Baro başkanlarından 'Hasankeyf' çağrısı

  Bu haber 19 Temmuz 2019, Cuma 00:29:04 eklenmiştir.
“Hasankeyf sular altında kalmasın” etkinliği kapsamında, Ilısu Barajı’yla sular altında bırakılmak istenen Hasankeyf’te bir araya gelen 25 kentin baro başkanı, tarihin yok edilmemesi için Ilısu Baraj Projesi’nden vazgeçme çağrısında bulundu.

Aralarında Aydın, Antalya, İzmir, Tekirdağ, Kırklareli, Yalova, Diyarbakır, Bursa, Şanlıurfa ve Mardin baronun bulunduğu 45 Baronun destek verdiği açıklama için 18 Baro Başkanı ve avukatları Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin sular altında bırakılmaması için Hasankeyf’te basın açıklaması yaptı. Batman Barosu’nun çağrısıyla Hasankeyf Seyir Terası’nda “Tarihi yaşatalım, İnsanlığı yaşatalım, Hasnakeyf’i yaşatalım” ve “Bırakın Dicle Özgür Aksın” pankartları ile açıklama yapıldı.

Açıklamayı 18 baro adına okuyan Batman Baro Başkanı Abdülhamit Çakan, Hasankeyf’i yaşatmanın insanlığı yaşatmak anlamına geldiğini söyledi. Çakan, Hasankeyf’in kurtarılabilir ve yaşatılabilir olduğunu dile getirerek, Hasankeyf’in binlerce yıldır kesintisiz bir şekilde insan yaşamına ev sahipliği yaptığına dikkat çekti. 

Yapılan ortak açıklamada şu ifadeler yer verildi:

“SİT ALANI İLAN EDİLMESİNE RAĞMEN"

Hasankeyf, medeniyetlerin kesiştiği ve buluştuğu bir yerdir. 1978 yılında Arkeolojik sit alanı ilan edilmesine rağmen, korunması ve sonraki nesillere bırakılması için gerekli hiçbir çalışma yapılmamıştır. Arkeolojik olarak sadece, %10 civarlarında kazının yapılabildiği, yer altında kalan arkeolojik kalıntıların gün yüzüne çıkarılabilmesi için 50 hatta 70 yıl kadar daha zamanın ancak yetebileceği bizzat kazı uzmanları tarafından değerlendirilmektedir.

“ÇED RAPORU DAHİ BULUNMAMAKTADIR"

Tüm bunların bilinmesine rağmen, ne yazık ki Hasankeyf, ömrü ancak 50 yıl olabilecek Ilısu barajı ve Hidro Elektrik Santral (HES) projesine feda edilmek istenmektedir. Bitme aşamasına gelmiş Ilısu Projesi yapılırken ulusal ve uluslararası hiçbir sözleşme ve yasa dikkate alınmamıştır. En basitinden projenin bir Çevre Etki Değerlendirme(ÇED) raporu dahi bulunmamaktadır.

“ÜLKEMİZİN DAHA FAYDASINA"

Hasankeyf’in, Dicle vadisinin tarihi ve kültürel dokusu düşünüldüğünde, bu baraj nedeniyle tüm bunların yok olacağı göz önünde bulundurulduğunda, en önemlisi de barajın getirisi ve götürüsü kıyaslandığında iş bu baraj projesinin durdurulmasının ve akabinde iptal edilmesinin ülkemizin daha faydasına olduğunu düşünmekteyiz. Tarih ve kültür ile kıyaslandığında milyarlarca liralık harcamaların bir anlamının olmadığı kanaatindeyiz.

Sonuç olarak bütün yetkililere buradan, bu kadim topraklardan, çağrıda bulunuyor, insanlığın geçmişi ve hafızası olan Hasankeyf ve Dicle vadisinin kurtarılması için harekete geçmelerini bekliyor.