Egemen Gazetesi Gerçeklerin Sesi
DEMİRKAYA, EYOF ONURLUĞUNU SİV
Gazetemiz İmtiyaz Sahibi ve İGD Yönetim Kurulu Üyesi, üniversite öğrencisi olan
Şap Hastalığı ile Mücadele, Si
Şap Hastalığı ile Mücadele ve Toplu Aşılama Kampanyası, Gıda Tarım ve Hayvancılı
Sivas'ta cezaevi firarisi yaka
Cinayete teşebbüsten 16 yıl 11 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve cezaevinde
Sivas'ta çöp konteynerinde beb
Sivas'ta çöp konteynerinde bebek cesedi bulundu.
Fetö'nün "Işık Evlerine" Yönel
Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsa
NEREDEN NEREYE GELDİK

NEREDEN NEREYE GELDİK

  Bu yazı 19 MAYIS 2013, Pazar 19:16:21 eklenmiştir. 1077 kez okunmuştur.
Yazar : İsmail H.KONAR


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

AKP, iktidara geldiğinde demokrasimizin özellikle bizden uzak duran ve demokrasi ile Müslümanlığın yan yana gelemeyeceği tezinde bulunan Ortadoğu halkları için iyi bir örnek olacağını düşünmüştüm. Böylelikle çevremizde her an ne yapacağı belli olmayan diktatörler yerine demokrasi ile yönetilen ülkelerin sayısının daha çok olacağına inanmıştım.

Yıllar geçinde, demokrasi ve kalkınma için model ülke olma konumunda olabilecek ülkemizi, bu özelliğinden uzaklaşıp ABD-İsrail ekseninde bir çıkar yapılanması içerisinde hızla yol aldığını görmenin sıkıntısını ve üzüntüsünü daha çok duyar oldum.

 

Enerji kaynaklarının daralması ve küresel ısınmanın neden olacağı susuzluk nedeniyle önümüzdeki yılların, özellikle Ortadoğu coğrafyası için zor geçeceğini göstermektedir. Enerji kaynaklarını ellerinde tutmak isteyen egemen güçler, bu kaynakları ellerinde tutan ülkeleri kendilerine bağımlı kılmak için su kozunu ellerine geçirme arzusu ile Suriye de bir paylaşıma gidecekleri artık yaşanan olaylarla daha iyi anlaşılır hale gelmiştir. Türkiye’yi yönetenler ise madem öküz parçalanacaksa neden benimde payım olmasın mantığı ile sırtlanlarla birlikte bu saldırıda aktif rol alır konuma gelmiştir. Dünün emperyalist ülkeleri ile mücadele eden ve emperyalizmin planlarını bozan Türkiye, bugün emperyalislerle birlikte mazlum milletlerin ve devletlerin yeni acılar çekmesinde etkin rol almaktadır.

 

Ortadoğu coğrafyasında iki önemli su kaynağı bulunmaktadır. Birisi Nil diğeri de Fırat’dır. Fırat ve Dicle için her ne kadar şat ül Arap denilmektedir. Ancak bu ırmaklar, Anadolu’da doğan Anadolu’daki kaynaklardan ve yağışlardan beslenen sular olduğundan, bazı coğrafyacılarında belirttiği gibi; “Anadolu ikizleri” Türkiye’nin denetim ve kontrolünde olması gerekmektedir. Yeni paylaşım planında uluslararası sular konumuna alınması yönünde sinsice bir planın uygulaması içerisine sokulmuş bulunmaktadır. Bizleri yönetenler, ne yazık ki bu planı ya görmezden gelmektedir ya da işbirliği içerisindedir.

 

Su paylaşım savaşında dağıtılan haritalar dikkatle incelendiğinde; Kürt bölgesi denilen( yukarı Mezopotamya denilerek örtülenen) bu alan içerisinde, Fırat havzası toprakları içerisinde yer alan Sivas’ın bir kısım topraklarının olduğunu da görmekteyiz. Kızıldağ, Bey dağları Tecer dağları, Gürlevük, Kulmaç dağlarının güney yamaçları ile çevrilmiş bu alan, Fırat ırmağının Tohma kolunun çevreni içerisinde bulunmaktadır. Bu duruma göre, İmranlı ve Zara ilçelerimizin bir kısmı ile Divriği, Kangal ve Gürün ilçelerimiz, sadece Sivas’tan değil, Ülkemizden de koparılmak istenilen bir oyunun uygulama alanı içerisine alınmış bulunmaktadır.

 

Başbakan’ın ikide bir çıkıp diğer siyasiler için “Sivas’tan ötesine gidememek”  şeklindeki eleştirisinin aslında bir sınır olayına alıştırma olduğu giderek daha iyi anlaşılmaktadır. Üniter devlet yapısından uzaklaşma eğilimlerinin arttığı, bunun içinde önce anayasada bir yapı değişikliğine gidilmesi gerektiği aslında uygulanmak istenilen bir planın gereği olduğu gün ortada durmaktadır. Avrupa birliğinden umudunu kesmiş ya da kestirilmek konumuna düşmüş devletimiz için önerilen model ,orta doğuda bir tampon devlet yapısı oluşturmaktır. Rusya-Çin-İran birlikteliği karşısında Türkiye ve etrafına alınmış birkaç devletçik ile oluşturulacak konfederasyon ile ülkemiz hem enerjinin ve suyun jandarmalığını ABD ve İsrail adına üstlenecek hem de tampon olacak ama bir yandan da çürük bir yapının içerisinde her an parçalanabilecek bir yapıya doğru sürüklenmiş olacaktır.

 

Sivas’ın da oyun alanı içerisine alınmış olma gerçeği karşısında, bu oyunu uygulamayı engelleyecek ulusal ve yerelde etkin siyasi güçlerin peş peşe etkisiz hale getirilmesi de düşünülmesi gereken bir durumdur. Yazıcıoğlu öldürülmüş ve Abdüllatif Şener siyaseten etkisiz duruma getirilmiştir. Böylelikle Sivaslı da uyutulmaya, avutulmaya bazen de kışkırtılmaya uygun bir hale getirilmiş bulunmaktadır.


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us twitterTwitter
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
 

Diğer İsmail H.KONAR Yazıları
 
Tüm Cumhuriyet Üniversitesi Haberleri Için Tiklayiniz.
 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ GERİLEMEYE DEVAM EDİYOR!
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ ARAÇSIZ KALDI!..
AHAT TÜRKMENOĞLU SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF.DR. İLYAS DÖKMETAŞ'A VERDİ VERİŞTİRDİ...
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ SİVAS'IN GERİLEMESİNİNDE ÖNEMLİ PAY SAHİBİ Mİ OLMUŞ ?
C.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünün Alkollü Gezisi
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
© Copyright Gazi SOFT Haber Yazılimı V1.0.5
Her hakki saklıdır.
Bu Site haber scripti Sistemi kullanilarak Gazi Soft Tarafindan Hazirlanmistir.