ZAMAN DEĞİL YALAN YAYAN

  Bu haber 08 ARALIK 2010, Carsamba 21:33:18 eklenmiştir.
2 günlük sessizliğin ardından Zaman gazetesi, hükümet ve Emniyet Müdürlüğü adına yalanlarla dolu bir haber hazırladı.

 

 2 günlük sessizliğin ardından Zaman gazetesi, hükümet ve Emniyet Müdürlüğü adına yalanlarla dolu bir haber hazırladı.

Zaman gazetesi, 4 Aralık Cumartesi günü Kabataş'ta gerçekleşen polis saldırısı sırasında hamile bir kadın öğrencinin aldığı darbeler sonucu bebeğini kaybetmesi ile ilgili olarak sessizliğini bozdu. Gazete, Emniyet'ten alındığı belli olan bilgiler ışığında yalanlar ve tutarsızlıklarla dolu bir haber yayınladı.

"İşte 'çocuğunu düşüren' o eylemci" başlıklı haber, hem hamile öğrencinin durumu hem de yapılan eylem konusunda açık çarpıtmalarla dolu.

Haberde kullanılan video ile haber metni arasında bile bir tutarlılık bulunmuyor.

Ayrıca, avukatları, bebeğini kaybeden öğrencinin şu an ağır bir travma geçirdiğini belirterek isminin ve görüntülerinin deşifre edilmemesini istedikleri halde Zaman'ın "İşte 'çocuğunu düşüren' o eylemci" başlıklı haber yayınlamış olması, basın etiğini de hiçe saydığını gösteriyor. (Zaman'ın haberinen alıntıladığımız bölümlerde kadın öğrencinin isim ve soyadının baş harfleri olduğu iddia edilen yerlere 'kadın öğrenci' yazdık.)

İşte Zaman'ın haberindeki yalan ve çarpıtmalar:

Yalan 1: "Polis eylemin yasal sınırlarını anlatıyordu, öğrenciler saldırdı"

Haberde "Polis kamerasının kaydettiği görüntülere göre öğrenci, Kabataş'ta basın açıklaması sırasında kendilerine eylemin yasal sınırlarını anlatan polislere elindeki bayrağın sopasıyla vuruyor" ifadelerine yer verilmiş. Zaman'ın haberinde kullandığı görüntülerde bile görüldüğü gibi, ellerinde Başbakan Erdoğan'a iletilmek üzere hazırladıkları 'talepler dosyası' olan öğrenciler, yasal hakları olan bir yürüyüş yapıyor. Çevik kuvvet ekipleri önlerini kesiyor, kasklar takılıyor, öğrenciler çevreleniyor, gazeteciler uzaklaştırılıyor ve polis müdahalesi başlıyor.

"Polis eylemin yasal sınırlarını anlatıyordu" iddiasını bizzat görüntüler (hem de Zaman'ın olayın üzerinden 4 gün geçtikten sonra seçtiği görüntüler) yalanlıyor.

Yalan 2: "Polis biber gazı sıktı ancak takip etmedi"

Haberde "Polis, gruba biber gazı sıkıyor. Ancak grubu takip etmiyor" ifadelerine yer veriliyor. Ancak, yine Zaman'ın haberde kullandığı görüntülerde bile, emniyet amirlerinin "gözaltı yapın" emri verdiği duyuluyor. Kaldı ki, söz konusu polis müdahalesi sonucunda 14 kişi gözaltına alınıyor. Bu kişilerden 11'i akşam saatlerinde serbest bırakılırken 3'ü tutuklanma talebi ile mahkemeye sevk ediliyor.

"Polis biber gazı sıktı ancak takip etmedi" ise bu gözaltılar nasıl oldu? Öğrenciler karakola gidip, bizi gözaltına alın mı dedi?

Yalan 3: "Bebeğini kaybeden kadının darp raporu yok"

Haberde "Üç doktorun muayene ettiği kadın öğrenciye 'herhangi bir darp izine rastlanmamıştır' raporu veriliyor. Hastanedeki ilk muayenede kadın öğrencinin vücudunda iddia edildiği gibi cop ve tekme izi bulunmuyor. Aynı raporda kadın öğrencinin jinekolojik muayenesi de normal çıkıyor" ifadelerine yer veriliyor. Ancak, bebeğini kaybeden kadın öğrencinin avukatı Zeliha Kabataş'ın Zaman'ın haberi üzerine soL'a yaptığı açıklamaya göre, Taksim İlkyardım Hastanesi'nden alınan 'darp ve travmaya bağlı düşük raporu' dün Beyoğlu Adliyesi'nde yapılan suç duyurusu ile savcılığa teslim edildi. Kabataş bunu dün DİSK Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında da dile getirmişti.

Zaman'ın bahsettiği söz konusu rapor ise, avukatın da anlattığı gibi, hastaneye ilk gidildiğinde doktorun sadece görünüşe göre verdiği ilk giriş raporu. Hamile öğrencinin yayınlanan röportajında da doktorların ilk önce çocuğun durumunun iyi olduğunu söyledikleri ancak sonra yapılan tetkiklerin ardından 'darp ve travmaya bağlı düşük' olduğu yönünde rapor verildiği açıklanıyordu.

 

 

 

 

 

ŞEBNEM ARABOĞLU