Sivas Times
Üniversite ile şehrin kopukluğu son sürat devam edip, yıllardır bu kopukluğun giderilmesi yönünde proje bağlamlı bir hareket noksanlığı ortada iken, üstüne üstlük halkla direk ünsiyet kurabilecek nitelikte rektörlerin de olmayışı, şehir ile üniversite arasını daha da uzaklaştırdığı yorumlarını akıllara getiriyor.
Sivas’ın kalkınma hamlesine girmesi zarureti ortada iken, Sivas Cumhuriyet üniversitesinin bu kalkınmanın dışında kalması, hatta bu kalkınmada motor görevi yapması iktiza ederken, elinde bulunan öğretim elemanlarını tutamadığı eleştirileri sık sık dile getiriliyor.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesinin, gerek eski rektör gerekse yeni rektör tarafından iyi bir noktaya getirilemediği görüşleri ağırlıkla dile getirilirken, her ne hikmetse Üniversiteye bakışın daha verimli olması gerekip, 2023 vizyonunda şehri ötelere taşıması arzulanırken, arkası bitmeyen olumsuzluklarla şehir gündemine düşmesi yadırganıyor.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesinin, üzerine düşen görevleri hakkıyla yerine getiremediği görüşünü dile getiren birçok Sivaslı, asıl yeniden yapılanması gereken kurumların başında, Cumhuriyet Üniversitesinin geldiği, yeniden yapılanma ve değişime buradan başlanılmasının en doğru karar olabileceği yorumları yapılıyor.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesinin, komşu illerin üniversitelerine göre iyi bir sınav vermediği, kendini yenileme ve şehirle ünsiyet noktasında ise hep çekinceli durduğu gözlemleniyor.
Sivaslılar’ın genelde üniversite ile ilişkilerinin ağırlıklı olarak Hastane boyutu ile ilgili olduğu, lakin hastanenin skandallarının ise hiç bitmediği, bozuk cihazların bile elden geçirilemeyip, bir tomografi çektirmek için kendine gelen hastaları, tekrar devlet hastanesine yönlendirdiği kamuoyuna yansıyor.
Hatta birçok insanın bölüm ve hoca bulamadığından dolayı Kayseri ve Ankara’nın yolunu tutarak mağdur oldukları biliniyor.
Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin, halkın ihtiyaçlarına, tamı tamamına cevap veremediği halde, her ne hikmetse Tıp Fakültesi kökenli hocaların, rektörlüğe aday olması ise şaşkınlıkla izleniyor. Madem rektör olunca üniversiteyi büyüteceklerdi de, o zaman şimdiye kadar neden hastane boyutunun geliştirilmesinde, inisiyatif almadıkları sorgulanıyor.
Değişen dünyanın, Sivas’ta da iyi algılanması gerektiği dile getirilirken, Tıpçı Rektör kalıbının yıkılarak, ufuk ve ideal prensibinin benimsenmesi gerektiği belirtiliyor.
Sivas’ın köklü geçmişinin özümseyip, dünyadaki gelişmeleri takip edebilen, sanat, kültür, hukuk, edebiyat ve uluslar arası ilişkileri analiz edebilen, tıp dışından adayların da pekâlâ rektör olabileceği, gelişim evresinde olan şehrin, çok yönlü bir rektör ile geleceğe taşınabilmesi zamanının geldiği yorumları yapılıyor.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde rektörlük seçimleri yaklaşırken, üniversiteye yeni bir soluk getiren Prof.Dr. Recep Toparlı’nın rektör adayı olmasına kesin gözüyle bakılırken, Toparlı’nın bütün kamuoyu ısrarlarına rağmen aday olmaması üzüntü ile karşılanırken, Sivas kamuoyunun yakından tanıdığı Alim Yıldız’ın adaylığını açıklaması ile rektörlük yarışında yeni bir safhaya girildiği belirtiliyor.
Yeni jenerasyonu temsil eden Âlim Yıldız’ın, genç olmasının büyük bir avantaj olduğu ve şehri de tanımasının son derece işlerini kolaylaştıracağı ifade ediliyor.
Âlim Yıldız’ın ve Faruk Kocacık’ın rektörlük şanslarının olduğu ve rektörlüğe aday olmaları ile, tıpçı rektör döneminin sonlanıp, üniversitenin kabuğunu kırabileceği yorumları yapılıyor.





























