![]()
Bilgi ve bilgiye ulaşmanın en önemli değer olduğu günümüz dünyasında bireylerin bu gereksinimlerini medya olarak adlandırılan iletişim araçlarından sağlaması, bu araçların kendilerine düşen görevi doğru ve yeterli şekilde yapma zorunluluğunu da beraberinde getirmektedir.
İletişimin bu kadar hızlı gelişim göstermesi sadece ulusal düzeyde değil aynı zamanda ülkeyi oluşturan bölgelerin ve şehirlerin de buna ayak uydurması zorunluluğuna da getirmektedir. Bu nokta da yerel basının gücü var oldukları şehrin gelişimi ve bu düzene ayak uydurmaları için oldukça önemlidir.
Ancak batılı toplumların aksine ülkemizdeki bireyler genellikle yaşadıkları çevreyle ilgili bilgilere değil daha çok yaşadıkları ülkeyle ilgili bilgilere ulaşma merakı göstermektedirler. Tabi ki bunun altında yatan nedenler sadece ekonomik veya sosyo - kültürel nedenlere bağlanamaz.
Yerel medyanın ulusal medyaya göre olan bazı dezavantajları bu sorunun temel kaynağı olarak alınabilir. Yetersiz sermaye, kötü içerik, ucuz malzeme, eğitim almamış iş gücü gibi. İşte tam bu noktada son yıllarda sayıları gittikçe artan iletişim fakülteleri yaşanan bu sürecin bir çözümü olarak görünmektedir. İyi bir eğitim alan, kendi alanlarında uzman olarak mezun olan gençler sektöre girerek yaşanan bu bilgi çöplüğünün bir düzene girmesinde etkin bir rol oynayabilirler.
Bu bağlamda resmi gazetede açılmasına 2006 yılında karar verilen şehrimiz Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi’de ancak 2010 yılında faaliyete geçerek kötü bir başlangıç yapmıştır. Aslında bu gecikmenin nedeni siyasal nedenlere bağlı olmuş olsa da 2010 yılından günümüze kadar geçen sürede de net bir ilerleme sağlanmamıştır. Halen kendine ait binası olmayan, başka bir fakültenin binasında eğitim ve araştırma faaliyetlerini sürdüren, sadece iki bölümünde örgün öğretim öğrencisi bulunan (Gazetecilik – Halkla İlişkiler), teknik altyapısı ve uygulama için gerekli aracı gereci bulunmayan bir iletişim fakültesi ne yazık ki.
Hal böyle olunca sorgulamadan geçmek mümkün değil. Yaklaşık 1,5 yıldır eğitim alan bu öğrenciler uygulama olmadan ne öğrendi veya yaklaşık 2 sene sonra mezun olduklarında ne olacak??? Üniversiteli işsizler ordusuna asker mi olacaklar??? Sivas’ın çevresindeki komşu illerde yer alan Erciyes İletişim veya Selçuk İletişim gibi fakültelere bakıldığında aslında durumun ne olduğu çok açık ortaya çıkıyor. Haftalık çıkan gazetelerinden günlük yayın yapan radyo ve televizyonlarına kadar (hepsinin kendilerine ait ayrı binaları var) hem öğrencilerine eğitim veren hem de uygulamalı olarak gerçek nitelikli iş gücü üreten birer kurum olmuşlar.
Tabi ki bu durum beraberinde hem kaliteyi hem de ekonomik geliri beraberinde getiriyor. Bu noktada yetkililere şu soruyu sormamız gerekiyor; Bizim ‘İletişimsizlik Fakültemiz’ ne yapıyor???
Bakınız 2006 yılında alınan bir karar var ortada madem İletişim Fakültesi kurulacak, o fakülte 2010 yılında eğitime başlayana kadar geçen 4 yıllık süre zarfında ve hatta eğitimin devam devam ettiği 2012 yılına kadar o fakültenin binası ile birlikte tam donanımlı bir televizyon stüdyosu, yine radyo yayını yapılabilecek bir stüdyo ve hatta bir gazete çıkarabilecek bir tesisi geçen 6 yılda rahatlıkla yapılabilirdi.
Yapılabilirdi ama eminim “ödenek yetersizliği” gibi bir bahanenin arkasına sığınmak en kolayı olacaktır. Cumhuriyet Üniversitesini idare edenlerin oto park ve kantin işletmeciliği yapmaktan, döner sermayelerin dönmemesi için türlü ayak oyunları çevirmekten başka önemli işleri yok. Üniversitede eğitim yerlerde sürünmüş, öğrencilerin türlü çeşit sorunları varmış, Bilimsel ve Akademik çalışmalarda Türkiye sıralamasında değilmiş, bir türlü hoca eksiği giderilemiyormuş hiç önemli değil aman döner sermaye dönmesin…
Cevap verebileceklerse eğer muhatabına soruyorum; bırakın İletişim Fakültesini yaklaşık on yılı aşkın süreden beri eğitim öğretime devam eden CMYO Radyo – Tv yayımcılığı bölümünün, öğrencilere derslerde verilecek eğitim için gereken teknik ekipmanları tamam mı? Kamera görmeden mezun olanlar vardı. Şimdi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünden de nasıl gazete hazırlanacağını görmeden mezun olacak öğrenciler olduğu gibi. Bir Konya, bir Kayseri İletişim fakültelerini inceleyip bizim daha kendisine ait eğitim binası olmayan iletişim fakültemizle kıyaslarsanız, İletişim Fakültesinin nasıl olması gerektiğini göreceksiniz…
Bütün bu sebeplerin sonuç ilişkisi orta da değil mi? Yerel Basın’ın bu günkü içler açısı durumu ortada. Yetersiz eleman, yetersiz ücretler, yetersiz ekipman v.s…
Haftaya görüşmek üzere, sağlıcakla kalın…
Kaynak: Orhan Karahan Sivas Postası Gazetesi


















