Egemen Gazetesi Gerçeklerin Sesi
19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİ
Ulusal bir mücadelenin başladığı tarihtir 19 Mayıs… Atatürk’ün Samsu
TIPÇI REKTÖR DÖNEMİ ZORDA
Üniversite ile şehrin kopukluğu son sürat devam edip, yıllardır bu kopukluğun gi
DÖKMETAŞ NE YAPACAĞINI ŞAŞIRDI
Son demlerini yaşayan Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü İlyas Dökmetaş sahnede ald
TAHSİLDAROĞLU AİLESİNE TEŞEKKÜ
........
SON KOZLARINI OYNUYOR
Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü İlyas Dökmetaş seçim öncesi son hamlelerini yapı
BİRİSİ BU TARİHE SAHİP ÇIKMALIDIR

BİRİSİ BU TARİHE SAHİP ÇIKMALIDIR

  Bu haber 07 Agustos 2011, Pazar 15:58:17 eklenmiştir. 187 kez okunmuştur.
BİRİSİ BU TARİHE SAHİP ÇIKMALIDIR Tüm dünyaya rezil olduğumuz ucube heykel ile ilgili tartışmalar, her geçen gün artaken; İstanbul Sancaktepe Samandıra'daki bir tarih, bile bile çürümeye terk edilmeye devam ediliyor...

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Tüm dünyaya rezil olduğumuz ucube heykel ile ilgili tartışmalar, her geçen gün artaken; İstanbul Sancaktepe Samandıra'daki bir tarih, bile bile çürümeye terk edilmeye devam ediliyor...

Dile kolay, tam 1400 seneyi aşkın tarihi geçmişi bulunan bir saraydan söz ediyoruz...

Senelerdir ilgi bekliyor...


Gecekondular arasında sıkışıp kalmış bu saray ya da daha doğru bir deyimle Av Sarayı, döneminin en güzel yapıtlarından birisiydi...


Hatta bu saray, o dönemde Samandıra'ya isim de vermişti...
Evet, Samandıra'nın tarihte rastlanan ilk ismi Demeter'dir. Demeter Yunan Mitolojisinde tarım ve bereket tanrıçasıdır ve insanlara toprağı ekip biçmesini öğreten odur. Samandıra öylesine kusursuz ve doyumsuz bir toprak harikasıdır ki, insanlar onun güzelliğini, bu güzelliğin formu ve ideali olan tanrıça Demeter adıyla ifade etmekten kendilerini alamamışlardır. Ayrıca Samandıra, yabani hayvan çeşitliliğiyle av için de tılsımlı bir mekândı. Bu özelliği ileride onu Bizans imparatorlarının en gözde sayfiye alanlarından biri haline getirecekti. Yazlık sayfiye alanlarına düşkünlüğü ve av merakıyla tanınan Bizans İmparatorlarından II. Tiberius (578–582) ile damadı ve kendisinden sonraki imparator Maurikios (582–602) tarafından Samandıra'ya bir saray inşa ettirilmiştir.

 

Bu saray, şu anda çöplük, berduşt barınağı ve kaçak atık deposu olan Damatrys Sarayı'dır...

 
Ne İstanbul Büüykehir Belediye Başkanlığı, ne zamanında bağlı olunan Kartal Belediyesi, ne de hali hazırda Sancaktepe Belediyesi; bu bina ile hiç ilgilenmedi...

Oysa Sancaktepe'de bir tek sanat galeris ya da tarhi kültürel bir mekan yok. Bu saray restore edilse, cafe-bar yapılmazsa, bu işler için ideal bir mekan olur.
 
Kalıntıları günümüze kadar ulaşan ve literatüre Damatrys Sarayı olarak geçen bu saray, inşa edilme amacı olan av ve dinlenmenin yanı sıra, İstanbul'un Anadolu'ya açılan kapısı olması ve Anadolu'ya yapılacak olan seferler doğrultusunda güzergâh üzerinde olması nedeniyle Bizans ordusunun toplanma ve konaklama bölgesi olarak kullanılmış, imparatorlar Anadolu'dan dönerken de, başkente girmeden evvel son gecelerini geçirdikleri yer olmuştu.

 
İmparator Samandıra'da konaklarken haberciler bir gün önceden başkente ulaşır ve İmparator'u karşılamak için gerekli hazırlıkların yapılmasını temin ederlerdi. Bugün yıkıntıları arasında haç biçimindeki sarnıcı, kemer ve tonozları teşhis edilebilen saray, gözle görülen bölümünden çok daha büyük bir alanı kapsadığını tahmin ediliyor...

Boyutları ve nitelikleri göz önüne alındığında Bizans'tan günümüze ulaşan belki de en önemli yapı burasıdır.
1043 yıla gelince Peçenek Türklerinin Bizans'ı ele geçirmek için başlattıkları harekâtta Samandıra'da 1500 kişilik bir askeri kuvvetle konakladıklarını biliyoruz. Tarih 1296'yı gösterirken İstanbul'da çok şiddetli bir deprem oldu. Bu deprem İstanbul'da taş üstünde taş bırakmamış ve şehir toparlanana kadar payitaht geçici bir süre için Samandıra'ya taşınmıştır.

Dolayısıyla, bu harabe halinde AKPli belediyelerce kaderine terk edilen saray, son zamanlarında Bizans'ın merkeziydi...

Daha sonra Osmanlı Padişahı Orhan Bey, Samandıra'yı aldı, Abdurrahmangazi adlı komutan da Aydos Kalesi ile, Demetres Sarayı'nı ele geçiren kumadan olarak, sarayın adını, 'Sultani Osmani Sarayı' olarak değiştirdi, ailesi, dört kuşak burada yaşadıktan sonra, Yavuz Sultan Selim devrinde, saray sayfiyesi olarak padişaha bağlandı. Ancak, lüks tutkunluğu, denize uzak bu otel benzeri harika yapıyı, zamanla ihmal etirdi ve 1877 senesinde, depo oldu.

Peki bu yapı neden senelerdir bu halde? Bu sorunun yanıtını AKPli belediyeler vermeli. Zira burada büyük bir tarih yatıyor...
 



ETİKETLER : ,
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us twitterTwitter
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 
 
Tüm Cumhuriyet Üniversitesi Haberleri Için Tiklayiniz.
 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ GERİLEMEYE DEVAM EDİYOR!
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ ARAÇSIZ KALDI!..
AHAT TÜRKMENOĞLU SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF.DR. İLYAS DÖKMETAŞ'A VERDİ VERİŞTİRDİ...
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ SİVAS'IN GERİLEMESİNİNDE ÖNEMLİ PAY SAHİBİ Mİ OLMUŞ ?
C.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünün Alkollü Gezisi
Kurtlar Vadisi Pusu 76. Bölüm Fragmanı...
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
 
Yeni dönemde Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü kim olmalı?
Fahrettin GÖZE
Işık YILMAZ
Mehmet ÇİMEN
Faruk KOCACIK
Alim YILDIZ
Diger anketlerimiz için tıklayın...
© Copyright Gazi SOFT Haber Yazılimı V1.0.5
Her hakki saklıdır.
Bu Site haber scripti Sistemi kullanilarak Gazi Soft Tarafindan Hazirlanmistir.