Yeni eğitim öğretim yılının eğitim çalışanları, öğrenciler, veliler ve millet için hayırlı olmasını dileyen Temiz, Türkiye’yi geleceğe güven ve refah içinde taşıyacak nitelikli ve verimli bir eğitim sistemi için sorunların ertelenmeden çözüme kavuşturulması gerektiğini belirtti.
PISA 2025’teki başarıda öğretmenlerin emeği büyük
PISA 2025 sonuçlarında fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarında elde edilen başarıya dikkat çeken Temiz, ortaya çıkan tablonun eğitime yapılan yatırımların yanı sıra öğretmenlerin emek, gayret ve fedakârlığının da sonucu olduğunu vurguladı.
Bununla birlikte bölgeler ve okul türleri arasındaki başarı farklılıklarının eğitimde fırsat eşitliği açısından üzerinde durulması gereken önemli bir sorun olmaya devam ettiğini kaydetti.
PIKTES istihdamı önemli bir çözüm adımı oldu
Mülakat mağduru öğretmenlerin atama taleplerine PIKTES öğretmen alımı üzerinden çözüm üretilmesi, iller arası mazerete bağlı yer değişikliğinde ikinci hak tanınması ve 2023’te atanan sözleşmeli öğretmenlere yer değişikliği imkânı verilmesini olumlu adımlar olarak değerlendiren Temiz, bu yaklaşımın diğer sorunların çözümünde de sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
Öğretmen açığı, öğretmen istihdamının bölgeler arasındaki dengesiz dağılımı, ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik, yer değişikliği sorunları, ek ders ücretlerinin yetersizliği, norm kadro fazlası personelin yaşadığı mağduriyetler, okul yöneticiliğinin statüsü, okulların güvenlik, yardımcı personel ve bütçe ihtiyacı ile eğitimde şiddet gibi birçok başlıkta ise çözüm bekleyen sorunların devam ettiğini belirtti.
Eğitimde kadrolu istihdam esas olmalı
Eğitim sisteminin niteliğinin artırılması ve bölgeler ile okullar arasındaki kalite farklarının azaltılmasının öğretmen açığının kapatılmasıyla mümkün olacağını belirten Temiz, öğretmen atamalarının ihtiyacı karşılayacak şekilde yapılmasını istedi.
Ücretli öğretmenlik uygulamasının kaldırılarak ihtiyaç bulunan okul ve sınıflara kadrolu öğretmen atanması gerektiğini vurgulayan Temiz, sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının da çalışma barışı ve aile bütünlüğü açısından sorun oluşturduğunu ifade etti.
Sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi ve bu süreç tamamlanıncaya kadar mazerete ve isteğe bağlı yer değişikliği başta olmak üzere kadrolu öğretmenlere tanınan haklardan yararlandırılması gerektiğini kaydetti.
Resen atamalar tümüyle kaldırılmalı
Norm kadro fazlası öğretmenlerin resen atanmasının ciddi sosyal maliyet ve mağduriyet oluşturduğunu belirten Temiz, öğretmenlerin ailelerinden ve evlerinden kilometrelerce uzaktaki okullara gönderilmesinin hem ekonomik yük oluşturduğunu hem de aile birliğini zedelediğini kaydetti.
Öğretmenlerin yer değiştirme sisteminin gönüllülüğü esas alan, öngörülebilir ve kalıcı bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade eden Temiz, norm kadro esaslarının bölge ve okul bazında daha esnek hâle getirilmesi gerektiğini belirtti.
İstihdamda güçlük çekilen bölgelerde ise zorlayıcı uygulamalar yerine teşvik edici yöntemlerin benimsenmesini isteyen Temiz, zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapan eğitim çalışanlarına bölgenin mahrumiyet durumuna göre yüzde 10 ila yüzde 90 puan arasında ilave özel hizmet tazminatı ödenmesi talebini dile getirdi.
Eğitim çalışanlarının ücretlerindeki kayıplar telafi edilmeli
Enflasyonist ortamın eğitim çalışanları ve kamu görevlilerinin alım gücünü ciddi biçimde etkilediğine dikkat çeken Temiz, maaş ve ücretlerde gerçek bir iyileştirmenin gecikmeden hayata geçirilmesini istedi.
“Öğretmenin, eğitim çalışanlarının, memurun ve emeklinin enflasyon yükü, seyyanen zamla giderilmelidir. Enflasyon beklentisi, artan enflasyona göre güncelleniyorsa maaş ve ücretler de güncellenmeli, kayıplar telafi edilmelidir.”
Temiz ayrıca gelir vergisinin memurlar için yüzde 15’e sabitlenmesini; evliler için yüzde 2,5, her çocuk için de yüzde 2,5 indirim uygulanarak aile dostu vergi politikalarının hayata geçirilmesini istedi.
Ek ders ücretleri artırılmalı, 3600 ek gösterge sözü yerine getirilmeli
Ek ders ücretlerine esas gösterge rakamlarında 2006 yılından bu yana değişiklik yapılmadığını hatırlatan Temiz, branşlar ve okul türleri arasındaki ek ders ücreti adaletsizliklerinin giderilmesini ve ek ders birim ücretlerinin en az iki kat artırılmasını istedi.
Kamu personeli arasındaki çalışma barışının güçlendirilmesi için birinci dereceye ulaşan kamu görevlilerinin ek göstergelerinin en az 3600 olması gerektiğini belirten Temiz, toplu sözleşmede karar altına alınan yasal düzenlemenin ivedilikle hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Eğitimde şiddet iş güvenliği sorununa dönüşmemeli
Okullarda artan şiddet olaylarının artık münferit vakalar olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Temiz, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin doğrudan bir iş güvenliği sorunu olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
Öğrenci disiplin mevzuatının yenilenmesi, çocukları ve gençleri şiddete özendiren dijital içeriklere karşı etkili tedbirler alınması ve ailelere çocuk gelişimi ile dijital riskler konusunda sürekli eğitim desteği sağlanması gerektiğini kaydetti.
Olay sonrası müdahale yerine önleyici ve erken müdahale yaklaşımının esas alınmasını isteyen Temiz; okullar, sosyal hizmetler, sağlık ve güvenlik birimlerinin birlikte çalışacağı entegre erken uyarı sistemlerinin kurulması, öğretmenlere sınıf yönetimi, kriz yönetimi ve şiddetle mücadele alanlarında uygulamalı eğitimler verilmesi gerektiğini belirtti.
Her okula rehber öğretmen
Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin devamsızlık, okul terki, şiddet, akran ve siber zorbalık ile madde ve teknoloji bağımlılığı gibi sorunlarla mücadelede kritik öneme sahip olduğunu ifade eden Temiz, öğrenci sayısına bakılmaksızın her eğitim kurumuna en az bir rehber öğretmen normu verilmesini istedi.
Okul yöneticiliği profesyonel bir meslek olarak yapılandırılmalı
Eğitim kurumu yöneticiliğinin ikinci görev olmaktan çıkarılması ve kadrolu, profesyonel bir meslek olarak yapılandırılması gerektiğini belirten Temiz, yönetici atamalarının yazılı sınav puanı ile nesnel mesleki başarı ölçütlerine dayanan öngörülebilir bir sistem üzerinden gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Millî eğitim uzmanı, müfettiş, il ve ilçe millî eğitim yöneticileri, şube müdürleri, şefler ve diğer eğitim yöneticilerinden gerekli hizmet süresini tamamlayanların da uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik ünvanına bağlı haklardan yararlanması gerektiğini kaydetti.
Okulların yardımcı personel sorunu kalıcı olarak çözülmeli
Okullarda temizlik ve güvenlik başta olmak üzere yardımcı hizmetlerin geçici istihdam modelleriyle yürütülmesinin sürdürülebilir olmadığını belirten Temiz, yardımcı personel ihtiyacının kadrolu istihdamla karşılanması gerektiğini ifade etti.
Her okula sınıf ve öğrenci sayısı, okulun büyüklüğü ve personel ihtiyacı gibi ölçütler dikkate alınarak münhasır bir ödenek tahsis edilmesini isteyen Temiz, yardımcı personel ihtiyacının doğrudan karşılanması veya okullara yeterli kaynak aktarılması gerektiğini kaydetti.
Hizmetli ve memurların mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi, görev tanımlarındaki belirsizliklerin giderilmesi ve haftalık 40 saati aşan çalışmaların karşılığının ücret ya da izin olarak verilmesi gerektiğini de belirtti.
“4+4+4” sistemi Millî Eğitim Şûrası’nda ele alınmalı
Eğitim-Bir-Sen tarafından gerçekleştirilen Türkiye’de Zorunlu Eğitim Sistemi’ne Yönelik Saha Araştırması’nın, zorunlu eğitimin son dört yılının yeniden değerlendirilmesine ihtiyaç bulunduğunu gösterdiğini ifade eden Temiz, ortaöğretimde esnek ve modüler modeller üzerinde çalışılması gerektiğini belirtti.
Yapılacak değişikliklerin hak kaybı ve mağduriyet üretmeden, eğitim paydaşlarının ve toplumun geniş kesimlerinin katılımıyla ele alınması gerektiğini kaydeden Temiz, “4+4+4” zorunlu eğitim sistemini bütün yönleriyle değerlendirecek özel bir Millî Eğitim Şûrası toplanması çağrısında bulundu.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin aksayan yönleri giderilmeli
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin öğrencilerin bütüncül gelişimine önem veren ve milletin değerleriyle toplumun beklentilerini dikkate alan bir müfredat anlayışı ortaya koyduğunu belirten Temiz, uygulama sırasında karşılaşılan güçlüklerin tespit edilerek gerekli sadeleştirmelerin yapılması gerektiğini ifade etti.
Modelin sürdürülebilirliğinin öğretmenlerin sürekli desteklenmesine bağlı olduğunu kaydeden Temiz; hizmet içi eğitimlerin yaygınlaştırılması, kapsayıcılığının artırılması ve öğretmenlere yardımcı araçların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Zorlama ve dayatmalardan vazgeçilmeli
Eğitim-Bir-Sen’in yeni eğitim öğretim yılında kılık ve kıyafet özgürlüğüne ilişkin eylem kararını yenilediğini hatırlatan Temiz; öğretmenlik mesleğinin görev tanımında bulunmayan ve ücreti ödenmeyen proje görevleri, kurum ve veli ziyaretleri, öğrenci koçluğu, servis kontrolü ve okul dışı nöbet gibi çalışmaların ancak gönüllülük esasına göre yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Haftada bir günün üzerindeki ücretsiz nöbet görevleri ile mesai saatleri dışında katılımı zorunlu tutulan kurs, seminer, çalıştay, toplantı, gezi, tören ve benzeri mesleki çalışmalara ilişkin sendikal eylem kararlarının da sürdüğünü belirten Temiz, Bakanlığın bu alanlarda zorlama ve dayatma yerine yapıcı, sürdürülebilir ve kabul edilebilir çözümler geliştirmesi gerektiğini kaydetti.
Görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavları yapılmalı
Millî Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında oluşan münhal kadrolar için görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavlarının düzenlenmesini isteyen Temiz, sınav takviminin ivedilikle ilan edilmesi gerektiğini belirtti.
Şube müdürleri ve şeflerin görev, yetki ve sorumluluklarıyla uyumlu mali ve özlük haklarına kavuşturulması gerektiğini ifade eden Temiz, aynı işi yapan ve aynı ünvanı taşıyan personel arasında mali haklar yönünden ayrım oluşturulmaması gerektiğini vurguladı.
Proje okullarında atama süreçleri mağduriyet üretmemeli
Özel program ve proje uygulayan eğitim kurumlarındaki öğretmen atama ve yönetici görevlendirme süreçlerinin somut ve nesnel ölçütlere dayanması gerektiğini belirten Temiz, görevlerini başarıyla sürdüren öğretmen ve yöneticilerin herhangi bir başarısızlık, yetersizlik veya disiplin gerekçesi bulunmaksızın taleplerinin karşılanmamasının mağduriyet oluşturduğunu ifade etti.
Görevi sona eren öğretmen ve yöneticilerin atanacakları eğitim kurumlarının tercihleri doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini kaydeden Temiz, proje okullarında takdir yetkisine dayanan uygulamaların hak kaybına yol açmaması çağrısında bulundu.
“Yeni eğitim öğretim döneminde, eğitim çalışanlarının sorunlarının çözümünün aynı zamanda eğitimin sorunlarının çözümü olduğu gerçeğinden hareketle sorunlara çözüm üreten kalıcı ve kararlı adımlar üretilmesi çağrısında bulunuyoruz.”