İNANDIRICI OLMAK

26-04-2022 01:49

Çok dikkatle izliyorum tartışmaları, propagandaları, çevremdeki konuşulanları…

 

Aklıma güvenmek istiyorum, sezgilerime değil… Ama gördüğüm şu ki, çevremdeki bazıları hâlâ akıllarıyla değil, sezgileriyle konuşuyor, sezgileriyle gözlemliyor gelişen durumu…

 

Böyle olunca da, şu soruyu sormadan edemiyorum kendime:

 

“- Ya, biz ne zaman kendi düşüncemizle hareket edicez, başkalarının dolduruşlarına gelmeden?”

 

“EVET”çiler, “HAYIR”cılar!..

 

Parti liderlerini izliyorum, ikna edebilen, tek lider AK Parti lideri…. MHP liderinin ne dediği, neyi eleştirdiği, neye HAYIR dediğini inanın anlamış değilim… Kısaca ikna edemiyor…

 

CHP liderine bakıyorum, tam seçim düellosu içinde… O da ikna edemiyor… Tam bir hayalperest egolar içinde örnekler veriyor… Neymiş efendim, “Bir iş adamını suçsuz bir şekilde bir savcı içeri alacakmış, adam kendini bile savunamayacakmış, iflas edecekmiş, bakan da savcı hakkında soruşturma dahi açmayacakmış… vs. vs…” Allah aşkına, acaba bu dediklerine aklına güvenen, aklıyla hareket eden bir vatandaş var mıdır?

 

Diğer grubu ise anlamakta güçlük çekiyorum, çünkü o “BOYKOT”çu… Hem daha çok demokrasi diyor, hem demokrasinin anahtarını elinden atıyor. Seçim bölgesindeki insanlara baskı yaparak demokrasiye düşmanlık yapıyor. Niçin boykot ettiğini değil de, “Ben buna karar verdirildim.”i oynuyor… Tabanındaki seslendikleri dahi bıyık altından gülüyor, onların anlamsız çırpınışlarına bakarak…

 

Gelinen süreçte, benim görebildiğimi aklıyla düşünen herkes görebilmelidir…

Kimin neyi, nasıl ortaya koyduğunu, kimin neyi, nasıl eleştirdiğini, reddettiğini akledebilmelidir.…

Hâl böyle olunca da, şimdiki konuşmalarda kimin neyi, nasıl anlattığı daha net ortaya çıkıyor…

Avrupa standartlarında bir anayasa ve yargı reformu geliyor… Bütün mesele bu…

 

Bu iki maddeyi kabul ettirebilmek için de hükümet, birkaç parmak bal çalmak istiyor vatandaşın ağzına…

Bal güzel de, acaba, yargı reformu muhalefetin söylediği gibi “öcü” mü? Benim ikna olmadığım da bu zaten… Yargı reformunun “öcü” olmadığı… Yargının tam anlamıyla, demokratikleşme yolunda atılan adımlardan birisi olduğu yönünde yenilenmesi olarak ikna oluyorum… Bunda da bir “öcü”lük görmüyorum… Biz, sade vatandaş olarak “Anayasa Mahkemesi’nin, Yargı’nın, Danıştay’ın” nasıl bir yapılanma içinde olduğunu bilmemiz mümkün değil… Çünkü hukukçu değiliz, ya da aktif siyaset içinde bulunmuyoruz… Ama gördüğüm şu ki; maalesef, adalet dağıtıcılarının kendi içinde çöreklendiği ve örümceklendiğidir… Daha çağdaş, daha demokratik bir yargıyı kim istemiyorsa bilin ki, bunda bir çıkar, bir bit yeniği vardır…

 

O zaman da şu soru akla geliyor:

 

“Kimin çıkarı var bu durumdan?”

 

Eğer bir çıkar olacaksa, bu partilerin değil, kurumların değil, kişilerin değil, vatanımın olmalıdır; vatanım üzerinde yaşayan insanların olmalıdır.

 

Öyleyse…

 

Ülkemi seviyorum, ülkemin insanını seviyorum… Ne devletime, ne de ülkemin insanına zarar gelsin istiyorum… Tüm istediğim, ülkemin de, ülkemin insanının da düşünen, çağdaş, ilerici, yenilikçi bir dünya görüşü içinde yaşamasıdır… İlerici, akılcı, demokratik, çağdaş bir gelecek de hepimizin çıkarınadır.

 

Bunun için de referandumun “EVET”le sonuçlanması ülkemin faydasına olacağıdır…

 

Çağdaş bir Türkiye için… Çağdaş bir gelecek için….

DİĞER YAZILARI BİR TUTKUDUR MUSTAFA KEMAL 01-01-1970 03:00