Egemen Gazetesi Gerceklerin Sesi
523 Origin Unreachable

523 Origin Unreachable


cloudflare-nginx
Bulut: “Uyarıyoruz bu tür
Büyük Birlik Partisi Sivas İl Başkanı Uğur Bulut sosyal medya hesabları
Milas’ta yangın korkutan se
Muğla’nın Milas ilçesinde termik santrallere doğru ilerleyen orman yangın
Koronavirüs durdurulamıyor b
Sağlık Bakanlığı, 3 Ağustos 2021 tarihine ait son koronavirüs verilerini
Sivas İl Özel İdaresi Makin
Mehmet Akif Ersoy Mahallesi İstiklal Caddesi eski tapu kavşağında bulunan İ
SOGEP 4 Projeye Destek Verecek
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP)
BAYRAMLARDAN BAYRAM BEÐENMEK

BAYRAMLARDAN BAYRAM BEÐENMEK

  Bu yaz 28 Ekim 2012, Pazar 20:28:36 eklenmitir.
Yazar : Metin BOSNAK


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

Bayramlardan bayram beðenmek

 

Türkiye’deki ideolojik gettolarýn onulmaz yalanlarý vardýr. Bu yalanlarýn çoðunluðu “tarih” denilen anlatýlar üzerinden devþirilir. Yalanlarýn amacý, milletin mazideki hatýrasý demek olan tarihi geriye dönerek yeniden yazmaktýr. Geçmiþi tarih ya de revize tarih olarak yazmak, halde olanlarý meþrulaþtýrmak, geleceði ele geçirmek içindir.

 

Türkiye’de tarihçilerin bir kýsmý niyet tavþaný gibidirler; siyasilerin gösterdiði “kýsmet”i çeker ve millete okuturlar. Bir kýsmý zaten “devlet”in millet tasarýmlarýnda aktif rol alýr ve tefrika babýnda tarih yazarlar; okuyucu tepkilerine göre, hikâyenin sonucu deðiþir. Bir kýsmý da baðýmsýz bir entelektüel çaba olarak görür tarihi. Ancak, yazdýklarý ancak akademisyenler arasýnda kalýr. Medyada görünürlükleri azdýr.

 

Tarih yalanlarýnýn bazýlarý mitolojik boyuttadýr.

Eski Yunan’da mitoloji nasýl tarih olduysa, yeni Türkiye’de de öyle olmuþtur.

Rusya da yaptý bunu ABD’de, Türkiye Cumhuriyeti de.

Aslýnda “Cumhuriyet” olma aþamasýnda bütün “Cumhuriyet”lerin yaptýðý oydu.

Rusya’da Bolþevikler Devrimi meþrulaþtýrmak için eski gazeteleri yeni içerikle bastý, arþivlediler.

ABD’de George Washington “hayatýnda hiç yalan söylemedi” yalaný da ABD tarihinin bir parçasýdýr. Hâlâ ders kitaplarýnda okutulur.

Baðýmsýzlýk Savaþýnda aslýnda sadece monarþiden kurtulmaktan ibarettir.

Amerika’da yaþayan Ýngiliz’in Birleþik Krallýktan yaþayan Ýngiliz'le yollarý ayýrmasýdýr.

Kuzey-Güney Savaþý, hürriyetçi Kuzey ve kölelik yanlýsý güney arasýnda olmadý.

Sermaye ve mezhep savaþýndan ibaret iktidar savaþýydý.

Savaþ sonrasýnda siyahlar beyazlarla, kadýnlarýn beyazlara eþit olmadý.

Michael Jackson, onca þöhretine raðmen, hâlâ siyahlýðýndan baþladýðý macerada beyazlaþýrken öldü.

 

Ülkemizle devam edelim…

Türkiye’de tarih anlatýlarý daha da zengin boyuttadýr.

Bir kýsmý “millet yaratmak” için oluþturulan mitolojilerdir.

Bir kýsmý “getto yaratmak” için oluþturulanlardýr.

Farklý gettolarýn yalanlarý diðerlerini tekzip eder.

Karþýlýklý tekzipleri yerli yerine oturtunca ortaya gerçekler çýkar.

A gettosunun tekzipleri B gettosunun gerçeklerini ortaya koyar.

B gettosunun tekzipleri de A ile ilgili olanlarý.

Tekziplerde amaç zaten karþý tarafý “tahkik” etmek deðildir.

Karþý tarafý ilzam etmek için önceden harekete geçmektir.

“Hukuk,” haklar bütünü deðildir ülkemizde.

“Hukuk,” demokrasi de olduðu gibi, karþý tarafý sindirmek, kýskývrak etmek içindir.

 

Sorunun özünde yalanlar üzerine inþa edilen yanlýþ bilinçler yatmaktadýr.

Bireysel anlamda bakýnca insanlar, can ciðer kuzu sarmasýdýr ülkemizde.

Ancak bireyler, gettolarýnýn zýrhlarýný giyince, kirpiklerinden kan damlar, canavarlaþýr.

Hatta canavarlýðýný bazen “insan haklarý” adýna, bazen din adýna gayrete büründürür.

Ýnsanlýklarýn terk edildiði yerde tercüme kimlikler çýkar ortaya.

Kendi kültürünün diliyle konuþmayan insanlar bir de kendine yabancýlaþýr artýk.

Sonrasýnda bayramlardan bayram beðenmek faslý çýkar ortaya.

Kimliðinin dini veya milli kýsýmlarýný býrakmak gerekçesi nedir derseniz, ideolojik fay hatlarýdýr.

Ýyice incelendiðinde öteki mahalleye yönelen husumetler, yapýlan yanlýþlar deðildir.

O “yanlýþlarý” “bizim mahallenin” yapma gücünün olmamasýdýr.

 

Tarih üzerinden oluþan fay hatlarýna bakalým.

Birinci ideolojik bakýþa göre…

·         Özetle, Türkiye’de muhafazakârlýk artýyor, daha çok kapalý kadýnlar sokaklarda ve alýþveriþ merkezlerinde, lüks araba ve mekânlarda karþýlarýna çýkýyor, gitgide içki içilen yerler azalýyor, ruhsatlarý iptal ediliyor ya da yeni içkili yer ruhsatnamesi verilmiyor. Özellikle Ramazan ayýnda oruç tutmayanlara yan gözle bakmalar çoðaldý. Dahasý, bu gelecekte büyük sýkýntýlara yol açacak geliþmelerin öncü depremleri þeklinde ortaya çýkmaktadýr.

·         Devletin TV ve radyolarýnda gitgide artan bir muhafazakâr kadrolaþma oluþmaktadýr. Yetmez gibi, Türkiye’de her türlü sermaye de olduðu gibi, devlet imkânlarý kullanýlarak, medyanýn yarýya yakýný “dinci”, “kinci” kitlelerin ellerine geçmekte ve bu da gelecek için tehdit oluþturmaktadýr.

·         Bu devlet eliyle, medya, sermaye ve bürokraside el deðiþtirmeler, kadrolaþmalar, zamaný gelince, o zamana kadar ülfetin hazzýný yaþayan bazý kitlelerde bazen derinde bazen yüzeyde sýkýntýlarý ortaya çýkarmýþtýr. Bütün bunlarýn arkasýnda, bir karþý-devrim heyecaný ve planý yatmaktadýr. Nihai olarak, Kurtuluþ Savaþýnda amaçlarýna ulaþamayan Emperyalizm, dincileri kullanarak, Atatürk’ün Batý’ya çevirdiði yüzünü Doðu’ya çevirmek istemekte,  Batýlýlaþma projesine karþý çýkmakta, teokratik bir devletin özlemini yansýtmaktadýr.

·         Osmanlý zaten Türkleri de “ahmak” olarak algýlamýþ, Anadolu’ya yatýrým yapmamýþtý.  Bu tür yatýrýmlar Cumhuriyet döneminde hýzlý bir þekilde Anadolu’ya fabrikalar kurup,  yollar açarak halletmeye çalýþmýþtýr.

·         Atatürk’ün vaktiyle kýrýk-dökük bir sandalýmsý yat ile Samsun’a çýkarak yaktýðý, aydýnlýk meþaleyi söndürmek, onun izlerini silmek istemektedirler.  Hâlbuki Atatürk olmasaydý, bugün hem vatan hem din emperyalizmin çizmeleri, tanklarý altýnda olacaktý.  O zaman ne cami ne de ezan olurdu. Hem anlamadýðýnýz bir dilde ezan ve ibadet yerine anlayarak, kendi dilinde ibadet etmek en güzel bir þeydir.  Tanrý zaten her dili biliyor. 

·         Mustafa Kemal sayesinde insanlar okuma yazmayý öðrendi. Osmanlý döneminde ise, okuma yazma bilen zaten yok denecek kadar azdý. Okumuþ kadýn zaten hemen hiç yoktu. Dünyada kadýnlara seçme hakkýný da ilk defa Türkiye Cumhuriyeti vermiþtir.  Atatürk bunlarý yapmasa, tekke ve zaviyelerde miskin ve din sömürücüleri hala iþlerine devam edecekti.  Atatürk dine karþý deðil, dincilere, din sömürüsüne karþýydý.  Annesi kapalýydý, karýsý da öyle.  Hilafeti kaldýrmýþ, ama imam-hatip okullarý açtýrmýþ ve Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý onun emriyle kurulmuþtur.

·          Mustafa Kemal dine deðil, din adýna Araplaþmaya ve baðnazlýða karþýydý.  Zaten Osmanlýyý Batýlýlarla bir olup Araplar sýrtýndan býçaklamýþtý. Ýslam’a dair bir sürü övücü vecizesinin olmasýnýn ardýnda ki gerçek de, onun bir Türk olarak, din kavramýna yaklaþmasý, ihmal edilen Milleti onun yeniden gündeme getirmesi oldu.  Ýstese kendisi de halife olabilirdi.  Ya da sultan olarak iktidar sürebilirdi. Ýstemedi. 

·         Üstelik Osmanlý’dan kalan borçlarý da ödeyen odur.  Düyunu Umumiye Osmanlý’nýn saraylarýna giden paralar deðil miydi? Hâlbuki Atatürk’ün hiç sarayý olmamýþtýr. Ýstanbul’da sarayda yaþamak varken, Ankara’da bir baþkent yaratmýþ bataklýktan þehir oluþturmuþtur. 

·         Atatürk ve tek parti döneminin, zamanýn þartlarý ve devrimlerin bir önce oturmasý için yaptýðý uygulamalarda bazý eksiklikler aksaklýklar olmuþtur, ama baþka yolu da yoktu. O gün Batý’ya çevrilen bir yüz vardý.  Bugün belki AB’ye girmek yoluyla belki bu dinci gidiþata karþý çýkýlabilir. Ya da arada Anýtkabir’de yapýlan protesto muhabbetlerini, her On Kasým törenlerinde aðlamak yerine, O’nu anlamak tarzýnda geçirseydik bunlar olmazdý. 

·         (Ýfadede çeliþki olsa da) Batýlý güçler, özellikle ABD “yeþil Ýslam” ve BOP ile Türkiye’deki dincilere destek vermekte, Türkiye’yi Truva atý gibi kullanmak istemektedir. Truman doktrini ile anti-komünist olsun da isterse Ýslamcý olsun diye, Afganistan’daki Taliban benzeri oluþumlara giden süreci açýktýr.

·         ABD terörü desteklemekte ve AB de zaten “bizi” bölmek istemektedir PKK vs. ile.  “Bunlarýn” amacý Sevr Anlaþmasýný yeniden gündeme taþýmaktýr. Bu þekilde Batý Atatürk zamanýnda yapamadýklarýný, Emperyalizmin yeni silahlarýyla yapmaktadýr.  Ýstanbul’u bir New York, Paris gibi görmek isteriz, ama ya orada da “türbanlý tipler” olursa!

·         Dahasý, madem Ýslam’da “þura” vardýr. O halde, cumhuriyet rejimi saltanattan daha Ýslami’dir.

·         Asr- Saadet döneminde üç halifenin þehit edilmesi ve sonrasýnda Muaviye döneminin baþlamasý ne kadar Ýslam’a uygun olabilir?

·         Alevi-Bektaþi geleneði neden Osmanlýda bastýrýlmýþtýr?

·         Mustafa Kemal dönemi, geliþmenin en hýzlý dönemi olmuþtur.

·         Biz dine karþý deðil, kutsallarýn suiistimaline karþýyýz.

 

Ýkinci ideolojik gettoya göre ise…

 

·         Özetle, Türkiye Cumhuriyetini kuranlar, Osmanlý devletini yýkanlardýr. Vahdettin hain deðildir. Hatta Mustafa Kemal’e, onu þehit olmaktan koruyan saati hediye eden de, sonra 19 Mayýs sürecinin, yani artýk küllerden yeniden diriliþ sürecini baþlatan Vahdettin’dir.  Zamanýn en iyi yatlarýndan birini Mustafa Kemal’in emrine berat eþliðinde vermiþtir.  Anadolu’nun istiklalini kazanmasýndan sonra “Müslümanlar” hayal kýrýklýðýna uðramýþlardýr.  Onlar “Ýslam” devleti beklerken, Birinci Meclis’in kabul ettiði Anayasa’da “Devletin dini Ýslam’dýr.” Yazýyordu. Sonradan bu madde kaldýrýldý ve Türkiye Cumhuriyetinin “laik” olmasý benimsendi.

·         Daha önceleri Amasya Tamimi, Sivas Kongresi gibi süreçlerde Osmanlýnýn devamý gibi hareket eden Mustafa Kemal, önce birinci Meclis’te “müspet” insanlardan oluþan bir ekip oluþturmuþ ve fakat sonralarý, yapý (dýþ güçlerin ya da inançlarýn etkisiyle) deðiþmeye baþlamýþ inkýlâplarýn (bazýlarýna göre “inkilaplarýn” baþlamasýyla sadece Osmanlýyý deðil, ayný zamanda dinin, özelde Ýslam’ýn tasfiye sürecini baþlatmýþ, “sýrf þapka giymem” dediði ve hatta bunu “Þapka Kanunu”ndan önce yazdýðý bir yazýda ifade etmesine raðmen, kanun geriye iþletilmiþ, Ýskilipli Atýf Hoca idam edilmiþ, Akif ülkeyi terk etmiþ, sonra da “Ýstiklal Mahkemeleri”nde insanlar asýlmýþtýr. Bu süreç sonunda Atatürk’ün kurduðu CHP de tek parti döneminde oklarýný milletin deðerlerine fýrlatmýþtýr. Hâlbuki Osmanlý döneminde, devlet Ýslami yapýya göre hareket eder, sultanlarýn çoðu ise, evliya idiler. Osmanlý’nýn tek amacý Ý’la-yý Kelimetullah idi. Raký da þarap da içmediler. Tütün içenleri de yoktu…

·         Osmanlý tarihten silindikten sonra dünya öksüz kaldý. Ortadoðu tamamen Batýlýlarýn eline geçti.  Ýngilizler ve Fransýzlar Osmanlýnýn mirasýný hallaç pamuðu gibi attýlar.  Lawrence “gâvurunun” yaptýklarý malum. Araplar durup dururken Osmanlýya düþman olmadý. Tahrik edildiler.  Osmanlý ne zaman Ýslami yaþadýysa baþarýlý oldu.  Ne zaman ondan uzaklaþtýysa o zaman sýkýntýlar çýktý ve sonunda tarihe gömüldü, ama onun ruhu ölmedi. 

·         Tanzimat Fermanýna, Ulu Hakan’ýn düþmanlarý Ýttihatçýlarýn torunlarýna raðmen, Mondros Mütarekesindeki “ihanete” raðmen, Osmanlý yeniden dirilecek ve tüm Ýslam âlemine yeniden önderlik edecektir. Bunu da Osmanlý’nýn eski haritasý üzerinden deðil, hemen koltuk altýna alabileceðiniz dünya atlasýný alarak yapacak. Tarihte her þeyi Müslümanlar buldular, ilk makineler dâhil, ama sonra geri kaldýlar. Bu da onlara Allah’ýn bir imtihaný olarak yansýdý.  Geri kalýþ sürecinde Osmanlý bunun farkýna vardý, ama “kefereden” fýrsat bulamadý düzeltmeye.

·         Bütün bunlara raðmen Osmanlý, “iman gücüyle” yedi düvele karþý savaþtý ve kazandý.  Ýstiklal Muharebesinin galibi biziz, ama “Almanlar yenildiði için” biz de yenik sayýldýk.  Ayrýca Çanakkale Savaþlarýnda Atatürk deðil, bir Alman komuta ediyordu.  Ýsmet Ýnönü ise, zaten hiçbir zaman muharebeye katýlmadý. Ayrýca Atatürk onu sevmez, o Atatürk’ü sevmezdi.   Ýnönü onun resimlerine kadar, banknotlarýn üzerinden kaldýrýp devlet dairelerinden söktürüp kendininkini koydurmadý mý? 

·         “Saðýr” Ýnönü Ýkinci Dünya Savaþý’nda cami avlularýný silah, mühimmat deposu yaptý, millet açlýktan ölürken o silolarda tahýlý çürüttü. Abdülhamit’e rahmet okutacak kadar Ýstibdat yaptý. Tevfik Fikret bile—ki oðlu Haluk Hýristiyan olmuþtu—Abdülhamit’i hayýrla yâd ettiyse bunda bir hikmet vardýr. Ayrýca onun döneminde köylerde cenaze yýkayacak imam bile kalmadýðý için millet ne sýkýntýlar çekmiþtir.  “Yalan Söyleyen Tarih” resmi tarih, Osmanlý’yý da kötülemekten baþka bir þey yapmamýþtýr.

·         Dahasý, Milletin dilini de dinini de alfabesini de deðiþtirmiþler, tarihini , “Kâbe Arabýn olsun” diyenlere yazdýrmýþlardýr.  O dönemden Akif’in oðlunda temeyyüz eden, “Asým’ýn Nesli,” olmasa, son asrýn "müceddidi" olmasa, din elden hepten gitmiþti. Þu anda Haluk’un nesli olurdu sokakta. Oldu da zaten, sokaklara bakýn!  Osmanlý zamanýnda böyle þeyler yoktu.  Asrý Saadette Hz. Ömer’in adaletine benzer adalet hangi siyasi de var?  Ýnanan insanlardan neden korkarlar ki?  Onlarda Allah korkusu vardýr, çalmaz çýrpmaz, “hizmet” etmek isterler.

·         Ýmamýn keçisi çalýnýr, “imam keçi çaldý!” diye manþet yaparlar. Türkiye ne zaman ataða kalksa, Yahudici, Sabetaycýsý, masonu, Ergenekoncusu hemen engel olur, tökezletirler. Paletler altýnda milleti ezerler.  Ezdirirler.  1960 ihtilalý, bunun için yapýldý. 1980 ihtilalý de aþaðý yukarý öyle oldu. Hele 28 Þubat ve e-muhtýraya ne demeli.  Peygamber ocaðýnda neler tüttürüyorlar?  Orduya kimler hâkim ortada! O halde orduyu ve siyaseti ele geçirmek lazým ki bu þekilde güç dengeleri olsun ve sonuçta “Asým’ýn Nesli” Haluk’un Nesli, “Altýn Nesil” olarak tagallüp etsin. 

·         Tek Parti döneminde dini tüketmek istediler, muvaffak olamadýlar. Bu ülkenin þehitleri, görünmeyen kahramanlarý engel oldu.  Menderes geldi, Demirel geldi, Özal geldi, þimdi de Erdoðan var. Dünyada tek komünist ülke Türkiye kaldý.  Bir gün gelecek ki yakýndýr, Lenin’in heykelleri, Saddam’ýn heykelleri gibi, “onun” heykelleri de Ýbrahim’in elinde paramparça olacak, putlar kýrýlacaktýr. Bunu da Firavun’un sarayýnda onun maiþetiyle büyüyen, Musa’lar yapacaktýr.  Türkçe ezan devri kapanmýþtýr.

·         Bu süreçte zarar görmemek için,  beklemek lazým.  Ýçerdeki dengeleri gözetmek, içerde savaþmak yerine, dýþarýdaki unsurlarý devreye sokmak lazým.  AB bu açýdan iþe yarayabilir.  Yoksa “zinde güçler” filizlenen “Ýslam”a fýrsat vermezler.  Ýçerdekileri terbiye etmek için de dýþarýdan güçlerle diyalog halinde olmalýdýr. Batýlý materyalisttir, ama onlarýn da hikmetleri vardýr. Bu açýdan Hýristiyan olmalarý sorun deðildir.  Müslümanlar da zaten Hz. Ýsa’ya inanýrlar.  Önemli olan içerdeki Firavun’un hakkýndan gelmektir.  Firavun sonrasýný zamaný gelince düþünmek lazýmdýr.

·          Gerçi Yahudi ve masonlar 500 senelik planlar yapar ve uygulamaya koyarlar, ama þimdiki halde Firavun ve Sarayý’ný halletmek suretiyle, belki sonradan yeni bir sarayda yeni ve uzun vadeli planlar yapmak mümkün olacaktýr.  Tevfik Allah’tandýr.  Olmasa da yolunda ölmek de bir hedeftir.  Zaten dünya geçici bir âlem ve kýsadýr.  O halde, bu dünya tarlasýna güzel þeyler ekmek de var, onu gerekirse kanla sulamak da. Bunca sýkýntýnýn kaynaðýnda yatan dinden uzaklaþma faslýný, ehl-i dünyaya benzemeden, onlara, basýnda, medyada, gösteri dünyasýndaki insanlara ve mümkünse, asker ve polis içinde yer alarak, ilerde onlar farkýna varmadan, herþeyin deðiþtiðini anladýðýnda zaten esas ihtilal olmuþ olacaktýr. 

·         Bunun için de hem boþluklara bakmak ve onlarý doldurmak hem de dolu olan yerleri zamanla boþaltarak “bizim arkadaþlarý” ikame etmek lazýmdýr. Bu süreç içinde sýkýntýlar olursa, bunlar imtihanýn bir parçasýdýr. Ayrýca, eðer uzun süre hastalýk ve yokluk çekmezseniz bu zaten Allah’ýn sizden ümit kesmesi anlamýna da gelebilir.  Hz. Eyüp Kýssa’sýný hatýrlamak lazýmdýr. 

·         Gün sadece birlik zamanýdýr. 10 tane 1 yan yana toplanýrsa 10 yapar, ama yan yana olurlarsa 111,1111,111 eder.  Aradaki farký zaten inananlarýn ihlâslarý dolduracaktýr. Ebcet ve cifir ilimleri bu açýdan yok göstermektedir.

·         Bizler demokrasiye ve laikliðe karþý deðiliz. Karþý olduðumuz laiklik adýna dinsizlik yapýlmasý ve “bizden” olmayanlarýn idarede olmasýdýr.

·         Ali’yi sevmek Alevilikse, bizler de Aleviyiz. Ayrýca, Osmanlý’da Bektaþilik Balkanlarýn fethi ve Ýslamlaþmasýnda büyük rol oynamýþlardýr. Hacý Bektaþi Veli de bizim büyük bir deðerimizdir. Yunus Emre de…

·         Kurban Bayramý’na Þeker Bayramý diyenler, çikolata verilince bayramýn adýný mý deðiþtirecekler?

 

Ýþte böyle…

Liste uzar gider. Gerçeklerin ucuyla gerçeðin tamamýný temsil eden veriler ülkemizde fay hatlarýný oluþturmaktadýr. Ve bu fay hatlarý artýk bayramlar arasýnda tercih konusuna gelmiþtir. Bir yanda dini bayramlara sahip çýkan, milli bayramlarda “küçücük yavrularý” soðukta titreten “Cumhuriyet.”Diðer yanda milli bayrama sahip çýkýp da Kurban Bayramýndaki “vahþet” görüntülerine dayanamayanlar furyasý...

 

Ve ben bayramlar arasýnda ayýrým yapmadan sahiplenmek tarafýndayým. Bunun için de Mustafa Kemal’in “tek kurtarýcý” olduðu mantýðý yatmýyor. Bitmiþ tükenmiþ olan bir Osmanlý Medeniyetinin, yine kendi küllerinden bir baþka devleti bir milletin “yedi düvel”e raðmen çýkarmasý yatmaktadýr. Devlet baþa, kuzgun leþe! Ne Ýslam’ýn demokrasiye uygunluðu, ne de Cumhuriyetin demokrasi anlamýna gelmediði cerbezesi beni ilgilendirmez. Beni demokrasinin en iyi rejim olduðu safsatasý da ilgilendirmez.

 

Beni ilgilendiren sadece ülkemde milli ve dini bayramlarýn huzur ve mutlulukla kutlanmasý, hem dini hem de milli geçmiþi yâd etmek suretiyle, milletçe varlýðýmýzýn yeniden tescilidir. Unutmayalým ki, Ýstiklal için, ezan ve bayrak için  “kurban” verdiðimiz Mehmet, Ýsmail’den daha az itaatkâr deðildi. Kime itaat edeceklerini biliyorlardý. Ve boynuna býçak dayayanlar babalarý deðil, “tek diþi kalmýþ canavarýn,” ittifak halindeki deccalýydý. Ve milletin ittifak halinde yaþamasý gönüllü kurbanlýk kuzu oldular.

 

Bayram olsun!


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us twitterTwitter
YORUM YAPIN SZ SZDE!


Adnz (Yorumda grnecek) :
Balk :
Yorumunuz :
 

Dier Metin BOSNAK Yazlar
 
Diger anketlerimiz için tıklayın...
 
Tm Cumhuriyet Üniversitesi Haberleri Iin Tiklayiniz.
 
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
Copyright Gazi SOFT Haber Yazılimı V1.0.5
Her hakki saklıdır.
Bu Site haber scripti Sistemi kullanilarak Gazi Soft Tarafindan Hazirlanmistir.