Egemen Gazetesi Gerçeklerin Sesi
SANAT DÜŞMANI ÜNİVERSİTE YÖNET
Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığı tarafından d
ÜNİVERSİTE YÖNETİMİ ÖĞRENCİ AR
Birçok olumsuz, hukuksuz, kötü, kayırmacı uygulama, skandallarla ve yaşattığı pe
"NE MUTLU !!!! BİZE" KARS'DAN
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi "KARS'DAN EDİRNE'YE" HERKESİN DİLİNDE ! Eğitim-İş’
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ SONDAN
Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Enformatik Enstitüsü bünyesinde yer alan "UR
REKTÖR “SÖZ VERİYORUZ” DEDİ AM
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi öğrencileri, personeli ve Sivas kamuoyu üniversite
BEGÜM ÇUHADAROĞLU'NDAN DEV ADIM

BEGÜM ÇUHADAROĞLU'NDAN DEV ADIM

  Bu haber 08 Agustos 2012, Carsamba 06:26:23 eklenmistir.
BEGÜM ÇUHADAROĞLU'NDAN DEV ADIM ........

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Türk-Çin İşadamları Derneği Genel Başkanı ve Türk Mimar ve Mühendisler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Girişimci İşhanımı Begüm Çuhadaroğlu; İstanbul’da, dört bin yıllık kültürü bir arada toplayacak dev bir fuar çalışmasına imza atmaya hazırlanıyor.

Edinilen bilgilere göre, Türk-Çin İşadamları Derneği Genel Başkanı ve Türk Mimar ve Mühendisler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Girişimci İşhanımı Begüm Çuhadaroğlu’nun; Türkiye-İran-Irak-Suudi Arabistan-Katar-Pakistan-Nepal-Çin ekseninde 10 bini aşkın firma ve kurumla görüşmelerde bulunduğu ve 2013 Ocak ayında, 5 bin kurum ve kuruşluk katılımı ile, ‘Asya’nın köklerinde Türk Kültürü’ başlıklı bir fuar düzenleyeceği ifade edildi.

Önümüzdeki yerel seçimlerde, İstanbul Ataşehir Belediye Başkanlığı için en güçlü adaylardan biri olduğu vurgulanan Türk-Çin İşadamları Derneği Genel Başkanı ve Türk Mimar ve Mühendisler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Girişimci İşhanımı Begüm Çuhadaroğlu, konu ile ilgili olarak Egemen Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Burhan Bulut’a yaptığı açıklamalarda, bu fuarla kültürel açıdan çok yeni bulgulra ulaşılacağını dile getirerek, ‘Allah utandırmasın. Türk tarihi, günümüzdeki Türk halklar'ın ve yabancı halkların arasında zamanla erimeden önce Türk dilini konuşmuş olan Türk topluluklarının ortak tarihidir. Göktürklerden önce varolmuş Türk dili konuşan topluluklar bazı tarihçiler tarafından, Türk tabiri yerine Ön Türk tabiri ile anılır. Ta Asya’nın köklerine kadar uzandığını hepimiz biliriz ama köklerimizi araştırmıyoruz. Türkler'in siyasi bir topluluk olarak ilk tarih sahnesine çıkmalarının Hun (Hiung-nu'lar veya Şiongnu'lar) hükümdarlığı ile olduğuna dair iddialar vardır.[1][2]. Başlangıcı hususunda tartışmalar olsa da Türklerin tarihi, dünya tarihinin önemli bir parçasıdır. Avrasya ve Kuzey Afrika'da ortaya çıkan her halkın tarihi uzaktan veya yakından Türklerin hareketlerinden etkilenmiştir. Türkler doğu kültürlerini batıya ve batı kültürlerini doğuya taşımakla da önemli bir rol oynamışlardır. Kendi dinleri Tengricilik'ten sonra benimsedikleri yabancı dinlerinde çok kez öncüsü ve savunucusu olmuş ve yayılmalarını ve gelişmelerini sağlamışlardır’ şeklinde konuştu. Çuhadaroğlu, bu fuara yediden yetmişe herkesin destek vermesi lazım geldiğini de hatırlatarak şunları söyledi: ‘Türkler, en eski devirlerden günümüze kadar Avrasya coğrafyasının değişik bölgelerinde değişik adlar altında birçok devletler kurmuş, değişik kavim ve milletlerle ilişki içerisine girmiş ve Türk medeniyeti bu kavim ve milletlerin kültür ve uygarlıkları üzerinde önemli izler bırakmıştır.   Anayurt coğrafyasında neolitik çağlardan itibaren ilk Türk kültür izlerine rastlanmaktadır. Bunlara örnek vermek gerekirse, Neolitik döneme ait Afont Dağı kalıntıları ve Afanasyevo Kültürü, Tunç Çağına ait Andronova ve Karasuk Kültürleri, Demir Çağı’na ait Esik/Eşik medeniyeti gösterilebilir.

Tarihî devirlerde kurulan en eski Türk asıllı devlet Cov/Cou/Tcheou Devleti olup yaklaşık M.Ö. 1200 yıllarında Kuzey Çin’de kurulmuştur. Uzun yıllar bir Çin sülalesi olarak kabul edilen bu devlet, daha sonra araştırmaların derinleştirilmesiyle birçok tarihçi tarafından bir Türk devleti olarak kabul edilmiştir. Türkler’in bir imparatorluk hâlinde yükselmesi ilk olarak Asya Hun İmparatorluğu zamanında olmuştur. Bilinen ilk Hun hükümdarı Tuman Tanhu’dur. O’nun oğlu Mo-tun Tanhu, Asya’da değişik adlar ve boylar federasyonları hâlinde yaşayan Türk kavimlerini ilk defa tek devlet çatısı altında birleştirerek büyük bir imparatorluk hâline yükseltmiştir. Asya Hun İmparatorluğu yıkıldıktan sonra, başıboş kalan birçok Türk ve Moğol kabilesi ufak devletler ve boy konfederasyonları hâlinde, Orta Asya’nın muhtelif bölgelerinde hâkimiyet kurdular. Bunlardan Kök-Türkler, hâkimiyetleri altında yaşadıkları Juan-Juanlar’ı mağlûp ederek bir devlet hâlinde yükseldi. Kısa sürede Orta Asya’daki diğer devlet ve boyları egemenlikleri altına alarak bir imparatorluk kurdular. Kök-Türkler, Türk adını siyasî isim olarak ilk defa kullanan Türk devletidir. Böylece Kök-Türk devletini oluşturan ve o zamana kadar değişik boy adlarıyla anılagelen Türk kavim ve boyları için bu isim millet adı olarak kullanılmıştır. Kök-Türkler’in bu siyasî önemlerinin yanı sıra Türk tarih ve edebiyatı için de önemli hizmetleri olmuştur. Bu dönemden kalma birçok yazıt ve kitâbe Türk tarihinin birinci dereceden kaynakları niteliğindedir. Kök-Türk Devleti’nin yıkılmasından sonra kurulan Uygur Devleti de Kök-Türk devlet geleneğini devam ettirmiştir. Bu dönemden de birçok Türkçe yazıt ve kitabe günümüze kadar gelmiştir. Ayrıca Uygurlar kültür ve uygarlık alanında da önemli gelişmeler göstermiş bir Türk kavmidir. 840 yılında Kırgızlar’ın Uygur Kağanlığı’na son vermesiyle birlikte Moğolistan’daki Türk egemenliği dönemi de sona ermiştir. Asya Hun İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra birçok Türk kavmi batıya göç etmiştir. Bu hareket dünya tarihinin seyrini değiştiren Kavimler Göçü adı verilen bir hadiseye sebep olmuştur. Batıya göç eden Türkler kısa sürede burada teşkilâtlanarak bir devlet hâlinde yükselmiştir. Avrupa Hun İmparatorluğu adını alan bu siyasî teşekkül, Attila zamanında gücünün zirvesine ulaşmış, Attila Batı’da o zamanki süper güçler olan Batı ve Doğu Roma İmparatorluklarının her ikisini de vergiye bağlayarak Asya’dan Batı Avrupa’ya kadar uzanan büyük bir coğrafyaya hükmetmiştir. Attila’nın ölümünden sonra devleti parçalanmasına rağmen Avrupa’daki Türk etkisi uzun yıllar devam etmiş, birçok Türk devlet ve toplulukları özellikle Doğu ve Orta Avrupa’da egemenlik kurmuştur. İslâmiyet öncesi Türk kültür ve uygarlığı kendine özgü bir yapı göstermektedir. Kabaca atlı-göçebe kültür olarak adlandırılmasına rağmen, Türk kültür ve medeniyeti üst seviyededir. Türk kültür ve etkisi Türkler’in hâkimiyet kurduğu coğrafyada uzun yıllar devam etmiş ve bugün de hâlâ devam etmektedir. Özellikle Kök-Türk ya da Orkun yazısı adını verdiğimiz alfabe ile yazılmış Türkçe metinler incelendiğinde, Türkçe’nin o dönemde etkin bir kültür ve edebiyat dili olduğu gerçeğini görüyoruz…’

BURHAN BULUT/PINAR İNCE/EGEMEN GAZETESİ
 



ETÄ°KETLER : ,
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us twitterTwitter
YORUM YAPIN SOZ SIZDE!


Adiniz :
Baslik :
Yorumunuz :
 
 
Tüm Cumhuriyet Üniversitesi Haberleri Için Tiklayiniz.
 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ GERİLEMEYE DEVAM EDİYOR!
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ ARAÇSIZ KALDI!..
AHAT TÜRKMENOĞLU SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF.DR. İLYAS DÖKMETAŞ'A VERDİ VERİŞTİRDİ...
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ SİVAS'IN GERİLEMESİNİNDE ÖNEMLİ PAY SAHİBİ Mİ OLMUŞ ?
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
© Copyright Gazi SOFT Haber Yazılimı V1.0.5
Her hakki saklıdır.
Bu Site haber scripti Sistemi kullanilarak Gazi Soft Tarafindan Hazirlanmistir.