CHP Genel Başkan Yardımcısı Osman Korutürk, parti heyeti olarak ABD'nin başkenti Washington'daki temaslarında, "en fazla, Türkiye'nin demokrasisinin geriye gittiği yolundaki algılama olduğunu" görmenin dikkatlerini çektiğini belirterek, "Görüşmelerimizde, Ortadoğu'daki halk hareketleri konusunda Türkiye'nin biraz daha lider rolü oynaması bekleniyormuş ama o rolün oynandığı görülmemiş izlenimini aldık. Türkiye'nin bu olayların gerisinde kaldığı izlenimini edindik" dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcıları Osman Korutürk, Gülsün Bilgehan, Umut Oran ve Faik Öztrak ile Genel Başkan Danışmanı ve Parti Meclisi üyesi Faruk Loğoğlu'dan oluşan heyet, Washington'daki temaslarının ilk gününün ardından, kaldıkları otelde Türk gazetecilere yönelik basın toplantısı düzenledi.
Korutürk, toplantıda, ilk günkü temaslarının yoğun geçtiğini, görüşmelerde kendilerine yönelik "çok yoğun ilgi" bulunduğunu belirterek, "CHP'nin böyle üst düzey heyet göndermiş olmasına yönelik büyük bir ilgi vardı, bunu her yerde hissettik" dedi.
Türkiye'den yapılan bu tür ziyaretlerde genellikle Ermeni iddiaları, Kıbrıs, Türk-Yunan ilişkileri ve bölgedeki olaylarla ilgili sorular geldiğini ve kendilerinin de görüşmeleri öncesinde bu tür sorular gelmesini beklediklerini ifade eden Korutürk, "Ancak bunlardan ziyade, Türkiye'deki basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar, özgürlükler ve bunlara yönelik kısıtlamalar, medyaya yapılan baskılar, kitap silinmesi gibi sorular çok geldi" diye konuştu.
Korutürk, "CHP olarak bu yaşananlara şiddetle karşı olduklarını ve bunlarla mücadele etmek istediklerini" ifade ederek, "Ama burada da Türkiye ile ilgili olarak bu soruların karşımıza gelmesi çok da hoşumuza gitmedi. Türkiye'nin burada en fazla dikkati çeken tarafının, Türkiye'de demokrasinin geriye gittiği yolundaki algılama,ki doğru bir algılama, olduğunu gördük. Her yerde bu sorularla karşılaştık" ifadesini kullandı.
-"YENİ CHP ÇOK İLGİ UYANDIRIYOR"-
Korutürk, Türkiye'nin bölgesinde oluşan halk hareketlerinin de temaslarında gündeme geldiğini kaydederek, "Muhataplarımızın bize izlenim olarak aktardıkları şu; Sanki burada Türkiye'nin biraz daha lider rolü oynaması bekleniyormuş ve o rolün oynandığı görülmemiş izlenimini aldık. Türkiye'nin bu olayların gerisinde kaldığı şeklinde izlenim aldık" dedi.
"Bu edindikleri izlenimlere, ABD Dışişleri Bakanlığının da dahil olup olmadığının" sorulması üzerine Korutürk, "Bütün görüştüğümüz yerlerde üç aşağı beş yukarı bu algılama ve izlenimi gördük" diye konuştu.
"Onun dışında yeni CHP çok ilgi uyandırıyor" değerlendirmesinde bulunan Korutürk, "yeni CHP"nin dışarıya açık, temaslarını geliştiren, uluslararası ilişkilerde ilerleyen görünüm arz ettiğini ve tüm muhataplarının bundan memnuniyet duyduklarını gördüklerini" anlattı.
Korutürk, bir soru üzerine, kendilerine "yeni CHP, dünya görüşü, dış politika, iç politika vizyonu, özgürlüklere nasıl baktığı ve referanslarının ne olduğu" gibi soruların geldiğini söyledi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili soru gelip gelmediğinin sorulması üzerine Korutürk, "Kemal Beyi yakından tanıyorlar, takip ediyorlar ve fırsat bulduğunda burayı ziyaret etmesinden büyük memnuniyet duyacaklarını ve böyle bir ziyaretle çok ilgilendiklerini söylediler" dedi.
Korutürk, seçim takvimi yaklaştığı için Kılıçdaroğlu yerine kendilerinin Washington'a geldiklerini hatırlattı.
-"İÇERİDE 60'IN ÜZERİNDE GAZETECİ VARMIŞ, BU NASIL İŞ DEDİLER"-
CHP Genel Başkan Yardımcısı Korutürk, "AK Partili yetkililer buraya geldiği zaman basın özgürlüğü konusunda, bu insanların gazetecilik faaliyeti nedeniyle değil, yasa dışı bir örgüte üye oldukları için içeride oldukları yönünde savunma yapıyor. Siz hükümetin bu açıklamalarını ABD tarafının nasıl aldığını düşünüyorsunuz" sorusuna şu yanıtı verdi:
"Hükümetin bu açıklamaları bize hiç intikal ettirilmedi. Bize, 'Bu insanlar gazetecilik faaliyetleri dolayısıyla içeride değilmiş, siz buna ne diyorsunuz' demediler. 'İçeride 60'ın üzerinde gazeteci varmış, bu nasıl iş' dediler. Herhalde o açıklamalar çok fazla üzerinde durulan açıklamalar değil ki, bunu hiçbir şekilde bize yansıtmadılar."
"Ergenekon davalarıyla ilgili kendilerine soru gelip gelmediğinin" sorulması üzerine Korutürk, şunları kaydetti:
"Türkiye'deki özgürlüklerin bastırılması gibi konulardan bahsederken, bu davaların bizatihi içeriği konusunda değil de tutuklama yapılıp, suçlamanın henüz yapılmadığı, çok uzun iddianamelerin okutulmasıyla vakit geçirilip tutukluluğun devam ettiği, bunun yargı konusunda bazı tereddütler uyandırdığı şeklinde bize bunu yansıttılar. 'Adil bir yargılama olacak mı olmayacak mı', bunun üzerinde durdular.
İlginç bir konu olarak, birçok yerde, 'seçimlerde sizin üzerinizde baskı olur mu' diye sordular. Bunu sorarken, seçim güvenliğinden bahsederek, 'seçimler düzgün yapılır mı, siz ne düşünüyorsunuz' dediler."
Korutürk, bu soruların daha önce çok duydukları sorular olmadığını belirterek, seçimlerde sorun olmaması için parti olarak ellerinden gelen her türlü önlemi alacaklarını, sandık ve elektronik güvenliği sağlayacaklarını ve "işi şansa bırakmayacaklarını" söyledi.
-"BİRÇOK KURULUŞUN BİZİMLE GÖRÜŞMEK İSTEMESİ ÇOK DİKKATİMİZİ ÇEKTİ"-
Osman Korutürk, "Türkiye'nin batı rotasından çıktığı gibi bir konu gündeme geldi mi" sorusuna, "Türkiye'nin batı rotasından çıktığı, çıkıyor gibi olduğu, bu konuda algılamalar olduğu bazı yerlerden bazı noktalarda geldi" dedi.
Umut Oran da "O rotanın da teminatı CHP'dir" diye konuştu.
Korutürk, görüşmelerinde en çok dikkatlerini çeken durumun sorulması üzerine, "Bize en çarpıcı gelen, bize gösterilen ilgi oldu. Bizi en fazla memnun eden ve en fazla ilgimizi çeken, birçok kuruluşun bizimle görüşmek istemesi, çok açık şekilde bizim görüşme taleplerimizi kabul etmesi, bizim aklımıza gelmeyen bazı kuruluşların da bizden görüşme talep edip, görüşmeleri oldu" dedi.
İkinci olarak ifade özgürlüğü konusunun gündemi kapladığını ifade eden Korutürk, "Asıl gündeme eskiden beri gelen geleneksel konuların yerine bunların gelmiş olması da ilgi çekici oldu. Seçim güvenliği, bize seçimlerde baskı gelip gelmeyeceğine dair sorular da ilginç sorular" ifadesini kullandı.
CHP heyeti, ilk gün temasları kapsamında, ABD Dışişleri Bakanlığının Avrupa ve Avrasya Dairesinden üst düzey yetkililer Tina Kaidanow ve Nancy McEldowney'in yanı sıra ABD'deki son başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçilerin başkan adayı olan, Cumhuriyetçi Parti Arizona Senatörü John McCain ile de Kongre'de bir araya gelmişti.
Ayrıca Amerikan-Türk Konseyi Başkanı James Holmes ile bir görüşme yapan heyet, karşı tarafın talebi üzerine bazı Yahudi kuruluşlarının temsilcileriyle de görüşmede bulundu.
CHP YURT DIŞINDA YANLIŞ TANINIYOR
CHP Genel Başkan Yardımcısı Osman Korutürk, ''CHP'nin yurt dışında nispeten yanlış tanındığını, etkisiz, statükocu, ilerlemeye kapalı, olumsuz anlamda milliyetçi, Batı, NATO, ABD karşıtı gibi algılandığını'' belirterek, ''Bu kesinlikle doğru değil. Biz dünyaya açık, ilerlemeci ve sosyal demokrat bir partiyiz ve parti yönetimindeki değişiklikten bu yana kendimizi 'yeni CHP' olarak adlandırıyoruz'' dedi.
Korutürk, ''Washington Institute ''adlı düşünce kuruluşunda katıldığı toplantıda, CHP'nin politikalarını anlattı.
Parti olarak, ''ABD ile ilişkilerde son yıllardaki sıkıntıları aşmak ve eşitlik ile karşılıklı saygıya dayanan, birbirlerinin çıkarlarını gözeten yeni ve modern bir ortaklığın tesis edilmesini istediklerini'' kaydeden Korutürk, iki ülke arasındaki ilişkileri ekonomik ve ticari girişimleri de kapsayacak şekilde genişletmek, işleyebilir ve sürdürülebilir siyasi ve stratejik ortaklık kurmak arzusunda olduklarını bildirdi.
Türkiye'nin içinde bulunduğu bölgede cazibe merkezi olma konumuna atıf yaparak, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin geçmişte, ''Türkiye'yi, arzuladığımız her şeyi başarmış bir ülke olarak görüyoruz'' dediğini aktaran Korutürk, ''Ancak Talabani'nin bu sözlerinin aynısını bugün de söyleyebileceğinden emin değilim, çünkü Türk demokrasisi maalesef geriye gitti'' ifadesini kullandı.
-''TÜRKİYE'DE DEMOKRASİYİ ONARMAYA NİYETLİYİZ''-
Korutürk, Türkiye'de medyaya baskı uygulandığını ifade ederek, ''Maalesef geçen hafta, yayımlanmamış ve tamamlanmamış bir kitaba el konulduğuna, yazarları ve yayımcılarının arşivlerinden silindiğine tanık olduk. Dolayısıyla CHP olarak bunu değiştirmeye, demokrasiyi onarmaya, komşularımızla iyi ilişkileri yeniden tesis etmeye ve çevresinde bir zamanlar cazibe merkezi olan bir Türkiye'yi yeniden ortaya çıkarmaya niyetliyiz'' diye konuştu.
Bir soru üzerine Korutürk, ''Şu anda AK Parti'nin, zaman zaman bazı uluslararası sorunlara da müdahale eden çok aktif dış politika izlediğini, ancak sonuç üretmediğini'' öne sürerek, ''CHP'nin ise iktidara gelmesi halinde sonuca odaklı ve gerçekçi dış politika izleyeceğini'' kaydetti.
Korutürk, İran ile Türkiye arasındaki ilişkilerin iyi düzeyde olmasının zorunluluk olduğunu; ama İran'ın, nükleer programı konusunda daha şeffaf olması gerektiğini belirterek, bölgede nükleer güç istemediklerini, nükleer bir İran'dan en fazla Türkiye'nin etkileneceğini vurguladı.
Türkiye-İsrail ilişkilerinin de sadece iki ülke değil, dünya barışı için önemli olduğunu, bunun Türkiye'ye bölgede oyuncu olma, Ortadoğu barış sürecinde arabulucu rolü oynama olanağı sunduğunu ifade eden Korutürk, ''Şimdi bu ilişkilerin bozulmasıyla, bu pozisyonu kaybettik ve Türkiye artık İsrail'in güvendiği bir partner değil. Türkiye'nin artık Ortadoğu barış sürecine müdahale edecek pozisyonu yok. Ortadoğu sorunu çözülse, Ortadoğu bambaşka bir bölge olur. Biz bu sorunun çözümüne katkı sağlamak istiyoruz ancak İsrail ile ilişkilerdeki değişim, bizim iki yıl önceki pozisyonumuza sahip olmamıza imkan vermiyor'' dedi.
Korutürk, iki ülkenin ilişkileri onarmanın yollarını bulması gerektiğini ve CHP olarak bu yönde çaba göstereceklerini belirtti.
-''YENİ CHP''-
Korutürk, ''CHP'nin yurt dışında nispeten yanlış tanındığını, etkisiz, statükocu, ilerlemeye kapalı, olumsuz anlamda milliyetçi, Batı, NATO, ABD karşıtı gibi algılandığını'' belirterek, ''Bu kesinlikle doğru değil. Biz dünyaya açık, ilerlemeci ve sosyal demokrat bir partiyiz ve parti yönetimindeki değişiklikten bu yana kendimizi 'yeni CHP' olarak adlandırıyoruz'' ifadesini kullandı.
''Uzun yıllar sonra bir CHP heyetinin Washington'ı ziyaret etmesinin nedenine'' dair soru üzerine Korutürk, şunları kaydetti:
''Biz her yere gidiyoruz. CHP yurt dışında bir şekilde yanlış tanınıyor. Uluslararası ilişkilere, diğer ülkelerle temaslara kapalı, NATO'ya, ABD'ye, AB'ye karşı şeklinde algılama var. Bu doğru değil. CHP'nin eski yönetiminde de bu böyle değildi; ancak onların partiyi yönetme şekli farklıydı. Şimdi biz partiyi açmak, tüm kontekstlere açık olduğumuzu göstermek istiyoruz. Neden ABD'deyiz? ABD'nin Türkiye'nin önemli bir ortağı olduğunu düşünüyoruz.
Son 10 yılda, 2'nci Körfez Savaşından başlayarak iki ülke arasında bazı yanlış anlamalar oldu. Bu yanlış anlamaları gidermeli, yeni ve daha geniş bir ilişki inşa etmeliyiz, dolayısıyla bu tür bir ilişkinin nasıl kurulabileceğinin arayışı içindeyiz. Bu nedenle buradayız. Fransa'ya, Almanya'ya, Belçika'ya, İngiltere'ye de gittik, başka ülkelere de gideceğiz. Sadece Avrupa'ya değil, bölge ülkelerine de gideceğiz. Bu yeni CHP ve ben partinin dış ilişkilerinden sorumluyum. Bu bağlamda dünyayı dolaşıp, partimizi anlatmaya, Türkiye'deki hükümete alternatif olduğumuzu göstermede çok aktif olacağım''.
-HÜKÜMETİN LİBYA POLİTİKASINA ELEŞTİRİ-
Korutürk, Libya konusunda, ''hükümetin pozisyonunu netleştirmesi, Libya hükümetini kendi halkına karşı güç kullanmamaya ikna edecek girişimleri başlatması çağrısında bulunduklarını, ancak hükümetin bunu yapmayıp, Kaddafi'nin iktidarda kalıp kalamayacağı ya da muhalefetin başarı sağlayıp sağlamayacağının açıklığa kavuşmasını görmek için beklediği izlenimi verdiğini'' kaydetti.
Osman Korutürk, ''Sürecin başında hükümetin NATO karşıtı tutumunu aleni biçimde sergilememesini tercih ederdik. NATO müdahalesine karşı olabilirsiniz. Bu her hükümetin hakkıdır; ancak biz NATO üyesiyiz, NATO'daki tüm tartışmalara eşit düzeyde katılma hakkına sahibiz ve bu duruşumuzu NATO içinde takınabilir, NATO'nun müdahalesine dair koşulları NATO içinde şekillendirebilirdik. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Almanya'da, 'NATO'nun Libya'da ne işi var?' açıklamasını yaparak, oyunu belli etti ve NATO denklemin içine girmedi. Libya'da uçuşa yasak bölge operasyonunu bir grup koalisyon ülkesi başlattı'' diye konuştu.
''Türkiye işin başında böyle bir tavır takınmasaydı, itirazlarını dışarıda değil de NATO içerisinde dillendirseydi, belki de NATO'nun bu operasyonu üstleneceğini ve Türkiye'nin operasyonu şekillendirme olanağına sahip olmuş olacağını'' ifade eden Korutürk, ''Bölge ülkeleriyle her zaman iyi ilişkiler içindeydik. Ama bu ülkelerle daha iyi ilişkiler kurmamızın önündeki temel zorluk, bu ülkelerin rejimleriydi. Şimdi bu rejimler değişecek. Dolayısıyla bölge halklarının meşru taleplerini desteklemeli ve bu ülkelerin hükümetlerini halklarının bu meşru taleplerini yerine getirmeye teşvik edecek bir pozisyon takınmalıyız'' dedi.
-''SEÇİMLERDE İDDİALIYIZ''-
Bir başka soru üzerine Korutürk, dış politikanın iç politikadan ayrılamayacağını, ancak şu anda hükümetin dış politikanın ögelerini iç siyasi ve popülist amaçlar için kullanmaya çalıştığına tanık olduklarını, kendilerinin iktidara gelmesi halinde bunu yapmayacaklarını kaydetti.
Korutürk, başka bir soru üzerine ise ''Türkiye'nin Lübnan'daki hükümet krizine müdahale etmemesi gerektiğini düşündük. Türkiye'nin bölgeyle alakalı, geçmişten beri, Araplar arasındaki meselelere müdahale etmemeye dayanan dış politikası var; çünkü Türkiye Arap ülkesi değil, Lübnan'daki hükümet krizine müdahil olmak ve çözmeye uğraşmak biraz ütopikti ve başarılı olmadı'' dedi.
''CHP'nin seçimi kazanma şansına'' dair bir soru üzerine, seçimlerde iddialı olduklarına inandıklarını belirten Korutürk, 4300 civarında kişinin CHP'den milletvekili adaylığı için başvurduğunu, bir önceki seçimlerde ise bu sayının 1800 olduğunu dile getirdi. Korutürk, ''9 yıldır iktidarda olan AK Parti'den milletvekili adayı olmak için başvuranların sayısı 5000 civarında. Bu sayıları karşılaştırarak, gelecek seçimlere kazanmak için katılıp katılmadığımızı anlayabilirsiniz'' dedi.
Korutürk, bazı araştırma şirketlerinin anketlerinin, AK Parti'nin oylarında düşüş, CHP'nin oylarında ise yükselişi ortaya koyduğunu ifade ederek, ''Ülkede bizi başarıya doğru iten yeni bir rüzgar mevcut'' ifadesini kullandı.































