Egemen Gazetesi Gerçeklerin Sesi
“ÜNİVERSİTE YÖNETİMİ ÜNİVERSİT
Sivas´ın son yıllarda sürekli olarak geriye gittiğini söyleyen Cumhuriyet Halk P
Erdoğan: "Herkesten özellikle
"Herkesten, tüm Mevlana dostlarından aşkla, muhabbetle, şevkle inancımıza, değer
"FETÖ ile mücadeleyi sonuna ka
Çavuşoğlu, FETÖ ile mücadeleyi beş temel eksende yürüttüklerini söyleyerek, "FET
Başbakan, Ankara - Sivas YHT h
AK Parti Genel Başkanvekili ve Başbakan Yıldırım: "Ankara-Kırıkkale-Yozgat-Sivas
Sivas'ta FETÖ davasında karar
Sivas'ta, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruştur
ŞU BİZİM AVRUPA SEVDAMIZ

ŞU BİZİM AVRUPA SEVDAMIZ

  Bu yazı 25 KASIM 2016, Cuma 22:47:23 eklenmiştir. 1152 kez okunmuştur.
Yazar : Osman Yıldız


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Şu  bizim  Avrupa  sevdamız,  küffar  deyyu  hor  baktığımız,  ama  kızlarına  hayran  kaldığımız  bir  zamanda  başlamıştır.  İlkin,  keskin  kılıçlarımızla  uçan  atlarımız  yetmişti  küffara,  lakin…     

İşlerin  düzgün  gitmediğini  savaş  meydanlarında  sopa  yemeye  başladığımızda  anlamıştık.  “Nasıl  olur  da  dinsiz,  imansız,  donsuz  Avrupalılar,  bize  sopa  atardı”  deyyu  “Yıldıznameler”  karıştırılır,  “Müneccim  Başı”na  ekstra  maaş  ödenir  ama  yine  de  sopa  yemekten  kurtulamazdık…

28  Çelebi  Mehmet  Efendi,  ilk  elçilik  heyeti  olarak  Paris  sokaklarında  gezerken,  gördüğü  ihtişam  karşısında  küçük  dilini  yutmuş,  ama  yine  de  burnundan  kıl  aldırmaksızın  atının  üzerinde  mağrur  bir  şekilde  etrafı  incelemiştir.  O  bu  seyahat  esnasında  “kefere”nin  elinden  neden  dayak  yediğimizi  anlamıştır.  Anlamıştır  anlamasına  amma,  bunu  şeyhülislamdan  vüzeraya;  ulemadan  cühelaya  nasıl  anlatacaktır…

III.  Selim  müzisyendi;  adına  lale  derler  bir  devrin  mucidiydi.  Ahaliyi  Altınboynuz’un  büyüsüyle,  müderrisini    Nedim’in  şiirleriyle  oyalarken    mektep  açtı,  mektep  kurdu…  Sonra  bir  softanın  sopası… 

Nedim’in  kafasında  sopa  patlatanlara  göre; 

II.  Mahmut,  gavur  padişahtı.  O  da  mektep  açıp  mektep  kurmuştu…

Bunca  yeni  gavurun  arasında  belki  de  en  gavuru  Mustafa  Reşit  Paşa  idi… 

Paşa  kırmızı  fesini  alıp  Tanzimat  Fermanını  okumak  üzere  köşkün  kapısından  çıkarken,  aşçısı  “akşam  ne  istersiniz  Paşam”  dediğinde;  “hele  akşama  kelleyi  bir  sağlam  getirelim,  o  vakit  ne  yiyeceğimize  karar  veririz”  diyerek  Gülhane’ye  yol  aldı…  Kolay  değil,  krala  haddini  bildirecekti…

Sonra  sürgünler,  Bekir  Ağa  Koğuşları,  çadır  mahkemeleri;    meşrutiyet  tartışmaları  ve  ilk  anayasa;    biraz  ümmet,  biraz  milliyet,  kadınlara  da  mektep  …  amma  illaki  müsavat  (eşitlik),  illaki  hak,  hukuk,  adalet…  ferdi  hürriyet…  belki  de  cumhuriyet…

Ve  Cumhuriyet… 

Bu  süreçte  softanı  sopası  meşrutiyetin  babası  Mithat  Paşa’nın  kafasında  patlarken;

Cumhuriyetin  babası  Atatürk’te  bir  işe  yaramaz… 

Çünkü  O,  krala  haddini  bildirmişti... 

Ümmet  değil;  millet  demişti…

Fikri  hür,  vicdanı  hür  bireyler  istemişti… 

Bütün  bunları  derken  muasır  medeniyet  seviyesini  işaret  etmişti…

Bu  yüzdendir  ki  onun  döneminin  tarih  derslerinde  en  geniş  haliyle  Fransız  ihtilali  okutulurdu…  Çünkü  ona  göre  muasır  medeniyet,  Fransız  ihtilalinin  umdeleri  idi  ve  bu  umdelerin  büyük  bir  kısmı  Avrupa’da  idi…

Ve  Türk’ün  Atası  ebedi  istirahatgahı  olan  Anıtkabir’e  taşınırken,  fikirleri  çöp  sepetine  atıldı…

Softanın  kaleminde  medeniyet;  bina  idi…

Medeniyet;  teknoloji  idi…

Medeniyet;  tek  dişi  kalmış  canavardı… 

Ve  geldik  günümüze:

Peki  bugünün  medeniyeti  neresidir?

Bu  soruya  Komünist  Çin;  ne  olduğu  belirsiz  Rusya;  Kapitalist  Amerika  veya  Budist  Japonya…  diyebilir  misiniz?

Fransız  İhtilalinin  umdeleri,  medeniyetin  değişmez  ölçüleri  olduğuna  göre;  muasır  medeniyet  neresidir?

Belki  de  hiçbir  yer…

Bir    kaç  yıl  öncesine  kadar,  bu  umdeler  Avrupa  Birliği  çatısı  altında  belli  kriterlere  oturmuş  gözüküyordu.

Son  bir  kaç  yılda  çok  şey  değişmişe  benziyor… 

Onların  da  softaları  var.

Üstelik  onların  softaları  aynı  zamanda  ırkçı.  Bugünün  Avrupası,  bu  ırkçı  softaların  elinde  medeniyetin  değişmez  ölçülerini  gündelik  politikalara  heba  edilmiş  gözüküyor.

Ve  aldıkları  kararlar  medeniyete  aşık  insanları  artık    tatmin  etmiyor…

Ve  bizim  Avrupa  sevdamız;

Rusya’da  domates  fiyatına 

Çin’de  hammadde  nakliyatına

Son  buluyor  gibi…

 

 

 

 

 


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us twitterTwitter
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
 

Diğer Osman Yıldız Yazıları
 
Tüm Cumhuriyet Üniversitesi Haberleri Için Tiklayiniz.
 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİNDEKİ FETÖ ZULMÜ ÜLKE TV GÜNDEMİNDE…
“CUMHURİYET ÜNİVERSİTE REKTÖRÜNÜN DERHAL İSTİFA ETMESİ LAZIM”
ÜNİVERSİTE KREŞİNDE ŞOKE EDEN GÖRÜNTÜLER
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ GERİLEMEYE DEVAM EDİYOR!
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ ARAÇSIZ KALDI!..
AHAT TÜRKMENOĞLU SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF.DR. İLYAS DÖKMETAŞ'A VERDİ VERİŞTİRDİ...
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
© Copyright Gazi SOFT Haber Yazılimı V1.0.5
Her hakki saklıdır.
Bu Site haber scripti Sistemi kullanilarak Gazi Soft Tarafindan Hazirlanmistir.