KARASU, CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ YÖNETİMİNİN AYRILIKÇI, BASKICI, DIŞLAYICI ANLAYIŞINDAN SÖZ ETTİ…

  Bu haber 15 KASIM 2018, Persembe 10:50:26 eklenmiştir.
CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu TBMM Genel Kurulunda Sivas İli Sağlık sorunları hakkında konuştu.


 

Fotoğrafı tıklayarak izleyebilirsiniz

 

Karasu TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada; “Ülkemizin en köklü kurumlarından biri olan Cumhuriyet Üniversitesi hastanemizde ise mevcut yönetimin ayrılıkçı, baskıcı, dışlayıcı anlayışı nedeniyle sadece bir yıl içerisinde Profesör ve Doçent kadrosunda olan 40’a yakın hocamız Üniversiteden ayrılmıştır. Bu sayısının daha da artacağı gelen bilgiler arasındadır.

 

CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmanın tamamında şunları dile getirdi;

 

“Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri Hepinizi saygıyla  selamlıyorum.

 

Sağlıkta şiddeti konuştuğumuz bu günde başta;

Edip Kürklü

Ali Menekşe

Ersin Arslan

Kamil Furtun

Fikret Hacıosman

Aynur Dağdemir

olmak üzere, görevi başındayken sağlıkta şiddete  maruz kalan ve aramızdan ayrılan hekimlerimizi, isimlerini sayamadığım daha nice sağlık emekçilerini saygı ve rahmetle anıyorum.

 

Akp iktidarının, sağlıkta devrim adı altında yaptığı uygulamaların tamamının, bugün  nasıl çökme noktasına geldiğini anlatmaya, ne 5 dakika ne 5 saat, nede 5 gün yeter.

 

Günlerce komisyondaki arkadaşlarımız, gerek hekimlerimiz, gerekse sağlık çalışanları, uygun koşullarda, çalışma ortamlarının sağlanması ve yurttaşlarımızın en iyi şekilde sağlık hizmeti koşullarına ulaşılabilmesi adına mücadele ettiler.

 

Ancak, iktidar, insan sağlığını  bir vatandaşlık hakkı olarak görmeyip, sadece rant ve para olarak görmeye devam etmektedir.

Sağlık çalışanları, mutsuz, huzursuz, ve her geçen gün daha zor şartlar altında çalışmaya, mahkum edilmiştir, yine gelinen noktada ne acıdır ki, tıbbi malzeme ve cerrahi malzeme bile, karşılanamaz duruma gelmiştir.

 

Şehir hastaneleri adı altında, yeni bir rant anlayışı ortaya çıkarılmıştır, sağlık bakanlığı bütçesinin, 2018’de 6.8, 2019’da 12.7’si 2020’de 22.9’u ve 2021’de 24.7’si yandaş firmalara verilen şehir hastanelerine, kira ve hizmet bedeli adı altında aktarılacaktır.

 

Değerli Milletvekilleri !

 

Son yıllarda  üniversite hastanelerinde görev yapan binlerce hekim, istifa ederek, özel sağlık kuruluşlarında görev yapmaya başlamıştır. Bu istifalar tıp eğitimi, kalitesini her geçen gün düşürmektedir.

 Sağlıkta devrim yaptığını iddia edenlere  Sivas ilimizden örnekler vererek Sivas’ta durumun ne olduğunu anlatmak istiyorum.

Sivas’ta 2002 yılından önce 6 adet devlete bağlı hastane vardı. Bugün ise 2 hastane bulunmaktadır.

Sivas’ta bu hastaneler kapatılmış, bölge hastanesi olacağı iddia edilen hastane tamamlandığında, hastane binasının ihtiyacı karşılamadığı anlaşılmış, hastane hizmet vermeye başladıktan bir yıl sonra  yeniden şantiye alanına çevrilmiştir.

Ücretlerde sözleşmeli kadrolu hekim ayrımı yapıldıktan sonra  Sivas devlet hastanesinde  doktor istifaları giderek artmış, bu nedenle  bir çok branşta ya hekim sayısı yetersiz kalmış, yada hiç hekim kalmamıştır.

Halen görev yapan hekimlerimiz  arasında da  bu konudan kaynaklı sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu kaçışın durdurulması ve yeni hekim gelişinin sağlanması için sözleşmeli kadrolu ayrımı yerine hekimlerimizin tamamının ücretlerinin hak ettiği noktaya getirilmesi kaçınılmazdır.

Son 10 ay içerisinde 93 doktorumuz devlet hastanemizden ayrılmış olmasına rağmen gelen doktor sayısı ise sadece 51 olmuştur.

 

Ayrıca yanlış sağlık politikaları, liyakatsiz yönetim anlayışı nedeniyle döner sermaye gelirlerindeki düşüş hekimlerimizin devlet hastanelerinden kaçışının en önemli nedenlerinden biridir. Özellikle çocuk hastalıklarımızı ilgilendiren branşlarda ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Defalarca dile getirmemize rağmen iktidar, bu konuda maalesef kılını bile kıpırdatmamaktadır.

Hekim yokluğundan başta Kayseri olmak üzere çevre şehirlere giden hemşerilerimiz maddi ve manevi anlamda çok büyük sorunlar yaşamakta, maddi durumu olmayan hemşerilerimiz ise adeta ölüme terkedilmektedir.

 

Tüm ilçelerimizde hastane olmasına rağmen yeterli sayıda uzman hekim bulunmamaktadır.

 

Ülkemizin en köklü kurumlarından biri olan Cumhuriyet Üniversitesi hastanemizde ise mevcut yönetimin ayrılıkçı, baskıcı, dışlayıcı anlayışı nedeniyle sadece bir yıl içerisinde Profesör ve Doçent kadrosunda olan 40 a yakın hocamız Üniversiteden ayrılmıştır. Bu sayısının daha da artacağı gelen bilgiler arasındadır.

 

Bugün geldiğimiz noktada Üniversite hastanelerinde tedavi gören hastalardan ameliyat eldiveni, cerrahi malzeme istenmekte yapılacak operasyon, acil değilse işlem yapmayın denildiğine tanık oluyoruz.

 

Değerli milletvekilleri

 

Eskiden hastanelerde kuyruklar oluşurdu diyen iktidarın bugün bir Emar için 3-4 ay sonrasına randevu verildiğinden haberi var mı?

 

Bu emar çekildikten sonra sonucun raporlanması içinde 2-3 ay daha beklenildiğinden haberi var mıdır?

 

SGK eczanelerinde kuyruk oluşuyordu diyen iktidarın birçok hayati önem taşıyan ilaca vatandaşlarımızın ulaşamadığından haberi var mıdır?

Ya Acil servisler…

 

Arkadaşlar son zamanlarda hiç devlet hastanesi acil servislerine  veya çocuk acillere gittiniz mi???

 

Gidin ve eserinizi görün…

 

Hepinizi saygıyla selamlıyor teşekkür ediyorum”