Partimizin tamamen mahvına sebep olacak bir işten herkes kaçınmalıdır; bu alınabilecek bir risk değildir. AKP yargısı baba ocağımızı kapatma planı yapmaktadır" uyarısında bulundu. Siyasi partilerin anayasa, Siyasi Partiler Kanunu ve kanuna uygun hazırlanan tüzüklerine göre yönetildiğini hatırlatan Emre, "Önemli olan şudur: Bizim yeterli imzamız bulunduktan sonra gerek mahkemeler gerek YSK bugüne kadarki geçmiş uygulamaların dışına çıkacak mı, çıkmayacak mı? Karar, tüzüğümüzü değiştirmemiştir, buna yönelik bir şey yok"ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu'nun MYK'sı hakkında da konuşan Emre,"Tedbir varmış da kurultay yapılamazmış deniyor. İstanbul'da tedbir kararı varken YSK izin vermiş ve seçim yapılmıştır. Hiçbir zaman hiçbir mahkeme tüzüğü ve delegeyi ortadan kaldırmaz. Yeni bir MYK görevlendirmesi, tüzüğümüze göre ancak Parti Meclisi kararıyla olur. CHP en son tüzüğünü uygulamak durumundadır, bu nedenle şu anki MYK'nın görev yapması kanunsuzdur" dedi.
Özel MYK'sının Parti Sözcüsü Zeynel Emre, MYK toplantısının ardından Meclis bahçesinden basın toplantısı düzenledi. Mutlak butlan kararı sonrası gelişmelerin yanı sıra dün açıklanan Kılıçdaroğlu'nun MYK'sına da değinen Emre'nin açıklamasından satır başları şöyle:
"CHP son seçimlerin birinci partisi olarak, o seçimden bugüne kadar, butlan kararı verilene kadar bu ülkenin birinci partisi konumundayken, Adalet ve Kalkınma Parti yargı kollarıyla partimize karşı büyük bir kumpasa girişti. En sonunda sayın Erdoğan'ın biz bu işte yokuz açıklamasını, inkar etmek durumunda kalması olarak ifade edelim. Biz bu durum karşısında partimizi hemen kurultaya götürmek için, kurultay delegelerimizden olağanüstü kurultay için imzaları toplamak istiyoruz. Partimizi hemen kurultaya götürmek için hedefimiz 1000 delegenin imzasını toplamak.
Tedbir varmış da kurultay yapılamazmış deniyor. İstanbul'da tedbir kararı varken YSK izin vermiş ve seçim yapılmıştır. Hiçbir zaman hiçbir mahkeme tüzüğü ve delegeyi ortadan kaldırmaz. Yeni bir MYK görevlendirmesi, tüzüğümüze göre ancak Parti Meclisi kararıyla olur. CHP en son tüzüğünü uygulamak durumundadır, bu nedenle şu anki MYK'nın görev yapması kanunsuzdur. AKP yargısı baba ocağımızı kapatma planı yapmaktadır. Siyasi partiler, anayasa, Siyasi Partiler Kanunu ve ona uygun hazırlanan tüzüklerine göre yönetilirler. Bu mahkeme kararının hukuksuzluğu çok açıktır.

CHP’nin 2026 temmuz ayının 25’ine kadar kurultay yapması varlık ve yokluk meselesidir. Partimizin tamamen mahvına sebep olacak bir işten herkes kaçınmalıdır; bu alınabilecek bir risk değildir. Türkiye’deki tüm siyasi partilere, tüm genel başkanlara bir kez daha sesleniyorum: Anayasal düzeni, seçim sistemini allak bullak eden ve çok büyük zararlar veren bu uygulamadan bir an evvel dönülmesi için herkesin ses yükseltmesi gerekmektedir.
Partimizde bir gün emek vermemiş, partili olmayan TGRT çalışanı gelmiş ve bizim 40'a yakın çalışanımızı çok ağır gerekçelerle işten çıkarmıştır. Bu çok ağırdır.
Önemli olan şu: Bizim yeterli imzamız bulunduktan sonra, gerek mahkemeler gerek YSK bugüne kadarki geçmiş uygulamaların dışına çıkacak mı, çıkmayacak mı? 'Tedbir kararı verildi, kurultay yapılamaz' Nerede yazıyor bu? Karar, tüzüğümüzü değiştirmemiştir, buna yönelik bir şey yok."





























