Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde son dönemde dikkat çekici gelişmeler yaşanmaktadır.
— Doç. Dr. Mustafa ERSOY (@mstfrsy) December 8, 2025
Öncelikle, rektör danışmanının bazı AKP’li siyasetçiler tarafından “istenmeyen kişi” ilan edildiği ve bu durumun yarattığı rahatsızlık sonucunda söz konusu kişinin görevinden ayrıldığı ifade…
Ersoy, ilk olarak rektör danışmanının bazı AK Parti’li siyasetçiler tarafından ‘istenmeyen kişi’ ilan edilmesi üzerine görevinden ayrıldığı iddiasını gündeme taşıdı. Bu durumun üniversite içinde ciddi rahatsızlık yarattığını belirtti.
Sürecin hemen ardından, bir sendika temsilcisinin üniversite yönetimine yönelik çok ağır eleştirilerde bulunduğunu, ardından aynı kişinin bir üniversite personeline yönelik hakaret içerikli ifadelerinin basın haberlerine yansıdığını vurguladı.
Ersoy’a göre, bu gelişmeler üniversite yönetiminin pasif tutumundan güç alan bazı aktörlerin idare üzerinde baskı kurmaya çalıştığı yönünde güçlü bir izlenim doğuruyor.
Özellikle, önceki yönetim döneminde defalarca gündeme gelmesine rağmen, yabancı öğrenciler için ücretsiz olması gereken kontenjanların aracı şirketler üzerinden yüksek meblağlar karşılığında satıldığı iddiaları hakkında hiçbir kurumsal soruşturma başlatılmamasını “ciddi bir zafiyet” olarak nitelendirdi.
Ayrıca, önceki yönetimin görev süresinin sonuna yaklaşırken, vakfa ait okulların sözleşmelerinin kamu zararı oluşturacak şekilde güncellendiği iddialarına ilişkin herhangi bir işlem yapılmamasının üniversite camiasında tepki çektiğini ifade etti.
Yıllık cironun yalnızca %2’sine denk gelen bir bedelle yapılan kiralamanın kamuoyunda “peşkeş” olarak değerlendirildiğini dile getirdi.
Ersoy, “Bir yöneticinin kendi villasını bu fiyata kiraya vermeyeceği açıktır” diyerek örnek verdi.
Tüm bu iddiaları bir arada değerlendiren Doç. Dr. Ersoy, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin kurumsal işleyişinde ciddi bir sorunlar yumağıyla karşı karşıya olduğunu, etik ve şeffaflık açısından beklenen standartların yerine getirilmediğini vurguladı.






























