Egemen Gazetesi Gerceklerin Sesi
301 Moved Permanently

301 Moved Permanently


nginx
HSK'dan 'yargı bağımsızlı
Hakim ve Savcılar Kurulu (HSK) 'yargı bağımsızlığı' vurgusu ile bir aç
"Erdoğan elçiliklerin açık
Cumhurbaşkanlığı kaynakları Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın büyükelçi krizi
Yargıtay Başkanı Mehmet Aka
Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca, Osman Kavala'nın serbest bırakılmasını i
Erdoğan ve Bahçeli bir araya
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugünkü kabine toplantısı öncesi Mil
ABD Büyükelçiliği'nden 'is
ABD Büyükelçiliği son günlerde yaşanan 10 büyükelçinin 'istenmeyen kiş
HALK OYLAMASININ KISA BÝR DEÐERLENDÝRMESÝ

HALK OYLAMASININ KISA BÝR DEÐERLENDÝRMESÝ

  Bu yaz 13 Eylul 2010, Pazartesi 14:59:57 eklenmitir.
Yazar : Kürsat TECEL
Bu referandum sürecinde yargý-CHP iliþkilerinin telefon kayýtlarý ile halka duyurulmasý, Yüksek Yargýdaki bazý “kýymeti kendinden menkul” kiþiliklerin Apo’dan bile medet umar hale gelmesi, seçmenin gözünden kaçmamýþtýr. Muhafazakâr seçmen ister istemez, yargý CHP’nin tarafýnda ise, AKP’nin tarafýnda olmasýnda da bir sakýnca yoktur eðilimi içerisine girmiþtir.


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

12 Eylül 2010 tarihli halk oylamasýnýn önemi, Türkiye açýsýndan dönüm noktasý olmasýndan kaynaklanmaktadýr. Sandýktan çýkan sonuçlar iyi okunmalý, sakýncalarý ve kazanýmlarý ile çok iyi deðerlendirilmelidir. Bu oylamanýn, kazananý ve kaybedenleri açýsýndan çok çarpýcý deðerlendirmeleri vardýr.

            Öncelikle; oylamanýn galibi pozisyonuna yerleþen iktidar, verilen oylarýn tamamýnýn siyasi iradelerine deðil, muhafazakâr partilerin oylarýnýn toplamý olduðunu bilmelidir. Saadet Partisi’nin “Evet” cephesinde yer almasýnýn yanýnda, BBP’nin; rahmetli Yazýcýoðlu’nun resimleri ile girdiði propaganda yoðunluðu, muhafazakâr seçmenin yöneleceði tarafýn tayininde çok büyük rol oynamýþtýr.

            Halk oylamasý adeta, laik Atatürkçüler ile, muhafazakâr unsurlarýn bütünü arasýnda geçmiþtir. MHP, CHP’nin yürüttüðü yoðun propaganda döneminde, haklý gerekçelerini anlatmakta zorlanmýþ, CHP ‘nin muadili konumuna sürüklenmiþtir. Bu durum; muhafazakâr, vatanýn bölünmezliði üzerinde hassasiyetle duran seçmeni etkilemesini engellemiþtir.

            MHP’nin seçimin en büyük maðlubu olduðu gerçeðini saklamak mümkün deðildir. Erzurum’dan çýkan %87 evet oyu bunun en büyük göstergesidir. 2009 yerel seçimlerinde MHP’nin baþarý gösterdiði yerlerden ve özellikle Osmaniye’den çýkan sonuçlar bu maðlubiyeti daha iyi bir þekilde gözler önüne sermektedir. MHP; etkin ve kalýcý muhalefeti benimser, çözüme yönelik katký sunar ise sürpriz baþarýlara imza atabilir. Güneydoðu sorunu artýk öyle bir noktaya taþýnmýþtýr ki, sorunu karþý gözünü kapatan partilerin iþi oldukça zordur, MHP bu konuda, iktidarý kendi tarafýna çekmek mecburiyetindedir. Referandum sürecinde yaþanan diyaloglardan ve pazarlýklardan PKK’nýn payýna neyin düþtüðü belli olursa, MHP iddialarýnýn tutarlýlýðý sayesinde toparlanýr ve daha güçlü bir siyasi noktaya taþýnmýþ olur.

            Türkiye’nin bütün kurumlarý ile dönüþüme tabii tutulduðu bu süreçte, muhalefetin düþük yoðunlukta kalmasý, halk nezdinde heyecan verememesinin en büyük sebebi, yine muhalefetin kendisinden kaynaklanmaktadýr. CHP açýsýndan baktýðýmýz da; yakýn geçmiþte halkta büyük bir heyecan dalgasý uyandýrmýþtýr, ne yazýk ki parti içerinde, güçlü genel sekreterin belirleyiciliðinin karþýsýnda, Lideri’nin etkisizliði, seçmenlerini sukut-i hayale uðratmýþtýr. Seçim günü yaþanan oy kullanamama durumu ise süreci istifaya kadar götürebilecek büyük bir skandaldýr ve siyaset tarihinde derslere konu olmamasý mümkün deðildir.

            Ýktidarýn bütün imkânlarý ile girdiði propaganda faaliyetleri, idareden aldýðý destek, seçimin galibi olduðu gerçeðini deðiþtirmez. Elde edilen %57 oranýndaki oyu da gözünde büyütmemesi gerekmektedir. Bu bir Anayasa paketi oylamasýdýr ve bu pakete Türkiye’nin %43’ü kabul oyu vermemiþtir.

            Türkiye açýsýndan esas tehlike ve bu oylamadan çýkarýlacak en hayýrsýz sonuç ise, Güneydoðu seçmeni üzerinde BDP’nin etkinliðidir. Zaten seçim sonrasýnda yaptýklarý ilk açýklamalarýnda da, sonucun; bölge halkýnýn “Federasyon” isteði olduðunu söyleyerek önümüzdeki günlerde yaþayacaðýmýz gerilimin iþaretini vermiþlerdir.

            Söylenildiði gibi iktidarýn yargýyý ele geçirmesi mümkünse, bu artýk farklý bir Türkiye’de yaþayacaðýmýz anlamýna da gelir.

            Bu referandum sürecinde yargý-CHP iliþkilerinin telefon kayýtlarý ile halka duyurulmasý, Yüksek Yargýdaki bazý “kýymeti kendinden menkul” kiþiliklerin Apo’dan bile medet umar hale gelmesi, seçmenin gözünden kaçmamýþtýr. Muhafazakâr seçmen ister istemez, yargý CHP’nin tarafýnda ise, AKP’nin tarafýnda olmasýnda da bir sakýnca yoktur eðilimi içerisine girmiþtir.

Yine, referandum sürecinde Abdullah Öcalan’a büyük iþ düþüyor yaklaþýmlarýnýn deþifre olmasý, karþý oy cephesinde bulunan MHP’nin söylemlerini adeta sýfýrlamýþtýr ve en çok da MHP ‘ye zarar vermiþtir. O kayýtlarýn ortaya düþtüðü gün MHP görmezden gelme siyasetinin yerine “ Siz durun bakalým, buda ne oluyor, biz “Hayýr” çýksýn derken sizlerin de PKK’dan medet umar halinize eyvallah diyecek halimiz yok” diyebilmeliydi.

            Her ne kadar camide siyaset olmaz desek de, AKP geçmiþinden günümüze kadar siyaseti cami avlusundan yönetmeyi baþardý, bu oylamada da ayný baþarýyý tekrarladý. Müftüler, imamlar, müezzinler vasýtasý ile olayý dindar-laik çizgisinde tutarak sonuca gitmesini bildi.

            En ilginç sonuç ise, Güneydoðuda sandýða giden halkýn büyük çoðunlu ile muhafazakâr Ýç Anadolu ve Karadeniz seçmeninin ayný çizgide buluþmasý oldu. Propaganda sürecinde söylenildiði gibi, PKK zihniyetine yakýn kesimlerin sandýða gidenleri, “EVET” çiler ile ayný tercih de bulundular.

             Türkiye’nin bundan sonrasý için, inandýrýcý,  “sadece laiklik ve terör üzerinden yürütülen” bir siyasete deðil, çözüme katký verecek bir muhalefete ihtiyacý vardýr. 2007 Cumhurbaþkanlýðý sürecinde ve baþörtüsü yasasýnda, MHP’nin etkin rol almasý, oylarýnýn %15 çýtasýnda sabitlemesini saðlamýþtýr. Sosyal konulara eðilerek yürütülecek bir muhalefete olan ihtiyaç oldukça fazladýr.

            Kabul edelim ya da etmeyelim Güneydoðu sorunumuz ülkemizin sürekli kan kaybetmesine neden olmaktadýr. Bu konuda önerilen çözümün; sadece silahlý mücadele ile yürütülmesi fikri halka umut vermemektedir. Silahlý mücadelenin etkinliðinin arttýrýlmasýnýn yanýnda, kültürel ve ekonomik projelerin ortaya konulmasý gerekmektedir. Muhalefetin bölgeye, istihdam amaçlý ve tarým dýþý projelerle gitmesi gerekmektedir. Sadece hayvancýlýðýn destekleneceðini söylemek, uygulanabilirliði açýsýndan gerçekçi deðildir, halka cazip gelmemektedir.

            Referandumdan çýkan sonuca itibar edilmesi, halkýn tercihine saygý duyulmasý ve sonucun bütün yönleri ile deðerlendirilmesi gerekmektedir, demokrasiye ve hukukun üstünlüðüne olan inancýn öncelikli þartý budur. Bu vesile ile sonucun milletimize faydalý olmasýný temenni ediyorum.


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us twitterTwitter
YORUM YAPIN SZ SZDE!


Adnz (Yorumda grnecek) :
Balk :
Yorumunuz :
 

Dier Kürsat TECEL Yazlar
 
Diger anketlerimiz için tıklayın...
 
Tm Cumhuriyet Üniversitesi Haberleri Iin Tiklayiniz.
 
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
sanalbasin.com üyesidir
Copyright Gazi SOFT Haber Yazılimı V1.0.5
Her hakki saklıdır.
Bu Site haber scripti Sistemi kullanilarak Gazi Soft Tarafindan Hazirlanmistir.