Hanefi Avcı’nın yazmış olduğu Haliçte Yaşayan Simonlar Emniyet içindeki F tipi örgütlenmeyi gün yüzüne çıkardığı için Türkiye gündeminde oldukça ses getirmişti. Tabi bu kitabın yayınlanmasından sonra Hanefi Avcı Devrimci Karargâh Örgütü ile bağlantısı olduğu gerekçesi ile gözaltına alındı. Gözaltına yıllarca sol örgütlerle mücadele ettim şimdi bunlardan birine yardım etmekle suçlanıyorum demişti.
Hanefi Avcı’nın kitabını okuyanlar bak neler düşünüyordun neler oldu diyorlardır. Avcı ‘nın kitabına bir göz atarsak yanlış analizleri de rahatlıkla görmek mümkün. Benim okurken en çok dikkatimi çeken konularda bir tanesi “ABD PKK yı mı, TÜRKİYE’yi mi destekliyor? “ ara başlıklı yazısı oldu. Anlattıklarına göre Amerika PKK ile savaş için bize birçok silah veriyormuş, ama bunlardan bir tanesini karşı tarafa verse savaşın seyrini değiştirebileceğini ama vermediğini yani Amerikanın bizim yanımızda olduğunu ima etmeye çalışmış. Yıllarca Emniyet istihbaratında çalışmış bir polisin bu kadar kötü analiz yapması inanılacak gibi değil. Bu satırları okuduktan sonra aklıma Savaş Tanrısı adlı filmde geçen bir dialog geldi. “Her iki tarafı desteklediğim düşünülemez mi? Aslında Amerika’nın durumu da bu değil mi? Dünyanın en büyük silah üreticisi bu tür bir ortamda sadece bir tarafı mı tutar, samimi davranır mı? Böyle bir istihbarat adamının bu kadar yanlış bir değerlendirme yapması düşündürücü…
Asıl konumuza dönecek olursak Avcı’nın bu yanlış değerlendirmeleri Ergenekon soruşturması ile de devam ediyor. Avcı kitabında Ergenekon ‘un var olduğunu anlatmaya çalışıyor. İşçi Partisi ve Aydınlık dergisini kaynak göstererek bir dönem özellikle Eşref Bitlis olayının ardından Aydınlık dergisinin TSK içindeki bazı tarafları tuttuğunu iddia ediyor. Ergenekon yapılanmasının ordu ve diğer kurumlarda var olduğunu ispat etmeye çalışmış. Bugün belki tutuklu olanların hepsi serbest kalabilir ama böyle bir örgüt var diyor. Sayın Avcı ya işin gerçeğini biz söyleyelim evet bu ülkede milli değerlere Atatürk ve Cumhuriyetinin değerlerine sahip çıkanlar var. İster buna Ergenekon densin ister başka bir isim ama bu ülkenin halkı bu değerlere canı pahasına sahip çıkacaktır. Bu işin önderleri ise faşist dikta ile belki hapislere atılacaktır ama onların yerine yenileri gelmeye devam edecektir.
Avcı bütün bunları yazarken başına gelecekleri fark etmemiş. Menderes kendisine muhalif gazetelere kâğıt vermeyerek, üniversitelere asker ile müdahale ederek susturmuştu. AKP hükümeti ise aynı işi Ergenekon tertipleri ile yapıyor. Kendisine ne kadar muhalif grup, dernek, gazete, parti, dergi varsa yöneticilerini hapislere atıyor. Hanefi Avcı da cemaat ve AKP nin tekerine çomak sokan son isim oldu. Hiç zaman kaybedilmeden de bazı yayın organlarının Ergenekon’a bağladığı Devrimci Karargâh Örgütünün destekçisi olmaktan dolayı tutuklandı. Şimdi avcının geldiği noktaya bir bakın Ergenekon’un var olduğunu, Doğu Perinçek ‘in de bu işin içinde olduğunu iddia ederken kendisi Doğu Perinçek ‘in kurduğu iddia edilen örgüte yardım etmekle suçlanıyor. Acaba şimdi bunun bir tertip, bir tiyatro olduğunun farkına vardı mı?
Hâlbuki ne güzel demiş kitabında; “ Toplumsal yaşam için yıllarca düşman gördüğüm grup, düşünce ve örgütlerin aslında sağlıklı bir demokrasinin olmazsa olmazı olduklarını; modern bir toplum için asıl tehlikenin, bunların aksine her muhalefeti yok etmeye odaklanmış olan benim savunduğum değerler olduğunu anladım.”
İşte bu değerlendirmeleri yaparken AKP’nin de bugün Ergenekon’u kendi görüşünden olmayanları yok etmek için kullandığını anlayamadı mı?
Kürsat TECEL
Merel Akşener de Siyasete Döner mi?
Selim YILDIZ
FELEK VE İNSAN
Oğuz Demirkaya
Güzel işlerin gölgesine düşmeyen bir Üniversite için…
Çigdem KILIÇ
ALLAH KİMSEYİ DEVLETSİZ BIRAKMASIN
Erkan İLTER
17 Ekim Dünya Astsubaylar Günü
Editör Kösesi
ATSAN ATAMAN TUTSAN TUTAMAN
Bizim Üniversiteli Neyzenler
TEKE
Denizalp Demirkaya
FİTİL ATEŞLENDİ UÇUNA GELDİ…
MASALCI - CEGUESE -
DÜK-HUN (4)