Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'da dahil olduğu törende, TGB heyeti flama ve bayraklarıyla katılmak istediler. TGB'lilerin yürüyüşünü engelleyen polisler, bayrak ve pankartlarla yürünmesine izin vermeyeceklerini belirtildiği öne sürüldü.
Bu kanunsuzluğa itiraz eden TGB'liler ardından bayrak ve pankartları bırakarak Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) kortejiyle birlikte yürümek istediler. Polisler bu seferde CKD Sivas şube başkanı Nurten Yanalak'a baskı yaparak TGB'lilerin CKD kortejiyle yürümesinin başlarını belaya sokacağı şeklinde tehditler savurdukları iddia edildi.
Yaşanan gelişmeleri protesto eden TGB üyeleri törene katılmaktan vazgeçti. CKD Sivas başkanı Nurten Yanalak'da TGB'lilere destek vererek kortejlerine katılmadı. TGB'lilerin tören alanından ayrılmasına rağmen sivil polislerin takibi devam ettiği bildirildi.
Oysa 2 Eylül Cuma günü gerçekleşen yürüyüşe katılan TGB, halktan büyük alkış almıştı. Tören bitiminde İstiklal Marşı'nın okutulmak istenmemesine itiraz eden TGB'liler görevi devralıp İstikalal Marşını okumuştu.
Polis baskılarına maruz kaldıklarını öne süren TGB Sivas yönetimi bugün gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla yaşananları kamuoyuna şu şekilde aktardı.
İşte o açıklama:
Değerli basın mensupları; Saygıdeğer Sivas Halkı
İşgal altında bulunan milletimizin 4 Eylül 1919'da işgal kuvvetlerine ve tüm dünyaya karşı hiçbir manda ve himayenin kabul edilmeyeceğini, tam bağımsızlıktan vazgeçilmeyeceğini ilan ettiği şehrimizde, 92 yıl sonra bugün , tam bağımsızlık ilkesinin nasıl ayaklar altına alındığını birkez daha görmekteyiz.
Bilindiği gibi ulu önder Atatürk 2 Eylül 1919'da milli mücadeleyi başlatmak için geldiği ilimiz Paşapınarı mevkiinde coşkuyla karşılanmıştı. 4 Eylül 1919 günü bir milletin kurtuluş kararlarının verildiği, cumhuriyetin temellerinin atıldığı Sivas'ta bugün, aynı ruhu yaşatmak isteyen biz Türkiye Gençlik Birliği üyelerinin maruz kaldığı muamele oldukça utanç vericidir.
Bu anlamlı günde, emniyet güçlerinin türlü bahaneler öne sürerek bizleri törenden uzaklaştırmaları, hatta, Türkiye Gençlik Birliği üyelerinin bireysel katılımlarına dahi izin verilmemesi ve bunu "yukardan aldıkları emir" olarak dile getirmeleri oldukça düşündürücüdür.
Bizler 'yukardan gelen emir' lerin ne amaçla ve kimlerden geldiğini çok iyi bilmekteyiz. Anayasa Mahkemesi tarafından, cumhuriyet karşıtı eylemlerin odağı haline geldiği tescillenen AKP hükümetinin sahte yurtseverleri ve onların kolluk kuvvetleri her ne şekilde olursa olsun, bizleri böyle anlamlı günlerden, 4 Eylüllerden, 19 Mayıslardan, 29 Ekimlerden, 30 Ağustoslardan mahrum edemeyeceklerdir.
Biz Türkiye Gençlik Birliği olarak her türlü baskıya, psikolojik saldırıya ve yukardan gelecek emirlere kesinlikle boyun eğmeyeceğimizi birkez daha haykırıyoruz."