Geçtiğimiz günlerde eşine benzerine ancak tiyatro ve ya sinema sahnelerinde rastlayacağımız türden bir olay yaşadık. Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde okuyan bir grup öğrenci protesto haklarını kullanmak isterken rektör tarafından okuldan atılmak ile tehdit edildi. Aslına bakılırsa komedi silsilesi de burda başlıyor.
Genç arkadaşımız Cumhuriyet’i korumak için gerekli erkin Bursa Nutku ve Gençliğe Hitabe ile gençlere verildiğini söyledi değerli rektörümüze. Arkadaşımız haklıydı; “Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmek” şüphesiz ki bizim öncelikli görevimizdi. Rektör bey kendinde nasıl bir güç buluyorsa “ben size Cumhuriyeti koruma görevi vermedim.” Gibi son derece iddaalı ve utanılacak cinsten bir söz söylüyor. Kendisine seslenmek istiyorum değerli hocam zaten sizden kimse böyle bir görev vermenizi beklemiyor, bu görevi bize vermesi gerekenler zaten verdiler. Kaldı ki bu görevi bize verebilecek Cumhuriyet sevgisini kalbinizde taşıdığınızdan inanın hiç emin değilim.
Bu yaşananlar aslında 9. Senesine giren bir padişahlık sisteminin en ufak çaplı hadiselerinden birisi. Çiftçi anasını alıp gittikten sonra, onun çocuğu da işsiz kaldıktan sonra bir rektörümüzün bu sözü bizleri şaşırtmıyor aslına bakılırsa. Mevcut iktidar sahipleri elbetteki kendi söylemleri ile paralellik gösteren kimseleri üniversitelerimizin başına getiriyorlar. Lütfen aklımıza kötü bir şey gelmesin onlar sadece yumurtaların ziyan olmayıp, civciv olma haklarının ellerinden alınmaması için bu şekilde bir tutum sergiliyorlar. Öğrencileri baskı altında tutacak kişileri rektör yapıyorlar ki onlar protesto etmekten çekinsinler o mini mini civcivler de yaşama hakkı bulsunlar. Gördüğünüz gibi “yaşama hakkı”’na son derece duyarlı bir iktidarımız var. Kendileri bu duyarlılıklarından dolayı binlerce teşekkürü hakediyorlar.
Bir konu daha vardı örneğin, hani şu gündemi epey bir süre meşgul etmişti: “ üniversitelerde sivil polis uygulaması”. Siz sanıyor musunuz ki çok değerli büyüklerimiz sivil polisleri üniversitelere kötü bir niyetle soktular. Elbette ki hayır tek amaçları güvenliği daha da arttırmak olayları kontrol altına almaktı. Öğrenciden öğrenciye nasıl büyük zararlar geliyordu hatırlamıyor musunuz yoksa? Gelin görün ki bizler sivil polislerin öğrencilerin özgür düşünce ortamını delip, onları baskı altında tutmak için yerleştirildiğini düşündük. Görünen o ki biz çok fesatız yahu. Birde bu olaydan sonra bir haber çıkmıştı yanılmıyorsam zaytung’du, haber şu şekilde:” Üniversitede ki sivil polisler rahatsız, biz burda eşşek başımıyız diye isyandalar!”.
Ahh güzel ülkem, ah bahtsız ülkem rektörün kendini Atatürk sanar, başbakanın padişah nedir senin bu çektiğin, nedir senin bu çektiğin….
kaynak: internet gazeteciler derneği haber bülteni
Kürsat TECEL
Merel Akşener de Siyasete Döner mi?
Selim YILDIZ
FELEK VE İNSAN
Oğuz Demirkaya
Güzel işlerin gölgesine düşmeyen bir Üniversite için…
Çigdem KILIÇ
ALLAH KİMSEYİ DEVLETSİZ BIRAKMASIN
Erkan İLTER
17 Ekim Dünya Astsubaylar Günü
Editör Kösesi
ATSAN ATAMAN TUTSAN TUTAMAN
Bizim Üniversiteli Neyzenler
TEKE
Denizalp Demirkaya
FİTİL ATEŞLENDİ UÇUNA GELDİ…
MASALCI - CEGUESE -
DÜK-HUN (4)