Bunu üzerine yaptıkları baskılarla seçimi iptal edilmişti. İddiaların tespit edilmesi üzerine Cumhuriyet Üniversitesi Öğrenci Konseyi Bakanlığı kişiler hakkında dava açmaya karar verdi.
Bilindiği üzere Üniversite Konseyleri, öğrencilerin resmi anlamda temsil noktası. Seçimlerdeki AKP baskısına rektörlük düşünen bir rektör yardımcısının hayalleri uğruna göz yumması ve İİBF dekanının ses çıkarmaması gündeme bomba gibi düştü.
Buna kim dur diyecek derken Cumhuriyet Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Kerim Karasu bir açıklama yaptı. Uzun zamandır kamuoyunu meşgul eden Üniversite Konsey Başkanlığı seçimlerinde gelinen noktada olaylar ve kişilerin tutumlarının netleştiğini Öğrenci temsilcisi ve Konsey Başkanının hiçbir siyasi partiye üye olamayacağını aksi takdirde bu kişiler hakkında dava açılacağını belirtti.
İİBF Serdar Çetin ve Mühendislik Fakültesi Öğrenci temsilcisi Zübeyr Ömer Karakaya’nın AKP Gençlik Kolları Asil Yöneticisi ve Serdar Çetin’in Üniversiteden sorumlu başkan yardımcısı olduğunun belgelenmesi üzerine Karasu açıklama yaptı. Açıklamasında“13 Kasım 2011 günü yapılan AKP Gençlik Kolları Kongresinde Murat Toraman’ın divan başkanlığına sunduğu ve seçimi kazandığı ve 18 Kasımda Genel Merkeze gönderdiği listede 39.sıra Zübeyr Ömer Karakaya ve 29.sıra Serdar Çetin’in yönetici oldukları aşikâr listede görülmektedir. Aynı zamanda Serdar çetin üst kurul yedek üyesidir. Bu bilgiler emniyet Müdürlüğüne sorulduğunda da ortaya çıkabilecekken AKP ye sorulmuş ve AKP’nin “üyemiz değil” diye beyanda bulunulduğunu öğrenmiş bulunmaktayız. Böyle bir cevap yazı ile yazılmış ise kamu kurum ve kuruluşlarına yanlış bilgi vermekten o yetkililer suçlu durumdadır.” Diyerek tüm itirazlara rağmen kayıtsız kalan ve olayı kapatmaya çalışan Rektör Yardımcısı Recep Toparlı ve İİBF Dekanı Ahmet Uzun’un yanlı tavırlarına devam ettiğini söyledi. Karakaya ile Çetin’in temsilcilikleri düşürülmediği sürece görevi kötüye kullanarak suç işleyeceklerinin altını çizdi.
Bu tür davranışlarla toplumun geleceğine dinamit konulduğunu ifade ederek “Geçmişte olduğu gibi değişik siyasi görüşlere bakılmadan yönetim oluşturulmalı ve tüm üniversiteyi temsil eden bir yapı oluşturulmalıdır. Buna engel olan insanlar devreden çıkarılmalıdır. Kimsenin rektör adaylığını garantileme çalışmalarına Cumhuriyet Üniversitesi kurban edilmemelidir.” Şeklinde tepkilerini dile getirdi.
Sivas Postası

















