Pfizer'in aþýsýyla ayný özellikteki yerli aþý deney aþamasýnda

  Bu haber 29 KASIM 2020, Pazar 15:33:30 eklenmitir.
Türkiye'de ilk defa genetik teknolojiyi kullanarak, m RNA temelli koronavirüs aþýsý geliþtiren merkezlerden biri olan Selçuk Üniversitesi Týbbi Genetik Bölümü'nde Haziran ayýnda baþlanýlan aþý çalýþmalarý, hayvan deneyleri aþamasýna geldi.

Koronavirüs aþýsý geliþtiren 13 merkezden biri olan Selçuk Üniversitesi Týbbi Genetik Bölümü'nde Türkiye'de ilk defa genetik teknoloji kullanýlarak m RNA temelli koronavirüs aþýsý laboratuvar ortamýnda sentezlenerek, hayvan testleri aþamasýna geldi. Týbbi Genetik Bölümü Ana Bilim Dalý Öðretim Üyesi Doç. Dr. Nadir Koçak baþkanlýðýnda yürütülen projede Dicle Üniversitesi, Ýnönü Üniversitesi, Etlik Üniversitesi, Cerrahpaþa Üniversitesi, Uþak Üniversitesi, Karatay Üniversitesi'nden de bilim insanlarý görev alýyor.

TÜRKÝYE'NÝN ÝLK M RNA TEMELLÝ AÞI ÇALIÞMASI

Türkiye'nin ilk m RNA aþý çalýþmasýna 15 Haziran'da baþladýklarýný belirten Týbbi Genetik Bölümü Ana Bilim Dalý Öðretim Üyesi Doç. Dr. Nadir Koçak þöyle dedi:

"Selçuk Üniversitesi Covid-19 platformunda 2 aþý çalýþmasýyla temsil edilmekte. Biz Covid-19 platformu dahilinde m RNA aþý teknolojisine dayalý bir çalýþma yapýyoruz. Bu m RNA teknolojisi, dünyada da yeni bir teknoloji. Yaklaþýk 4-5 yýllýk geçmiþi var. Bizim aslýnda ekip olarak daha önceden kanser aþýlarý üzerinde ilgimiz vardý. Özellikle bu yönde okumalar ve çalýþmalar içerisindeydik. Biz ekip olarak aslýnda bu süreçte vicdanen bu yönde birtakým çalýþmalar içerisine girme zorunluluðunu kendimizde hissettik ve bu yönde bir proje geliþtirme süreci içerisine girdik. TÜBÝTAK projemizi çok kýsa süre içerisinde kabul etti. Fakat Covid-19 projesinde yer alan aþý gruplarý içerisinde en geç baþlayan biz olduk, Haziran 15'te çalýþmalara baþladýk. Türkiye'de ilk m RNA çalýþmasýný biz yapýyoruz. m RNA teknolojisi dünyada 3'üncü aþý teknolojisi olarak tanýmlanýyor."

'MRNA'YI OLUÞTURUYORUZ'

MRNA temelli koronaviris açý çalýþmasýný anlatan Doç. Dr. Nadir Koçak, "3'üncü jenerasyon aþý teknolojisi bu. MRNA'yý oluþturuyoruz. Sonra mRNA'yý bireylere kas yoluyla uyguluyoruz. Bu m RNA hücrelere gidiyor, hücrede sitoplazmaya gidiyor. Orada ribozomlar tarafýndan virüsün proteinine dönüþtürülüyor. Bu proteinler meydana geldiði için baðýþýklýk hücrelerimiz bunlarý tanýyor ve antikor oluþturuyor. RNA'lar DNA'dan genler var, DNA'lar RNA'lara dönüþtürlüyor. RNA'lar x geninin RNA'sý oluyor. Hücrede sitoplazmaya giriyor. Sitoplazma da ribozomlarda proteinlere dönüþtürülüyor. Bizim hücrelerde oluþan süreci taklit ediyor. Protein üretim teknolojisi de diyebiliriz. Buna sentetik biyoloji de diyoruz" dedi.

'BIONTECH VE MODERNA'YI TAKÝP ETTÝK'

Dünyanýn önde gelen firmalarý BioNTech ve Moderna'yý takip ederek, sürekli projelerini geliþtirdiklerini, bunun sonucunda da 4 aþý prototipi oluþturduklarýný söyleyen Doç. Dr. Koçak þöyle konuþtu:

 

 

 

 

"3 ay boyunca bu konu üzerinde yoðunlaþtýk. Hemen arkasýndan kendi m RNA'mýzý dünyada da önde gelen gruplarý da takip ederek, etkinlik oraný yüksek bunun yanýnda istediðimiz cevabý alabilecek þekilde dizayn etmeye çalýþtýk ve bu süre içerisinde kendi aþýmýzý dizayn ettik. Yakýn zamanda da kendi laboratuvarýmýzda sentezledik. Türkiye'nin m RNA teknolojisiyle geliþtirilmiþ ilk aþýsý oldu. Ve biz þu anda hayvan çalýþmalarý aþamasýna geçmiþ bulunmaktayýz. 2 ay içerisinde bu süreci tamamlamayý planlýyoruz. Daha sonra da insan üzerinde çalýþmayý planlýyoruz. Bizim þu anda ön görümüz yaz ayý içerisinde insanlara uygulanabilir hale getirmek. Fakat biz alternatifli olarak gitmeye çalýþýyoruz. Bu süre içerisinde protokolleri oturtup, bu konuda eksikliklerimizi tamamladýktan sonra arka arkaya 3 yeni dizaynlar oluþturduk. 3 tane dizaynýn da 1 ay içerisinde sentezlerini tamamlamayý planlýyoruz. Bu sentezleri planladýktan sonra yaklaþýk 4 tane prototip aþýlarý hayvanlara uygulamaya baþlayacaðýz. Burada etkinliði yüksek bir aþýyla yürümeyi bundan sonraki süreci onunla götürmeyi planlýyoruz. Çünkü aþýda en önemli þeylerden birisi belli bir etkinliði yakalamak. Bizim takip ettiðimiz BioNTech ve Moderna gibi ekiplerin bu konuda yüzde 90- 95 civarýnda bir etkinliði yakalamasý bizi sevindirdi. Biz de süreç içerisinde aþýmýzý sürekli modifiye ettik bu etkinliði yakalayabilmek için."

2021 YAZ ORTALARINDA ÝNSANLARA UYGULANABÝLECEK

Aþýnýn yakýn zamanda hayvan deneylerinde kullanýlacaðýný belirten Doç. Dr. Koçak, "Aþýlardan bir tanesi hayvanlara uygulanmaya hazýr. 1 ay sonra diðer üç tanesinin de eklenmesiyle 4 tanesini de hayvanlara uygulamaya baþlayacaðýz. Bir tanesi için 10 gün içerisinde baþlayacaðýz. Bu süre içerisinde diðer aþýlarý da uyguladýktan sonra en etkili olanla yolumuza devam etmeyi planlýyoruz. Bizim planýmýz yaz aylarý. Yaz aylarýnda insanlara uygulanabilecek düzeye getirmeyi planlýyoruz. Yaz ortalarýnda süreç istediðimiz gibi tamamlanýrsa, insanlara uygulamaya baþlamýþ olacaðýz" dedi.

'VÝRÜSE YAKALANIP, GELEYÝM SÝZDEN UZAK ÇALIÞIRIM DÝYENLER OLDU'

Aþý çalýþmalarýnda fedakarlýklarla dolu bir süreç yaþandýðýný söyleyen Doç. Dr. Nadir Koçak, "Arkadaþlar çok büyük fedakarlýklarla çalýþýyorlar. Anadolu'nun çeþitli üniversitelerinden hocalarýmýz bu çalýþmalar içerisinde yer alýyor. Bunun yanýnda yüksek lisans öðrencilerimiz, uzmanlýk öðrencilerimiz de çalýþmanýn içerisindeler. Hepsi fedakarlýk içerisinde, günde 4 saat uykuyla çalýþýyorlar. Hafta sonlarý hepsi burada. Buranýn ýþýðý hemen hemen hiç sönmedi diyebilirim. Bizim ekibimizin hemen, hemen yarýsý virüse yakalandý. Bir pandemi hastanesinde çalýþmalarýmýzý sürdürüyoruz. Arkadaþlar hep fedakarlýklar gösterdi. Hatta virüse yakalandýklarý zaman bile bizi arayýp 'hocam iyi hissediyorum ben gelemez miyim? diyen arkadaþlar oldu. 'Gelsem de sizden uzakta çalýþsam' diyenler oldu. Biz burada projemizde çalýþan enfeksiyon hastalýklarýnda çalýþan hocalarýmýzla danýþarak süreci devam ettirdik. Bazen içimiz sýzlayarak çalýþmalarý sýnýrlamak zorunda kaldýðýmýz dönemlerimiz de oldu" diye konuþtu.

Gen dizayn teknolojileri laboratuvar ortamýnda yapýlýyor.