Egemen Gazetesi Gerçeklerin Sesi
SANAT DÜŞMANI ÜNİVERSİTE YÖNET
Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığı tarafından d
ÜNİVERSİTE YÖNETİMİ ÖĞRENCİ AR
Birçok olumsuz, hukuksuz, kötü, kayırmacı uygulama, skandallarla ve yaşattığı pe
"NE MUTLU !!!! BİZE" KARS'DAN
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi "KARS'DAN EDİRNE'YE" HERKESİN DİLİNDE ! Eğitim-İş’
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ SONDAN
Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Enformatik Enstitüsü bünyesinde yer alan "UR
REKTÖR “SÖZ VERİYORUZ” DEDİ AM
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi öğrencileri, personeli ve Sivas kamuoyu üniversite
ENSARİOĞLU İTİRAF ETTİ: AKP HATA YAPTI

ENSARİOĞLU İTİRAF ETTİ: AKP HATA YAPTI

  Bu haber 20 KASIM 2011, Pazar 09:47:59 eklenmistir.
ENSARİOĞLU İTİRAF ETTİ: AKP HATA YAPTI CHP'de Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün'ün yaptığı 'Dersim katliamını devlet ve CHP yapmıştır' çıkışı parti içi krize neden oldu. Partideki 'ulusalcı' kanat, bu çıkışa tepki gösterdi ve Kılıçdaroğlu'nu göreve çağırdı. Kılıçdaroğlu ise imzacı vekilleri 'parti disiplinine uymaya' davet etti.

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

CHP'de Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün'ün yaptığı 'Dersim katliamını devlet ve CHP yapmıştır' çıkışı parti içi krize neden oldu. Partideki 'ulusalcı' kanat, bu çıkışa tepki gösterdi ve Kılıçdaroğlu'nu göreve çağırdı. Kılıçdaroğlu ise imzacı vekilleri 'parti disiplinine uymaya' davet etti.

CHP'de yaşanan bu tartışmaya dün de Başbakan Erdoğan Bitlis'te yaptığ konuşma ile katıldı. Kılıçdaroğlu'na seslenen Erdoğan, "Dersim katliamı konusudna bu zamanda konuşmayacaksan ne zaman konuşacaksın. Linç edilen Tunceli milletvekiline neden sahip çıkmıyorsun" dedi.

AKP'DE DE KÜRT KRİZİ ÇIKAR MI?

Ancak tam da CHP'de bu tartışmalar yaşanırken, AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu'nun Radikal gazetesinden Jale Özgentürk'e yaptığı açıklamalar 'bu kez de AKP içinde bir Kürt isyanı mı çıkıyor?' sorusunu akıllara getirdi.

"Açılım baştan yanlış yapıldı" diyen Ensarioğlu, AKP'nin ve Erdoğan'ın son dönemde şiddetle savunduğu, sınır ötesi operasyon, Büşra Ersanlı ve Ragıp Zarakolu'nun tutuklanması gibi konularda çekincelerini dile getiriyor. Ensarioğlu ayrıca, Kürt açılımının seçimlerle birlikte kesintiye uğradığını da öne sürüyor.

Şimdi merak edilen soru, Kılıçdaorğlu'da 'Tunceli milletvekiline sahip çık' diyen Başbakan Erdoğan, Diyarbakır milletvekili Ensarioğlu'nun bu sözlerine sahip mi çıkacak yoksa Ensarioğlu da kapalı toplantıda uyarılacak mı?

AKP Diyarbakır Milletvekili Ensarioğlu açılımın ilk yönteminin yanlış olduğunu söylerken seçimlerin barış sürecini bozduğunu belirtiyor. Ensarioğlu için çözüm 'diyalogdan' geçiyor.

Galip Ensarioğlu, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın başkanı iken Kürt sorununun çözümü için birbirinden çok farklı siyasal çizgideki 100’e yakın sivil toplum kuruluşunun imza attığı bildirinin öncüsüydü. Ensarioğlu bugün AKP Diyarbakır Milletvekili. KCK operasyonları, sınırötesi harekât, her gün gelen şehit haberleri ile Türkiye, Kürt sorununda yine şiddetin arttığı bir dönem yaşıyor. Ensarioğlu, eylemsizlik sürecini bitiren PKK’yı da, çözüm yerine şiddeti gündeme alan AKP’yi de eleştiriyor.

İşte Ensarioğlu'nun Radikal'den Jale Özgentürk'e yaptığı açıklamalar...

Türkiye bugün Kürt sorununun çözümü bağlamında nerede?

Kürt sorunu cumhuriyetin kurulduğu günden 2005’te Başbakan Erdoğan’ın Diyarbakır Meydanı’nda yaptığı tarihi konuşmaya kadar etnik bir kimliğin reddi, inkârı ve asimilasyonu sorunu iken bu tarihten sonra devlet ret ve inkâra son vermiştir. Bugün ise Kürtlerin kültürel ve demokratik haklarının ne olduğu, nasıl teminat altına alınacağı ve sorunun yarattığı şiddetin hangi yöntemle çözüleceği meselesine dönüşmüştür.

AKP’nin seçimde başlayan sertleşme politikaları sürüyor. AK Parti sizce bu süreci iyi yönetebildi mi?

Açılım ve çözüm sürecinin olumlu bir şekilde sürdürüldüğü bir dönemde, seçimlerin bu sürece zarar vereceği biliniyordu. Demokrasi karşıtı güçler de süreci sabote etmek için çeşitli provokosyonları devreye soktu. Siyasi partilerin de siyasi çıkarları ön planda tutarak politika belirlemesi sürece zarar verdi.

Kırılma noktalarından biri açılım süreci. İyi yönetilebildi mi?

Tabii ki hayır. Açılımın ilk günleri ilk yöntemi tamamen yanlıştı. Daha sonraki yöntemi önerdik, seçime kadar iyi gitti. Seçim bozdu bütün süreci.

Diyaloğun da bittiği bir sürece girdik, değil mi?

Karşınızda birileri varsa ve bu çözümün muhatapları şiddeti yapanlarsa çözüm diyalogdadır. Diyalog şiddet yükseldiği zaman ortadan mı kalkar? Hayır, sürmesi gerekir.

Bu anlayış var mı?

Umarım vardır.

Bundan sonrası için hangi adımları atmalı?

Bu süreci iyi yönetebilmek için sadece AK Parti’nin çabası yetmez. PKK’nın çatışmasızlık haline geçmesi ve karşılaşma olmayacak şekilde konuşlanması gerekir. BDP’nin ise AK Parti’ye sert karşıtlıktan vazgeçerek daha yumuşak ve diyaloğu mümkün kılacak bir siyaset tarzı benimsemesi gerekir. AK Parti de çözüm için açılım sürecini somut adımlara dönüştürmeli, yeni anayasa sürecinde beklentileri karşılayacak önerilere destek vermelidir.

Abdullah Öcalan’la ve PKK ile devlet nezdinde müzakerelerden, yeniden operasyon ve şehit haberlerine geçtik. Süreci nasıl yorumluyorsunuz? Kim nerede hata yaptı?

Müzakerelerin olumlu yürüdüğü ve sona gelindiğini Öcalan’ın avukatları aracılığıyla söylediği günün ertesinde PKK’nin şiddeti arttırması hem süreci hem Öcalan’ı boşa çıkarmıştır. Bu, örgüt içi çekişmelerin ve Türkiye’nin Ortadoğu’da üstlendiği rolün bir sonucudur. Çünkü son dönem şiddeti iç meselelerle tarif etmek mümkün değil. Şu an PKK vurarak statü kazanma, devlet ise vurarak örgütü çözüme mecbur kılmayı hedeflemektedir.

Sınırötesi operasyon tartışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Barışçıl bir çözümün yolunu açmaya yardımcı oluyor mu?

Örgüt eylem tarzını ve şiddetini değiştirerek taktik geliştirmekte, alan hâkimiyeti sağlamaya çalışarak pazarlık gücünü arttırmak istemektedir. Devlet ise özgürlükler ve çözüm adına gevşettiği emniyet tedbirlerinin yarattığı boşluğun zaafiyet olarak algılanmasını önlemek, gücünü ve otoritesini ispat etmek istiyor. Bu, mücadele yöntemi olabilir ama çözüm yöntemi olamaz. Çünkü sorun özünde dışarda değil içerdedir.

Son olarak Ragıp Zarakolu ve Büşra Ersanlı ile birlikte yoğun tepki almaya başlayan KCK tutuklamalarına ilişkin düşünceleriniz neler? Siyasetin sözünün bittiği yerde silahların sesi yükseliyor. Bu sarmalı çözmenin yolu sizce nedir?

Tabii ki KCK’nın yasadışı bir yapılanma olduğu bilinmektedir. Ancak bu, mücadele ederken tutuklamalarda özensiz davranılıp, kamu vicdanını rahatsız eden ve siyasi kişiliklere yönelik tutuklamalar siyasi alana müdahale gibi algılanıyor. PKK, KCK, BDP ve DTK arasındaki geçişkenlik ve tabanları arasındaki ilişki bir realite. Mevcut yasalara göre bu diyalogların suç unsuru sayılabilmesi mümkün. Ama içinden geçtiğimiz süreç ve çözümün olgunlaşabilmesi hak arama yöntemi olarak siyaseti seçmiş olan insanlara karsı daha toleranslı davranılması siyasi alanı güçlü kılar. Aksi takdirde aynı mantıkla yaklaşırsanız tüm milletvekillerini ve belediye başkanlarını tutuklamanız gerekir.

Barışın sağlanması, eylemsizlik sürecine yeniden dönülebilmesi gibi konulardan ne kadar uzaklaştık?

Şiddetin tırmandığı her dönemde barışa uzak olduğumuz düşünülür. Halbuki yaşanan acılar ve şiddetin anlamsızlığı çözüme olan ihtiyacı daha güçlü bir sekilde hissettirir. Şimdi böyle bir dönem sayılabilir.

Bu süreçte yeni anayasayı tartışmak, yeni Türkiye ve yeni anayasa inşa etmek mümkün olabilecek mi?

Yeni demokratik anayasalar dünyada benzer süreçleri yaşayan tüm ülkelerde şiddetin zirve yaptığı dönemlerde yapıldı. Çünkü sorunların çözümü ve teminatı anayasalardır.

Van depreminde bir yandan kardeşlik söylemi gündeme gelirken diğer yandan BDP’li belediye ve hükümet arasında gizli çekişmeye tanık olduk. Yaşananları nasıl değerlendirdiniz?

Belediyelerin ve hükümetin arasında yaşanan gizli çekişme hayırda yarışma seklinde olmalıdır. Böylesi dönemlerde siyasi çıkar gözetmeden elbirliği yapmak gerekir.

Kürt sorunu karşısında susmam.

Kürt sorununa ilişkin görüşlerinizi partinizde rahatlıkla ifade ediyor musunuz?

Bu neticede partinin görüşü değil. Kendi bakışımı dile getiriyorum. Beni bağlar. Bölgede yaşayan biri olarak susamam, ifade etmek durumundayım. Her şeyin odağında siyaset yapmak yoktur.

Başbakan’ın sertleşen söylemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

İki başbakan var: Birincisi sorunu çözmeye çalışan, özgürlükler konusunda hassas olan. Diğeri ise toplumu yönetmeye çalışan.

Şiddet sürerken ince dengeleri yıkmadan süreci nasıl yönetebilirsiniz?

Muhalefet, açılımlarınız, tanıdığınız özgürlükler şımarttı derken. Başbakan gücünü, otoritesini hissettirmek durumunda. Yoksa koltuğunda oturamaz hale gelebilir.

10 yıllık dönemde Kürt sorunu için atılan adımlar

OHAL’e son verilmiştir, DGM’ler kaldırılmıştır. Tüm polis ve jandarma karakollarında işkence doğal soruşturma yöntemi iken buna son verilmiştir. Faili meçhul cinayetler ve devlet içindeki çeteleşmeye karşı ciddi mücadele verilmiştir. Köy yakma ve zorunlu göçe son verilmiş, zararlar tazmin edilmektedir. Üniversitelerde Kürtçe ve Zazaca bölümler açılmıştır. Kürtçe isimler serbest bırakılmıştır. Kürtçe siyasi propaganda suç olmaktan çıkarılmıştır. Bölgede yol kontrol noktaları kaldırılmıştır.

 

Bir firma düşünün; şirketinizin profesyonel anlamda her türlü gereksinimde yanınızda olsun...'Lojistik Kurye' hizmetleri ile, her türlü iletinizi; taahhüt edilen zamanda, yerine ulaştırsın...Yetmesin; üretiminizin, hizmetinizin; aynı dağıtım ağı ile, ulaşacağı yerlere, eksiksiz ve yine taahhüt edilen zamanda ulaşmasını sağlasın...Yine yetmesin, her türlü web tasarımınızı; en son tekniklerle; tüm dünya ile paylaşsın, yeni doğacak ekranınıza siz bile şaşırın...Yetmesin, her türlü araç kiralama ve benzeri ihtiyaçlarınızda; yine oldukça profesyonel bir mantık ve süreç çerçevesinde, bu ihtiyacınızı da eksiksiz yerine getirsin...Böyle komplike bir şirket, olsa olsa; genç ve girişimci işadamı Yaşar Karakelle'nin yönetim kurulu başkanlığını yaptığı YKK HAN GRUP olabilir...www.ykkhangrup.com



ETÄ°KETLER : ,
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us twitterTwitter
YORUM YAPIN SOZ SIZDE!


Adiniz :
Baslik :
Yorumunuz :
 
 
Tüm Cumhuriyet Üniversitesi Haberleri Için Tiklayiniz.
 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ GERİLEMEYE DEVAM EDİYOR!
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ ARAÇSIZ KALDI!..
AHAT TÜRKMENOĞLU SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF.DR. İLYAS DÖKMETAŞ'A VERDİ VERİŞTİRDİ...
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ SİVAS'IN GERİLEMESİNİNDE ÖNEMLİ PAY SAHİBİ Mİ OLMUŞ ?
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
© Copyright Gazi SOFT Haber Yazılimı V1.0.5
Her hakki saklıdır.
Bu Site haber scripti Sistemi kullanilarak Gazi Soft Tarafindan Hazirlanmistir.