Güler, küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye’nin ekonomik duruşuna ve bütçe hedeflerine ilişkin önemli mesajlar verdi.
2026 yılı bütçesinin, AK Parti hükûmetlerinin 24’üncü, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminin 8’inci, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun ise üçüncü bütçesi olduğuna işaret eden Güler, hazırlanan bütçenin istikrarı ve refahı öncelediğini ifade etti. Dünya genelinde enerji arzından ticaret savaşlarına kadar pek çok alanda dengelerin sarsıldığını belirten Güler, Türkiye’nin buna rağmen üretimini artıran ve sosyal harcamalarını koruyan ender ülkeler arasında bulunduğunu söyledi.

Güler, hükümetin bütçe anlayışının “günü kurtarmak” yerine uzun vadeli hedeflere odaklandığını belirterek, 2023, 2053 ve 2071 vizyonlarının bu stratejinin temel dayanakları olduğunu dile getirdi.
Açıklamasında bütçenin rakamsal çerçevesine de yer veren Güler, 2026 yılı bütçe giderlerinin 18 trilyon 929 milyar TL, gelirlerin ise 16 trilyon 216 milyar TL olarak planlandığını aktardı. Deprem bölgesine yönelik çalışmalar kapsamında bugüne kadar 3,6 trilyon TL harcandığını kaydeden Güler, 2026 yılında bu alana 653 milyar TL ayrılacağını belirtti.
Eğitim harcamalarındaki artışa özel vurgu yapan Güler, eğitime ayrılan payın 2002’de yüzde 9,4 seviyesindeyken 2026’da yüzde 15,3’e çıkacağını söyledi. Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinin 1 trilyon 944 milyar TL’ye ulaşacağını ifade eden Güler, yükseköğretimle birlikte toplam eğitim bütçesinin 2 trilyon 896 milyar TL’ye yükseleceğini bildirdi.
Sağlık için ayrılan kaynağın da büyüdüğünü belirten Güler, SGK ve üniversitelerle birlikte toplam sağlık harcamasının 2026 yılında 3 trilyon 307 milyar TL’ye çıkacağını kaydetti. Sosyal yardımların bütçe içindeki payının da artırılarak 917 milyar TL’ye ulaştırıldığını ifade etti.
Tarımsal üretimdeki artışa değinen Güler, 2002’de 36 milyar TL düzeyinde olan tarımsal hasılanın 2024’te 2,4 trilyon TL’ye yükseldiğini hatırlatarak, 2026’da tarıma 888 milyar TL kaynak ayrıldığını belirtti. Savunma ve iç güvenlik alanlarının toplam bütçesinin ise 2 trilyon 155 milyar TL olacağını söyledi.
Güler, Türkiye’nin uluslararası yatırımlar açısından da cazibesini artırdığını dile getirerek, 2003’ten bu yana ülkeye 282 milyar dolar doğrudan yatırım girdiğini, yabancı şirket sayısının 5.600’den 87 bine yükseldiğini aktardı. Patent ve tasarım başvurularında da tarihi seviyelere ulaşıldığını belirtti.
Konuşmasını bütçenin “Türkiye Yüzyılı hedefleriyle uyumlu” biçimde hazırlandığını söyleyerek tamamlayan Güler, bütçenin ülkeye hayırlı olmasını diledi ve emeği geçenlere teşekkür etti.



















