Egemen Gazetesi Gerçeklerin Sesi
ÖZLEMLE ANIYOR VE ARIYORUZ…
Biricik Babamızı, ÖZLEMLE ANIYOR ve ARIYORUZ...
HOCAMIZI UNUTMADIK, UNUTMAYACA
CEM VAKFI ESKİ BAŞKANLARINDAN, SİVAS’TA BİRLİK VE BERABERLİĞİN İNŞASINDA ÖNCÜLÜK
ONU RAHMETLE ANIYORUZ...
Alirıza SALMAN'ı Rahmetle Anıyoruz...
FETÖ'cü rektörden PKK'lılara i
FETÖ'nün Dicle Üniversitesi'ndeki yapılanmasıyla ilgili iddianamede gizli tanığı
ORC: 'Evet'ler farkı 11 puana
Referanduma sayılı günler kala anket sonuçları merakla bekleniyor. Son anket bug
BUGÜN 6 MAYIS...

BUGÜN 6 MAYIS...

  Bu yazı 05 MAYIS 2013, Pazar 19:14:42 eklenmiştir. 798 kez okunmuştur.
Yazar : REYHAN EMİR


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kimine göre Türk dünyasının mevsimlik bayramlarından, dilekler dilenir, umutlar yeşerir bu baharın açan dalları altında. 

Kimine göre'de gencecik fidanların kuru bir dalda susturulan çığlığıdır aslında.

Küçüklüğümden beri, mitler, semboller, folklorik ananeler ve figürler, dini metinlerdeki kıssalardaki geri planlar ve metaforiler hep ilgimi çekmiştir.

Hızır (a.s.) ve  Musa (a.s.)’nın kıssasını bilirsiniz.

Yolculukları boyunca olan süreçte sürekli şer görünüp iç yüzü hayır olan olaylar anlatılır.

Kuran’da adı açık olarak Hızır (a.s) olarak geçmese'de bu kişinin Hızır (a.s) olduğu düşünüldüğü söylenir.

Malum Musa (a.s.) Hızır (a.s.) dan ilim öğrenmek için kendisine yoldaş olmak ister Hızır (a.s.) ise olaya sıcak bakmaz ve Musa (a.s)’a kendisinin bu işe sabır gösteremeyeceğini söyler.

Oysa Musa (a.s)ısrarlıdır, sonunda dıştan şer görünüp içeriği hayır olan o yolculukta anlatılan olayları yaşarlar.

 Bense olayın farklı bir boyutundan söz etmek istiyorum.

 Yolculuk boyunca olan olayları bir yana bırakıp sürece geçecek olursak, oldukça meşakkatli, sabır gerektiren bir yolculuk olduğu ve olaylarında yolculukta olmasının altınn çizildiğini görürüz.

 Günün tarihiyle bağlantısına gelirsek malumunuz bugün Hıdrellez.

Çoğumuzun akşamın indiği vakitte ateşleri yakıp, gül fidanının altına dileklerimizi yazıp çizip, şekil şemallerle benzetip yapıp koyduğumuz ve günün ilk saatlerinde alıp denize suya attığımız dileklerimizin olduğu umut günü.

Peki neden gül, ateş, belki biraz derme çatma yapılmış ev araba şekilleri vs hiç düşündünüz mü?

 Ben biraz düşündüm ve vardığım sonuç yukarıdaki kıssayı da baz alınca aşağı yukarı şöyle çıktı.

 Hepimizin hayatında gece denilen zamanlar olmuştur, sıkıntılar gelmiş, gün ışığını bizden saklamış ve karanlığa, sıkıntı ve acı içerisinde çekildiğimizi düşünmüşüzdür,(akşam-ateş).  Artık akşamdır  ve her şey  karanlığın içerisinde kalmıştır. Güzel bir şeyler istersiniz ama bu yolda acı çekmeyi, sıkıntıyı'da göze almak zorundasınızdır (gül-diken).(Gül aynı zamanda kadim bilgiler içerisinde ve dini litaretürlerde’de önem adleden bir çiçek ve formdur).

Ve bunun içinde sizde olaya dahil olmalı “İstedim ver.”değil, bizzat çabalamalısınız (objeler yapmak).Belli bir zamana kadar beklemek ki sabahın ilk saatleri ile denize suya atılan dilek, artık üzerinize düşeni yaptıktan sonra tevekkül edip bekleyin aşamasıdır.

Bazı kadim bilgilerdeki ateist düşünceye göre su  evren ve evren'de onların,  inançlıların”yaratan” diye adlandırdıklarını söyledikleri özdür.

Sonuç olarak kıssadan çıkarılabilecek pek çok diğer şeylerin yanı sıra  istekler, karar, eylem, çaba, meşakkati göze almak, sabır ve en sonunda tevekkülü gerektirir.

Çok basit ve zaten bildiğimiz şeyler değil mi?

Aslında herşey bu kadar basit ve ortadadır ama mesele uygulamadadır.

Hayat en değerli şeyleri hep bize zaten açık açık verir. Ama görmek içinde anlamak gerekir.

Musa (a.s )bilgi için yola çıkmıştı, iyiliği ve bilgeliği zaten vardı ama tam olarak çıkması için zamana ve bunun için de sabır ve tevekküle ihtiyacı vardı.

Yolun sonuna geldiğinde olayların içeriği değil ama kavramlar bilmediği şeyler değildi.

Ve onca çabasına rağmen bildiğinden daha fazla ilmi de öğrenemedi.

Öğrendiği var olan bilgilerin kavramların değeri  idi.

 Burada da nasip kısmet işi devreye giriyor.(Yolculuğa çıkış sebebini'de bir zahmet siz araştırın)

Tabi'ki doğrusunu Allah bilir.

Ama kul’da üzerine düşen, düşünmeye anlamaya çağıran ayetlerden doğan hak ve sorumluluğunu yerine getirmek’le mükelleftir.

Bugün Hıdrellez, çoğumuz geceden dileklerimizi yaptık .

Baharın, bolluğun bereketinde ektiklerimiz eğer  doğru tohum ise gülün’de koruması altında gölgesinde yanmadan aldığı güneşle çabalarımızla ,sabrımız ve tevekkülümüzle büyüyüp gelişecek.

Kuru dallarda solanlar'mı?..Onlar  hep yeni tohumlarda yeşerecek…


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us twitterTwitter
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
 

Diğer REYHAN EMİR Yazıları
 
Tüm Cumhuriyet Üniversitesi Haberleri Için Tiklayiniz.
 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ GERİLEMEYE DEVAM EDİYOR!
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ ARAÇSIZ KALDI!..
AHAT TÜRKMENOĞLU SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF.DR. İLYAS DÖKMETAŞ'A VERDİ VERİŞTİRDİ...
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ SİVAS'IN GERİLEMESİNİNDE ÖNEMLİ PAY SAHİBİ Mİ OLMUŞ ?
C.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünün Alkollü Gezisi
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
© Copyright Gazi SOFT Haber Yazılimı V1.0.5
Her hakki saklıdır.
Bu Site haber scripti Sistemi kullanilarak Gazi Soft Tarafindan Hazirlanmistir.