Şener ayrıca şunları kaydetti: “Sivas’ta sürekli duyduğum bir şey var. Bağımsız gidecek ne yapacak acaba? Bu laf laf değildir. Neden laf değildir? Çünkü bir vekil becerikliyse; iktidarda olsa da işe yarar, muhalefette olsa da işe yarar, bağımsız olsa da işe yarar. Ama bir vekil becerikli değilse; iktidarda da olsa işe yaramaz, muhalefette olsa da işe yaramaz, bağımsız olsa da işe yaramaz. İşim özeti budur. Şunu bilesiniz ki bağımsızlık önümüzdeki mecliste güç demektir. Önümüzdeki dönem başka dönemlere benzemiyor. Kürt sorunu belli bir noktaya doğru gidiyor. Böyle bir mecliste sadece parmak indirip kaldıracak vekillere ihtiyaç yoktur.
Meclis kürsüsünde doğruyu söyleyecek insanlara ihtiyaç vardır. Doğru siyaset için mücadele edecek insanlara ihtiyaç vardır. Önümüzdeki mecliste anayasa baştan sona yenilenecektir. TBMM komisyonlarında, Genel Kurulunda günlerce anayasa tartışılacaktır. Böyle bir mecliste sadece parmağını indirecek kaldıracaklara ihtiyaç yoktur. Doğrunun hakkın ve hakikatin sözcüsü olacak, düşüncelerini ve fikirlerini, Türkiye sevdasını mecliste anlatacak vekillere ihtiyaç vardır. Bağımsız milletvekili adayı olarak Sivas’ımızın karşısına çıktım. Bunu değerlendirmek sizin takdirinizdir. Bir kez milletvekili adaylarını önünüze koyun ve düşünün. Şu aday mecliste olursa Şener’den daha iyi milletvekilliği yapar dediğiniz biri varsa oylarınızı vereceğiniz yere karışmıyorum. Ama bu iş Şener’in yapacağı iştir, bu meclisin ona ihtiyacı vardır diyorsanız hepinizin oyunu istiyorum.” Dedi.
Sivas Bağımsız Milletvekili adayı Abdüllatif Şener seçim çalışmalarına kahvehane toplantıları ile devam etti. Şener yaptığı konuşmada şunlara değindi. “ Şu anda evdeki telefonlar yabancıların, cep telefonları, bankaların yarısı, sigorta şirketlerinin tamamı, limanların büyük bir kısmı yabancılarındır. Bu sektörler parayı tamamen iç piyasada kazanan ve yüksek karlar elde eden, hazır, kurulu kapasitelerdir. Buradan kazandıkları karı yabancılar dışarıya çıkarıyor. Üstelik bu sektörlerde çalışan sayısı artmamıştır, tam tersine azalmıştır. Onun için ekonomi bugün darboğazdadır. Onun için işsizlik ülkenin en temel sorunudur. İşsizlik dünyanın her tarafında var diye bir mazeret olamaz. Çünkü Türkiye’deki işsizlik dünyanın en yüksek işsizliğidir. Şu anda düşüyor dedikleri işsizlik devletin resmi rakamlarına göre 2001 krizinden de 1994 krizinden de yüksektir. Ben vaktiyle bu yabancılaştırma politikalarının yanlış olduğunu defalarca söyledim. Bu politikalar yanlıştır dedik. Benim mücadelemin temelinde bu vardı. “






























