Güneş gözün gibi baktığın bu topraklara doğarken, sensiz bir sabaha daha merhaba diyoruz.. İçimiz fazlasıyla buruk, gözlerimiz hep seni arıyor. Tam 72 senedir öksüz ve yetim kaldı bu millet ve tam 72 senedir güneş hep o sabah ki gibi buruk doğuyor.
Ardından gelenlerin bazıları bir parça dahi olsa sen olmaya çalıştı, başarılı olanı henüz çıkmadı. Ardından gelenlerin bazıları ise hergün senin adını biraz daha silmeye çalıştılar ne mutlu ki en büyük başarısızlığı her defasında onlar gördü ve her defasında görmeye devam edecekler. Kurduğun Cumhuriyet'in bekçileri olan gençler emanetlerine gözleri gibi bakmaya devam ediyorlar. Bu yolda bazıları darağacında bazıları üniversite yollarında bazıları ise faili meçhuh olarak can verdiler, hiç şüphem yok ki bir canları daha olsa yine bu yolda vermekten kaçınmazlardı.
Yokluğunu her geçen gün biraz daha hissediyoruz ve her geçen gün tırnaklarınla kurduğun bu Cumhuriyet'e kasteden hainler pervasızlıklarını biraz daha ilerletiyorlar. Bu hainlere karşı birlik ve dirlik olmaktan başka hiçbir çaremizin kalmadığını birçoğumuz anladık, bazıları da yavaş yavaş anlamaya başlıyorlar.
Nutkun rehberimiz, adın ışığımızdır.
"Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek”
Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.”
İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!" M. KEMAL ATATÜRK
Kürsat TECEL
Merel Akşener de Siyasete Döner mi?
Selim YILDIZ
FELEK VE İNSAN
Oğuz Demirkaya
Güzel işlerin gölgesine düşmeyen bir Üniversite için…
Çigdem KILIÇ
ALLAH KİMSEYİ DEVLETSİZ BIRAKMASIN
Erkan İLTER
17 Ekim Dünya Astsubaylar Günü
Editör Kösesi
ATSAN ATAMAN TUTSAN TUTAMAN
Bizim Üniversiteli Neyzenler
TEKE
Denizalp Demirkaya
FİTİL ATEŞLENDİ UÇUNA GELDİ…
MASALCI - CEGUESE -
DÜK-HUN (4)