Kayabaşı açıklamasının tamamında şunları dile getirdi:
Kar Yağıyor dağlarıma, Üşüyen Kurt Kahrolsun
Boynunda tasma izi bulunan Kurt Kahrolsun
Kahrolsun Kurt Postuna Bürünmüş Çakallar…
Habur sınır kapısından teröristlerin vatan topraklarına ayak basmaları ve yandaşlarının şaşaalı karşılaması hala gözümün önünde. Türk Devleti hiçbir zaman bu kadar zaafa düşürülmedi. Vatan hainleri Misakı Milli Sınırları içerisinde kahraman gibi karşılandı. Devlet otoritesi yer ile yeksan oldu. Bu durumun devamı için referandumda bir EVET yeter.
Osman BAYDEMİR’in Tunceli vilayetinde dile getirdiği Bayrak açılımının devamı için referandumda bir EVET yeter.
Ahmet TÜRK’ ün Diyarbakır vilayetinde açıkladığı FEDARASYON açılımının devamı için referandumda bir EVET yeter.
“Sayın” Öcalan’ın ! aldığı kellelerin devamı için referandumda bir EVET yeter.
Türk Askerinin yan gelip yatmaması için referandumda bir EVET yeter.
Anamızı da alıp gitmemiz için referandum da bir EVET yeter.
Gemiciklerin yanına gemiler eklettirmek için referandumda bir EVET yeter.
Yasin el Kadı’ya verilen kefaretin devamı için referandumda bir EVET yeter.
Unakıtan’ların, Ali DİBOLARIN sayısı az Allah sayılarını artırsın diyorsak referandumda bir EVET yeter.
Sekiz yıldır mağdur olan AKP’nin mağduriyetini devam ettirmek için referandumda bir EVET yeter.
Hukuka aykırı olarak yapılan telefon takipleri ve ortam dinlemelerinin devamı için referandumda bir EVET yeter.
Referandumda verilecek EVET oyu için gerekçeler artırıla bilir. Yapılan Anayasa değişikliğinin teknik olarak irdelemesine hiç girmeyeceğim. Zira Anayasa metinleri toplumsal mutabakatın neticesi ortaya çıkar. Bunun harici yapılan uygulama bir gurubun topluma dayatması olmaktadır. Mevcut yapılacak olan değişimin gelmiş olduğu nokta dayatma olmaktan da çıkmıştır. Bir gurup, bir dünya görüşü, bir zihniyet Anayasa değişikliği kisvesi altında topluma kendi meşruiyetlerini oylattırmaktadır.
Geleneğinde yalakalık ve yağdanlık bulunan 12 Eylülde ve 28 Şubat sürecinde Postal yalamayı adet haline getirip, Türk İslam sevdası adına damarında zerrece kan bulunmayan liboş aydınlar! Evet diyor.
BDP nin sandığı boykot etme kararı elbette zımmi olarak EVET demektir.
Buradan özellikle Büyük Birlik Partili Ülküdaşlarıma seslenmek istiyorum. Mevcut Genel Merkez yönetimi hiçbir şekilde davamızı ve ülkümüzü temsil etmemektedir. Olağan üstü kongre için imza veren ülküdaşlarımızı ERGENEKONCU olmakla suçlayacak kadar zafiyet ve basiretsizlik içerisindedirler. Tavırlarını anlamak mümkün değildir. Tek izah noktası AKP ile yapılması kuvvetle muhtemel vekil pazarlığıdır. Eğer böyle bir pazarlığa girilmiş ise Rahmetli Genel Başkanın Ruhaniyeti üzerinden hareket satılmış demektir. Siyasal, Marksist kürt hareketi meşrulaştıran bu zihniyeti hazmede biliyorsanız sizde bir EVET deyin. Diyeceğiniz bu EVET ülkünüzü inkar etmektir. Çakalların, hainlerin bir hükmü varsa biline ki BOZKURTLARINDA bir töresi vardır.































