DEMİRGİL’DEN CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜNE ZEHİR ZEMBEREK MEKTUP

  Bu haber 19 KASIM 2019, SALI 12:20:27 eklenmiştir.
Sivas Tesviyeciler, Madeni ve Oto Sanatkarları Esnaf Odası Başkanı Hakan Demirgil, Kasım Ayı İl Genel Meclisi toplantısında yeni yapılan on bin kişilik yurtlar konusunda değerlendirmelerde bulunan Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alim Yıldız'a bir mektupla cevap verdi. Başkan Demirgil: mektubunda şu görüşleri dile getirdi:"

Prof. Dr. Alim YILDIZ

Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü

Sayın Rektörüm;

Cumhuriyet Üniversitesi şehrimiz için kurulduğu günden bu yana gerek akademik olarak gerekse öğrencilerin esnaf ve şehre olan katkılarıyla büyük bir katma değerdir. Üniversitemize dışardan gelen öğrenciler Sivaslılar için her zaman misafir muamelesi görmüş, her kesimden insanımız varsa onların sıkıntılarıyla hemhal olmuş, Sivas’ın resmi, sivil veya gönüllü bütün kuruluşlarına her türlü desteği sağlamıştır. Sivaslının engin hoşgörüsünü, diğerkâmlığını, fedakârlığını, vefasını ve yardımseverliğini muhatapları gayet iyi bilir, bunları örneklendirmekten zül duyarız.

Sivaslı şehrindeki üniversitenin kıymetini gayet iyi bilmektedir. Üniversite bürokrasisi şehir ve üniversite diye ayrım yapmamalıdır. Fiziki uzaklık gönül uzaklığı demek değildir. Üniversite öyle veya böyle Sivas’ındır, Sivaslınındır. Bürokrasinin işini benimsemesi elbette güzeldir lakin üniversite onların tapulu malı değildir, onlar bugün var yarın yok, Sivaslı burada olmaya devam edecektir. Emin olunuz ki üniversite bürokrasisinin sıkıntılarına en büyük destek de yine Sivas siyaseti ve halkından gelecektir. Kimsenin kendini ayrı gayrı veya özel görmesine gerek yoktur, bu ayrım ziyadesiyle bizi üzmüştür.

Öğrenci yurtlarının fiziki konumu konusunda üniversite yönetiminin inisiyatifi olmamıştır iddiası çokta uygun bir yaklaşım değildir. Üniversite yönetiminin bilgisi dışında sadece Kredi Yurtlar Kurumunun belirleyici olması durumu da biraz tuhaflık barındırıyor. Bunu böyle kabul edersek demek ki üniversite yönetmek sadece derslere girip çıkan bir akademik faaliyetten ibarettir sonucuna ulaşırız ki, bu hayatın olağan akışına aykırı bir durumdur.

Şehirde esnafın yaşadığı ekonomik sıkıntının faturası üniversiteye yıkılmış değildir. Bu konunun çok başka veçheleri de vardır fakat öğrencilerin şehir ekonomisine katkısı bağlamında elbette bir etki de söz konusudur. Bununla ilgili esnafın yapılan uygulamalara itirazı son derece yerinde ve haklıdır, bunu kınamak da ancak ekonomik ve sosyal hayattan kopukluğun bir emaresi olarak değerlendirilebilir.

Küçük esnaf Sivas ekonomisinin can damarıdır. Zor kazanır, adeta taşın suyunu sıkarak rızkını temin eder. Fakat gönlü geniştir. Bu rızkın infakını da ihmal etmez. Her esnaf kendi gücü nispetinde hayır ve hasenatta bulunur. Belki birisi ekonomik durumu iyi olmayan bir öğrenciden yemek parası almaz bir diğeri burs verir. Bunları uzun uzadıya anlatmak bile bizim inancımızdaki, ahilik geleneğimizdeki ‘veren el alan eli görmez’ düsturuna aykırıdır. Dolayısıyla Sivaslının alicenaplığı ve cömertliği konusunda fazla söze gerek olmadığı kanaatindeyim.

Talihsiz bir açıklama veya niyet ve sonuç bağlamında yanlış anlaşılmaya açık beyanlarınız dolayısıyla Sivas kamuoyuna bir özür borcunuz olduğunu belirtir, saygılarımı sunarım…"