Evet, nihayet yazdı...
Taşındı, yazamadı... Seyahate gitti yazamadı...
Seyahatten döndü, iş gezisine gitti; iş gezisindeyken de doğal olarak yazamadı...
Döndü, tam yazacak diyorduk ki, bir iş gezisi daha, yine yazamadı...
Döndü neyse ki erken ama...
Yine bir geri taşınma işi çıktı...
Yazamadı...
Tam 'Yeter artık!' diyorduk, 'Ne zaman yazacaksın?' diye haykırıyorduk ki, o güzel kalpten, o güzel gözlerden, o güzel imbikten 'Dert' döküldü...
Tabii aynı güzelliğin tarifinin on katnı 'Tanrı Vergisi' gereği hak eden Maryam Mahmudi ise çevirisini yaptı...
Okumak için:
http://egemengazetesi.com/kose-yazisi/331/dert.html
linkini tıklayınız...


















