamayan, imzayla verilmektedir.

Hukukta affın karşılığı bellidir: Af, suçun kabulü üzerine kurulur. Ortada ne bir suç ikrarı vardır, ne mağdurdan bir özür, ne de örgütsel bağın koparıldığına dair tek bir beyan. Aksine, karşı taraf kendisini haksız görmemekte, geçmişini savunmakta, mücadelesini meşru saymaktadır.

Suçunu kabul etmeyen kişi, o suçu tekrarlamaktan da kendini alıkoymaz. Ceza hukukunun en temel kabulü budur. Pişmanlığın olmadığı yerde af, adaletin tesisi değil, suçun genişlemesinin ve zarar görenlerin çoğalmasının önünü açan bir düzenlemedir.

Bu düzenleme, milletin rızası alınarak yapılmamıştır. Kamuoyuna açıklanmayan görüşmeler, Meclis’in denetimi dışında yürütülen bir süreç ve sonucu önceden belirlenmiş bir oylama, temsilî demokrasinin işleyişi değil, atlanmasıdır.

Kırk yıl boyunca bedel ödemiş bir toplumda güven; hakikat ortaya konmadan, hesap sorulmadan, mağdur muhatap alınmadan yeniden kurulamaz. Devlet bir kişinin cezasını kaldırabilir; ama milletin hafızasını yasayla düzenleyemez. Vatandaşından, hiç sormadığı bir barışı taşımasını isteyemez.

Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı ve devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, Anayasa’nın değiştirilmesi teklif dahi edilemez hükümleriyle korunmuştur. Etnik temelli bir siyasi pazarlığın sonucu olarak şekillenen hiçbir yasama tasarrufu bu hükümlerin üzerinde olamaz.

Bir şehit annesi, oğlunun katili ile komşu olacak mıdır?

Bir baba, çocuğunun gittiği okulda sözde eski bir teröristin de veli olduğunu okul bahçesinde mi öğrenecektir?"

Bir esnaf, işyerine giren sözde eski teröriste hizmet vermek istemezse ne ile karşılaşacağıdan endişe etmeyecek midir?

Bu ihtimalleri düşünen tek bir kurum var mıdır?” ifadelerine yer verdi.

AdminAdmin