Meral Akşener’den Bahçeli’ye çok sert sözler

  Bu haber 09 Ekim 2018, SALI 16:27:35 eklenmiştir.
TBMM'deki grup toplantısında MHP lideri Devlet Bahçeli'ye seslenen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 'Yaşadığımız onca şeye rağmen, artık daha "beter"i olmaz, diyorduk ama, Sayın Bahçeli yine yaptı yapacağını. Türk siyasetine, kara bir leke çaldı' dedi.

Akşener’in konuşmasından satır başları:

Geçtiğimiz hafta evimin önüne kadar uzanan hadiseye değinmek istiyorum. Yaşadığımız onca şeye rağmen artık beteri olmaz diyorduk ama Sayın Bahçeli yaptı yapacağını. Türk siyasetine, kara bir leke çaldı. Ne Türkiye ne de Türk Milliyetçiliği için bir gelecek vadetmediğini açıkça ortaya koydu. Sayın Bahçeli, sen, Cumhuriyetin kurucu iradesinin, Türk milliyetçiliğinin bayrağını düşürdün. Sen onu, saray kapısına serecektin ki, biz razı olmadık. Milliyetçilik saray bahçelerinde kök salmaz. Kongrede önüme çıkacak cesaretin yok. Kendi delegenin karşısına çıkacak cesaretin yok. İstanbul’dan aday çıkaracak cesaretin yok. Millete küfredenler iktidardan aldığı milyarlık ihaleler alanlar hayasızca sokakta geziniyor. Kapalı kapılar ardında Erdoğan bile tavır koyuyor ama senden ses yok.

Sayın Bahçeli, Türkiye seninle yeterince zaman kaybetti.Ben de seninle daha fazla vakit kaybedecek değilim. Sanma ki söyleyecek söz bitti.Sanma ki bu cesur yürekler seni affetti.İYİ Parti’nin büyük hedefleri var. Sen geç köşeye otur, biz memleket meselesi konuşalım.

‘İYİ Parti, Türkiye’yi kısır döngüye mahkum eden bu düzene çomak sokmaya devam edecek. Siyaseti, gerçek gündemiyle yani milletle ve milletin dertleriyle buluşturacağız. Türk siyasetinin, saray tiyatrosu olmasına da, ağız dalaşına dönmesine de müsaade etmeyeceğiz. Unutmayalım burada rahatça konuşabilelim diye kanını sebil eden ana kuzuları, vatan evlatları var.

Onlar analarının kuzuları ama Türk yurdunun da fedaileridir. Onlar şehittir ve şehitler diridir. Allah milletimize sabır versin. Allah devletimize zeval vermesin.Bu topraklarda her şehit babasının dilinden iki kelime düşer; Vatan sağ olsun. Ve o kahramanların gözü yaşlı anaları. Siz yalnızca birer ana değil birer ocaksınız. O ocağı tüttürecek düşmanı güldürmeyeceğiz. Herkes bıraksa bile andımız olsun bu davayı kıyamete kadar güdeceğiz!!

“DÜNE KADAR İDAM DİYENLER…”

“Düne kadar ‘idam’ diyerek siyasi rant peşinde koşanlar, bugün aynı şeyi ‘AF’ diyerek yapmaya çalışıyorlar. Biliyorsunuz, iktidarın küçük ortağı bir af teklifi hazırladı. Peşinden iktidar, ‘devlete karşı işlenen’ suçları gündeme getirdi.Terörü finanse eden uyuşturucu kaçakçılarını affedelim diyorlar. Zimmetçileri, rüşvetçileri, yağmacıları affedelim diyorlar. Hırsızları, dolandırıcıları, ihale fesatlarını affedelim diyorlar. Şantajcıları affedelim diyorlar.Bunlar yeterince utanç vermiyormuş gibi, Türklüğe hakaret edenleri de affedelim diyorlar. Kuru bir inatla, “tekeden süt sağmaya” çalışıyorlar.Gerekçe olarak da diyorlar ki, kurduğumuz, Cumhurbaşkanlığı sistemi şerefine, bunları affediyoruz. Seçim meydanlarında ‘Bu sistem Türkiye’yi uçuracak’ diyorlardı. El birliği ile kurdukları tek adam sistemi daha 100 gün dolmadan, Türkiye’yi uçuruma sürükledi. Sormak isterim; Bu beceriksizliğin şerefine mi, 50 bin ‘torbacıyı’ serbest bırakmak istiyorsunuz? Gelecek tepkileri ve eleştirileri iftira ile bastırmak için, ‘Bu cezaları FETÖ’cü hakimler vermişti’ diyorlar.Af kapsamına almak istediğiniz 160 bin kişinin tamamını, FETÖ’cü hakimler mi mahkum etmiş? Elbette, FETÖ ihanet şebekesinin kurbanı olmuş binlerce insanımız var. Ama sen Devlet’sin. Bu ayrımı yapacak hafızan da, gücün de var.”

TSK’ya kurulan tuzaktaki kozmik oda olayında, savcılığı Sayın Erdoğan üstlenmişti. Bu ikinci kozmik oda olayının savcılığını ise, Sayın Bahçeli üstlendi. Damat Berat’ın arkasında durdu, göğsünü McKinsey’e siper etti ancak kayın peder ikisini de ortada bıraktı.Damat Bey’in şifası yok ama lafı çok. McKinsey’e karşı çıkmak, ya cehalet, ya ihanettir” dedi. Şimdi eve gittiğinde kayın babanla konuş, aranızda anlaşın. Ama bil ki, İYİ Parti, vatanseverlerin yuvasıdır. Biz, ihanet nedir bilmeyiz. Cehaleti ise 15 günde çöken programında ara.Sayın Erdoğan, ülkeyi yöneten sensin. Ekonomiyi bu hale getiren sensin. Zamların sebebi sensin. Dünya 4D yazıcıları, nesnelerin internetini, sanal gerçekliği konuşurken, ekonomiyi zabıtayla idare edebileceğini düşünmen, Türkiye için zuldür.”

“MİLLETE ‘SABIR’ DİYEMEZSİN”

“Yılın bitmesine daha üç ay var. TÜFE yüzde 24,5’i, ÜFE yüzde 46’yı buldu. Sayın Erdoğan, seni belediye zabıtasına mı şikâyet edelim? Elektriğe, doğalgaza her ay zam yapıyorsun. Üstelik emrindeki Anadolu Ajansı’na bu zamları haber yaptırmayarak milletin aklıyla alay ediyorsun.Her şeyin yoluna girmesini, biz senden daha çok istiyoruz. Çünkü bizim, “Krizi fırsata çevirecek” yandaş zenginlerimiz yok. Biz milletiz. Ve olan bize oluyor. Sen dünyalığını tuttun. Top atsak yıkılmazsın.Bize ‘sabır’ diyorsun ama, sen lüksten, şatafattan vazgeçmiyorsun. Süper lüks uçaklarla ilgileniyorsun. Sarayın günlük harcaması 2 trilyonu buluyor. Şunu bir kenara yaz; Sen, bulgur pilavı ve ayranla yetinmedikçe, millete “sabır” diyemezsin.””BU

“KAFADA GİDERSENİZ ÜLKEYİ BATIRISINIZ”

“İYİ Parti olarak uyardık, ‘bu kafayla giderseniz ülkeyi batırırsınız’ dedik. “Liderler bir araya gelsin ve bu meseleyi etraflıca konuşalım, çıkış yolu bulalım” dedik. Oralı olan yok. Tekliflerimizi çözüm önerilerimizi milletle paylaştık, “Alın uygulayın” dedik. Oralı olan yok.Ekonomik krizle gerçekten mücadele etmeye niyetin varsa, şu adımları atarak milletimizi ümitlendir, yatırımcılara da güven ver:
1- Varlık fonu başkanlığını bırak. 2- Damadını, Hazine ve Maliye’nin başından al. 3- Yandaşlarınla yaptığın köprü, hastane, hava alanı, otoyol sözleşmelerini masaya yatır ve Türk Lirası’na çevir. 4- Liderleri topla ve istişare et. 5- Sen ekonomist değilsin, bir bilene danış, gemiyi batırma. Emeklilikte yaşa takılanlar için, Kanun teklifimizi daha önce vermiştik. Geçtiğimiz günlerde de, “Ek Gösterge” kanun teklifimizi verdik. Teklifler yasalaşırsa, kamu personelinin büyük bölümü 3600’den başlayan ve 4800’e kadar çıkan ek göstergelere sahip olacak.Erdoğan kaldıkça Türkiye kaybediyor. Yılmadan bu gerçeği anlatacağız. ‘Kriz büyüsün ki bunlar gitsin’ diye el ovuşturmayacağız. Sebep oldukları krizin külfetini milletimize yüklemelerine müsaade etmeyeceğiz. Yerel seçimlerden başlayarak da, bayrağı devralacağız.”