Egemen Gazetesi Gerçeklerin Sesi
YÖK, eski Rektörü, KHK kapsamı
EGE Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Mustafa Cüneyt Hoşcoşkun, kapatılan Şifa
Bülent Turan: "Kabine birkaç g
MKYK ve Bakanlar Kurulu değişikliğine ilişkin konuşan AK Parti Grup Başkanvekili
Ak Parti kurul üyeleri belli o
Kongrede, AK Parti MKYK, Merkez Disiplin Kurulu, Genel Merkez Parti İçi Demokras
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeniden
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin 3.Olağanüstü Kongresi'nde bin 4
AK Parti Tüzüğü'nde 11 maddeli
Partinin alt kademe teşkilatlarının kurulmasının yanı sıra kaldırılmasına yöneli
BU KİMİN DEĞİRMENİNE SU TAŞIR YUSUFİYELİ KARDEŞİM?

BU KİMİN DEĞİRMENİNE SU TAŞIR YUSUFİYELİ KARDEŞİM?

  Bu yazı 22 KASIM 2010, Pazartesi 17:18:32 eklenmiştir. 2318 kez okunmuştur.
Yazar : Kürşat TECEL
Evladın kötüsü atasını köyün fitnesine şikâyet edendir…


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mübarek Kurban Bayramımızı geride bıraktık. Bireysel bayram yaşantımızı, her daim olduğu gibi, Ülkücü kardeşlerimizin bayramı ile birleştirdik, mutlu olduk. Bizim için bu bayramı daha da anlamlı kılan; Ülkücülerin bütünleşmesine yönelik çağrılar ve gelen olumlu tepkiler olmuştu. Bu vesile ile iki bayramı birlikte yaşamış olmamız, mutluluğumuzu katladı, tarifi imkânsız bir coşkuyu yaşamamıza neden oldu.

 

Bayram sona erdi, işimize koyulduk… Her zaman olduğu gibi, ülkede ne oluyor ne bitiyor diye birçok farklı görüşten gazeteye, haber portalına göz atalım dedik. Bu malum medyanın yine vazifelerini yapma gayretlerinde olduklarını gördük. Ülkücü düşmanlığını vazgeçilmez başarı olarak kabul etmiş, bu uğurda “etmediğini bırakmayan” bir kısım medya organı, amaçlarına ve beklentilerine uygun demeçler verecek zevatları cımbızlamayı başarmış, Ülkücülerde var olan “Birlik Bütünlük” havasını bertaraf edeceğini sandığı, bu zevatların beyanatlarını büyük bir iştahla, baş haber olarak gündeme taşımaya çalışmışlardır.

 Evladın kötüsü atasını köyün fitnesine şikâyet edendir…

 Ülkücülerin birliğinden, bütünleşmesinden korkan çevreler, ne hikmetse, atasını köyün fitnesine şikâyet edecek adam bulmakta hiç zorlanmıyorlar. “Muhalif Ülkücü”, “Bağımsız Ülkücü” ya da “Farklı amaçların hizmetine müsait Ülkücü” olma yolunda, bu günlerde öne çıkmaya çalışan bir iki kişi göze çarpmaktadır. Bu “Türk Büyükleri”nin! Ne yapmaya çalıştığını anlamak, izah etmek mümkün değildir. Bunlardan birincisi Doç. Dr. Ömer Özkan, diğeri de “meşhur Yusufiyeliler”  Derneği Başkanı Av. Hasan İlter’dir.

 Şimdi de bunlar, en cazip! Medya kuruluşu olan, bol samanlı yayın organlarında boy göstermeye başladılar. Sıkıntılarının ne olduğu tam anlamıyla anlaşılamamakla birlikte, Devlet Bey’in birlik çağrısının samimiyetsizliğinden dem vuruyorlar. Bu girişimin; tabanı oyalama gayreti, baraj korkusundan kaynaklanan bir girişim olduğunu empoze etmeye çalışıyorlar. Referandum sürecinde bu oltaya takılan birçok sazan gördük, onlar da geldiğimiz noktada hatalarını anlamışlardır diye ümit ediyoruz. Ancak bu durum biraz daha farklı gibi gözükmektedir. Burada kişiye özel yorumlanacak “Anayasa” paketi olmamakla birlikte, tamamen siyasi bir gelişme; ülkesinin mukadderatına sahip çıkmış bir ideolojik harekâtın mensuplarının yeniden omuz omuza verme gayretleri vardır. Bundan kimler rahatsızlık duymaktadır? Eğrisiyle, doğrusuyla, Ülkücülerin evinin, otağının kapısı sıla hasretiyle yanan yüreklere açılmış bulunmaktadır. Ülkücü olmakla onur duyan, birçok değerli dava adamı bu çağrıyı tarihi öneme sahip olumlu bir girişim olarak addederken bu arkadaşların neden gocunduklarını anlamak mümkün değildir.

 Yusuf olmak fitneye dur demektir…

 Doğrusu, O Doçent arkadaşın açıklamalarının çok da önemli olduğunu düşünmüyorum. O olmasa, mutlaka bu tarz açıklamalar yaptıracak birilerini bulacak ve gündeme taşımaya çalışacaklardır. Üzücü olanı Yusuf Aleyhisselamın yolunda gittiğini söyleyenler, “Taş Medreselerde” Yusuf gibi olmaya çalışanların; bu tuzaklara, bu fitne oyununa düşmüş olmalarıdır. Yusuf olmak; sabrın, ilmin, tefekkürün timsali olmaktır. Yusuf olmak, sağduyulu olmaktır, siyasi gelişmeleri mülahaza ederek büyük bir camiaya, ata ocağına fitne sokmak değildir. Yusufiyelilere düşen; Ülkemizin geldiği noktada, ayrışmaların körüklendiği bir dönemde, buna dur diyecek bireylere teker teker ulaşarak bu kirli oyunu gözler önüne sermektir.

Ülkücülerin birliği noktasında bir tane tuğla olmak…

 Tabanda bu hareketin hafızası olmuş, iş başa düşünce hiçbir fedakârlıktan geri kalmamış, yeri gelmiş çocuklarının ısınacağı kömürü sırtlanarak “Ocak” a taşımış, yeri geldiğinde yırtık ayakkabı ile köy köy gezmiş, bayram vesilesi ile birçok Ülkücü ağabeyimizi, ziyaret etme şerefine nail oldum. Hepsi de, onurla, şerefle yeniden kolları sıvayacaklarını, ellerinden gelen ne ise, yapmaya çalışacaklarını söylemektedirler. Ortak düşünce bu doğrultudadır. Ülkücülerin birliği noktasında bir tane tuğla olabilirsek ne mutlu bize demektedirler.

 Bu çağrı yeniden “Milli Mücadele” çağrısıdır…

 Bu Ülkücü düşmanı basın da mütareke basınıdır. Mütareke basınının oyuncağı olmak arzusunu söndüremeyenler, bizlerin gönlünde derin yaralar açmaktadırlar. Hiç bir makam ve beklenti ile hareket etmeyen, Ülkücü olmanın en büyük paye olduğu düşüncesiyle, gecesini gündüzüne katan insanlara karşı, kimsenin haksızlık etmek gibi bir ayrıcalığı olmamalıdır. Ülkücülük; insanları zorlayarak kabul ettirilmiş bir düşünce değildir. Hiç bir Ülkücü de, sıfatı bilmem nerenin Genel Başkanı olanlardan daha az öneme ve kapasiteye sahip değildir. Bu gün Ülkücülerin tek ihtiyacı; yeterli sevgi ve saygı ortamında birlikte çalışabilmektir. Bu birlik kervanına; adı “Büyük Birlik” olanlarında iştirak etmeleri gerekmektedir. Görüştüğümüz birçok Büyük Birlikçi arkadaşımız gönüllü olarak bu kervana katılmış durumdadır, bu arkadaşlarımızın gayretlerinin iyi anlaşılması ve yeterli kamuoyu desteğinin sağlanması gerekmektedir.

 Bu kimin değirmenine su taşır Yusufiyeli kardeşim?

 Yapılan bu girişimleri, bu açıklamaları Ülkücüler unutmayacaktır. Bir takım yerlerden güç alarak Ülkücülerin Birliğini sabote etme girişimlerinin kimlerin işine geleceğini çok iyi bilmekteyiz. Eğer bu bir gafletse; bu açıklamaların kimin değirmenine su taşıyacağını iyi hesap etmek lazım “Yusufiyeli” kardeşim.

 Ülkemizin sürüklendiği macerayı göremeyenler, yeterli “Ülkücü Olgunluğu”na erişemeyenlerdir. Görüp de siyasi hesaplarla hareket edenler ise ihanet edenlerdir. Bu gün Ülkücülerin birliğine yapılan çağrı yeniden Milli Mücadele çağrısıdır. Kutlu olsun…


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us twitterTwitter
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!
Av. Hasan İLTER
Cevap Hala Yok.
Bu yorumumu yazalı iki seneden fazla oldu hala Sayın Kürşat Tecer ne aradı ne sordu.Demek ki amaç üzüm yemek değil bağcı dövmekmiş. Anlaşıldı Sayın Tecer ben de merak ediyorum acaba siz benim hakkımda yazmak için kimden emir aldınız.Kendi fikirlerinizi mi yazıyorsunuz, yoksa birilerine yaranmak için bana saldırmak işinize mi geliyor. Farklı düşüncelere tahammül edemeyenler kendilerini karanlık bataklıklardan kurtaramayanlardır. Allah yardımcınız olsun da inşallah kurtulun!
HASAN İLTER
LÜTFEN TANIMADAN YAZMAYIN
SAYIN KÜRŞAT TECER, BENİ TANIMADIĞINIZ VE HAKKIMDA BİLGİ SAHİBİ OLMADIĞINIZ HALDE KARALAYICI YAZILAR KALEME ALIYORSUNUZ.İSTERDİMKİ BENİMLE İRTİBATA GEÇİN, FİKİRLERİMİ ANLAYIN VE ONA GÖRE YAZIN.BENİM İNTERNETTE HER HERDE ADRESİM, TELEFONUM BULUNABİLİR.YİNE DE İRTİBAT İÇİN hasanilter@hotmail.com


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
 

Diğer Kürşat TECEL Yazıları
 
Tüm Cumhuriyet Üniversitesi Haberleri Için Tiklayiniz.
 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ GERİLEMEYE DEVAM EDİYOR!
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ ARAÇSIZ KALDI!..
AHAT TÜRKMENOĞLU SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF.DR. İLYAS DÖKMETAŞ'A VERDİ VERİŞTİRDİ...
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ SİVAS'IN GERİLEMESİNİNDE ÖNEMLİ PAY SAHİBİ Mİ OLMUŞ ?
C.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünün Alkollü Gezisi
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
© Copyright Gazi SOFT Haber Yazılimı V1.0.5
Her hakki saklıdır.
Bu Site haber scripti Sistemi kullanilarak Gazi Soft Tarafindan Hazirlanmistir.