ERDOĞAN'IN SOYKIRIM YANITI

  Bu haber 09 ARALIK 2010, Persembe 11:19:42 eklenmiştir.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Ermeni Katliamı" iddiaları konusunda bu konuyu parlamentolarında oylamaya koyan ülkelerin ABD’de dahil olmak üzere konuyu bilmediklerini söyledi.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Ermeni Katliamı" iddiaları konusunda bu konuyu parlamentolarında oylamaya koyan ülkelerin ABD’de dahil olmak üzere konuyu bilmediklerini söyledi.

Erdoğan, Polonya Başbakanı’nın kabulünde bir gazetecinin bu mesele çözülmeden Türkiye’nin AB üyeliğinin söz konusu olup olmayacağı yönündeki sorusunu “AB’ye yönelik fasıllar içerisinde böyle bir fasıl yok. Olmayan faslın cevabı da olmaz” şeklinde yanıtladı.

Resmi ziyaretler için Türkiye’ye gelen Polonya Başbakanı Donald Tusk’ı Başbakanlık merkez binada kabul eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ortak basın toplantısında soruları yanıtladı. Polonyalı bir gazetecinin “Ermeni katliamı meselesi de konuşuldu mu? Bu sorun çözülmeden acaba Türkiye’nin AB’ye girmesi mümkün müdür?” yönündeki sorusuna yanıt veren Erdoğan, bu konunun fasıllar arasında olmadığını, dolayısıyla olmayan faslın cevabı da olmayacağını söyledi.

Erdoğan, şunları söyledi:

“Adil, bilimsel, kapsayıcı bir şekilde bunun masaya yatırılmasında çok büyük fayda var. Siyasi yaklaşımları doğru bulmuyoruz. Bu konuyu parlamentolarında oylamalarında da bu konuyu bilmediklerini, tüm oylamaların yapıldığı yerlerde gördük. ABD’de buna dahil olmak üzere. Yaptığımız görüşmelerde bunları görüyoruz. Temenni ederiz ki Polonya’da bundan sonraki süreçte bu değerlendirmeler bilimsel bazda yapılırsa adil yaklaşım ortaya konulursa neticenin böyle olmayacağı ortaya çıkacaktır. AB’ye yönelik fasıllar içerisinde böyle bir fasıl yok. Olmayan faslın cevabı da olmaz.”

-GERÇEĞİ BULMAK İÇİN SORUNLARI BERABER ÇÖZECEĞİZ-

Aynı soruya meselenin Polonya tarafından bilimsel, meşru ve objektif bir şekilde değerlendirileceği yönünde karar aldıkları yanıtını veren Polonya Başbakanı Tusk ise “Milletlerin tarihlerinde farklı bir şekilde değerlendirilen trajik olaylar ortaya çıkmış olsa da onlara da çok vakit ayırmamız lazım” diye konuştu. Tusk, “Karşılıklı saygı zemininde tarihi açıdan değerlendirilmesi lazım ve bunun zemininin de sağlam olması lazım. 2. Dünya Savaşı sırasında Polonya’nın da komşularıyla ilgili çok trajik olaylar yaşamıştır. Polonya, Rusya veya Almanya gibi komşularıyla olan meseleleri kastediyorum. 2. Dünya Savaşı’nın beraberinde getirdiği bütün meselelerin aydınlatılması ve gerçeğe ulaşılması mümkün ama saygı çok önemlidir. Karşılıklı saygı bir çıkış noktası olmalıdır. Biz kesinlikle böyle düşünüyoruz. Polonyalıların bu konuda ne kadar hassas oldukları belli. Bu trajediye olan hassasiyet kesinlikle geçici değildir, kalıcıdır. Objektif bir şekilde gerçeği bulmak amacıyla bu sorunları beraber çözeceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu.

-ÖNEMLİ OLAN TÜRKİYE’NİN AB’YE GİRMESİNİN SORGULANAMAZ OLMASIDIR-

Polonya Başbakanı Tusk, bir gazetecinin “AB Dönem Başkanlığı görevine gelmelerinin ardından Kıbrıs sorununun Türkiye’nin AB ilişkilerini etkilemesine izin verilecek mi?” yönündeki sorusunu, Polonya için önemli olanın Türkiye’nin AB’ye girmesi meselesinin sorgulanamaz olması olduğu şeklinde yanıtladı.

Tusk, bütün fasılların kapatılmasında Türkiye’nin başarılarına göre yapılmasını dilediğini ifade ederek, “Bu şartlardan birinin müzakerelerin hızlandırılmasının şartlarından birinin Kıbrıs sorununun da çözülmesidir. Öyle sanıyorum ki çok farklı inisiyatiflere ihtiyaç olacaktır. Ankara’nın bu konuda Avrupa’ya siyasi ve ekonomik açıdan destek vermesi bu sorunun çözümlenmesini hızlandıracaktır. Bu çok hassas bir konudur. Benim de elimde altın bir anahtar olsa, kolay çözüm olduğunu bilseydim, bunu sizden saklamazdım. Bugün AB çerçevesinde eskiden birbiriyle diyalog kurmaktan aciz ülkeler işbirliği yapmaktadır. Ve gerçekten, gerçekçi ve önemli optimist olmak lazım. Polonya dönem başkanlığı süresince her zaman Türkiye’ye bu sorunun çözümünün bulunması için her zaman yardımda bulunacaktır. Bu sorun, bütün sorunların aslında çoğu gibi siyah-beyaz bir sorun değildir. Bu çatışmanın içinde olan ülkeler, hiç kimsenin yüzde 100 haklı olmadığını görülürse, bunu görürlerse her iki tarafın da karşı tarafın da argümanlarını, haklarını dinlemesi lazım. Böyle yaparsak Kıbrıs sorunu için de bir çözüm bulacağımıza inanıyorum. Polonya’nın Türk tarafının argümanlarına tepkisiz kalmadığını sağır olmadığını söylemek istiyorum” dedi.