Egemen Gazetesi Gerçeklerin Sesi
Reina katliamcısı yakalandı!
Ortaköy'de yılbaşı gecesi Reina saldırısına gerçekleştiren ve 39 kişinin ölümüne
"Kripto" operasyonu: 39 kamu g
Adliyeye sevk edilen, aralarında muvazzaf subay, astsubay, doktor ve öğretmenler
Sivas'ta 5 çocuk annesi kadın
Sivas'ta kan donduran cinayet! 5 çocuk annesi olan 29 yaşındaki kadın evinin önü
Sivas'ta FETÖ'den 2 öğretmen 6
Suşehri ilçesinde örgüt üyesi oldukları ve "ByLock" kullandıkları iddiasıyla 6's
Muhtemel referandum tarihi bel
Yüksek Seçim Kurulu, referandum için kolları sıvadı! Yeni anayasa paketinin Mecl
TOKAT GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ İÇİN SAMİMİYET TESTİ -1-

TOKAT GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ İÇİN SAMİMİYET TESTİ -1-

  Bu yazı 21 KASIM 2016, Pazartesi 09:38:52 eklenmiştir. 1226 kez okunmuştur.
Yazar : Osman Yıldız


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

TOKAT  GAZİOSMANPAŞA  ÜNİVERSİTESİ  REKTÖRÜ  İÇİN  SAMİMİYET  TESTİ  -1-

 

            Devletin  en  üst  yetkilisinden  çaycısına  kadar  bir  çok  insan,  Fetullah  Gülen  için  “mübarek  efendi  hazretleri”  diyerek,  onun  örgütlenmesinde  maddi  ve  manevi  destek  olmuştur.  Ta  ki,  15  Temmuz  akşamına  kadar,  “bu  masum  hareketin  (!)”  dişlerinden  bahsetmek  büyük  günahlar  arasında  sayılıyordu.  Fakat  bugüne  gelindiğinde  artık  ahtapotun  kolları  görülmüştür. 

 

            Geçmişte  insanlar,  “hizmet  hareketi”nin  büyüsüne  kapılmış,  isteyerek  veya  istemeyerek  bu  hareketin  etkisi  altında  bir  şeyler  yapmış,  çevresine  zarar  vermiş  olabilirler.  Buna  da  pek  bir  şey  dediğimiz  yok.  Ancak,  bugüne  geldiğimizde,  canavarın  bu  iğrenç  yüzüne  şahit  olduktan  sonra  geçmişte  yapılan  hatalardan  dolayı  bir  pişmanlık  belirtisi  gösterilmiyorsa,  bunda  bir  hinlik  vardır.  Sanki  Şeytan  intikamını  başka  bir  bahara  saklamış  gibidir. 

           

            Cumhurbaşkanımız  Sayın  Erdoğan;  15  Temmuz  ihanet  gecesinin  hemen  ardından  bu  örgüte  verilen  destekten  dolayı  milletten  özür  dilemiş,  Tanrı’dan  af  dilemiştir.  Cumhurbaşkanının  bu  ifadeleri  samimiyetin  bir  göstergesi  olarak  hafızalarımızda  yerini  alırken  aynı  samimiyeti  başkalarından  da  bekledik.  Fakat  olmadı. 

 

            Çünkü  hala  geçmişte  FETÖ  kanallarını  kullanarak  açtıkları  soruşturmaları  ve  mahkemeleri  sürdürenlerin  bu  samimiyet  testinden  geçtiklerini  düşünmemiz  imkansızdır. 

 

            Bunu  Tokat  Gaziosmanpaşa  Üniversitesinde  yaşanan  hadiselerden  de  örneklendirerek  “samimiyet  testi”  ile  ne  kast  ettiğimi  izah  etmek  istiyorum: 

 

Tokat  Gaziosmanpaşa  Üniversitesinde  Fetullahçı  yapılanmanın  faaliyetleri  birçok  gazetede  haber  konusu  yapılmıştır.  Örgüt  faaliyetlerini  Rektör  Mustafa  Şahin  döneminde  en  üst  derecede  yürüttüğü  ve  bu  yapıya  destek  verdiği  defalarca  haber  konusu  olmuştur.  Rektör  Mustafa  Şahin;  15  Temmuz  öncesi,  böyle  bir  örgütün  tehlikesinden  bî-haber  olabilir.  Fakat  bugüne  gelindiğinde,  geçmişte  yapılan  hatalardan  dolayı  kendisinden  bir  özür  işitilmemiştir.  Oysa  bugün,  kendi  yol  arkadaşlarından  onlarcası,  FETÖ  iddiası  ile  açığa  alınmıştır.  İnsan  biraz  sıkılır,  bir  nedamet  gösterir.  Ve  kendi  kendine  “Geçmişte  ben  insanlara  FETÖ’cü  muhakkiklerle  soruşturma  açtım  sonra  onları  FETÖ’cü  hakimlerin  kucağına  attım;  bir  çoğuna  cezalar  verdim;  işlerinden,  evlerinden,  yurtlarından  ettim”  der.  Ama  öyle  olmuyor,  duyulan  ne  bir  vicdan  rahatsızlığı  belirtisi  ne  de  bir  özür,  bir  pişmanlık  göstergesi…  hiç  bir  şey  yok  ve  yola  devam… 

 

Şimdi  size  Tokat  Gaziosmanpaşa  Üniversitesinde  yaşanmış  gerçek  olaylardan  birini  yazacağım.  Umarım,  Rektör  Şahin,  “ben  neler  yapmışım”  diyerek  bir  parça  nedamet  gösterir(!)

 

Bu  hayat  öyküsü;  Gaziosmanpaşa  Üniversitesi  Tıp  Fakültesi’nde  2002  yılından  beri  görev  yapan  Doç.  Dr.  Gülgün  Yenişehirli  ve  eşiyle  ilgilidir.  Tokat  Gaziosmanpaşa  Üniversitesindeki  FETÖ  yapılanmasından  dolayı  2011’den  bu  yana  eşiyle  birlikte  birçok  kumpas  olayına  maruz  kalan  Gülgün  Hanım,  mesleki  kariyerlerini  profesörlükle  taçlandıracakken,  hiç  de  hak  etmedikleri  olayları  yaşamışlardır.  2015  yılı  Nisan  ayında  eşi  ile  birlikte  profesörlüklerini  hak  etmelerine  ve  Anabilim  Dallarında  hiç  profesör  bulunmamasına  rağmen  mevcut  Rektör,  eşinin  yüzüne  “kadrolarının  açılmayacağını”  ifade  eder.  Onların  bu  durumda  tek  çareleri;  YÖK’e  başvurmaktır.  Gülgün  Hanım  ve  eşi,  üniversitede  paralel  yapıya  mensup  kişilerin  gecikmeksizin  kadro  aldıklarını  fakat  kendilerinin  hak  etmelerine  rağmen  kadronun  verilmediğini  anlatan  bir  şikayet  dilekçesi  yazarlar. 

 

            Durumun  YÖK’e  bildirilmesinin  ardından  8-9  Eylül  2015’de  eşi  ve  kendisi  hakkında  soruşturma  açılır.  Soruşturma  tamamen  kumpas  niteliklidir.  Şöyle  ki;  bugün  FETÖ/PDY  kapsamında  meslekten  ihraç  edilen  Mustafa  Sağır  Gülgün  Hanımın  eşi  hakkında  ve  iki  çocuğu  da  Tokat’taki  FETÖ’ye  ait  İpek  Kollejinde  okuyan  Umut  Safiye  Coşkun  da  Gülgün  Hanım  hakkında  bir  gün  ara  ile  (10-12  Ağustos  2015  tarihlerinde)  şikayet  dilekçesi  yazar.  Ortada  herhangi  bir  suç  yokken,  Gülgün  Hanımın  cezalandırılması  uygun  görülür.  Bugüne  gelindiğinde  cezayı  öneren  muhakkik  Ortopedi  Anabilim  Dalı  Başkanı  Doç.  Dr.  Bora  Bostan,  FETÖ/PDY  kapsamında  açığa  alınmış  olup,  eşi  KHK  ile  ihraç  edilmiştir.  Ayrıca,  olmayan  bir  suç  için  verilen  cezayı  oybirliği  ile  onaylayan  Fakülte  Disiplin  Kurulu  üyelerinden  Histoloji  Anabilim  Dalı  Başkanı  Prof.  Dr.  Hüseyin  Aslan  ve  Anestezi  ve  Reanimasyon  Anabilim  Dalı  Başkanı  Doç.  Dr.  Ziya  Kaya,  FETÖ/PDY  kapsamında  tutuklanıp  ve  ihraç  edilmiştir. 

 

            Gülgün  Hanım,  on  dört  yıllık  öğretim  üyeliği  görevi  boyunca  geçirdiği  iki  soruşturma  ve  aldığı  2  disiplin  cezası  da  ne  tesadüftür  ki,  Rektör  Mustafa  Şahin  döneminde  ve  atadığı  FETÖ  mensubu  muhakkikler  aracılığıyla  olmuştur.  Bunlardan  ilki;  2013  yılında  olmuştur.  Ne  ilginçtir  ki;  bir  toplantıya  katılmadığı  gerekçesi  ile  Gülgün  Hanım’a  “yönetim  görevinden  ayırma  cezası”  öneren  Doç.  Dr.  Ahmet  Eyibilen  de  FETÖ  –  PDY  kapsamında  tutuklanan  ve  açığa  alınanlar  arasındadır.  Hikaye  burada  bitmiyor.  Bir  defa  kumpas  kurulduktan  sonra,  sistem  ustaca  işlemeye  başlıyor.  Bu  durumda  çaresiz  kalan  Gülgün  Hanım  ve  eşi,  çareyi  YÖK’te  ve  hukukta  arıyor.  Fakat  kumpasın  uzantıları  buralarda  da  tuzaklarını  kurmuşlardır.  2016  Şubat’ında  Gülgün  Hanım  ve  eşi  Tokat  Cumhuriyet  Başsavcılığına  ve  YÖK’e  suç  duyurusunda  bulunuyorlar.  Yapılan  suç  duyurusu  gizli  olmakla  birlikte,  kuşlar  Rektöre  haber  uçurmuş  olmalı  ki,  yapılan  suç  duyurusundan  Rektör  Mustafa  Şahin’in  haberi  oluyor.  Yine  ne  gariptir  ki;  YÖK’ün  suç  duyurusu  için  atadığı  denetçi,  15  Temmuz  sonrası  görevden  alınanlar  arasında  yer  alıyor.  Ve  YÖK’e  yapılan  suç  duyurusu,  bugüne  kadar  yerinde  sayıyor.  Bu  suç  duyurusundan  sonra  Gülgün  Hanımın  eşine  Rektör  Mustafa  Şahin  tarafından  üst  üste  iki  soruşturma  daha  açılıyor.  İki  soruşturmadan  biri  Bilgi  Edinme  Hakkı  Kanunu  kapsamında  belge  talep  ettiği  bir  dilekçesi  için,  diğer  soruşturma  ise  Dekanın  odasına  5  dakika  geç  gittiği  içindir.  Bunlardan  dilekçeye  karşılık  açılan  soruşturmanın  muhakkiki  olan  Adli  Tıp  Anabilim  Dalı  Başkanı  Doç.  Dr.  Bekir  Karaaslan  da,  soruşturmayı  tamamlayamadan  FETÖ/PDY  kapsamında  açığa  alınanlar  arasındadır. 

 

            Peki  şimdi  Rektör  Mustafa  Şahin’e  soruyorum: 

 

            Bugüne  kadar  açtığın  çoğu  soruşturmalar,  kumpas  nitelikli  olup  FETÖ  bağlantılıdır. 

 

            15  Temmuz  öncesi  diyelim  ki  bunları  bilmiyordun.

 

            Bugüne  geldiğimizde;

 

            Ülkemizi  ne  hale  getirdiğini  hep  birlikte  gördüğümüz  ve  ajan  olduklarından  artık  şüphe  etmediğimiz  FETÖ  yapılanmasından  hiç  mi  rahatsız  değilsiniz?

 

            İnsan  bir  parça  nedamet  getirip…

 

            “Ben  bu  örgütün  eliyle  neler  yaptım”  demez  mi?

 

            İnsan  hiç  mi  Cumhurbaşkanımız  Sayın  Erdoğan’ın  “ÖRNEK  DAVRANIŞ”ını

kendine  rehber  etmez?..

 

 

            Eğer  hala  anlamadıysanız,  bir  başka  yazımda  Gülgün  Hanım’a  ve  eşine  ne  yaptığınızı  ve  onlarca  mağdur  ettiğiniz  birçok  kıymetli  hocamızın  gerçek  hayat  öykülerini  buradan  yazmaya  devam  edeceğim.


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us twitterTwitter
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
 

Diğer Osman Yıldız Yazıları
 
Tüm Cumhuriyet Üniversitesi Haberleri Için Tiklayiniz.
 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ GERİLEMEYE DEVAM EDİYOR!
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ ARAÇSIZ KALDI!..
AHAT TÜRKMENOĞLU SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF.DR. İLYAS DÖKMETAŞ'A VERDİ VERİŞTİRDİ...
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ SİVAS'IN GERİLEMESİNİNDE ÖNEMLİ PAY SAHİBİ Mİ OLMUŞ ?
C.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünün Alkollü Gezisi
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
© Copyright Gazi SOFT Haber Yazılimı V1.0.5
Her hakki saklıdır.
Bu Site haber scripti Sistemi kullanilarak Gazi Soft Tarafindan Hazirlanmistir.