Yeni eğitim yılının başlamasına günler kaldı. Üniversiteyi kazanan şanslı adayları sınav heyecanından sonra bu seferde kayıt heyecanı sardı.
Farklı şehirlere öğrenci olarak giden gençlerin ise başka bir sıkıntısı var . Maalesef ülkemizde üniversitelerimizin yurt kapasiteleri yetersiz. Bu durum öğrencileri farklı yollar bulmaya sevk ediyor . Maddi durumu iyi olan aileler çocuklarını özel yurtlara ya da özle evlere yerleştirme yolunu seçebiliyor. Peki maddi durumu iyi olmayan ve devlet yurtlarına yerleşemeyen öğrenciler?İşte haberimizin başlığı bununla ilgili. Cumhuriyet Üniversitemiz de ülkemizin sayılı üniversitelerinden biri ve aynı yurt sıkıntıları maalesef burada da yaşanmakta.
Edindiğimiz bilgilere göre çeşitli cemaatlere mensup kişiler kayıt dönemlerinde kampus içinde , çeşitli fakültelerin önüne yerleşiyorlar ve yeni kayıt için gelen insanlara yardım etmek amacıyla yaklaşıyorlar. Sonra muhabbet büyüdükçe laf dönüp dolaşıp kalacak yer sorununa geliyor. Kendilerinin kaldığı öğrenci evleri olarak niteledikleri evleri anlatarak ve yurtlar hakkında çeşitli iddialarda bulunarak zaten yeni şehirde savunmasız olan öğrencileri ve çaresiz durumdaki anne-babaları deyim yerindeyse adeta avlıyorlar.
Durumdan şikayetçi olduğu belirten bir veli bu konu ile ilgili üniversite yönetimlerini ve hükümeti suçluyor. Üniversiteyi tanımak içi gelen bir öğrenci şunları belirtti: " Fakültemizi ararken 3. sınıf öğrencisi olduğunu söyleyen biri bize yaklaştı ve yardım edebileceğini söyledi. Bizde fakültemin yerini sorduk ,bize eşlik etti. Daha sonra kalacak yer baktınız mı? Diye sordu. Bizden olumsuz yanıt alınca yurtlarda hırsızlık falan olduğunu yaşayan arkadaşları olduğunu söyledi kendisinin öğrenci evinde kaldığını çok rahat olduğunu istersem bana da orada kalmam için yardımcı olacağını söyledi.
Teklifi ilk başlarda mantıklı geldi. Numarasını aldık. Sonra bana namaz kılıp kılmadığımı sordu, bende kılmadığımı söyleyince önemli değil ama kılsan da iyi olur dedi ve gitti. Daha sonra otobüs garında benzer kişilerle karşılaşınca bunların örgütlü bir şekilde çalıştıklarını anladım. Benzer olayın her üniversitelerde yaşandığıysa gelen bilgiler arasında. Daha önce bahsedilen öğrenci evlerinde kaldığını söyleyen öğrencilerin anlattıklarına göre bahsedildiği gibi bu evler yardım amaçlı değil belli dini düşünceleri öğrencilere empoze ediyorlar. Yapmayanları ise evlerinden attıkları iddia ediliyor. Ayrıca iddialara göre sadece 3 kişin kalabileceği evlerde 6-7 kişi kalındığı yönünde.
Ayrıca bu evler ücretsizde değil ev masrafları adı altında belirli miktarlarda paralar toplanıyor. Ama küçük bir hesap yapılınca bu paraların evin en az iki kat üstünde çıktığı belirtiliyor. İlk yılında bu evlerden birinde kalmış bir öğrencinin belirttiğine göre bu paralar cemaatlerin çeşitli hizmetlerine harcanıyor. Deneyimlerini anlatan bir öğrencininse yeni gelen arkadaşlarına bir tavsiyesi var." Ben onlarla aynı inanç tarzına sahip olmadığım için kışın ortasında beni evlerinden attılar. Arkadaşlara tavsiyem devlet yurtlarına misafir öğrenci olarak girip daha sonra kendilerine uygun bir ev aramalarını tavsiye ediyorum." Devletin bu soruna bir el atmadığı sürece bu açıktan vicdan sömürücülüğü yapanların bu işten daha çok kar elde edecekleri iddia edildi.
Velilerse en azından bu işi cemaatlerin yapması yerine üniversitelerin evler açarak öğrencileri buralara yerleştirmesi ve eğer bir gelir elde ediliyorsa bunu üniversitelerin almasını istediler.
Kaynak: İnternet Gazeteciler Derneği Basın Bülteni